Online-Hukuk.Org

  url:http://www.online-hukuk.org/makale/ilamlari-infazinda-dikkat-edilecek-hususlar.html


İlamları İnfazında Dikkat Edilecek Hususlar

Kesinleşme şerhi doğru mu ? Kesinleşme tarihi ve ne suretle kesinleştiği yazılmış mı? İmza ve mühür eksikliği var mı? Kesinleşme şerhine ilamın hangi hükümlü hakkında ve hangi ceza yada tedbirin infazına ilişkin olduğu yazılmış mı? (5275 s.y.20/1 ve infaz tüzüğünün 66.maddesi) 2-İlamda birden fazla süreli hapis cezası varsa kesinleşme şerhinde bunların toplamı gösterilerek tek ilam olarak infaza verilmiş mi? (İnfaz Tüzüğünün66.maddesi)

1-Kesinleşme şerhi doğru mu Kesinleşme tarihi ve ne suretle kesinleştiği yazılmış mı İmza ve mühür eksikliği var mı Kesinleşme şerhine ilamın hangi hükümlü hakkında ve hangi ceza yada tedbirin infazına ilişkin olduğu yazılmış mı (5275 s.y.20/1 ve infaz tüzüğünün 66.maddesi)

 

2-İlamda birden fazla süreli hapis cezası varsa kesinleşme şerhinde bunların toplamı gösterilerek tek ilam olarak infaza verilmiş mi (İnfaz Tüzüğünün66.maddesi)

 

3-Ceza ertelenmiş mi ( 5237 s.y.51; 647 s.y. 6.md ) Cezanın ertelenmiş olup olmadığına mutlaka bakılacak.çünkü ilam erteli ise adli sicile bildirildikten sonra ilam iade edilecektir. Ancak yeni yasaya göre ertelenmiş ilamlarda eğer deneme süresi içinde bir yükümlülük belirlenmiş yada hükümlünün ayrıca denetim altına alınmasına karar verilmiş ise (5237 sayılı TCK.nun 51/4 ve 51/5.maddeleri) ilam enetimli serbestlik genel defterine kaydedilerek infazı için ilgili D.S.Şube Müdürlüğüne gönderilecektir.

4- Suç tarihine göre hükümlünün yaşı 18 den küçük mü Buna göre;

a-Yaş indirimi uygulanmış mı (uygulanmamışsa kanun yararına bozma)

b-1 yıl ve aşağı hapis cezalarında zorunlu paraya yada tedbire çevrilme kuralı uygulanmış mı (uygulanmamışsa kanun yararına bozma yoluna gidilecek)

c-18 yaşından yada 15 yaşından önce tutuklu kalmış mı (Kalmış ise; Suç tarihi ve kanun değişikliği(5560 sayılı kanun) dikkate alınmak suretiyle koşullu salıverilme tarihi hesap edilirken 1 gün 2 gün sayılarak mahsup yapılacak, (5275 SK. 107/5 ;e göre infaz edilecekse)

d-Hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz kuralına uyulmuş mu (Hak Yoksunluğu ve tekerrür hükümleri uygulanamaz) Uyulmamışsa sadece bu yönüyle kanun yararına bozma yoluna gidilecek

5-Tutukluluk ve gözaltı süresi var mı Varsa tevkif infaz edilmiş mi ve verilen cezayı karşılıyor mu

6-gereğince infaza ilişkin hükümler derhal yürürlüğe girmiştir. Bu hüküm blok uygulama kuralının
istisnasıdır.Ancak erteleme,tekerrür ve koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler derhal uygulama kuralının dışında tutulmuştur. Bu da istisnanın istisnasıdır. Bu nedenle suç tarihine göre şartla tahliye yönünden hangi infaz yasası lehe ise o yasanın uygulanması zorunludur.) (3713,4616, 647
veya 5275 )

7-Suç tarihine göre olağanüstü dava zamanaşımı süresi dolmuş mu Kesinleşme tarihine göre de ceza zamanaşımı süresi dolmuş mu Yine suç tarihine göre uygulanan kanun maddeleri ile verilen cezalar doğru mu

8-Tekerrür uygulaması var mı (Varsa şartla tahliye süresi 3/4 oranı üzerinden yada (2/3 + tekerrüre esas alınan en ağır ceza) üzerinden hesap edilecek ve hangisi lehe ise ona göre şartla tahliye edilecektir.)(5275 sayılı yasanın 108/1-2 maddeleri)

9-Ceza Disiplin Hapsi yada Tazyik Hapsi ise suç tarihine göre verilen ceza doğrumu (Bu cezalarda şartla tahliye uygulanmaz, özel infaz usulleri de uygulanmaz,infazın ertelenmesi hususu ise tartışmalıdır)

10-Kanun Yararına Bozma Yoluna gidilmesini gerektirecek başka bir yanlışlık var mı

11-Mahkemeden Karar İstenmesini gerektirecek bir tereddüt var mı

12-Yapılacak ilk infaz işlemleri:

a- çağrı Kağıdı (3 yıl ve daha az süreli hapis ve disiplin hapislerinde)

b- Para cezası ödeme emri (adli para cezalarında)

c- Yakalama Emri (3 yıldan fazla hapis cezalarında)

d- ilgili kolluğa havale (hapsen tazyik ve ailenin korunmasına ilişkin tedbir kararlarında)

e- Cezaevine (hükümlü cezaevinde ise)

f- İlgili savcılığa (hükümlü başka yerde bulunuyorsa)

g- Hükümlü celp (hastaneye sevk için)

h- Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne (Şube Müdürlüklerinin infaz edeceği ilamlar ilgili kanun ve yönetmelikte açıkça sayılmıştır. Bu tür ilamlar ilamat defterine değil, denetimli serbestlik genel defterine kaydedilecektir.)

 

 


NOT:

 

1-Tek hükümle verilen adli para cezası yerine çektirilen hapsin süresi 3 yılı geçemez.Birden fazla hükümle mahkumiyet halinde 5 yılı geçemez.Hapsin süresi para cezasının tamamını karşılamaz ise bakiye para cezası tahsil için Vergi Dairesine gönderilir.Ancak ilamat kaldı kapatılır ve Mahkemesine bilgi verilir. (İnfaz tüzüğünün 56/10.maddesi)

2-Gözaltı yada tutukluluk varsa para cezasından mahsubu yapıldıktan sonra bakiye ceza için P.C.ödeme Emri çıkartılacaktır.Ancak aynı ilamda hapis cezası da varsa mahsup öncelikle hapis cezasından yapılacaktır.

3-01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlara verilen hapis yada paradan çevrilen hapis cezalarında, uygulanan kanun maddesine bakılmaksızın şartla tahliye yönünden hangi infaz yasası lehe ise o uygulanacaktır.
-------------------------------------------------------------------------------------------------

UYAP;A GEçİŞLE BİRLİKTE İLAMLARIN İNFAZ İçİN SAVCILIĞA
GöNDERİLMESİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR:

1-HAPİS CEZALARI: Aynı ilamda aynı hükümlü hakkında birden fazla süreli hapis cezası varsa infaz tüzüğünün 66.maddesi gereğince kesinleşme şerhinde hapis cezalarının toplamı yazılarak tek ilam gönderilir.

2-ADLİ PARA CEZALARI: Aynı ilamda aynı hükümlü hakkında birden fazla adli para cezası varsa mutlaka ayrı ayrı kesinleştirilerek infaza verilmesi gerekir. çünkü yeni ceza infaz sistemine göre 3 ayrı para cezası vardır. Hepsinin infaz yöntemi de birbirinden farklıdır. özellikle 5237 sayılı TCK.nun 50/1-a maddesine göre hapisten çevrilen para cezaları bir seçenek yaptırımdır.İnfaz yöntemi de çok farklıdır. (Ama UYAP bu ayrımı maalesef yapamıyor. Aynı suçtan verilen farklı para cezalarını mutlaka toplayıp gönderiyor.Bu nedenle uygulamada güçlükler yaşıyoruz.)

3-KISA SüRELİ HAPİS CEZASINA SEçENEK YAPTIRIMLAR(5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi): 1 yıl veya daha az süreli hapis cezaları 5237 sayılı TCK.nun50/1.maddesi gereğince seçenek yaptırıma çevrilmiş ise bu tedbirlerin içtiması mümkün olmadığından mutlaka her hükümlü ve her bir tedbir kararı için ayrı ayrı kesinleştirme yapılarak gönderilmelidir. Yukarıda belirtilen madde gereğince hapis cezasından çevrilen adli para cezaları da kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımdır.Mutlaka ayrı bir
kesinleştirme yapılarak infaza gönderilmelidir.Kesinleşme şerhinde diğer adli para cezaları ile toplanarak tek ilam gönderilmesi hatalıdır. (Unutmamak gerekir ki 50/1.maddede sayılan seçenek yaptırımlardan a ve b bentlerindeki yaptırımlar bizzat savcılıkça; c,d,e ve f bentlerinde ki yaptırımlar ise D.S.Şube Müdürlüklerince infaz edilir)

4-GüVENLİK TEDBİRLERİ:Güvenlik tedbirlerinin kendi içinde dahi içtiması mümkün değildir.Ayrı ayrı infazı gerekir.Bu nedenle mutlaka her hükümlü hakkında ve her bir tedbir kararı için ayrı ayrı kesinleşme şerhi düzenlenerek gönderilmesi gerekir.Ancak hak yoksunluğu tedbirinin infazı tamamen hapis cezasının infazına bağlı olduğundan,hapis cezalarının toplanarak gönderilmesi halinde buna bağlı hak yoksunluğu ilamlarının da toplanarak tek ilam şeklinde gönderilmesi gerekir.Yine birden fazla denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine rağmen sadece birinin infazının yeterli olması halinde de tek ilam gönderilebilir. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi kararları hakkında da bu bölümde açıklama yapmak gerekir.

A-)Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Halinde:Ayrıca yükümlülük belirlenmemiş ve kişi uzman görevlendirilmek suretiyle denetim altına alınmamış ise ilam ve tali karar fişi Adli Sicile bildirilmek üzere
Savcılığa elden gönderilir.Tali karar fişi Adli Sicile bildirilerek ilam iade edilir.Ancak hükümlü hakkında ayrıca yükümlülük belirlenmiş yada hükümlü uzman görevlendirilmek suretiyle denetim altına alınmış ise
kesinleşme şerhli ayrı bir ilam üst yazıyla sadece yükümlülük yada denetimin infazı için Uyap üzerinden Savcılığa gönderilir.Burada dikkat edilecek husus şudur.Hükümlü hakkında denetim süresi belirlenerek
denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulması yükümlülük yada denetim altına alındığı anlamına gelmez.Denetimli Serbestlik Tedbiri hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanuni bir sonucudur ve zorunludur.Yükümlülük ve denetim altına alma ise takdire bağlıdır.Bu kavramları birbirine karıştırmamak gerekir.

B-)Hapis Cezasının Ertelenmesi Halinde:Yine yukarıda anlattığımız şekilde hapis cezası ertelenmekle birlikte sadece TCK.nun 51/3 maddesi gereğince denetim süresi belirlenerek denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmuş ise; yani 51/4.madde gereğince ayrıca yükümlülük belirlenmemiş yada
51/5.madde gereğince hükümlü denetim altına alınmamış ise; ilam ve ceza fişi adli sicile bildirilmek üzere Savcılığa elden gönderilir. Ceza fişi Adli Sicile bildirilerek ilam iade edilir.Ancak hükümlü hakkında ayrıca
yükümlülük belirlenmiş yada hükümlü uzman görevlendirilmek suretiyle denetim altına alınmış ise kesinleşme şerhli ayrı bir ilam üst yazıyla sadece yükümlülük yada denetimin infazı için Uyap üzerinden Savcılığa
gönderilir.Hapis cezasının ertelenmesi halinde de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında olduğu gibi 51/3.madde gereğince denetim süresi belirlenerek denetimli serbestlik tedbirine hükmetmek zorunludur.Fakat bu kişinin denetim altına alındığı yada yükümlülük belirlendiği anlamına
gelmez.Bunun için 51/4 veya 51/5 maddeleri gereğince ayrıca bir karar vermek gerekir.Fakat bu maddelerin uygulanması takdiridir.Sadece bu maddeler uygulandığında ilam infaz için Savcılığa gönderilebilir. -----------------------------------------------------------------------------------------------


---------------------------------------------------------------------------------------------

Genel Olarak İnfaz notları:

01/06/2005 tarihinden itibaren işlenen suçlara verilen ceza ve tedbirlerin
infaz yöntemi:


Genel Olarak Dikkat Edilecek Hususlar:

İlam da kesinleşme şerhi ile imza ve mühür eksikliği olup olmadığı kontrol
edilecek.Kesinleşmenin ne şekilde (temyiz sonucumu yoksa temyiz edilmeden
mi)yapıldığına dikkat edilecek.İlamın hangi hükümlü hakkında ve hangi ceza
yada tedbirden dolayı gönderildiği açıkça belirtilmiş olacak.Yeni çıkan
infaz tüzüğünün 66.maddesi gereğince aynı ilamda birden fazla süreli hapis
cezası varsa kesinleşme şerhinde bunların toplamı gösterilerek tek ilam
gönderilmesi istenecek.Ancak para cezalarının(hapisten çevrilen para,5237
sayılı yasaya göre verilen gün karşılığı para ve 5237 sayılı TCK dışındaki
kanunlara göre doğrudan verilen para) infaz yöntemlerinin farklı olması
nedeniyle ayrı ayrı kesinleştirilerek her bir ceza için ayrı ilam
gönderilmesi istenecek. Ayrıca yakalama çıkartılması durumunda önem arz
ettiği için ilamda suç yeri(kolluk birimi belli olacak şekilde) ile
tutukluluk tarihleri ve süresi açıkça gösterilmiş olacak.Bunun dışında
hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar
verilmiş ise kararda mutlaka tekerrüre esas alınan en ağır cezanın
gösterilmesi gerekir.Eğer gösterilmemiş ise koşullu salıverilme süresinin
hesaplanabilmesi açısından 5275 sayılı infaz yasasının 108/2.maddesi
gereğince tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenebilecek
ceza miktarının Mahkemesinden sorulması gerekir.Ayrıca unutmamak gerekir
ki suç tarihinde 18 yaşından küçükler hakkında tekerrür hükümleri
uygulanamaz.Yine bu kişiler hakkında hak yoksunluğu tedbiri de
uygulanamaz.Bu tür durumlarda yada genel olarak açıkça kanuna aykırılık
bulunan hallerde kanun yararına bozma yoluna gidilmesi gerekir.
1-SüRELİ HAPİS CEZALARININ İNFAZI:

üç yıldan fazla hapis cezalarının infazı için doğrudan yakalama emri
çıkartılacak.Bu nedenle üç yıldan fazla süreli hapis cezalarının infazı
ertelenemez,infaza ara verilemez ve özel infaz usulleri hiçbir şekilde
uygulanamaz.üç yıl ve daha az süreli hapis cezalarının infazı için
öncelikle davetname çıkartılacak.Süresinde gelmez ise yakalama emri
çıkartılacak.Yakalama emrinin gönderildiği kolluk ile suç yeri kolluğu
farklı ise yakalama emrinin bir sureti bilgi formu düzenlenmek üzere suç
yeri kolluğuna da gönderilecek.Hükümlülük süresinin 2/3’ünün iyi
halli olarak geçirilmesi halinde şartla tahliye kararı alınacak.örgütlü
suçlar ile tekerrür halinde bu oran �’tür.Ancak daha öncede
dediğimiz gibi tekerrür nedeniyle koşullu salıverilme süresine eklenecek
miktar tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.Bu nedenle
tekerrür halinde koşullu salıverilme süresi iki açıdan da(hem � oranı
üzerinden hem de 2/3 oranı + tekerrür nedeniyle yapılacak artırım
şeklinde) hesaplanacak hangisi hükümlü lehine ise ona göre koşullu
salıverilecektir.İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması halinde
hükümlü koşullu salıverilmeden yararlanamaz. Koşullu salıverilme süresinin
hesaplanmasında 18 yaşından küçüklerin(19/12/2006 tarihi itibariyle 15
yaşından küçükler için) cezaevinde geçirdikleri süre 1 gün 2 gün sayılmak
üzere hesap edilecektir.(5275 S.Y.107/5).Koşullu salıverilmeden sonra
denetimli serbestlik süresine dikkat edilecek.Süreli hapis cezalarında bu
süre hiçbir zaman bihakkın tahliye tarihini geçemez.Ancak mükerrirler
hakkında cezanın infazından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere
denetim süresi belirlenecektir.Bu süreyi şartla tahliye kararını veren
Hakim belirler.Burada dikkat edilmesi gereken husus eğer koşullu
salıverilme kararı ile birlikte sadece denetim süresi belirlenmiş ise ilam
Savcılıkta kalacak ve hükümlünün adli sicil kaydı ile GBT kayıtlarından
takibi yapılacak.Eskiden olduğu gibi ayrıca ilgili kolluğa takibi için
müzekkere yazmaya gerek yoktur.Deneme süresi içinde hapis cezasını
gerektiren kasıtlı bir suçtan mahkum olmaz ise yerine getirme fişi
düzenlenecektir.Eğer koşullu salıverilme kararında deneme süresi haricinde
ayrıca yükümlülük belirlenmiş yada hükümlünün denetim altına alınmasına
karar verilmiş ise ilamat evrakı hükümlünün adresinin bulunduğu yerdeki
Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne gönderilecek ve deneme süresi içinde
hükümlünün takibi Şube müdürlüğü tarafından yerine getirilecektir.Koşullu
salıverilme ile ilgili dikkat edilecek diğer bir husus ta koşullu
salıverilmeden önce hükümlü hakkında Denetimli Serbestlik Şube
Müdürlüğünce denetim raporunun hazırlanması gerekir.Henüz uygulamasına
rastlamadım.Ancak ceza ve infaz kurumları hükümlülerin koşullu
salıverilmesine kısa bir süre kala denetim raporunun hazırlanması için
Denetimli Serbestlik Şube müdürlüğüne yazı yazmaları konusunda
uyarılabilir.

2-KISA SüRELİ HAPİS CEZASINA SEçENEK YAPTIRIMLARIN İNFAZI:

1 yıl ve daha aşağı hapis cezaları 5237 sayılı TCK.nun 50/1.maddesinde yer
alan ve 6 bent halinde sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebilir.Burada
dikkat edilecek husus 50/1-a ve b bentleri Savcılık tarafından infaz
edilir.(a) bendi zaten adli para cezasına çevrilmeyi düzenlemiştir.Bu
husus aşağıda hapisten çevrilen para cezası bölümünde anlatılacaktır.(b)
bendindeki seçenek yaptırıma çevrilmesi halinde Savcılıkça hükümlüye
tedbir gereklerini 1 ay içerisinde yerine getirmesi için 50/6. maddesi
gereğince ihtarname tebliğ edilir.Tedbir gerekleri süresi içinde
mazeretsiz olarak yerine getirilmez ise yine 50/6.madde gereğince
Mahkemesinden hapis cezasının aynen yada kısmen infazına ilişkin karar
istenir.Mahkemece hapis cezasının aynen yada kısmen infazına karar
verilmesi halinde hapis cezası derhal infaz edilir.Yani doğrudan yakalama
çıkartılabilir.Diğer bentlerde sayılan seçenek yaptırımlar ise D.S.Şube
Müdürlüklerince infaz edilecektir.Böyle bir ilam geldiğinde D.S.Genel
defterine kaydedilir ve infazı için varsa kendi savcılığınıza bağlı
D.S.Şube Müdürlüğüne gönderilir.Aksi takdirde hükümlünün adresinin
bulunduğu yer D.S.Şube Müdürlüğünce infazı yapılmak üzere D.S.Şube
Müdürlüğünün bağlı olduğu Savcılığa gönderilir.Tedbir kararına uyulmaz ise
yine yukarıda belirtilen şekilde Mahkemesinden karar istenir.Hapis
cezasının aynen yada kısmen infazına karar verilir ise; evrak D.S.Genel
defterinden düşümü yapılarak ilamat defterine kayıt edilir ve gereği
yapılır.

3-ADLİ PARA CEZALARININ İNFAZI:Yeni Ceza ve İnfaz sistemine göre iki türlü
adli para cezası vardır.Birincisi gün karşılığı para cezasıdır ki gerçek
anlamda adli para cezası budur.Diğeri ise hapis cezasının paraya
çevrilmesi sonucu verilen para cezasıdır.Fakat yeni ceza yasasına göre bu
bir para cezası olmaktan ziyade bir tedbir olarak kabul edilmiştir.Daha
doğru bir ifadeyle kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak
öngörülmüştür.Bu nedenle yeni infaz yasası da tamamen bu cezalara uygun
olarak düzenlenmiştir.Ancak 5237 Sayılı TCK dışındaki kanunlarda henüz
yeni TCK.na uygun değişiklikler yapılmadığı için diğer yasalara göre
doğrudan verilen para cezaları da(örnek:Karşılıksız çek keşide Etmek,çek
Karnesini İade etmemek vs.gibi) varlığını korumuştur.Bu konuda da sadece
5275 s.yasanın geçici 1.maddesiyle düzenleme yapılmıştır.Fakat ceza hükmü
içeren diğer tüm kanunlar da 31/12/2008 tarihine kadar yeni TCK.ya uygun
değişiklikler yapılarak para cezasının gün karşılığı olarak belirlenmesi
bana göre zorunludur.çünkü 5237 S:TCK.nun 52.maddesi gereğince adli para
cezası 5 günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde 730 günden
fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının takdir edilen (20 liradan
100 liraya kadar)miktar ile çarpılması suretiyle bulunur
denilmiştir.TCK.nun 5.maddesi gereğince de bu kanunun genel hükümleri ceza
içeren tüm kanunlar hakkında da uygulanır.Buna göre adli para cezalarının
hepsinin gün karşılığı olarak belirlenmesi yada açıkça ayrık tutulması
zorunludur.Bu hüküm de 01/01/2009 tarihi itibariyle yürürlüğe
girecektir.Şimdi türüne göre para cezalarının infazına bir bakacak
olursak;

A-)özel yasalara göre doğrudan verilmiş adli para cezası ise;
örnek: 3167 sayılı yasanın 13/1 maddesi gereğince 350 YTL.adli para cezası
ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yapılan tebligata rağmen para cezasının süresi içinde ödenmemesi halinde
5275 sayılı yasanın geçici 1.maddesi gereğince para cezası günlüğü 100
YTL.den 3 gün hapse çevrilecektir.Bu husus hükümlüye gönderilen ödeme
emrine de açıkça yazılacaktır.Doğrudan yakalama müzekkeresi
çıkartılmalıdır.Cezanın ertelenmesi ve Şartla tahliye hükümlerinin
uygulanması mümkün değildir.(5275 S.Y.106/9) Ancak para cezasının ödenmesi
halinde derhal tahliyesi gerekir.Ayrıca 5275 sayılı yasada 647 sayılı
yasanın 5/6 maddesinde olduğu gibi “artıkların nazara
alınmayacağına” ilişkin hüküm bulunmadığı için geriye kalan 50
YTL.lik cezanın (350-300=50) tahsil için Maliyeye gönderilmesi
gerekir.Fakat hapis infaz edildiği için bu konuda Mahkemesine bilgi
verilerek ilam infazen iade edilebilir.Hükümlü para cezasını kısmen ödemiş
ve kalan miktar 100 YTL.nin altında ise yada cezanın kendisi 100 YTL.nin
altında ise yine benzer bir durum ortaya çıkacaktır.çünkü 100YTL.nin
altında kalan cezaların 647 sayılı yasada olduğu gibi 1 gün hapse
çevrilebileceğine ilişkin açık bir hüküm yoktur.Hatta kesinlikle hapse
çevrilemeyeceğine ilişkin Yargıtay kararları mevcuttur.Tahsil için
Maliye'ye gönderilmesi gerekir,ancak ilamat kaydı kapatılır ve Mahkemesine
bilgi verilir.(Doğaldır ki 100 YTL.nin altında kalan para cezalarıyla
ilgili anlattıklarımız sadece bu tür para cezalarında geçerlidir.Aşağıda
anlatacağımız ve yeni ceza sistemimize özgü para cezalarında geçerli
değildir.Uygulamada özellikle bu husus karıştırılabiliyor.Tüm para
cezaları için geçerli olan kural 1 günlük hapse çevirme miktarının altına
düşüp düşmediğidir.)

Not:çocuklar hakkında verilen para cezalarının ödenmemesi halinde bu
cezalar hapse çevrilemez.Tahsil için Maliyeye gönderilmesi gerekir.Adli
para cezası yerine çektirilen hapis cezası 3 yılı geçemez.Birden fazla
hüküm varsa toplam 5 yılı geçemez. Ancak infaz edilen hapsin süresi adli
para cezasını tamamıyla karşılamazsa geriye kalan miktar tahsil için
Maliyeye gönderilir.Ancak ilamat kaydı kapatılır ve Mahkemesine bilgi
verilir

B-Hapis cezasına seçenek yaptırım olarak verilmiş bir adli para cezası ise;
örnek: 5237 sayılı TCK.nun 179/2 maddesi gereğince 1 ay hapsi cezası ile
cezalandırılmasına,aynı yasanın 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince hapis
cezasının günlüğü 20 YTL.den 600 YTL adli para cezasına çevrilmesine karar
verilmiştir.(Hapis cezası özel ceza yasası gereğince verilse de sonuç
değişmez.çünkü hapis cezası yine 5237 S.TCK.nun 50/1-a maddesi gereğince
paraya çevrilmiştir)

Yapılan tebligata rağmen para cezasının süresi içinde ödenmemesi veya
ödenmeye başlanmaması(Taksit durumu) yada başlanmış olup ta devam
edilmemesi halinde 5237 sayılı TCK.nun 50/6 maddesi gereğince hükmü veren
Mahkemeden 1 ay hapis cezasının aynen yada kısmen infazına karar verilmesi
talep edilecektir.(5275 sayılı Yasanın 106/10 maddesi delaletiyle) Bu
husus hükümlüye gönderilen ödeme emrine de açıkça yazılacaktır.Mahkeme
tarafından tedbire muhalefetin derecesine göre hapis cezasının aynen yada
kısmen infazına karar verilmesi zorunludur.Sadece hükümlü para cezasını
elinde olmayan sebeplerle ödeyemediğini ispat ederse aynı yasanın 50/7
maddesi gereğince ceza başka bir tedbire çevrilebilir.Kısmen infaza
hükmedilmesi halinde süre açıkça gösterilecektir.Mahkemenin aynen yada
kısmen infaz kararı vermesi halinde tali karar fişi düzenlemesi de
gerekir.Bu durumda verilen ceza artık para cezası olmayıp hapis cezası
sayılacaktır.(5237 s.TCK.50/6 son cümlesi) Yani ödenmeyen para cezasının
tazyik amaçlı olarak hapse çevrilmesi şeklinde anlaşılamaz.Bu nedenle
şartla tahliye uygulanacaktır.(5275 S.Y.106/9) Ancak “derhal
infazı”dendiği için kanaatimce doğrudan yakalama emri çıkartılabilir ve
ertelenemez.Ayrıca bu aşamadan sonra para cezasının ödenmesi sonucu
değiştirmez.çünkü artık ceza para cezası değil hapis cezasıdır.Bu nedenle
hapis cezasının mutlaka infazı gerekir.Buradaki asıl sorun bence hapisten
çevrilse dahi 2000 YTL ve altındaki para cezasına mahkumiyetlerde temyiz
yolunun dana doğrusu istinaf yolunun kapalı olmasıdır.Bu nedenle CMK.da
değişiklik yapılarak hapisten çevrilen para cezasına mahkumiyetlerde
miktar ne olursa olsun istinaf yolunun açılması şarttır.Yoksa üstü örtülü
bir şekilde hapis cezasına karşı istinaf yolunu kapatmış olursunuz.)Aynen
yada kısmen infaz kararı alınmadan içtima(toplatma) kararı da
verilemez.Daha doğrusu kendi türündeki (hapisten çevrilen para cezaları)
para cezaları ile içtiması mümkün gibi görünse de taksit miktarlarının
farklı olması halinde bu durum ödeme emri düzenlenmesinde sorun
çıkartabileceği gibi hükümler farklı Mahkemelerden verilmiş ise aynen yada
kısmen infaz kararı almak için içtimaın çözülmesi de gerekebilir.Bu
nedenle aynen yada kısmen infaz kararı verilerek para cezası hapis
cezasına çevrilmeden içtimaın mümkün olmadığı kanaatindeyim.Zaten adli
para cezalarının para olarak toplanabileceğine dair herhangi bir hüküm de
mevcut değildir.Genel kural:İçtima hapis cezaları içindir.

Not:çocuklar hakkında verilen para cezalarının ödenmemesi halinde bu
cezalar hapis cezasından çevrilmiş olsa bile tekrar hapse
çevrilemez.Tahsil için Maliyeye gönderilmesi gerekir.(5275 s.y.106/4)Ancak
ilamat kaydı kapatılır ve Mahkemesine bilgi verilir.

C-5237 sayılı TCK Gereğince Gün Karşılığı Olarak Verilmiş Adli Para Cezası
İse:
örnek: 5237 sayılı TCK.nun 86/2 maddesi gereğince 5 gün karşılığı olmak
üzere günlüğü 20 YTL.den 100 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına
karar verilmiştir.

Yapılan tebligata rağmen para cezasının süresi içinde ödenmemesi halinde
5275 sayılı infaz yasasının 106/3 maddesi gereğince ödenmeyen kısma
karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir.Yani günlüğü kaç liradan paraya
çevrilmiş ise aynı miktar üzerinden hapse çevrilir.Bu husus yine hükümlüye
gönderilen ödeme emrine açıkça yazılacaktır.Doğrudan yakalama emri
çıkartılır.Ceza ertelenemez ve şartla tahliye hükümleri uygulanmaz.Ancak
hapis yattığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse
derhal hapisten çıkartılır.Burada dikkat edilecek husus eğer hüküm
kesinleşmeden önceye ait tutukluluk ve gözaltı varsa mahsup günlüğü 100
YTL üzerinden ve para cezasından yapılacaktır.Ancak kesinleşmeden sonra
şahıs cezaevinde iken kalan parayı ödemek isterse hükümlü olarak
cezaevinde geçirdiği süreler gün üzerinden mahsup edilecektir.Para cezası
hapse çevrilmeden kendi türü dışındaki para cezalarıyla içtiması mümkün
değildir.Hatta taksit miktarının farklı olması halinde kendi türündeki
para cezalarıyla dahi içtima ettirmemekte fayda vardır.En doğrusu para
cezaları hapse çevrilmeden hiçbir şekilde içtima ettirmemek gerekir.çünkü
adli para cezalarının para olarak toplanabileceğine ilişkin herhangi bir
hüküm yoktur.Zaten toplatma kararının koşullu salıverilmenin
uygulanabilmesi açısından istenebileceğine ilişkin 5275 S.yasanın
99.maddesinden çıkan sonuçta bunu göstermektedir.

Not :

1-çocuklar hakkındaki para cezalarının ödenmemesi halinde bu cezalar
hapse çevrilemez.Tahsil için Maliyeye gönderilmesi gerekir. Adli para
cezası yerine çektirilen hapis cezası 3 yılı geçemez.Birden fazla hüküm
varsa toplam 5 yılı geçemez.Ancak infaz edilen hapsin süresi adli para
cezasını tamamıyla karşılamazsa geriye kalan miktar tahsil için Maliyeye
gönderilir.

2-Mahkemelerin uygulamada gün karşılığı para cezasını hesaplarken sık sık
şu yanlışı yaptığını gözlemliyorum.Gün miktarı tespit edildikten hemen
sonra paraya çevriliyor,artırım ve indirim maddeleri ise para üzerinden
yapılıyor.Halbuki bu tamamen yanlış bir uygulamadır.Gün miktarı belirlenip
tüm artırım ve indirim maddeleri gün üzerinden uygulandıktan sonra en son
paraya çevrilecektir.Aksi takdirde küsuratlı ve hatalı para cezaları
ortaya çıkar.

Genel not:

1-Para cezasının türüne göre 3 farklı ödeme emri düzenlenmesi
gerekir.Yada hepsini içeren tek ödeme emri düzenlenebilir.(Hükümlü
cezaevinde ise ve 1 yıl ve daha fazla hapis cezasına hükümlü olarak
bulunuyorsa ödeme emri vasisine tebliğ edilir.Ancak şartla tahliye olana
kadar vasi atanmaz ise tahliye olduktan sonra bizzat kendisine tebliğ
yapılır)

2-Seçenek yaptırımların infazı tüzükte açıkça anlatılmıştır.(5237 sayılı
TCK.nun 50/1-a ve b bentlerindeki seçenek yaptırımlar savcılıkça,diğerleri
ise D.S.Şube Müdürlüklerince infaz edilir.)

3-Denetimli Serbestlik Şube müdürlüğünün infaz edeceği tedbirler ise yine
ilgili kanun ve yönetmelikte açıkça anlatılmıştır.

4-İçtima konusundaki sorunlar da zamanla çözülecektir.

4-DİSİNLİN HAPİSLERİNİN İNFAZI:İlamat defteri dışında kendine özgü ayrı
bir deftere kaydedilecek.(Ancak işi yoğun olan yerlerde ilamat defterine
kaydedilmektedir.)öncelikle davetname çıkartılacak.Gelmezse yakalama
çıkartılacaktır.Koşullu salıverilme uygulanmaz.Bana göre erteleme de
mümkün değildir.(CMK.2/L.)(Fakat kanundaki ertelenemez teriminin sadece
verilen cezayı mı yoksa aynı zamanda cezanın infazınıda mı kapsadığı
hususunda belirsizlik vardır.Bu nedenle infazın ertelenebileceğini
söyleyenler de çoktur). İcra ve iflas yasası gereğince ceza zamanaşımının
iki yıl olduğunu göz ardı etmemek gerekir.Ayrıca İnfaz için başka yer
Savcılıklarına gönderilebilir. özel infaz usulleri de uygulanamaz. (5275
sayılı yasa gereğince çıkartılan yeni infaz tüzüğünün 193/1.maddesinde
düzenlenmiştir)

5-TAZYİK HAPİSLERİNİN İNFAZI:Hapsen tazyik defterine kaydedilecek.(Yine
işi yoğun olan yerlerde mal beyanına zorlamak için çıkartılanlar hariç
olmak üzere ilamat defterine kaydedilmektedir.)Doğrudan gereği yapılmak
üzere kolluğa yada ilgili kolluğa sevkedilmek üzere kolluğun bağlı olduğu
Savcılığa gönderilecektir.Yakalama çıkartılamaz.Koşullu salıverilme
uygulanmaz.Bana göre ertelemede mümkün değildir.özel infaz usulleri de
uygulanamaz.(İnfaz Tüzüğünün 193/2.maddesinde düzenlenmiştir)
6-GüVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI:TCK.nun 53/1 maddesindeki hak
yoksunlukları hapis cezası ile birlikte infaz edileceği için Savcılıklarca
infaz edilecektir.İlamat defterine kaydedilmesi gerekir.Hapsin infazına
başlandıktan sonra İlgili kamu kuruluşları ile ilgili kolluğa bildirilmek
suretiyle infazı sağlanır.TCK.nun 53/5 maddesindeki hak yoksunlukları ile
53/6 maddesinde yer alan sürücü belgesinin geri alınması ve meslek ve
sanatın yasaklanmasına ilişkin güvenlik tedbirlerinin infazı ise Denetimli
Serbestlik Şube Müdürlüklerince yapılacaktır.Buna ilişkin hükümler
denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra hükümlünün
adresinin bulunduğu yerdeki Şube Müdürlüğüne gönderilecektir.(Bağlı
savcılık vasıtasıyla) Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri de eskiden
olduğu gibi savcılıklar tarafından infaz edilecek ve takibi
yapılacaktır.çocuklara özgü güvenlik tedbirleri ise verilen karara ve
çocuğun yaşına göre değişmektedir.örneğin sadece korunma tedbiri ise
doğrudan hükmü veren mahkeme tarafından kendine özgü defterine
kaydedilerek ilgili kuruma gönderilecektir.Bu tür kararlar savcılığa
gönderilemez.Ancak aynı zamanda denetim altına alınmasına karar verilmiş
yada yükümlülük belirlenmiş ise verilen karara ve çocuğun yaşına göre ilam
savcılık vasıtasıyla çocuğun adresinin bulunduğu yerdeki denetimli
serbestlik şube müdürlüğüne yada çocuk esirgeme kurumuna
gönderilecektir.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde ise denetim
süresinin belirlenmesi dışında ayrıca yükümlülük belirlenmiş yada
ilgilinin denetim altına alınmasına karar verilmiş ise yine savcılık
vasıtasıyla ilam ilgilinin adresinin bulunduğu yerdeki Savcılık
vasıtasıyla denetimli serbestlik şube müdürlüğüne gönderilecektir.Fakat
sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek denetim
süresi belirlenmiş ise yani denetim altına alma ve yükümlülük yok ise
düzenlenen fiş adli sicil kaydına işlenmek üzere ilgili adli sicil
birimine gönderildikten sonra ilam iade edilecektir.
7-KABAHAT HüKüMLERİ:Savcılık tarafından verilen idari para cezaları kendi
özel defterine kaydedilecek.Kesinleştiğinde infaz için Vergi Dairesine
gönderilecektir. Bana göre İnfaz için başka yer Savcılıklarına
gönderilmesi de mümkün değildir.çünkü bu tür hükümlerin infazını, kararın
verildiği yer Vergi dairesinin takip etmesi gerekir.(İnfaz Tüzüğünün
194/2.maddesi)
---------------------------------------------------------------------
MAHSUP: Mahsup konusuna da değinmekte fayda vardır.İnfaz edilecek ceza
hapis cezası ise sorun yoktur.önceden olduğu gibi gözaltında yada
tutuklulukta geçen süreler cezaevinde geçirilmesi gereken süreden
düşülecektir.Ancak 5275 S.Yasanın 107/5 maddesi gereğince 18 yaşından
küçüklerin(19/12/2006 tarihinden itibaren 15 yaşından küçüklerin)
cezaevinde geçirdikleri süreler 1 gün 2 gün sayılmak suretiyle hesap
edileceği için tutuklulukta geçen sürelerinin de 2 katı sayılmak üzere
mahsup edilmesi gerekir.Fakat bu sadece ve sadece şartla tahliye tarihinin
hesaplanmasında uygulanacak bir kural olup,genel bir mahsup hükmü
değildir.Yani şartla tahliye olamayan çocuk hükümlü hakkında uygulanması
mümkün değildir. Eğer İnfaz edilecek ceza para cezası ise 5237 S.TCK.nun
63 maddesi gereğince 1 gün 100 YTL.hesabıyla para cezasından indirim
yapılması gerekmektedir.Kanaatimce bu durum yeni ceza ve infaz sistemine
şu açıdan aykırıdır.örnek verecek olursak 5 gün karşılığı günlüğü 20
YTL.den 100 YTL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilen bir
kişinin para cezasını ödememesi halinde 5 gün hapis yatması gerekir.Ancak
aynı kişi soruşturma yada kovuşturma sırasında 1 gün gözaltında kalmış ise
indirim 100 YTL üzerinden yapılacağı için cezası infaz edilmiş
sayılacaktır.(Bana göre hapis cezası yada adli para olarak tespit edilen
gün sayısı günlüğü kaç liradan paraya çevrilmiş ise mahsubunda aynı miktar
üzerinden yapılması ve mahsubun 100 YTL üzerinden yapılmasına ilişkin
hükmün ise sadece 5237 sayılı yasa dışındaki yasalara göre doğrudan
verilmiş para cezaları için geçerli olması gerekirdi.çünkü yeni yasalara
göre 3 türlü para cezası vardır.Hapis cezasından çevrilen para cezaları
ile gün karşılığı verilmiş para cezaları günlüğü 20 YTL.den 100 YTL.ya
kadar paraya çevrilebilmektedir.Bu nedenle mahsup konusunda tek bir rakam
belirlenmesi yanlıştır.)Buna göre adli para cezalarının infazında
indirimin mutlaka para üzerinden yapılması gerekir.Para cezasının hapse
çevrilmesinden sonra indirim yapılması hükümlü aleyhine sonuç doğuracağı
için yanlıştır.(Ancak tespit edilen gün sayısı günlüğü 100 YTL.den paraya
çevrilmiş ise sonuç değişmez.) .Hapisten çevrilen para cezalarında ise
durum biraz farklıdır.öncelikle infaz edilen ceza para cezası olduğu için
mahsup yine günlüğü 100 YTL.den olmak üzere para cezasından
yapılacaktır.Bu konuda herhangi bir problem yoktur.Fakat hükümlü para
cezasını ödemez ve tutukluluk süresi de mevcut ise Mahkemenin aynen yada
kısmen infaz kararını nasıl vereceği tartışmalıdır.Yani Mahkeme
tutuklulukta geçen sürelerin paradan mahsup edilmesini ödeme gibi kabul
ederek kısmen infaz kararımı verecek yoksa tutukluluk süresini hiç hesaba
katmadan mahsup yapılmamış gibi aynen infaz kararımı verecektir.çünkü
ikinci durumda artık mahsup infaz edilecek olan hapis cezasından
yapılacaktır.Bu iki durumda hükümlünün cezaevinde geçireceği süreler
değişmektedir.Her ne kadar birinci şekle göre karar vermek çoğu zaman
hükümlünün lehine ise de;bana göre para cezasının ödenmemesi halinde ilk
mahsubun hükümsüz kaldığı kabul edilerek kararın ikinci şekle göre
verilmesi ve mahsubun da aynen infazına karar verilen hapis cezası
üzerinden yapılması gerekir.çünkü kanuna uygun olan budur.

MAHSUP YASAĞI:Genel kural,hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi
hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş
süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir.Sonuç ceza adli para cezası
ise günlüğü 100 YTL.den indirilir.Hatta tutuklu kalınan sürenin mahsubu
için, tutukluluğun mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması da
şart değildir.Ancak kişinin fazladan tutuklu kaldığı süre,bu suça konu
mahkumiyet kararının (Beraat yada mahkumiyet olabilir) kesinleşme
tarihinden sonra işlenen suça konu mahkumiyetlerden mahsup edilemez.Bu
ilke “mahsup yasağı” olarak kabul edilmiştir.örneğin kişinin
tutuklu kaldığı suçtan beraat ettiğini yada mahkum olsa bile tutuklu
kaldığı sürenin aldığı cezadan fazla olduğunu ve bu hükmünde 01/01/2005
tarihinde kesinleştiğini farz edelim.Bu durumda mahsup yapılabilmesi için
mutlaka mahsup yapılacak suçun 01/01/2005 tarihinden önce işlenmiş olması
gerekir.Yani kişi fazladan tutuklu kaldığı suça konu kararın kesinleşme
tarihi olan 01/01/2005 tarihinden sonra işlediği bir suçtan mahkum olursa
daha önceki tutukluluğu bu cezadan mahsup edilemez.Bu konuyla bağlantılı
olarak içtima meselesine de değinmek gerekir.Şöyle ki; içtima halinde
mahsubun toplam cezadan yapılması zorunlu ise de; bu durumda içtimanın
mümkün olması gerekir.Yani kişi cezasının tamamını tutuklu olarak geçirmiş
ise cezası infaz edilmiş sayılacağından bu suça konu mahkumiyeti diğer
mahkumiyetleriyle içtima edilemez.
Yani hükmolunan cezadan fazla bir süre tutuklu kalınmış ise,fazladan
çektirilen süre nedeniyle içtima hükümleri değil mahsuba ilişkin hükümler
uygulanır. (YCK.nun 31/01/2006 tarih ve 2006/1-4 E

Hukukçu İsa Atalay


  url:http://www.online-hukuk.org/makale/ilamlari-infazinda-dikkat-edilecek-hususlar.html