Online-Hukuk.Org

savunma nasıl yazılır

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Sanık Duruşmaya Katılma Hakkından Mahrum Edilmemelidir

Arama Puantajı:
10

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Somut olayda, 5320 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca Sulh Ceza Mahkemesince yapılmış olan sorgunun yeniden yapılmasına gerek bulunmamakta ise de; adil yargılanma ilkesi gereğince duruşmaya katılma hakkı bulunan sanığın duruşmadan haberdar edilmesi zorunluluğuna uyulmaksızın yargılamanın yokluğunda bitirilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan, itirazın bu değişik gerekçe ile kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle 1412 sayılı CYUY’nın 308/8. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmelidir >>>

Kasten Yaralama ve Yağma(2)

Arama Puantajı:
10

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Birbiriyle çelişkili ve kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, sanığın yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, direnme hükmünün bu nedenlerle bozulması gerekmektedir. Ancak, sanığın olay sırasında katılanı 7 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaraladığı sabit olduğuna göre, eylemi 765 sayılı TCY’nın 456/4. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturmaktadır. >>>

Bozma Kararı Lehede Olsa Sanığa Haber Vermeme Savunma Hakkının Kısıtlanmasıdır

Arama Puantajı:
10

Hukukçu Mehmet Antalyalı

5271 sayılı CYY’nın 307. maddesi 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca, yargılamanın halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 326. maddesi uyarınca yapılması zorunludur. Diğer yönden, Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarına göre, bozma kararı lehe olsa dahi sanık duruşmadan haberdar edilerek kendisine duruşmada savunma yapma hakkı tanınmalıdır. Bu kurala aykırılık, savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İmkanı Ouşan Bir Konuda Ceza Genel Kurulu Karar Veremez

Arama Puantajı:
10

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ancak, hükümden sonra yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile CYY’nın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında gerçekleştirilen değişiklikler sonucunda, bu maddede öngörülen objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde uygulanması olanağı bulunan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumunun tatbik alanı genişletilmiş ve somut olayda uygulanabilir bir hale gelmiştir. Kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasına olanak sağlayan ve bu yönüyle sanık lehine sonuç doğurduğunda kuşku bulunmayan bu hukuki kurumun sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı ise öncelikle yerel mahkemece ele alınıp değerlendirilmelidir. >>>

Çelişkili İfadelere İstinaden Hüküm Kurulamaz

Arama Puantajı:
10

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur. >>>

Uyarlama Yargılamasında Tebliğnamenin Müdafie Tebliğ Edilmemesi Savunma Hakkının Kısıtlanmasıdır

Arama Puantajı:
10

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Uyarlama yargılamasında, olay yargılamasında uygulanması zorunlu bir takım usul hükümlerinin uygulanamayabileceği kararlaştırılmış ise de, bu kararlarda, uygulanmayan hükümlerin savunma hakkını kısıtlayıp, kısıtlamadığı, adil yargılamayı etkileyip etkilemediği üzerinde titizlikle durulmuştur. Buna göre tebliğnamenin tebliği konusunda, uyarlama yargılaması veya olay yargılaması şeklinde bir ayrıma gidilmediği gözetildiğinde bu emredici hükmün uyarlama yargılamasında da titizlikle uygulanması gerekmektedir. Somut olayda, hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği nazara alındığında, sanık müdafiinin C.Başsavcılığı görüşünden haberdar edilmemesinin savunma hakkını da kısıtlayacağı, bunun da 1412 sayılı Yasanın 308. maddesinde belirtilen mutlak kanuna muhalefet hallerini oluşturacağında kuşku yoktur. >>>

Avukatlık Vekalet Sözleşmesinin Kendiliğinden sona Ermesi

Arama Puantajı:
10

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Avukatlık vekalet akdinin, vekaletnamede bahsedilmese bile mahiyetinden kaynaklanan bir süresi vardır. >>>

Ceza Kararnamesiye Verilen Kararlar Aleyhine Kanun Yararına Bozma Yoluna Gidilebilir

Arama Puantajı:
9

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Ceza Muhakemesi Kanunu, CMUK’ta düzenlenen yazılı emir yasa yolunu düzenleyen maddeyi yürürlükten kaldırmış ancak benzer kurum olan kanun yararına bozma kurumunu düzenlemiştir. Mahkumiyete ilişkin hükmün Yargıtay’ca kanun yararına bozulması halinde, şayet bozma nedeni savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkinse, hakim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilecektir. Ancak bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamaz. Bilişim hırsızlığı suçu asliye ceza mahkemesinin görevine giren suçlardan olup duruşmalı yargılamayı gerektirir. Somut olayda ise sulh ceza mahkemesi ceza kararnamesi ile yargılamayı sonuçlandırmıştır. Yapılan usul hatası nedeniyle sanığın savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu durumda ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla sanıkların görevli mahkemede yargılanması gerekir. >>>

Taksirli Suçlarda Netice İstenmemelidir

Arama Puantajı:
9

Hukukçu Mustafa Yıldız

Mağdur ve sanığın arkadaş oldukları, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile sabittir. Mağdurun da doğruladığı üzere, zaman zaman sanık ile aralarında kaba, küfürleşmeler içeren şakalar yapıldığı, olay günü de sanığın, mağdurun çalışmakta olduğu akaryakıt istasyonuna geldiğinde ona küfürler içeren sözler ile şaka yaptığı ve üzerinde taşımakta olduğu silahı çıkartarak her iki yanına doğru iki el ateş ettiği anlaşılmaktadır. Gerek mağdur ile sanık, gerekse tanıklar ikinci atış sonrasında tabancanın tutukluk yaptığını belirtmişlerdir. Sanığın, tutukluğu giderdiği ve üçüncü atış ile mağdurun raporlarda belirtilen şekilde yaralandığı açıktır. Aralarında herhangi bir husumet bulunmayan ve olay sırasında da herhangi bir anlaşmazlık yaşanmayan sanığın, mağdura kasıt ile ateş ettiğini gösterir, her türlü şüpheden uzak kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Öte yandan mağdurun yaralanması öncesinde tabancanın tutukluk yapmış olması, sanığın bunu gidermesi ve yeterli kontrolü yapmadan mağdura yönelttiği silah ile ateş ederek onu yaralamasından ibaret eyleminde, meydana gelen neticenin sanık tarafından istenmediği açıktır. Kaldı ki, yaralama öncesinde mağduru hedef almadan iki el ateş etmiş olması ve yaralama sonrasında tabancada bir mermi daha bulunmuş olması, sanığın mağduru hastaneye götürmek için sarfettiği çaba, kendiliğinden kolluğa başvurup teslim olması gibi olgular nazara alındığında, eylemin oluş biçimine ilişkin ve sanığın sorumluluğuna etkili olan kuşku sanık lehine değerlendirilmelidir. Bu nedenle yerel mahkemece, toplanan kanıtların değerlendirilmesinde ve sanığın eyleminin taksirle yaralamaya neden olmak suçuna uyduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. >>>

Usulsüz Tebligat Nedeniyle Savunmanın Englellenmesi Savunma Hakkının Kısıtlanmasıdır

Arama Puantajı:
9

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Tebligat, usulsüz yapılması nedeniyle savunma yapılmasının egellenmesi, savunma hakkının kısıtlanmasıdır >>>

Hakaret Suçu ve İddia ve Savunma Dokunulmazlığı

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-) Hakaret ile iddia ve savunma dokunulmazlığı arasında sıkı bir rabıta bulunmaktadır. İddia ve savunma dokunulmazlığı  kapsamında yapılan  hakaret ve menfi değerlendirmeler  suç teşkil etmekle birlikte  takip edilen suç siyaseti gereği tecziye edilmemektedir.Ortada bir suç vardır. Bu suç tecziye edilmese bile hasız fiil vasfını muhafaza eder >>>

Ceza Muhakemesinde Yargıtaca Hükmüm Aleyhe Bozulmasından Sonra Sanığıa Savunma Hakkı Verilmelidir

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 326. maddesi gereğince sanıklardan bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması zorunludur. Bu zorunluluk 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren ancak 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca henüz uygulanma olanağına kavuşmayan 5271 sayılı Yasanın 307/2. maddesinde de vurgulanmıştır. 1412 sayılı Yasanın 326. maddesi uyarınca sanıklara, bozmada belirtilen ve aleyhlerinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendilerini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu yasa hükmü, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanan ve uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır. >>>

Resmi Belgede Sahtecilik Suçunda İğfal Kabiliyeti

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mehmet Antalyalı

İğfal kabiliyeti yoksa belgede sahtecilik suçu oluşmaz >>>

Basın Yolu İle Hakaret

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mehmet Anatalyalı

Kamu görevinde bulunanlar veya talip olanların normal kişilerden daha sert eleştirileri göğüslemesi gerekir

>>>

Daha Az Atışla Yetinilmesi Gerekirken Fazla Atış Yapmak

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yaralanıp yere düşen sanığın da kendi üstündeki silahını çekip maktule doğru 6 el ateş ederek maktulü öldürmesiyle sonuçlanan olayda; sanığın kendine yönelik saldırıya karşı savunmada bulunurken daha az bir atışla yetinmesi yerine, çok sayıda ateş ederek savunma sınırını kastı olmaksızın aşması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 27/1,  maddesi kapsamında kalır >>>

Ek- Savunma Hakkı ve İnsan Hakları Sözleşmesi

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yargılamanın bir bütün olarak adilliğini değerlendiren AİHM, başvuranın AİHS'nin 6/3 (a) maddesi anlamında yapılan suçlamanın niteliği ve nedeni hususunda bilgilendirilmediği veya AİHS'nin 6/3 (b) maddesinin ihlal edildiği veya AİHS'nin 6/1 maddesi bağlamında adil şekilde yargılanmadığı konularında ikna olmamıştır. Bu nedenle, başvurunun sözkonusu kısmı dayanaktan yoksundur ve AİHS'nin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmelidir.   >>>

Kasten Adam Öldürme Suçunda Meşru Müdafaa Sınırının Aşılması

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)Sanığın kendine yönelik saldırıya karşı savunmada bulunurken daha az bir atışla yetinmesi yerine, çok sayıda ateş ederek savunma sınırını kastı olmaksızın aşması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 27/1 maddesi delâletiyme mezkur Kanunu'nun 85. maddesi yerine kasten adam öldürme suçundan kararar verilmesi hukuka aykırıdır >>>

Suça Teşebüs ve Hazırlık Hareketleri

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mustafa Yıldız

Sanık öldürmeye elverişli olduğu yönünde kuşku bulunmayan bıçakla ve öldürmek amacıyla mağdurun evine yönelmiş ise de, daha önceden evin önünde güvenlik önlemi alan kolluk güçlerince yakalanmış olup, yasanın benimsediği objektif teori esas alındığında, bu hareketler öldürme suçu yönünden ancak hazırlık hareketleri niteliğindedir. O ana kadarki hareketlerin, doğrudan doğruya icraya başlama ölçütü çerçevesinde icra hareketleri kapsamında kabulü olanaksızdır. Özel Dairece benimsenen sübjektif teori kabul edilerek, eylemin öldürmeye teşebbüs olarak nitelen¬dirilmesi, 5237 sayılı TCY’nın 35. maddesine açık aykırılık oluşturacağı gibi suçta ve cezada yasallık ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. >>>

Bulundurma Ruhsatlı Silahın Taşınması Suç Oluşur

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Bulundurma ruhsatlı silahın taşınması suçtur.Ancak taşıma kastının olup olmadığını tespit etmek gerekir >>>

İnsan Hakları Mahkemesi Kararı Gereğince Yargılamnın Yenilmesi

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Bülent Bilaloğlu

İnsan haklarının, uluslar arası hukuk alanında korunması çalışmaları, uluslararası hukukun niteliğini de değiştirmiş, uluslararası hukuk, devletlerin çıkarı göz önüne alınarak hazırlanan bir devletler arası hukuk olmak yanında, üstün ve ortak değerler adına bireylerin çıkarlarını sağlamak görevini de üstlenmiştir.

>>>

Savunmada Boşluğa Sebebiyet Verilmesi Yoluyla Savunma Hakkının Kısıtlanması

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Duruşmaya gelmeyen sanık vekilinin duruşmada hazır bulunarak görevini yapabilmesi bakımından duruşma gününün tebliğ edilmesi, gelmediği takdirde  5271 sayılı Ceza Muhakmesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu bir müdafii görevlendirilmesi yoluna gidilmeyerek savunmalarda oluşan boşluk ve kısıtlılığa gidilmesi savunma hakkının kısıtlanmasıdır. >>>

Teşhisde Süphelinin İfadesi Alınıyorsa Müdafii Bulunmalıdır

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Mağdur veya tanık ile şüphelinin yüz yüze getirilerek karşılıklı beyanlarının alınması şeklinde, dolayısıyla yüzleştirme tarzında icra edilen işlemlere de teşhis denilmektedir. Böyle bir durumda şüphelinin beyanı alındığı için artık sadece bir teşhis işlemi söz konusu olmayıp aynı zamanda şüphelinin aktif olarak katıldığı ifade alma işlemi gerçekleştirildiğinden bu durumda müdafiin katılımı zorunludur.Bu itibarla, kolluk tarafından müştekiye yaptırılan teşhiste müdafiin bulunması zorunluluğu olmadığı gibi, somut olayda yapılan teşhis işleminde yürürlükteki mevzuata göre herhangi bir usulsüzlük de bulunmamaktadır >>>

Cumhuriyet Savcısının Mütalaası Açık ve Net Olmalıdır

Arama Puantajı:
6

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kamusal iddia makamını temsil eden C.Savcısının esas hakkındaki görüşünün mahkûmiyet yönünde olması durumunda, görüşünü açık ve anlaşılır bir biçimde ve uygulanması talep edilen yasa ve maddelerini de göstermek suretiyle açıklamak zorunda olduğundan, somut olayda beyan edilen “mahkememizce önceden verilen karar gibi hüküm kurulması mütalaa olunur” şeklindeki sözlerin esas hakkında mütalaa olarak geçerli ve yeterli kabul edilmesi olanağı bulunmamaktadır. >>>

Silah sahibinin Tespiti

Arama Puantajı:
6

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Bazı durumlarda, zabıta tarafından silah yakalanır; ancak, silah sahibinin tespiti mümkün değildir. Veya öyle bir savunma yapılır ki, silahı kimin kullandığı tespit edilemez. Bu duruma emsal teşkil edecek misaller aşağıda verilmiştir; >>>

Savunma Alınmaması İade Sebebi Değildir

Arama Puantajı:
6

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 174. maddesine göre, dava açılması için sanığın savunmasının alınması şart değildir. Sanığın savunması alınmadan da dava açılabilir.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 170/3. maddesinde iddianamemede nelerin bulunması gerektiğin gösterildiği;  mezkur Kanunun 174/1 maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iade iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iade sebepleri arasında, şüphelinin ifadesinin alınmamasının başlı başına iade nedeni olamayacağı, Şüpheli'nin ifadesinin mahkemece de alımasının mümkün olduğu, gözetilmeden, yazılı şekilde iddianamenin kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (2.CD.27.06.2006 tarih ve 2006/6104E, 2006/12460) >>>

Hakeret Suçu ile İhbar ve Şikayet Hakkı

Arama Puantajı:
6

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-) Şikayet ve ihbar hakkının kullanıldığından bahsetmek için, ilk önce, ihbar ve şikayet hakkınn 5271 sayıl Ceza Muhakemesinin 158. maddesinde belirtilen mericilere ve bu mercilere ulaştırılmak üzere ilgili makamlara yapılması gerekir. Şikayet ve ihbar hakkı, iddia ve savunma dokunulmazlığının bir parçaı olarak kabul edilmesi gerekir >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 0.8333 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi