Online-Hukuk.Org

tutukluluk süresinin mahsubu dilekçesi örneği

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
88

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

İlamları İnfazında Dikkat Edilecek Hususlar

Arama Puantajı:
21

Hukukçu İsa Atalay

Kesinleşme şerhi doğru mu ? Kesinleşme tarihi ve ne suretle kesinleştiği yazılmış mı? İmza ve mühür eksikliği var mı? Kesinleşme şerhine ilamın hangi hükümlü hakkında ve hangi ceza yada tedbirin infazına ilişkin olduğu yazılmış mı? (5275 s.y.20/1 ve infaz tüzüğünün 66.maddesi) 2-İlamda birden fazla süreli hapis cezası varsa kesinleşme şerhinde bunların toplamı gösterilerek tek ilam olarak infaza verilmiş mi? (İnfaz Tüzüğünün66.maddesi)

>>>

Asliye ve Ağır Ceza Mahkemesinin Görevine Giren İşlerde Tevkif Süresi

Arama Puantajı:
19

Hukukçu Mustafa Yıldız

Asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda toplam tutukluluk süresinin 1 yıl 6 ay, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda ise toplam tutukluluk süresinin 5 yılı  geçemez >>>

Avukatlık Vekalet Sözleşmesinin Kendiliğinden sona Ermesi

Arama Puantajı:
17

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Avukatlık vekalet akdinin, vekaletnamede bahsedilmese bile mahiyetinden kaynaklanan bir süresi vardır. >>>

Kadastro Dava Dilekçesinde Delillerin Çeşitlerinin Bildirilmesi Yeterlidir

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Dava dilekçesinde sübut delilleri olarak "keşif, bilirkişi, tanık beyanı vs." denmek suretiyle delillerinin neler olduğu da bildirilmiştir. Bu ifade 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 28/2. maddesinde sözü edilen "deliller" için yeterli olup ayrıca şahit  isimlerinin, dayanılan belgelerin ve sair tüm delillerin dava dilekçesine ekli olmasına gerek  bulunmamaktadır >>>

Tutuklulukta Çeçen Sürenin Hapis Cezasından Çevrilen Para Cezasından Mahsubu

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mehmet Antalyalı

5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 5. fıkrasında “uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.” hükmü yer almaktadır. Ancak aynı maddenin 6. fıkrasında, ödenmeyen para cezasının hapse çevrilmesi durumunda 5. fıkranın uygulanmayacağı öngörülmüştür.Somut olayda, hükümlü adli para cezasını ödemediği için infaz edilmesi gereken ceza 11 ay 20 gün hapis cezasıdır. Yasal çerçevede artık infazı gereken 7.000 Türk Lirası adli para cezası yoktur. Bu nedenle tutuklu kaldığı 31 günlük sürenin mahsubunun hükmolunan hapis cezası üzerinden yapılması gerekmektedir.   >>>

Bulundurma Ruhsatlı Silahın Taşınması Suç Oluşur

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Bulundurma ruhsatlı silahın taşınması suçtur.Ancak taşıma kastının olup olmadığını tespit etmek gerekir >>>

Buluhdurma Ruhsatına Dönüşen Silahın Taşınması

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mustafa Yıldız

Silah taşıma ruhsatı olan sanığa ruhsat sü­resi dolmadan yeniletme işlemleri hususunda tebligat yapılmıştır. Ancak ya­sal süre içinde müracaatta bulunmamıştır. Tebligata rağmen yeniletilmeyensilah ruhsatı süre bitiminde kendiliğinden bulundurma ruhsatına dönüşür. Bu durumda söz konusu silahın taşınması, 6136 Sayılı Kanun uyarınca ruhsatsız  silah taşıma suçunu oluşturur. Yerel mahkemece ruhsatsız silah taşıma suçun­dan ceza tayin edilmesi usul ve yasaya uygun >>>

Hakimlerin Mesuliyetine Dair Temyiz İncelemesi Duruşmalı Yaıplımaz

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Kanunda hakimlerin sorumluluğunu düzenleyen hükümler gereği dairelerin ilk derece mahkemesi sıfatıyla karar verdiği ve temyiz incelemesini Hukuk Genel Kurulunun yaptığı bu işlerde duruşma yapılabileceği konusunda açık bir düzenleme yer almamaktadır. Bu davalar, karşı dava gerekmeksizin davalı lehine tazminatı ve para cezasını içeren kendine özgülüğü bulunan dava türleridir. Bu nitelikleri gereği ilgili bölümünde temyiz incelemelerinin duruşmalı yapılacağı konusunda bir düzenleme yer almadığı gibi Yargıtay Kanunu'nda da bu işlerin duruşmalı yapılacağı konusunda açık bir hükme yer verilmemiştir. Hukuk Genel Kurulunun ağırlıklı işini oluşturan direnme kararlarının dahi temyiz incelemelerinin açıklanan nedenlerle duruşmalı yapılamayacağı öngörülmüşken, diğer işlerinin duruşmalı yapılacağını kabule olanak verecek yasal bir düzenleme ve gereklilik bulunmadığı açıktır. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulunun incelemesine tabi işlerde ayrık ve açık bir düzenleme olmadığı sürece duruşmalı inceleme yapılması olanaklı görülmemektedir. >>>

Cumhuriyet Savcısının Mesleki Mesuliyeti Genel Hükümleri Çerçevesinnde Çözümlenmesi Gerekir

Arama Puantajı:
6

Hukukçu Mustafa Yıldız

 İddianamenin yargılama faaliyetine dahil olması da, tek başına eldeki davada 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 573 ve devamı maddelerinin uygulanmasına yetmemektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere, bu işlemi yerine getiren kişinin Cumhuriyet Savcısı olması ve maddede açıkça Cumhuriyet Savcılarının sorumluluğunun düzenlenmemesi karşısında, 1086 sayılı HUMK. nun 573 ve devamı maddelerinin somut olay yönünden uygulama yeri bulunmamakta; konunun genel hükümlere göre Adliye mahkemelerinde çözümlenmesi gerekir >>>

Tutuklulukta Geçen Sürenin Para Cezasından Mahsubu

Arama Puantajı:
5

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yargılama aşamasında tutuklulukta  geçirilen süre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun  63. md.si gereği 100,00TL den mahsup edilmesi gerekir. Karar kesinleştikten sonra infaz aşamasında nezarette kalınan süre ise, Mahkemenin çevirdiği miktar üzerinden mahsup(deduction) edilmelidir. >>>

Yazı, İmza ve Rakam Örneği Alırken Dikkat Edilecek Hususlar

Arama Puantajı:
5

Hukukçu Mustafa Yıldız

Sahtecilik suçunda yazı,imza ve rakam  örneği alırken dikkat edilecek hususlar aşaığıda açıklanmıştır >>>

Haksız Yere Dava Edilen Hakimin Manevi Tazminat Talep Etmesi

Arama Puantajı:
4

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Tazminat Hukuku kurallarına göre, hakimin haksız yere dava edilmekle maddi ve manevi zarar ve ziyanının doğduğu baştan kabul edilen ve tazminatın tüm unsurlarını da resen hükmedilme özelliğine karşın içinde barındıran bir tazminat türüdür.Yargı harçları davada haksız çıkan tarafa yükletilecektir. Hakim lehine davacı aleyhine yasa gereği yükletilen tazminat da davacının haksız çıkmasının sonucudur. Peşin harç alınmamış olması, nispi karar ve ilam harcının alınmamasını gerektirmez.Bu nedenle haksız çıkılan miktar üzerinden nispi harcın davacıdan alınması usul ve yasaya uygundur.(1086 S. K. m. 573, 576, 413, 416, 417, 423) (492 S. K. m. 2, 11, 15) >>>

Ara Verme Sonrası Uzayan Temyiz Süresinin Son Günü

Arama Puantajı:
4

Stajyer Avukat Hasan Yılmaz

1-)Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 2009/276 esas, 2009/52 karar nolu içtihadına göre,  ara verme sonrası uzayan temyiz süresinin son günü 12 Eylül değil, 11 Eylü'dür.

 

>>>

Resen Yapılan Harçların Yükümlüsü

Arama Puantajı:
4

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Herhangi bir istek olmaksızın resen yapılacak işlemlere ait harçlar, aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişilerden alınır.İstek olmaksızın resen yapılacak işlem tek taraflı olarak bir kişi lehine ancak hiçkimse aleyhine değildir. Davalı Hakim lehine yasa gereği hükmedilen tazminatın yükümlüsü ise bellidir. Bu yükümlünün hakim değil onun hakkında dava açan kişi olması karşısında, buna göre hesaplanacak harcın yükümlüsü haksız yere dava açtığına hükmedilen davacı olmalıdır.Tazminat Hukuku kurallarına göre, hakimin haksız yere dava edilmekle maddi ve manevi zarar ve ziyanının doğduğu baştan kabul edilen ve tazminatın tüm unsurlarını da resen hükmedilme özelliğine karşın içinde barındıran bir tazminat türüdür.Yargı harçları davada haksız çıkan tarafa yükletilecektir. Hakim lehine davacı aleyhine yasa gereği yükletilen tazminat da davacının haksız çıkmasının sonucudur. Peşin harç alınmamış olması, nispi karar ve ilam harcının alınmamasını gerektirmez.Bu nedenle haksız çıkılan miktar üzerinden nispi harcın davacıdan alınması usul ve yasaya uygundur. (1086 S. K. m. 573, 576, 413, 416, 417, 423) (492 S. K. m. 2, 11, 15) >>>

Temyiz Dilekçesinde Hakimin Havalesi Olmalıdır

Arama Puantajı:
4

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)Temyiz dilekçesinin  hukuki sonuç doğurabilmesi için, hakimin imzası bulunmalıdır >>>

Çocuk Hükümlülere Ait Müddetname Düzenlemesi

Arama Puantajı:
3

Hukukçu İsa Atalay

1-)İnfaz  kanunlarında  yapılan değişiklikler ile çocuk müddetnamelerinin hesaplanmasında uygulamada yanlışlıklar yapıldığı görüldüğünden, çocukların müddetnamelerinin hesaplanması ile ilgili olarak, faydalı olması ümidiyle aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte, bu kanunun 107/5 maddesi ile “18 yaşından küçük hükümlülerin Ceza İnfaz Kurumunda geçirdikleri 1 günün 2 gün sayılmasına” karar verilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren, 5560 Sayılı Kanun ile de “18 yaş sınırı, 15 yaşına indirilmiştir.” >>>

Bankaların Kredi Kartı Ücreti Almaları

Arama Puantajı:
2

Uzman Hukukçu Ahmet Güney Ceylan

Bankaların kredi kartı ücreti almaları sözleşme hükümlerine aykırıdır >>>

Hırsızlık ve Yağma(gasp)

Arama Puantajı:
2

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın  çıkan boğuşmada ele geçirdiği silahla mağdura ateş etmek suretiyle öldürmeye teşebbüs suçunu işlemiş ve bilahare olayın heyecanına da kapılmak suretiyle silahı da alarak olay yerinden uzaklaşmıştır. Sanığın başlangıçtaki kastı kendisine yönelik saldırıyı bertaraf etmek için korunma içgüdüsüyle silahı almaya yönelik olup, olayın ileriki aşamalarında da bu kastın değiştiğine ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Mağdurun yaralanmasından sonra, ona ait silahın alınarak götürülmesi de yağma suçunu oluşturmaz. Bu itibarla eylemin hırsızlık olarak değerlendirilmesi gerekir >>>

Yağma Suçunda Cebir ve Tehdit Suça Konu Malı Almaya Yönelik Yapılması Gereki

Arama Puantajı:
2

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)Yağma suçunda cebir tehdit suçu konu malı almaya yönelik olarak yapılması gerekir. Mağduru yaraladıktan sonra ortaya çıkan fırksattan istifade ile hırsızlık yapılması halinde, fiil gasp değil hırsızlık suçunu oluşturur. >>>

Hırsızlık ve 6136 Sayılı Kanunu'na Aykırılık

Arama Puantajı:
2

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yaralamadan önce mağdura ait tabancayı ele geçirip, onu en ağır şekilde yaralayıp etkisiz hale getirdikten sonra, mağdura ait beylik tabancayı beline takmış ve olay yerinden ayrılmıştır. Sanık, ertesi gün kendisine İlişkin olayı televizyonda izlerken kahvehanede bu silahla birlikte yakalanmıştır. Sanık, silahı alıp götürdükten sonra 25 saat sonra yakalanmıştır. Olayda hem hırsızlık hem de 6136 sayılı Kanununa aykırılık bulunmaktadır. >>>

Kanun Yollarına Müracaatta Asil ve Müdafiinin Yetkisinin Çelişmesi

Arama Puantajı:
2

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Zorunlu müdafi ile küçük sanıkların iradelerinin kanun yoluna başvurma konusunda çelişmesi halinde, bunlardan hangisine itibar edileceğinin tespiti gerekir 5271 sayılı  Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesine göre, şüpheli veya sanık 18 yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malul olur ve bir müdafi de bulunmazsa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Kural olarak müdafiin yasa yoluna başvurması veya bu başvurudan vazgeçmesi, asilin iradesine tabidir. Ancak yukarıdaki madde uyarınca kendisine zorunlu müdafi tayin edilenler ile müdafiin kanun yoluna başvurma veya bu başvurudan vazgeçme konusunda iradeleri çelişirse, bu durumda asilin değil;  müdafiin iradesi geçerli sayılır. Somut olayda, temyizden vazgeçen sanıklar 18 yaşından küçüktür. Bu durumda sanıkların vazgeçme iradelerine itibar edilemez. Sanıklar müdafiinin temyiz talebi nedeniyle kararın temyizen incelenmesi gerekir. >>>

Kasten Adam Öldürme ve Taksirle Adam Öldürme

Arama Puantajı:
2

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Adam öldürmeye kalkışma suçundan yapılan yargılama sonunda, suç niteliği değiştiği kabul edilerek taksirle yaralamaya neden olma suçundan ceza tayin edilmiştir. Uyuşmazlık, suç niteliğini tayin noktasında toplanmaktadır. Hareketin iradi, neticenin öngörülebilir olmakla birlikte istenmemiş olması halinde taksir söz konusudur. Dosya kapsamından mağdur ve sanığın arkadaş oldukları ve aralarında husumet olmadığı anlaşılmaktadır. Olay günü sanık, mağdurun işyerine gelerek küfürler içeren şakalar yaptıktan sonra üzerindeki silah ile ateş etmiştir. Sanığın kasıt ile ateş ettiğini gösterir kesin bir delil bulunmamaktadır. Mağdurun yaralanmasından önce tabanca tutukluk yapmış; sanık, bunu gidermesi için yeterli kontrol yapmadan mağdura yönelttiği silah ile ateş ederek yaralamaya sebebiyet vermiştir. Neticenin sanık tarafından istenmediği dosya kapsamı ile sabittir. Söz konusu eylem, taksirle yaralamaya neden olma suçunu oluşturur.    >>>

Taksirli Suçlarda Netice İstenmemelidir

Arama Puantajı:
2

Hukukçu Mustafa Yıldız

Mağdur ve sanığın arkadaş oldukları, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile sabittir. Mağdurun da doğruladığı üzere, zaman zaman sanık ile aralarında kaba, küfürleşmeler içeren şakalar yapıldığı, olay günü de sanığın, mağdurun çalışmakta olduğu akaryakıt istasyonuna geldiğinde ona küfürler içeren sözler ile şaka yaptığı ve üzerinde taşımakta olduğu silahı çıkartarak her iki yanına doğru iki el ateş ettiği anlaşılmaktadır. Gerek mağdur ile sanık, gerekse tanıklar ikinci atış sonrasında tabancanın tutukluk yaptığını belirtmişlerdir. Sanığın, tutukluğu giderdiği ve üçüncü atış ile mağdurun raporlarda belirtilen şekilde yaralandığı açıktır. Aralarında herhangi bir husumet bulunmayan ve olay sırasında da herhangi bir anlaşmazlık yaşanmayan sanığın, mağdura kasıt ile ateş ettiğini gösterir, her türlü şüpheden uzak kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Öte yandan mağdurun yaralanması öncesinde tabancanın tutukluk yapmış olması, sanığın bunu gidermesi ve yeterli kontrolü yapmadan mağdura yönelttiği silah ile ateş ederek onu yaralamasından ibaret eyleminde, meydana gelen neticenin sanık tarafından istenmediği açıktır. Kaldı ki, yaralama öncesinde mağduru hedef almadan iki el ateş etmiş olması ve yaralama sonrasında tabancada bir mermi daha bulunmuş olması, sanığın mağduru hastaneye götürmek için sarfettiği çaba, kendiliğinden kolluğa başvurup teslim olması gibi olgular nazara alındığında, eylemin oluş biçimine ilişkin ve sanığın sorumluluğuna etkili olan kuşku sanık lehine değerlendirilmelidir. Bu nedenle yerel mahkemece, toplanan kanıtların değerlendirilmesinde ve sanığın eyleminin taksirle yaralamaya neden olmak suçuna uyduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. >>>

Hırsızlık ve Yağma(Gasp)

Arama Puantajı:
2

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Hırsızlık suçu, suça konu eşyanın mağdurun hakimiyetinden çıkıp, failin  hakimiyetine girince tekemmül ettiği halde; gasp(Robbery) suçunun tekemmülü konusunda Yargıtay 6.Ceza Dairesindeki heyetler arasında görüş farklılığı bulunmaktadır. Bir görüşü göre  suça konu eşyanın, mağdurun hakimiyetinden çıkmakla tekemmül eder.Diğer görüşe Gasp(robbery) suçunun  tekemmülü için,  eşyanın  mağdurur  hakimiyetine girmesine gerek yoktur şeklindedir. Biz bu görüşe katılmıyoruz. Bize göre  gasp suçu hırsızlık suçunun bir çeşididir ve suçun tekemmülü için  maağdurun  hakimiyetinden çıkması yeterli deği, failin hakimiyetine girmesi gerekir. Bundan dolayı olay yerinden suça konu eşya ile uzaklaşmakta olan kişilerin. kendini durdurmak isteyen mal sahibi ya da olay yerine gelen güvenlik görevlilerine cebir ve tehdit kullanması hırsızlık suçuu  gaspa dönüştürür.  Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 25.03.2009 tarihli ve Esas No:2006/5530 Karar No:2009/5861 sayılı içtihadı da bu yöndedir. Hukuka uygun olan karar da bu şekildedir. Bize göre, gasp suçu, hırsızlık suçunun daha hususi bir şekli olduğundan, aynı hırsızlık suçunda oluduğu gibi, çalınan mal, failin hakimiyetine geçinceye kadar, kullanılan tehdit ve cebir, hırsızlık suçunun gasp suçuna tahvil eder.Hırsızlık suçunda, çalınan  mal, failn hakimiyetine geçinceye kadar,  malı almak için kullanılan çebir ve tehdit suçu, gasbı oluşturur.  >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 1.4077 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi