Online-Hukuk.Org

tck 125 2

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Somut Tehlike

Arama Puantajı:
572

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Düşünce ve İnanç Hürriyeti

Arama Puantajı:
572

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Çocuk Hükümlülere Ait Müddetname Düzenlemesi

Arama Puantajı:
390

Hukukçu İsa Atalay

1-)İnfaz  kanunlarında  yapılan değişiklikler ile çocuk müddetnamelerinin hesaplanmasında uygulamada yanlışlıklar yapıldığı görüldüğünden, çocukların müddetnamelerinin hesaplanması ile ilgili olarak, faydalı olması ümidiyle aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte, bu kanunun 107/5 maddesi ile “18 yaşından küçük hükümlülerin Ceza İnfaz Kurumunda geçirdikleri 1 günün 2 gün sayılmasına” karar verilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren, 5560 Sayılı Kanun ile de “18 yaş sınırı, 15 yaşına indirilmiştir.” >>>

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
346

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

Bilişim Sistemini Kullanarak Menfaat Sağlama ve Hırsızlık

Arama Puantajı:
332

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Sanıkların birlikte hareket ederek, daha önceden haksız bir şekilde ele geçirdikleri katılan firmanın internet bankacılık şifresini kullanmak suretiyle, katılanın Şekerbank Ankara Küçükesat Şubesindeki hesabından 10.750 YTL'yı Şekerbank-İstanbul Zeytinburnu Şubesinde sanık Volkan adına açtırdıkları hesaba havale edip, aynı gün banka şubesinden çekmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemdeki kastı, katılan firmanın banka hesabında bulunan, taşınır nitelikteki parayı bilişim sistemini kullanmak suretiyle kendi banka hesaplarına geçirmeye, katılanın rızasına aykırı olarak malvarlığında azalmaya neden olmaya; başka bir anlatımla varolan veriyi başka bir yere göndermekten ziyade, bu verinin temsil ettiği parayı alarak mal edinmeye yöneliktir. Kaldı ki sanığın katılanın internet bankacılık hesabında bulunan parasına ulaşmak için bilişim sistemlerini araç olarak kullanmaktan başka alternatifi de yoktur. Dolayısıyla olayımızda, 5237 sayılı TCY'nın 142/2-e maddesinde düzenlenmiş bulunan “bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık” suçunun gerçekleştiği kabul edilmelidir. Şu halde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY’nın 142/2-e maddesindeki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi karşısında; 244. maddenin 4. fıkrası uyarınca uygulama yapma olanağı da bulunmamaktadır. >>>

Bileşik Suç

Arama Puantajı:
283

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesine göre bir diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı sebebi olan suçlara bileşik suç denir.Gasp bileşik suçu misal olarak verilebilir. >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve İfade Hürriyeti

Arama Puantajı:
282

Hukukçu Mustafa Yıldız

Raporun ve basın açıklamasının düşünce açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. İçeriğine ve ileri sürülen görüş ve önerilere katılmak yada bunları benimsemeyerek reddetmek olası ise de; konunun bilimsel şekilde ele alınması bir kamu görevi gereği hazırlanmış olması, içeriğinde, yasada öngörülen farklılıkları yekdiğeri aleyhine kin ve düşmanlığa sevkedecek ve kamu güvenliğine yönelik açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkaracak şiddet çağrısını içermemesi karşısında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu unsurlarının oluşmadığının kabulü gerekir. >>>

Hükmüm Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Çocuklar Hakkındaki Denetim Süresi

Arama Puantajı:
243

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hüküm tarihi itibariyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünde uygulanabilecek yegâne hüküm 5395 sayılı Yasanın 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükmüdür, bu hüküm uyarınca çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde beş yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilecektir, her ne kadar 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilerek, çocuklar açısından denetim süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesine yollamada bulunulduğundan, 231. maddedeki diğer koşullar nazara alınmaksızın sadece 23. maddenin denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması karma uygulama niteliğinde olacağından, Adalet Bakanlığı’nın bu yöne ilişen yasa yararına bozma istemi ve bu istemi yerinde görerek karardaki denetim süresini 5 yıldan 3 yıla indiren Özel Daire uygulaması 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine aykırıdır >>>

Zincirleme Suçu Oluşturan Filler İddianamede Anlatılmalıdır

Arama Puantajı:
233

hukukçu Mehmet Antalyalı

Zincirleme suçu oluşturan filler iddianamede anlatılmadır.Aksir takdirde, sadece suçu oluşturan fiilden ceza verilir.Zincirleme suç nedeni ceza 5237 sayılı Kanunun 43. Maddesi gereğince arttırılamaz

>>>

Teselsülü Oluşturan Sahtecilik Suçlarının İddianamede Gösterilmesi Gerekir

Arama Puantajı:
230

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yargılamanın konusu  iddianame ile sınırlı olduğundan,  teselsülü oluşturan sahtecilik  suçlarının  iddianamede belirtilmesi gerkir.İddianamede birden fazla sahtcilik suçu, bildirilmiş ise  failin zincirleme olarak mahkumiyeti mümkün değildir.

>>>

Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Azmettirme

Arama Puantajı:
230

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sahtecilik suçuna azmettirmek mümkündür. >>>

Parafın Mahiyeti

Arama Puantajı:
230

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Şuç işlendiği bilinerek paraf atılması halinde sahtecilik suçundan sorumlu olunur.

>>>

Vesika Nedir

Arama Puantajı:
230

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Trafik kazası tespit zaptı gibi varaka genel olduğu halde; vesika fakirlik, ikametgah ilmühaberi gibi statüye ve belli kişiye mahsus olarak tanzim edilir.Varakanın özel bir çeşidir.

>>>

Suçtan Kaynaklana Zarar .Giderilmesi Gerekir

Arama Puantajı:
229

Hukukçu Mehmet Antalyalı

işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerekir >>>

Yeni Ceza Kanunu Döneminde İrtikap Edilen Suçlar İçin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İçin Aranan Süre Tekerrür Süresi yle Sınırldır

Arama Puantajı:
228

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Eski yasa döneminde işlenip, adli sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı, yeni dönemde işlenen suçlar açısından ise infazdan sonra 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde belirtilen tekerrür sürelerinin esas alınmasının hakkaniyete uygun bir çözüm olacağı, >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karşı İtiraz Yoluna Müracaat Edilebilir

Arama Puantajı:
228

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kesinleşmiş hükümlerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya reddine ilişkin kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun 5728 sayılı Yasanın Geçici 1, 5275 sayılı Yasanın 101 ve 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz  yoluna tabidir >>>

Tecil Edilmiş Mahkumiyetler Hükmün Açıklanmasının Ertelenmesine Engel Değildir

Arama Puantajı:
225

Hukukçu Mehmet Antalyalı

765 sayılı Türk Ceza   Kanunu döneminde irtikap edilen ve 647 sayılı Kanun gereğince ertelenen mahkumiyetler esasen vaki olmamış sayıldığından  hükmün açıklanmasının ertelenmesine engel değildir >>>

Kesinleşmiş Mahkumiyetlerde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Usul

Arama Puantajı:
225

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kesinleşmiş hükümlerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının,  hükmü veren mahkemece, objektif koşulların değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılacak ahvalde evrak üzerinde, subjektif koşulların değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılması gereki >>>

Eski Ceza Kanunu Döneminde İrtikap Edilen ve Silinme Koşulu Oluşan Adli Sicil Kayıtları

Arama Puantajı:
225

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde irtikap edilip adli sicile işlenen  ve silinme şartları oluşan kayıtlar  hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmez .Bu kayıtlar hukuken yok hükmündedir >>>

Kasten İşlenmiş Bİr Suçtan Mahkumiyet Bulunmaması Gerekir

Arama Puantajı:
221

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Eski yasa döneminde işlenip, adli sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı, yeni dönemde işlenen suçlar açısından ise infazdan sonra 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde belirtilen tekerrür sürelerinin esas alınmasının hakkaniyete uygun bir çözüm olur >>>

Hukmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Temyiz Yoluna Müracaat Etmeden Kesinleşmesi ve Kanun Yararına Bozma

Arama Puantajı:
213

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dayanağını oluşturan mahkûmiyet hükmü ise hükmün açıklanması, düşme kararının verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra temyiz incelemesine konu olabilecek, temyiz yasayoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu taktirde yasa yararına bozma yasayolu ile incelenebilecek ve denetlenebilecektir. Sayılan üç olasılıktan birinin gerçekleşmesi halinde hüküm varlık kazanacağından, ancak bu aşamada olağan yasayolu olan temyiz yasayolu devreye girecek, varlık kazanan hükmün temyiz edilmesi halinde aleyhe temyiz bulunup bulunmadığı da dikkate alınmak suretiyle temyiz incelemesi yapılacak, bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar denetlenebilecek, hükmün varlık kazanması ve temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ise, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerindeki koşullar dikkate alınmak suretiyle yasa yararına bozma istemine konu olabilecektir. >>>

Haksız Mal Edinmme Suçunda Araştırılması Gereken Hususlar

Arama Puantajı:
212

Hukukçu Mustafa Yıldız

“Sanık savunması ve bilirkişi raporlarından suç konusu banka hesaplarının 1992 yılından beri yürtüldüğünün ileri sürülmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 3.2.1998 gün ve 7/288-11 sayılı kararında da belirtildiği üzere haksız mal edinme suçları ani suç niteliğinde olduklarından suç tarihinin mal veya paranın haksız edinim tarihi olduğu gözetilerek, ilgili bankalardan 1992 yılından bu yana açılmış bulunan söz konusu hesap ekstreleri ve diğer belgeler celp edilip suç konusu paraların hangi tarihlerde haksız edinildiği ayrı ayrı bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmek suretiyle suç tarihlerine göre zamanaşımına uğramış miktar belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi” isabetsizliğinden hükmün oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir >>>

Hırsızlık ve Yağma(Gasp)

Arama Puantajı:
211

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Hırsızlık suçu, suça konu eşyanın mağdurun hakimiyetinden çıkıp, failin  hakimiyetine girince tekemmül ettiği halde; gasp(Robbery) suçunun tekemmülü konusunda Yargıtay 6.Ceza Dairesindeki heyetler arasında görüş farklılığı bulunmaktadır. Bir görüşü göre  suça konu eşyanın, mağdurun hakimiyetinden çıkmakla tekemmül eder.Diğer görüşe Gasp(robbery) suçunun  tekemmülü için,  eşyanın  mağdurur  hakimiyetine girmesine gerek yoktur şeklindedir. Biz bu görüşe katılmıyoruz. Bize göre  gasp suçu hırsızlık suçunun bir çeşididir ve suçun tekemmülü için  maağdurun  hakimiyetinden çıkması yeterli deği, failin hakimiyetine girmesi gerekir. Bundan dolayı olay yerinden suça konu eşya ile uzaklaşmakta olan kişilerin. kendini durdurmak isteyen mal sahibi ya da olay yerine gelen güvenlik görevlilerine cebir ve tehdit kullanması hırsızlık suçuu  gaspa dönüştürür.  Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 25.03.2009 tarihli ve Esas No:2006/5530 Karar No:2009/5861 sayılı içtihadı da bu yöndedir. Hukuka uygun olan karar da bu şekildedir. Bize göre, gasp suçu, hırsızlık suçunun daha hususi bir şekli olduğundan, aynı hırsızlık suçunda oluduğu gibi, çalınan mal, failin hakimiyetine geçinceye kadar, kullanılan tehdit ve cebir, hırsızlık suçunun gasp suçuna tahvil eder.Hırsızlık suçunda, çalınan  mal, failn hakimiyetine geçinceye kadar,  malı almak için kullanılan çebir ve tehdit suçu, gasbı oluşturur.  >>>

Avukatlık Vekalet Sözleşmesinin Kendiliğinden sona Ermesi

Arama Puantajı:
211

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Avukatlık vekalet akdinin, vekaletnamede bahsedilmese bile mahiyetinden kaynaklanan bir süresi vardır. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İki Müesseseden Oluşur

Arama Puantajı:
210

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır. >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 4.9084 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi