Online-Hukuk.Org

tck 179 3 maddesi

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Somut Tehlike

Arama Puantajı:
502

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Düşünce ve İnanç Hürriyeti

Arama Puantajı:
502

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Çocuk Hükümlülere Ait Müddetname Düzenlemesi

Arama Puantajı:
289

Hukukçu İsa Atalay

1-)İnfaz  kanunlarında  yapılan değişiklikler ile çocuk müddetnamelerinin hesaplanmasında uygulamada yanlışlıklar yapıldığı görüldüğünden, çocukların müddetnamelerinin hesaplanması ile ilgili olarak, faydalı olması ümidiyle aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte, bu kanunun 107/5 maddesi ile “18 yaşından küçük hükümlülerin Ceza İnfaz Kurumunda geçirdikleri 1 günün 2 gün sayılmasına” karar verilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren, 5560 Sayılı Kanun ile de “18 yaş sınırı, 15 yaşına indirilmiştir.” >>>

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
276

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

İcra ve İflas Kanunundaki Suçların Tasnifi

Arama Puantajı:
248

Hukukçu Mustafa Yıldız

5237 sayılı TCY'de, cürüm-kabahat ayrımı ve buna bağlı olarak da yaptırım sisteminde yer alan ağır-hafif hapis ayrımına son verilmesi üzerine, yasada kabahat olarak öngörülen bir kısım eylemler 5326 sayılı Kabahatler Yasası ile idari yaptırımı gerektiren eylemler olarak düzenlenmiş, bir kısım eylemler ise suç haline getirilmiştir. Bu sistem ve yaptırım değişikliğinin zorunlu sonucu olarak, özel yasalardaki yaptırım sisteminin de 5237 sayılı Yasa'ya uyarlanması amacıyla 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe konulan 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 7. maddesi ile yasalarda, yaptırımı hafif hapis ve hafif para cezası olarak öngörülen eylemler ve buna bağlı olarak İcra ve İflas Yasası'nda yaptırımı hafif hapis olarak öngörülen eylemler idari para cezası gerektiren kabahatlere dönüştürülmüştür. Ancak, bu genel uyarlama hükmünün yetersiz olduğunu gören yasa koyucu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa ile İcra ve İflas Yasası'nın 16. bab kapsamındaki fiilleri ikili bir ayrıma tabi tutarak, bir kısım eylemleri suç olarak, diğer bir kısım eylemleri ise kabahat olarak düzenlemiştir. Bu kapsamda 337, 338/2, 339, 340, 341, 343 ve 344. maddelerdeki eylemler kabahat olarak düzenlenip, disiplin hapsi veya tazyik hapsi şeklinde yaptırımlara bağlanmıştır. 331, 332, 333, 333/a, 334, 335, 336, 337/a, 338/1, 342, 345/a, 345/b maddelerindeki eylemler ise suç kapsamında sayılmış ve yaptırım olarak hapis cezası veya adli para cezası getirilmiştir. Bir kısım suçların re'sen takibi öngörülmüş, diğer bir kısım suçların takibi şikayet koşuluna bağlanmıştır. Bu husus suç tanımının yer aldığı maddelerde, "Bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur", "alacaklının şikayeti üzerine", >>>

Hükmüm Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Çocuklar Hakkındaki Denetim Süresi

Arama Puantajı:
246

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hüküm tarihi itibariyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünde uygulanabilecek yegâne hüküm 5395 sayılı Yasanın 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükmüdür, bu hüküm uyarınca çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde beş yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilecektir, her ne kadar 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilerek, çocuklar açısından denetim süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesine yollamada bulunulduğundan, 231. maddedeki diğer koşullar nazara alınmaksızın sadece 23. maddenin denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması karma uygulama niteliğinde olacağından, Adalet Bakanlığı’nın bu yöne ilişen yasa yararına bozma istemi ve bu istemi yerinde görerek karardaki denetim süresini 5 yıldan 3 yıla indiren Özel Daire uygulaması 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine aykırıdır >>>

Ticareti Terk Suçunun Failleri

Arama Puantajı:
238

Hukukçu Mustafa Yıldız

Tacir sayılan limited şirketlerin, temsil ve idareye yetkili müdürlerinin, şirketin ticareti terk etmeleri halinde İcra İflas Yasası'nın 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisna getirilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi aynı Yasanın 337/a maddesi uyarınca cezalandırılmalarına da bir engel bulunmamaktadır. Diğer yandan, İİY'nın 44. maddesinde yapılan değişikliğin "ticareti terk eden kötü niyetli borçluların" bu davranışlarının önlenmesi amacıyla yapıldığı da gerekçede açıkça ifade edilmektedir. Ticari şirketi temsil ve idareden sorumlu müdür ve yetkililerinin bu suçu işleyemeyeceklerinin kabulü halinde, ticareti terk suçunu işleyen gerçek kişi tacirlerin İİY'nın 337/a maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerekecek, ancak aynı fiili işleyen ve İİY'nın 345. maddesi uyarınca bu fiilden sorumlu tutulması gereken ticari şirket müdür ve yetkililerinin cezai sorumluluktan muaf tutulmaları anlamına gelecektir ki bunun yasal bir dayanağı bulunmamaktadır >>>

5179 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Anayasa Mahkemesi Kararı

Arama Puantajı:
222

Hukukçu Mustafa Yıldız

5179 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değiştirilerek kabulü hakkında Kanununu iptaline dair Anayasa Mahkemesi kararı aşığıda verilmiştir >>>

Hukmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Temyiz Yoluna Müracaat Etmeden Kesinleşmesi ve Kanun Yararına Bozma

Arama Puantajı:
216

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dayanağını oluşturan mahkûmiyet hükmü ise hükmün açıklanması, düşme kararının verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra temyiz incelemesine konu olabilecek, temyiz yasayoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu taktirde yasa yararına bozma yasayolu ile incelenebilecek ve denetlenebilecektir. Sayılan üç olasılıktan birinin gerçekleşmesi halinde hüküm varlık kazanacağından, ancak bu aşamada olağan yasayolu olan temyiz yasayolu devreye girecek, varlık kazanan hükmün temyiz edilmesi halinde aleyhe temyiz bulunup bulunmadığı da dikkate alınmak suretiyle temyiz incelemesi yapılacak, bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar denetlenebilecek, hükmün varlık kazanması ve temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ise, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerindeki koşullar dikkate alınmak suretiyle yasa yararına bozma istemine konu olabilecektir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İki Müesseseden Oluşur

Arama Puantajı:
210

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır. >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve İfade Hürriyeti

Arama Puantajı:
205

Hukukçu Mustafa Yıldız

Raporun ve basın açıklamasının düşünce açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. İçeriğine ve ileri sürülen görüş ve önerilere katılmak yada bunları benimsemeyerek reddetmek olası ise de; konunun bilimsel şekilde ele alınması bir kamu görevi gereği hazırlanmış olması, içeriğinde, yasada öngörülen farklılıkları yekdiğeri aleyhine kin ve düşmanlığa sevkedecek ve kamu güvenliğine yönelik açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkaracak şiddet çağrısını içermemesi karşısında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu unsurlarının oluşmadığının kabulü gerekir. >>>

Cinsel Amaçlı Çocuğun Hürriyetini Rızaen Tahdit Etme Suçu Yönünden Eski ve Yeni Hürriyetii Tahdit Suçlarının Karşılaştırılması

Arama Puantajı:
204

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Çocukların cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kılınması suçu 765 sayılı TCY'nin "Adabı umumiye ve nizamı aile aleyhinde cürümler" başlıklı sekizinci babının "Kız, kadın ve erkek kaçırmak" başlıklı ikinci faslında yer alan 430/2. maddesinde, "Eğer reşit olmayan kimse, cebir ve şiddet veya tehdit veya hile olmaksızın kendi rızası ile şehvet hissi veya evlenme maksadıyla kaçırılmış veya bir yerde alıkonulmuş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir" şeklinde, 5237 sayılı TCY'de ise "Hürriyete karşı suçlar" bölümünün "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109. maddesinde, "(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir''  hükmü yer almaktadır.

>>>

Zincirleme Suçu Oluşturan Filler İddianamede Anlatılmalıdır

Arama Puantajı:
201

hukukçu Mehmet Antalyalı

Zincirleme suçu oluşturan filler iddianamede anlatılmadır.Aksir takdirde, sadece suçu oluşturan fiilden ceza verilir.Zincirleme suç nedeni ceza 5237 sayılı Kanunun 43. Maddesi gereğince arttırılamaz

>>>

Bilişim Sistemini Kullanarak Menfaat Sağlama ve Hırsızlık

Arama Puantajı:
201

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Sanıkların birlikte hareket ederek, daha önceden haksız bir şekilde ele geçirdikleri katılan firmanın internet bankacılık şifresini kullanmak suretiyle, katılanın Şekerbank Ankara Küçükesat Şubesindeki hesabından 10.750 YTL'yı Şekerbank-İstanbul Zeytinburnu Şubesinde sanık Volkan adına açtırdıkları hesaba havale edip, aynı gün banka şubesinden çekmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemdeki kastı, katılan firmanın banka hesabında bulunan, taşınır nitelikteki parayı bilişim sistemini kullanmak suretiyle kendi banka hesaplarına geçirmeye, katılanın rızasına aykırı olarak malvarlığında azalmaya neden olmaya; başka bir anlatımla varolan veriyi başka bir yere göndermekten ziyade, bu verinin temsil ettiği parayı alarak mal edinmeye yöneliktir. Kaldı ki sanığın katılanın internet bankacılık hesabında bulunan parasına ulaşmak için bilişim sistemlerini araç olarak kullanmaktan başka alternatifi de yoktur. Dolayısıyla olayımızda, 5237 sayılı TCY'nın 142/2-e maddesinde düzenlenmiş bulunan “bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık” suçunun gerçekleştiği kabul edilmelidir. Şu halde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY’nın 142/2-e maddesindeki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi karşısında; 244. maddenin 4. fıkrası uyarınca uygulama yapma olanağı da bulunmamaktadır. >>>

Teselsülü Oluşturan Sahtecilik Suçlarının İddianamede Gösterilmesi Gerekir

Arama Puantajı:
195

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yargılamanın konusu  iddianame ile sınırlı olduğundan,  teselsülü oluşturan sahtecilik  suçlarının  iddianamede belirtilmesi gerkir.İddianamede birden fazla sahtcilik suçu, bildirilmiş ise  failin zincirleme olarak mahkumiyeti mümkün değildir.

>>>

Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Azmettirme

Arama Puantajı:
195

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sahtecilik suçuna azmettirmek mümkündür. >>>

Vesika Nedir

Arama Puantajı:
195

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Trafik kazası tespit zaptı gibi varaka genel olduğu halde; vesika fakirlik, ikametgah ilmühaberi gibi statüye ve belli kişiye mahsus olarak tanzim edilir.Varakanın özel bir çeşidir.

>>>

Parafın Mahiyeti

Arama Puantajı:
195

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Şuç işlendiği bilinerek paraf atılması halinde sahtecilik suçundan sorumlu olunur.

>>>

Bileşik Suç

Arama Puantajı:
184

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesine göre bir diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı sebebi olan suçlara bileşik suç denir.Gasp bileşik suçu misal olarak verilebilir. >>>

Uyarlama Yargılaması ve Yazılı Emir

Arama Puantajı:
176

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükümdeki hukuka aykırılık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını da etkileyeceğinden, öncelikle hükümdeki bu aykırılığın yasa yararına bozma konusu yapılıp, yapılmayacağının ihbarı veya Yargıtay C.Başsavcılığının bu nedene dayalı olarak yasa yararına bozma yoluna başvurusunun sağlanması suretiyle, kanun yararına bozma konularının değerlendirilmesi gerekmektedir >>>

İcra Mahkemelerince Verilen Cezaların İnfazı

Arama Puantajı:
175

Hukukçu İsa Atalay

01.06.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5358 Sayılı, “İcra İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun cezayı içeren bir çok hükmü değişmiştir. 5358 Sayılı Kanunun 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İ.İ.K.’nun 346/son maddesine göre “Bu bapta yer alan davalara icra mahkemesince bakılır” hükmü getirilmiştir. Yapılan değişik ile İcra Mahkemelerince, 4 çeşit ceza verilebilir.

>>>

Tasarlayarak Adam Öldürme Suçunda Lehe Kanun Değerlendirmesi

Arama Puantajı:
168

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Tasarlayarak ve yağma için insan öldürme suçu bakımından her iki yasa uygulandığında da sonuç cezalar müebbet hapis cezası olması nedeniyle aynı olmakla birlikte, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesi, 765 sayılı TCY’nın 31 ve 33. maddelerine göre hükümlü lehinedir. Yağma suçu yönünden de, 5237 sayılı TCY ile uygulama yapılmasında hükümlü lehine sonuç doğması ihtimali bulunmaktadır. Resmi evrakta sahtecilik ve ruhsatsız silah taşıma suçları bakımından 765 sayılı TCY hükümleri sonuç ceza itibariyle hükümlü lehine ise de, her iki suç açısından hükmolunan 2 yıldan aşağı hapis cezalarında 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi olanağı bulunduğundan, bu suçlar yönünden de Yerel Mahkemece duruşma açılarak yeni bir değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. >>>

Gasp Suçunu İşlemek İçin Adam Öldürme Suçunda Lehe Kanun Değerlendirmesi

Arama Puantajı:
168

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Tasarlayarak ve yağma için insan öldürme suçu bakımından her iki yasa uygulandığında da sonuç cezalar müebbet hapis cezası olması nedeniyle aynı olmakla birlikte, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesi, 765 sayılı TCY’nın 31 ve 33. maddelerine göre hükümlü lehinedir. Yağma suçu yönünden de, 5237 sayılı TCY ile uygulama yapılmasında hükümlü lehine sonuç doğması ihtimali bulunmaktadır. Resmi evrakta sahtecilik ve ruhsatsız silah taşıma suçları bakımından 765 sayılı TCY hükümleri sonuç ceza itibariyle hükümlü lehine ise de, her iki suç açısından hükmolunan 2 yıldan aşağı hapis cezalarında 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi olanağı bulunduğundan, bu suçlar yönünden de Yerel Mahkemece duruşma açılarak yeni bir değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. >>>

Vakıf Şerhinin Tesciline ve Terkinine İlişkin Davalarda Hakdüşürücü Süre

Arama Puantajı:
165

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Vakıf şerhi'nin tapu sicilinden silinmesi ya da tapu siciline yazılmasına ilişkin istemleri içeren davalarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nda öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerekir >>>

İcra ve İflas Kanunundaki Şikayete Tabi Suçlarda Usul

Arama Puantajı:
161

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-İcra İflas Yasası'nda yer alan şikayete tabi kılınan suçlar dolayısıyla yapılan şikayet İİY'nin 347. maddesinde belirtilen süreler içinde, aynı Yasa'nm 348 ve 349. maddeleri uyarınca yetkili İcra Mahkemesine yapılmalıdır. 2-Bu suçlarla ilgili dava açma yöntemi, İİY'nin 349. maddesinde açıkça belirtilmiş bulunduğundan, şikayet, Yasa'nm 346. maddesi uyarınca yetkili kılınan İcra Ceza Mahkemesine yapılmalı ve bu suçlarla ilgili soruşturmalarda 5271 sayılı Yasa hükümleri değil, İİY hükümleri uygulanmalıdır. 3-Şikayete tabi olduğu belirtilen bu suçlarla ilgili olarak, şikayetin doğrudan İcra Ceza Mahkemesine yapılması gerektiğinden, 5271 sayılı Yasa'nm 170. maddesi uyarınca iddianame düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 0.9831 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi