Online-Hukuk.Org

tehditle para istemek

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

İlamları İnfazında Dikkat Edilecek Hususlar

Arama Puantajı:
101

Hukukçu İsa Atalay

Kesinleşme şerhi doğru mu ? Kesinleşme tarihi ve ne suretle kesinleştiği yazılmış mı? İmza ve mühür eksikliği var mı? Kesinleşme şerhine ilamın hangi hükümlü hakkında ve hangi ceza yada tedbirin infazına ilişkin olduğu yazılmış mı? (5275 s.y.20/1 ve infaz tüzüğünün 66.maddesi) 2-İlamda birden fazla süreli hapis cezası varsa kesinleşme şerhinde bunların toplamı gösterilerek tek ilam olarak infaza verilmiş mi? (İnfaz Tüzüğünün66.maddesi)

>>>

Bilişim Sistemini Kullanarak Menfaat Sağlama ve Hırsızlık

Arama Puantajı:
55

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Sanıkların birlikte hareket ederek, daha önceden haksız bir şekilde ele geçirdikleri katılan firmanın internet bankacılık şifresini kullanmak suretiyle, katılanın Şekerbank Ankara Küçükesat Şubesindeki hesabından 10.750 YTL'yı Şekerbank-İstanbul Zeytinburnu Şubesinde sanık Volkan adına açtırdıkları hesaba havale edip, aynı gün banka şubesinden çekmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemdeki kastı, katılan firmanın banka hesabında bulunan, taşınır nitelikteki parayı bilişim sistemini kullanmak suretiyle kendi banka hesaplarına geçirmeye, katılanın rızasına aykırı olarak malvarlığında azalmaya neden olmaya; başka bir anlatımla varolan veriyi başka bir yere göndermekten ziyade, bu verinin temsil ettiği parayı alarak mal edinmeye yöneliktir. Kaldı ki sanığın katılanın internet bankacılık hesabında bulunan parasına ulaşmak için bilişim sistemlerini araç olarak kullanmaktan başka alternatifi de yoktur. Dolayısıyla olayımızda, 5237 sayılı TCY'nın 142/2-e maddesinde düzenlenmiş bulunan “bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık” suçunun gerçekleştiği kabul edilmelidir. Şu halde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY’nın 142/2-e maddesindeki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi karşısında; 244. maddenin 4. fıkrası uyarınca uygulama yapma olanağı da bulunmamaktadır. >>>

5179 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Anayasa Mahkemesi Kararı

Arama Puantajı:
54

Hukukçu Mustafa Yıldız

5179 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değiştirilerek kabulü hakkında Kanununu iptaline dair Anayasa Mahkemesi kararı aşığıda verilmiştir >>>

Hükmün Açılanmasının Geri Bırakılması ve Taksirli Suçlar

Arama Puantajı:
54

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanık hakkında sonuç cezanın tayininden sonra, hükmolunan cezanın iki yılı veya daha az süreli hapis cezası olması veya adli para cezası olması halinde, öncelikle yasal bir zorunluluk olarak 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5-14. fıkralarında düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı, hiçbir isteme gerek kalmaksızın re’sen değerlendirilecek, olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri ile 5237 sayılı Yasanın 50 ve 51. maddeleri yönünden bir değerlendirme yapılabilecektir. >>>

Hapisten Çevrilen Adli Para Cezalarının İnfazı

Arama Puantajı:
52

Hukukçu İsa Atalay

5739 sayılı kanun 01.03.2008 tarihinde Resmi Gazetenin 26803 sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla birlikte hapisten çevrilen Adli Para Cezalarının infazında değişiklik yapılmış ve uygulamada Adli Para Cezalarının infazında birlik getirilmiştir. Önceden kısa süreli hapisten çevrilen adli para cezalarının infazında, para cezası ödeme emrinin hükümlüye tebliği üzerine, 30 günlük yasal sürede hükümlünün para cezasını ödememesi halinde, ilgili mahkemesinden hapse çevrilmesi için karar isteniyordu, mahkemenin hapse çevirme kararı üzerine hükümlü hakkında yakalama emri çıkarılıyor, hükümlü yakalanınca para cezasının tamamını da ödemek istese de kanunen kabul edilmiyor, mutlaka hapis olarak cezası (1/3 indirim) şartla tahliye uygulanarak infaz ediliyordu. >>>

Çelişkili İfadelere İstinaden Hüküm Kurulamaz

Arama Puantajı:
52

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur. >>>

Kasten Yaralama ve Yağma(2)

Arama Puantajı:
52

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Birbiriyle çelişkili ve kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, sanığın yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, direnme hükmünün bu nedenlerle bozulması gerekmektedir. Ancak, sanığın olay sırasında katılanı 7 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaraladığı sabit olduğuna göre, eylemi 765 sayılı TCY’nın 456/4. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturmaktadır. >>>

Basit Zimmet ve Nitelikli Zimmet

Arama Puantajı:
50

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere nitelikli zimmet suçundaki hileli davranışların, fiilin ortaya çıkmamasını sağlamaya yönelik olmasının yanında bu sonucu gerçekleştirmeye elverişli olacak nitelikte yoğun ve aldatıcı olması gerekir. Kaba, herkes tarafından anlaşılabilir ve özünde aldatıcı niteliği bulunmayan bir davranış hileli bir davranış olarak değerlendirilemeyecektir. Eylemin açığa çıkmaması için kullanılan bir yöntemin, denetim ve gözetim görevi verilmiş kişilerin dikkatsizliği ve özensizliğinden kaynaklanan nedenlerle bu suçun ortaya çıkmasını engellemesi bu tür davranışlara hileli davranış vasfını kazandırmayacağı gibi nitelikli zimmet suçunun da oluşmasına yol açmayacaktır. Aksinin kabulü halinde nitelikli zimmet suçunun kapsamı oldukça genişlerken, basit zimmet suçunun kapsamı oldukça daralacaktır ki yasa koyucunun bunu amaçladığı kuşkuludur. Bunun yanında aldatıcı özelliğe sahip ve bu suçun ortaya çıkmasını engellemeye elverişli yöntemin kullanılmış olmasına karşın, suçun yine de ortaya çıkarılması yani kullanılan hileli yöntemin zimmet suçunun ortaya çıkarılmasını engelleyememesi durumunda da yine nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Zira burada zimmet suçunun ortaya çıkmamasına yönelik yasanın aradığı hileli davranışlar gerçekleştirilmiş olmaktadır   >>>

Zimmet ve Bankacılar Tarafından İrtikap Edilen Zimmet

Arama Puantajı:
50

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez   >>>

Banka Görevlisinin Zimmeti ve Denetim Görevinin İhmali

Arama Puantajı:
50

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez   >>>

Banka Görevlisi Tarafınan İrtikap Edilen Kullanma Zimmeti

Arama Puantajı:
50

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez   >>>

Haksız Mal Edinmme Suçunda Araştırılması Gereken Hususlar

Arama Puantajı:
49

Hukukçu Mustafa Yıldız

“Sanık savunması ve bilirkişi raporlarından suç konusu banka hesaplarının 1992 yılından beri yürtüldüğünün ileri sürülmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 3.2.1998 gün ve 7/288-11 sayılı kararında da belirtildiği üzere haksız mal edinme suçları ani suç niteliğinde olduklarından suç tarihinin mal veya paranın haksız edinim tarihi olduğu gözetilerek, ilgili bankalardan 1992 yılından bu yana açılmış bulunan söz konusu hesap ekstreleri ve diğer belgeler celp edilip suç konusu paraların hangi tarihlerde haksız edinildiği ayrı ayrı bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmek suretiyle suç tarihlerine göre zamanaşımına uğramış miktar belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi” isabetsizliğinden hükmün oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Resen Değerlendirilmelidir(3)

Arama Puantajı:
45

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise diğer kişiselleştirme nedenleri değerlendirilebilecektir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, Seçenek Yaptırımlar, Tedbire ve Ertelemeden Önce Karar Verilmesi Gerekir(2)

Arama Puantajı:
37

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise diğer kişiselleştirme nedenleri değerlendirilebilecektir. >>>

Bileşik Suç

Arama Puantajı:
37

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesine göre bir diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı sebebi olan suçlara bileşik suç denir.Gasp bileşik suçu misal olarak verilebilir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, Seçenek Yaptırımlar, Tedbire ve Ertelemeden Önce Karar Verilmesi Gerekir(2)

Arama Puantajı:
37

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise diğer kişiselleştirme nedenleri değerlendirilebilecektir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, Seçenek Yaptırımlar, Tedbire ve Ertelemeden Önce Karar Verilmesi Gerekir(1)

Arama Puantajı:
36

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 19.02.2008 gün ve 346-25, 06.05.2008 gün ve 27-95, 10.032009 gün ve 41-52 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin objektif koşulların varlığı halinde; cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin olan, seçenek yaptırıma veya tedbire çevirmeye ya da erteleme hükümlerinden önce ve resen  mahkemece değerlendirilmesi gerekir >>>

Mahkumiyet İçin Kuşku Giderilmelidir

Arama Puantajı:
35

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Öz annesini öldürmeye azmettirme ve kasten öldürme suçundan sanıklar hakkında; ceza yargılamasının evrensel ilkelerinden biri olan kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Somut Tehlike

Arama Puantajı:
30

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Düşünce ve İnanç Hürriyeti

Arama Puantajı:
30

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Haksız Edilen Menfaatın Tespit Edilip Edilememesine Göre Dolandırıcılıkta Temel Cezanın Tayini

Arama Puantajı:
29

Hukukçu Mustafa Yıldız

 5237 Sayılı TCK.nun 158. maddesinin 1. fıkrasının  (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olup olmadığına bakılacaktır. Eğer somut olayda suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli değilse, TCK.nun 61. maddesi hükmü göz önünde bulundurularak, 5 ila 5.000 tam gün arasında, takdir edilen gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi gereğince 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Ancak suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde maddede öngörülen 5 ila 5.000 tam gün arasında belirlenecek gün sayısı üzerinden varsa artırım ve indirim nedenleri uygulanarak tespit olunan sonuç gün ile bir gün karşılığı 20-100 YTL arasında takdir edilecek miktar çarpımı yapılacak ve bulunan miktar suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az ise adli para cezası asgari bu miktara yükseltileresahte kimlik ve kimlik bilgilerini kullanarak Akbank’a karşı işlenen dolandırıcılık suçundan dolayı elde edilmek istenen haksız yararın, Garanti Bankası’na karşı elde edilmek istenen haksız yarardan daha fazla olduğu; bu nedenle, sanık hakkında yukarıdaki açıklamalar uyarınca Akbank’a karşı işlenen suçta temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve fiilin doğurduğu zarar ve suçta ulaşılan aşamaya göre tehlike  ihtimalinin ağırlığı dikkate alınarak suça kalkışmadan dolayı daha az oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde indirim yapılması, hukuka aykırıdır >>>

İnfazda Yapılacak İlk İşlemler

Arama Puantajı:
27

Hukuçu İsa Atalay

Hapis ve adli para cezalarının infazında dikkat edilecek hususlar aşağıda belirtilmiştir

>>>

Dolandırıcılık ve Başkası Adına Kayıtlı Gayrimenkulü Satmak

Arama Puantajı:
26

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Dolandırıcılık suçundan yargılanan sanıklar, tapuda küçük çocukları adına kayıtlı taşınmazın müştekiye satılması hususunda anlaşmaya varmışlar ve satış bedelini almalarına rağmen tapuyu devredememişlerdir. Sanıklar tarafından satış izni için açılan dava da reddedilmiştir. Sanıkların tapunun başkası adına kayıtlı olduğunu söylememek dışında müştekiyi kandıracak söz ve davranışları olmamıştır. Tapu sicilleri aleni olmasına rağmen müşteki tapu kayıtlarını yeterli derecede araştırmamıştır. Önceden doğmuş bir borçtan dolayı sanığın, mağdura karşı hile ve desiseler kullanarak edimini yerine getirmemesi dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Somut olayda da ev satışından önce sanıkların mağduru kandıracak nitelikte söz ve davranışları olmadığından atılı suç oluşmaz. Satış bedelinin iade edilmemesi hukuki bir ihtilaftır. >>>

Ceza Muhukemesinde Kesin Hüküm Kaldırılmıştır

Arama Puantajı:
26

Mustafa Yıldız Hukukçu

 4.4.1929 günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun, 21.1.1983 günlü, 2789 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle değiştirilen 305. maddesinin ikinci fıkrasının 18.11.1992 günlü, 3842 sayılı Yasa’nın 28. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. >>>

Yağma(Gasp) Suçunda Mağdurun Çelişkili Beyanının Değerlendirilmesi

Arama Puantajı:
26

Hukukçu Mehmet Terzioğlu

Mağdurun, soruşturma aşamasındaki ifadesi ile kovuşturma safhasındaki ifadesi arasında çelişki var ise, mağdur sanıkları korumak gayesi ile ifade değiştirmiş olabileceğinden, ilk ifadesine itibar edilmelidir. >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 3.8876 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi