Online-Hukuk.Org

türkçe konuşmali kizlik bozma

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Hukmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Temyiz Yoluna Müracaat Etmeden Kesinleşmesi ve Kanun Yararına Bozma

Arama Puantajı:
46

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dayanağını oluşturan mahkûmiyet hükmü ise hükmün açıklanması, düşme kararının verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra temyiz incelemesine konu olabilecek, temyiz yasayoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu taktirde yasa yararına bozma yasayolu ile incelenebilecek ve denetlenebilecektir. Sayılan üç olasılıktan birinin gerçekleşmesi halinde hüküm varlık kazanacağından, ancak bu aşamada olağan yasayolu olan temyiz yasayolu devreye girecek, varlık kazanan hükmün temyiz edilmesi halinde aleyhe temyiz bulunup bulunmadığı da dikkate alınmak suretiyle temyiz incelemesi yapılacak, bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar denetlenebilecek, hükmün varlık kazanması ve temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ise, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerindeki koşullar dikkate alınmak suretiyle yasa yararına bozma istemine konu olabilecektir. >>>

Olağan Kanun Yolu ve Olağanüstü Kanun Yolu

Arama Puantajı:
45

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yasa yararına bozma isteğinde yer alan diğer bozma nedenlerine gelince; Y.C.G.K.’nun 13.6.2006 tarih ve 2006/151-157 sayılı kararında “……Öte yandan, yasa yararına bozma kurumu, kesin hükmün otoritesini etkileyen, ileri sürülen hukuka aykırılıkların saptanması ile sınırlı ve bu aykırılıkların savunma hakkını kısıtlama veya kaldırma sonucunu doğurduğu yahut hükmü etkilediğinin belirlenmesi durumunda, hükmün bu nedenlere dayalı olarak bozulmasını gerektiren, olağanüstü yasa yoludur. Yargıtay’ın olağan yasa yolu olan temyiz denetimi sırasında yasaya ve yargısal kararlara dayalı olarak gerçekleştirdiği uygulamaların tümünün, yasa yararına bozma kurumunda da geçerli olduğu söylenemez. Dolayısıyla, Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. Özel Daire kararı bu yönüyle de isabetli bulunmamıştır.” denilerek olağanüstü nitelikte bir yasa yolu olan yasa yararına bozmanın kapsamı açıklığa kavuşturulmuştur. Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma başvurusunda yer verilen 5237 sayılı T.C.Y.’nın 58. ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Yasanın 108/2 maddeleriyle ilgili nedenlerin kabule göre bozmanın konusunu oluşturacağında kuşku bulunmamaktadır. Bu durumda anılan bozma nedenlerinin esastan incelenmesi olanaklı değildir. >>>

Hükmüm Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Çocuklar Hakkındaki Denetim Süresi

Arama Puantajı:
43

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hüküm tarihi itibariyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünde uygulanabilecek yegâne hüküm 5395 sayılı Yasanın 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükmüdür, bu hüküm uyarınca çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde beş yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilecektir, her ne kadar 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilerek, çocuklar açısından denetim süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesine yollamada bulunulduğundan, 231. maddedeki diğer koşullar nazara alınmaksızın sadece 23. maddenin denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması karma uygulama niteliğinde olacağından, Adalet Bakanlığı’nın bu yöne ilişen yasa yararına bozma istemi ve bu istemi yerinde görerek karardaki denetim süresini 5 yıldan 3 yıla indiren Özel Daire uygulaması 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine aykırıdır >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İki Müesseseden Oluşur

Arama Puantajı:
40

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır. >>>

Uyarlama Yargılaması ve Yazılı Emir

Arama Puantajı:
39

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükümdeki hukuka aykırılık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını da etkileyeceğinden, öncelikle hükümdeki bu aykırılığın yasa yararına bozma konusu yapılıp, yapılmayacağının ihbarı veya Yargıtay C.Başsavcılığının bu nedene dayalı olarak yasa yararına bozma yoluna başvurusunun sağlanması suretiyle, kanun yararına bozma konularının değerlendirilmesi gerekmektedir >>>

Hükmün Açıklanmasındaki Hukuka Aykırılıklar Kanun Yararına Bozmaya Konu Olabilir

Arama Puantajı:
32

Hukukçu Mustafa Yıldız

Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde, Adalet Bakanlığının 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde denetim süresinin 5 yıl olarak tespit edilmesinin isabetsiz olduğu nedenine dayanan yasa yararına bozma isteminde belirtilen hukuka aykırılığın, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan mahkûmiyet hükmünün üzerine inşa edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu oluşturmakta olduğu hususu tartışmasız olup, yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı olduğundan, Özel Dairece, yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi isabetli değildir >>>

Kanun Yararına Bozma ve Yargılamanın İadesi

Arama Puantajı:
31

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-) Uyuşmazlık; gerekçeli karar başlığında zabıt kâtibi isminin ve kararda zabıt kâtibi imzasının bulunmamasının yasa yararına bozma konusu yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. Olağan temyiz denetiminde her hukuka aykırılığın, bu kapsamda isim ve imza gibi eksikliklerin belgelendirme değerini ortadan kaldırabileceği gerekçesi ile bozma konusu yapılabilmesi olanaklı olmasına karşın bu tür hukuka aykırılıklar yasa yararına bozma konusu olamayacaktır. Diğer taraftan, hükümdeki sayılan bu tür noksanlıklar nedeniyle sahtelik iddiası ileri sürülmüş olsa dahi, bu hususun yargılamanın iadesi konusunu oluşturacağına dikkat edilmelidir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartlı Düşme Kararı Vasfındadır

Arama Puantajı:
27

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları “koşullu bir düşme kararı” niteliğinde olup, anılan maddede yasa yolu açıkça itiraz olarak öngörülmüştür. Koşulların gerçekleşmesi halinde, 5271 sayılı Yasanın 223. maddesinde belirtilen düşme kararı verileceğinden ancak bu aşamada hükümlere ilişkin yasa yolu olan temyiz yasa yoluna başvurulabileceği kabul edilmiştir >>>

Para Cezasına Çevrilme Talebi Konusunda Karar Verilmemil Olması Kanun Yararına Bozma Konusu Olamaz

Arama Puantajı:
27

Hukukçu Mehmet Antalyalı

2- Özel Dairece saptanan, “paraya çevrilme isteği hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi” hususunun yasa yararına bozma konusu yapılıp, yapılamayacağına gelince, ayrıntıları yukarıda izah edildiği üzere, 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin yaş ve ceza süresi itibariyle uygulanmasının zorunlu olduğu haller hariç, uygulanıp uygulanamayacağı yargılama yapan mahkemenin takdiri içinde yer alan bir husustur. Takdire taallûk eden konularda yasa yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, bu hukuka aykırılık yönünden de yasa yararına bozma isteminden bulunulması sağlanarak, bundan sonra özel dairece hükmün verilmesi gerektiği kabul edilemez, bu itibarla bu yöne ilişkin itiraz nedeni de yerindedir. >>>

Katip İmzasının Eksikliği Kanun Yararına Bozam Kanusu Yapılamaz

Arama Puantajı:
25

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)Katip imzasının eksiliği kanun yararına  bozma konusu yapılamaz .İmzada sahtelik iddiası varsa bu durumda yargılamanın iadesine gidilmesi gerekir >>>

Olağanüstü Kanun Yolunda Kabule Göre Bozma Yapılmaz

Arama Puantajı:
23

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Kanun Yararına Bozma

Arama Puantajı:
23

Hukukçu Mehmet Antalyalı

5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 8. fıkrasının; “Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur” şeklindeki düzenlemelerine açıkça aykırı olduğu gibi, bir kararın olağan denetim yolları ile incelenmeksizin, doğrudan olağanüstü yasayoluna tabi kılınması sonucunu doğuracağından, yasayollarındaki sisteme de aykırılık oluşturur. Diğer yönden, bir kararın biri olağanüstü,  diğeri de  olağan olmak üzere iki kez aynı temyiz merciince farklı yöntemlerle incelenmesi usul karmaşasına yol açacak ve böyle bir uygulama yasayollarının konuluş amacına da aykırılık teşkil edecektir.Hükmüm açıklanmasın  geri bırakılmasına karar verilmesi halinde,  hükmün içeriğindeki aykırılıklar ancak  hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü kanun  yollları denetimine  konu olabilecektir.Henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu enetimine tabi tutulması hukuken mümkün değildir.Bundan dolayı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması  kararının verildiği ahvalde,  hukmün içeriğine dahil bulunan  hukuka aykrılıkların kanun yararına bozma yolu ile denetlenmesi mümkün değildir >>>

Olağanüstü Kanun Yolunda Kabule Göre Bozma Yapılmaz

Arama Puantajı:
23

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. >>>

Olağanüstü Kanun Yolunda Kabule Göre Bozma Yapılmaz

Arama Puantajı:
23

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. >>>

Olağanüstü Kanun Yolunda Kabule Göre Bozma Yapılmaz

Arama Puantajı:
23

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. >>>

Ceza Kararnamesiye Verilen Kararlar Aleyhine Kanun Yararına Bozma Yoluna Gidilebilir

Arama Puantajı:
22

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Ceza Muhakemesi Kanunu, CMUK’ta düzenlenen yazılı emir yasa yolunu düzenleyen maddeyi yürürlükten kaldırmış ancak benzer kurum olan kanun yararına bozma kurumunu düzenlemiştir. Mahkumiyete ilişkin hükmün Yargıtay’ca kanun yararına bozulması halinde, şayet bozma nedeni savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkinse, hakim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilecektir. Ancak bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamaz. Bilişim hırsızlığı suçu asliye ceza mahkemesinin görevine giren suçlardan olup duruşmalı yargılamayı gerektirir. Somut olayda ise sulh ceza mahkemesi ceza kararnamesi ile yargılamayı sonuçlandırmıştır. Yapılan usul hatası nedeniyle sanığın savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu durumda ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla sanıkların görevli mahkemede yargılanması gerekir. >>>

Kanun Yararına Bozma Konusu Yapılmayan Konu Ceza Genel Kurulunda Görüşülemez

Arama Puantajı:
21

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kanun  yararına bozma konusu yapılmayan ve Özel Dairece değerlendirilmemiş olan bu konunun Ceza Genel Kurulunca da incelenmesi olanaklı değildir. >>>

Adli Sicil Arşiv Kararlarının Silinmesi Kararlarının Hukuki Vasfı

Arama Puantajı:
20

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Adli sicil arşiv kararının silinmesine ilişkin mahkeme kararları, aleyhe sonuç doğurabilecek şekilde, kanun yararına bozma yapılabilir. >>>

Bozma Kararı Lehede Olsa Sanığa Haber Vermeme Savunma Hakkının Kısıtlanmasıdır

Arama Puantajı:
19

Hukukçu Mehmet Antalyalı

5271 sayılı CYY’nın 307. maddesi 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca, yargılamanın halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 326. maddesi uyarınca yapılması zorunludur. Diğer yönden, Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarına göre, bozma kararı lehe olsa dahi sanık duruşmadan haberdar edilerek kendisine duruşmada savunma yapma hakkı tanınmalıdır. Bu kurala aykırılık, savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. >>>

Erteli Para Cezası Tekerrüre Esas Alınamaz

Arama Puantajı:
18

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yerel Mahkemece sanığın mükerrir olduğundan bahisle, 5237 sayılı TCY hükümlerinin sanık lehine sonuç doğurduğu kabul edilerek uygulama yapılmasında isabet bulunup bulunmadığı hususuna gelince; sanığın adli sicil kayıtları incelendiğinde, tekerrüre esas alınan Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.10.2003 gün ve 1130 -1411 sayılı ilamının ceza kararnamesi ile hükmedilmiş para cezasından ibaret bulunduğu ve 765 sayılı TCY’nın 81/1. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, Bursa 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.02.2003 gün, 953 -173 sayılı ilamı ile hükmedilen para cezasının ise erteli olması nedeniyle tekerrüre esas olmayacağı, dolayısıyla sanık hakkında 765 sayılı TCY’nın 81. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, 765 sayılı TCY’da hükmedilen adli para cezalarının da ertelenmesinin olanaklı olması karşısında, 765 sayılı TCY hükümlerinin, 5237 sayılı TCY hükümlerine nazaran sanık lehine olduğu ayrıca suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin de hükümlü hakkında uygulanamayacağı saptandığından, Yerel Mahkemece lehe Yasanın 5237 sayılı TCY hükümleri olduğuna ilişkin kabulü ve uygulaması isabetsizdir. >>>

Hüküm Kesinleştikten Sonra Aleyhe Bozulamaz

Arama Puantajı:
18

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükümde açık hukuka aykırılıkların bulunması da, kesin nitelikteki bir hükme temyiz edilebilirlik vasfı kazandırmaz, Yargıtay’ca denetim olanağı bulunmayan bir hükmün hukuka aykırılıklar taşıdığı gerekçesiyle temyizen incelenmesi olanaksızdır. Zira, 1412 sayılı CYUY’ nın 315. maddesi uyarınca temyiz istemi üzerine, hükmü veren mahkemece öncelikle, hük mün temyizinin olanaklı bulunup, bulunmadığı, süresinde açılmış bir temyiz davası olup, olmadığı, istemde bulunanların, buna hak ve yetkileri bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, bu koşulların birinin eksik olduğunun saptanması halinde öncelikle temyiz isteminin reddine karar verilecektir. Yerel Mahkemece bu hususlarda yanlış bir değerlendirme yapılması veya hiç değerlendirme yapılmaması halinde ise Yargıtay’ca öncelikle bu üç husus 1412 sayılı Yasanın 317. maddesi uyarınca değerlendirilerek, temyiz koşullarının bulunup bulunmadığı saptanacak, ancak temyiz koşullarının varlığı saptandığı ahvalde temyiz incelemesi yapılacaktır. Aksi kabul hukuka aykırılık taşıyan her hükmün temyizen incelenebileceği sonucunu doğurur. Hukuk sistemi her sorunun çözümünü de kendi içinde üretmiştir. Hukuka aykırılık taşıyan bir hükümdeki yanlışlıkların olağan denetim yoluyla giderilmesi olanağının bulunmadığı durumlarda, bu aykırılıkların olağanüstü denetim yollarıyla giderilmesi mümkün olabilecektir. Somut olayda da, hükümdeki bu hukuka aykırılığın 5271 sayılı Yasanın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen yasa yararına bozma yasa yoluyla giderilmesi olanağı bulunmaktadır. Kanun yararına bozma istemi üzerine mahkûmiyet hükmü açısından aleyhe bozma yasağı nedeniyle, hükümdeki bu hukuka aykırılığa sadece işaretle yetinileceği, bunun davanın süjeleri açısından pratik bir sonuç doğurmayacağı ileri sürülebilir ise de, somut olayda aleyhe yönelen bir temyiz bulunmaması nedeniyle, olağan denetim sonucunda da aleyhe bozma yasağı bulunacağından, hükümdeki bu hukuka aykırılığa sadece işaretle yetinilebilecektir. >>>

Geçici Olarak İkametğahta Bulunmama Halinde Tebligat

Arama Puantajı:
18

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Tebliğ memuru tarafından 01.05.2007 tarihinde muhatap ve onun adına tebliğ yapılabilecek kimselerin o an için adreste bulunmadıkları saptanınca, tebligat evrakının Y.Emre Mahallesi muhtarına teslim edilip imzasının alındığı, komşusuna haber verildiği ve 2 nolu haber kâğıdının hükümlünün kapısına yapıştırıldığı anlaşıldığına göre, tebliğ memurunun bu işlemlerinin, Tebligat Yasasının 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28 ve 30. maddelerine uygun olarak gerçekleştirdiğinin kabulü gerekir. >>>

Geçici Olarak İkametğahta Bulunmama Sebebinin Açıkalanması Zorunlu Değildir

Arama Puantajı:
18

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kabule göre ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.07.2002 gün ve 2002/4-154-282 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; muhatap veya onun adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbirinin tebliğ saati itibariyle adreste bulunmaması halinde tebliğ işleminin nasıl yapılacağı, tebligat evrakının kime teslim edileceği, tebligat memurunca sırayla hangi işlemleri yapılacağı Tebligat Yasasının 21, Tebligat Tüzüğünün ise 28 ve 30. maddelerinde düzenlenmiştir.

Tebliğ memuru tarafından 01.05.2007 tarihinde muhatap ve onun adına tebliğ yapılabilecek kimselerin o an için adreste bulunmadıkları saptanınca, tebligat evrakının Y.Emre Mahallesi muhtarına teslim edilip imzasının alındığı, komşusuna haber verildiği ve 2 nolu haber kâğıdının hükümlünün kapısına yapıştırıldığı anlaşıldığına göre, tebliğ memurunun bu işlemlerinin, Tebligat Yasasının 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28 ve 30. maddelerine uygun olarak gerçekleştirdiğinin kabulü gerekir

>>>

Ateşli Silahlara İlişkin Adli Sicil Arşivkayıtları Silinemez

Arama Puantajı:
17

Hukukçu Niyazi Şahin

Ateşli silah tasıma veya bulundurma suçuna ilişkin mahkumiyet bilgileri, adli sicil arşivinden silinemez. Mahkumiyet bilgisinin adli sicil arşivinden silinmesine ilişkin mahkeme kararı, ilgili aleyhine sonuç doğurabilecek biçimde kanun  yararına bozulabilir. Bu durumda, mahkemece yeniden yargılama yapılıp, karar verilmelidir. Ancak, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından  tarafından, 21.06.1981 tarihinden önce işlenmiş ateşli silahlara ilişkin adli sicil kayıtları  adli sicil arşivinden silinmektedir. >>>

Ateşli Silahlar ve Adli Sicil Kaydı

Arama Puantajı:
17

Hukukçu Mustafa Yıldız

Ateşli silah tasıma veya bulundurma suçuna ilişkin mahkumiyet bilgileri, adli sicil arşivinden silinemez.Mahkumiyet bilgisinin adli sicil arşivinden silinmesine ilişkin mahkeme kararı, ilgili aleyhine sonuç doğurabilecek biçimde yasa yararına bozulabilir. Bu durumda, mahkemece yeniden yargılama yapılıp, karar verilmelidir.   >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 4.4989 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi