Online-Hukuk.Org

vasinin yetki ve görevleri

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Düşünce ve İnanç Hürriyeti

Arama Puantajı:
1511

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Somut Tehlike

Arama Puantajı:
1511

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve İfade Hürriyeti

Arama Puantajı:
824

Hukukçu Mustafa Yıldız

Raporun ve basın açıklamasının düşünce açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. İçeriğine ve ileri sürülen görüş ve önerilere katılmak yada bunları benimsemeyerek reddetmek olası ise de; konunun bilimsel şekilde ele alınması bir kamu görevi gereği hazırlanmış olması, içeriğinde, yasada öngörülen farklılıkları yekdiğeri aleyhine kin ve düşmanlığa sevkedecek ve kamu güvenliğine yönelik açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkaracak şiddet çağrısını içermemesi karşısında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu unsurlarının oluşmadığının kabulü gerekir. >>>

5179 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Anayasa Mahkemesi Kararı

Arama Puantajı:
615

Hukukçu Mustafa Yıldız

5179 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değiştirilerek kabulü hakkında Kanununu iptaline dair Anayasa Mahkemesi kararı aşığıda verilmiştir >>>

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
379

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

Kötüye Kullanması ve Disiplin Hükümleri

Arama Puantajı:
356

Hukukçu Mustafa Yıldız

Bir cumhuriyet savcısının, avukat tavsiye etmesi,  sanıkla birlikte yemek yemesi görevi kötüye kullanma değil, disiplin hükümlerine aykrılıktır.Bir fiil suç oluşturmayabilir ancak disiplin hükümlerinin uygulanmasına engel değildir.Bundan dolayı disiplin tahkikatıyla adli tahkikat birbirinden bağımsız olarak kendi sürecinde devam eder. >>>

Avukatlık Vekalet Sözleşmesinin Kendiliğinden sona Ermesi

Arama Puantajı:
352

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Avukatlık vekalet akdinin, vekaletnamede bahsedilmese bile mahiyetinden kaynaklanan bir süresi vardır. >>>

İtiraz Merciince Subut ve Vasfa İlişkin Karar verilebilir

Arama Puantajı:
314

Hukukçu Mehmet Antalyalı

İtiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, 231. maddenin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılmalıdır. Özel Dairece, mercii kararının bu yönde değerlendirilerek, beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı bulunması sonucunda bozulmasına karar verilmesi isabetlidir. Ancak  bu görüşünden vazgeçerek İtiraz merciinin sübut ve vasıf konusuna giribeliceğine dair karar verdi. >>>

Ticareti Terk Suçunun Failleri

Arama Puantajı:
299

Hukukçu Mustafa Yıldız

Tacir sayılan limited şirketlerin, temsil ve idareye yetkili müdürlerinin, şirketin ticareti terk etmeleri halinde İcra İflas Yasası'nın 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisna getirilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi aynı Yasanın 337/a maddesi uyarınca cezalandırılmalarına da bir engel bulunmamaktadır. Diğer yandan, İİY'nın 44. maddesinde yapılan değişikliğin "ticareti terk eden kötü niyetli borçluların" bu davranışlarının önlenmesi amacıyla yapıldığı da gerekçede açıkça ifade edilmektedir. Ticari şirketi temsil ve idareden sorumlu müdür ve yetkililerinin bu suçu işleyemeyeceklerinin kabulü halinde, ticareti terk suçunu işleyen gerçek kişi tacirlerin İİY'nın 337/a maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerekecek, ancak aynı fiili işleyen ve İİY'nın 345. maddesi uyarınca bu fiilden sorumlu tutulması gereken ticari şirket müdür ve yetkililerinin cezai sorumluluktan muaf tutulmaları anlamına gelecektir ki bunun yasal bir dayanağı bulunmamaktadır >>>

Bileşik Suç

Arama Puantajı:
285

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesine göre bir diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı sebebi olan suçlara bileşik suç denir.Gasp bileşik suçu misal olarak verilebilir. >>>

Mahkumiyet İçin Kuşku Giderilmelidir

Arama Puantajı:
282

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Öz annesini öldürmeye azmettirme ve kasten öldürme suçundan sanıklar hakkında; ceza yargılamasının evrensel ilkelerinden biri olan kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. >>>

Cinsel Amaçlı Çocuğun Hürriyetini Rızaen Tahdit Etme Suçu Yönünden Eski ve Yeni Hürriyetii Tahdit Suçlarının Karşılaştırılması

Arama Puantajı:
276

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Çocukların cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kılınması suçu 765 sayılı TCY'nin "Adabı umumiye ve nizamı aile aleyhinde cürümler" başlıklı sekizinci babının "Kız, kadın ve erkek kaçırmak" başlıklı ikinci faslında yer alan 430/2. maddesinde, "Eğer reşit olmayan kimse, cebir ve şiddet veya tehdit veya hile olmaksızın kendi rızası ile şehvet hissi veya evlenme maksadıyla kaçırılmış veya bir yerde alıkonulmuş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir" şeklinde, 5237 sayılı TCY'de ise "Hürriyete karşı suçlar" bölümünün "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109. maddesinde, "(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir''  hükmü yer almaktadır.

>>>

İmar Planını Yapmaya Yetkili Olanlar

Arama Puantajı:
265

Hukukçu Mehmet Sait Ersoy

Mevzuatımızda imar hukuku ile ilgili yasa ve yönetmelik bazında birden çok düzenleme bulunmaktadır.[1] Bu nedenle, imar ile ilgili herhangi bir konuda fikir sahibi olabilmek için tüm imar mevzuatının incelenmesi zorunluluğu doğmaktadır. İmar planlarının yapımı konusunda da, 3194 sayılı İmar Kanunu başta olmak üzere birden çok yasal düzenleme bulunmaktadır. Bu çalışmada bugün itibariyle imar planlarını yapmağa yetkili olan idareleri, yapabileceği imar planı türlerini ve yetki alanlarını inceleyeceğiz.

>>>

Haksız Mal Edinmme Suçunda Araştırılması Gereken Hususlar

Arama Puantajı:
265

Hukukçu Mustafa Yıldız

“Sanık savunması ve bilirkişi raporlarından suç konusu banka hesaplarının 1992 yılından beri yürtüldüğünün ileri sürülmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 3.2.1998 gün ve 7/288-11 sayılı kararında da belirtildiği üzere haksız mal edinme suçları ani suç niteliğinde olduklarından suç tarihinin mal veya paranın haksız edinim tarihi olduğu gözetilerek, ilgili bankalardan 1992 yılından bu yana açılmış bulunan söz konusu hesap ekstreleri ve diğer belgeler celp edilip suç konusu paraların hangi tarihlerde haksız edinildiği ayrı ayrı bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmek suretiyle suç tarihlerine göre zamanaşımına uğramış miktar belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi” isabetsizliğinden hükmün oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir >>>

Çelişkili İfadelere İstinaden Hüküm Kurulamaz

Arama Puantajı:
265

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur. >>>

Basit Zimmet ve Nitelikli Zimmet

Arama Puantajı:
259

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere nitelikli zimmet suçundaki hileli davranışların, fiilin ortaya çıkmamasını sağlamaya yönelik olmasının yanında bu sonucu gerçekleştirmeye elverişli olacak nitelikte yoğun ve aldatıcı olması gerekir. Kaba, herkes tarafından anlaşılabilir ve özünde aldatıcı niteliği bulunmayan bir davranış hileli bir davranış olarak değerlendirilemeyecektir. Eylemin açığa çıkmaması için kullanılan bir yöntemin, denetim ve gözetim görevi verilmiş kişilerin dikkatsizliği ve özensizliğinden kaynaklanan nedenlerle bu suçun ortaya çıkmasını engellemesi bu tür davranışlara hileli davranış vasfını kazandırmayacağı gibi nitelikli zimmet suçunun da oluşmasına yol açmayacaktır. Aksinin kabulü halinde nitelikli zimmet suçunun kapsamı oldukça genişlerken, basit zimmet suçunun kapsamı oldukça daralacaktır ki yasa koyucunun bunu amaçladığı kuşkuludur. Bunun yanında aldatıcı özelliğe sahip ve bu suçun ortaya çıkmasını engellemeye elverişli yöntemin kullanılmış olmasına karşın, suçun yine de ortaya çıkarılması yani kullanılan hileli yöntemin zimmet suçunun ortaya çıkarılmasını engelleyememesi durumunda da yine nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Zira burada zimmet suçunun ortaya çıkmamasına yönelik yasanın aradığı hileli davranışlar gerçekleştirilmiş olmaktadır   >>>

Cumhuriyet Savcısının Mesleki Mesuliyeti Genel Hükümleri Çerçevesinnde Çözümlenmesi Gerekir

Arama Puantajı:
256

Hukukçu Mustafa Yıldız

 İddianamenin yargılama faaliyetine dahil olması da, tek başına eldeki davada 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 573 ve devamı maddelerinin uygulanmasına yetmemektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere, bu işlemi yerine getiren kişinin Cumhuriyet Savcısı olması ve maddede açıkça Cumhuriyet Savcılarının sorumluluğunun düzenlenmemesi karşısında, 1086 sayılı HUMK. nun 573 ve devamı maddelerinin somut olay yönünden uygulama yeri bulunmamakta; konunun genel hükümlere göre Adliye mahkemelerinde çözümlenmesi gerekir >>>

Bilişim Sistemini Kullanarak Menfaat Sağlama ve Hırsızlık

Arama Puantajı:
256

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Sanıkların birlikte hareket ederek, daha önceden haksız bir şekilde ele geçirdikleri katılan firmanın internet bankacılık şifresini kullanmak suretiyle, katılanın Şekerbank Ankara Küçükesat Şubesindeki hesabından 10.750 YTL'yı Şekerbank-İstanbul Zeytinburnu Şubesinde sanık Volkan adına açtırdıkları hesaba havale edip, aynı gün banka şubesinden çekmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemdeki kastı, katılan firmanın banka hesabında bulunan, taşınır nitelikteki parayı bilişim sistemini kullanmak suretiyle kendi banka hesaplarına geçirmeye, katılanın rızasına aykırı olarak malvarlığında azalmaya neden olmaya; başka bir anlatımla varolan veriyi başka bir yere göndermekten ziyade, bu verinin temsil ettiği parayı alarak mal edinmeye yöneliktir. Kaldı ki sanığın katılanın internet bankacılık hesabında bulunan parasına ulaşmak için bilişim sistemlerini araç olarak kullanmaktan başka alternatifi de yoktur. Dolayısıyla olayımızda, 5237 sayılı TCY'nın 142/2-e maddesinde düzenlenmiş bulunan “bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık” suçunun gerçekleştiği kabul edilmelidir. Şu halde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY’nın 142/2-e maddesindeki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi karşısında; 244. maddenin 4. fıkrası uyarınca uygulama yapma olanağı da bulunmamaktadır. >>>

Kasten Yaralama ve Yağma(2)

Arama Puantajı:
250

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Birbiriyle çelişkili ve kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, sanığın yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, direnme hükmünün bu nedenlerle bozulması gerekmektedir. Ancak, sanığın olay sırasında katılanı 7 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaraladığı sabit olduğuna göre, eylemi 765 sayılı TCY’nın 456/4. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturmaktadır. >>>

Rüşvet Teklifini Kaydetmek

Arama Puantajı:
241

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Kamu görevlisi olan sanığın, hakkında rüşvet aldığı yolunda yaygın söylentilerin bulunduğu, yakınana da yapmaması gereken bir işte kolaylık sağlayacağını söyleyerek yarar sağlamak istediği, olayın başlangıcından itibaren rüşvet vermek niyetinde olmayan yakınanın, sanık ile arasında geçen konuşmaları cep telefonunun hafızasına kaydettiği ve rüşvet teklifini, sanığı yakalatmak ve suçun maddi kanıtlarını ortaya çıkartmak amacıyla kabul etmiş gibi göründüğü, bu haliyle taraflar arasında özgür iradeye dayalı bir rüşvet anlaşmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda sanık, rüşvet alma suçunun icra hareketlerine doğrudan doğruya başlamış, ancak elinde olmayan engel neden yüzünden tamamlayamamıştır. O halde sanığın eyleminin, rüşvet almaya kalkışma aşamasında kaldığının kabulü zorunludur.   >>>

Banka Görevlisinin Zimmeti ve Denetim Görevinin İhmali

Arama Puantajı:
235

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez   >>>

Hukmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Temyiz Yoluna Müracaat Etmeden Kesinleşmesi ve Kanun Yararına Bozma

Arama Puantajı:
235

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dayanağını oluşturan mahkûmiyet hükmü ise hükmün açıklanması, düşme kararının verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra temyiz incelemesine konu olabilecek, temyiz yasayoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu taktirde yasa yararına bozma yasayolu ile incelenebilecek ve denetlenebilecektir. Sayılan üç olasılıktan birinin gerçekleşmesi halinde hüküm varlık kazanacağından, ancak bu aşamada olağan yasayolu olan temyiz yasayolu devreye girecek, varlık kazanan hükmün temyiz edilmesi halinde aleyhe temyiz bulunup bulunmadığı da dikkate alınmak suretiyle temyiz incelemesi yapılacak, bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar denetlenebilecek, hükmün varlık kazanması ve temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ise, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerindeki koşullar dikkate alınmak suretiyle yasa yararına bozma istemine konu olabilecektir. >>>

Zimmet ve Bankacılar Tarafından İrtikap Edilen Zimmet

Arama Puantajı:
235

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez   >>>

Banka Görevlisi Tarafınan İrtikap Edilen Kullanma Zimmeti

Arama Puantajı:
235

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez   >>>

Hükmüm Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Çocuklar Hakkındaki Denetim Süresi

Arama Puantajı:
229

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hüküm tarihi itibariyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünde uygulanabilecek yegâne hüküm 5395 sayılı Yasanın 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükmüdür, bu hüküm uyarınca çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde beş yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilecektir, her ne kadar 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilerek, çocuklar açısından denetim süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesine yollamada bulunulduğundan, 231. maddedeki diğer koşullar nazara alınmaksızın sadece 23. maddenin denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması karma uygulama niteliğinde olacağından, Adalet Bakanlığı’nın bu yöne ilişen yasa yararına bozma istemi ve bu istemi yerinde görerek karardaki denetim süresini 5 yıldan 3 yıla indiren Özel Daire uygulaması 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine aykırıdır >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 0.8642 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi