Online-Hukuk.Org

icra mahkemesine şikayet dilekçesi

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Bilinçli Taksirle Yaralama Halinde Taksirle Yaralama Suçu(89/1 hariç) Şikayete Tabi Olmaktan Çıkar

Arama Puantajı:
9

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Bilinliçli  taksirle irtikap edilen suç 89/1. maddesine mümas ise, bu durumda, taksirle işlenen suç şikayete tabidir.Şikayet yoksa adli tahkikat yapılamaz.Ancak bilinçli taksirle irtikap edilen suç, 5237 sayılı Kanunun 179. maddesinde belirtilen tehlikeli şekilde araç kullanmak suçunu oluşturabilir. Mesela,kırmızı ışıkta  geçerek bir kişinin  89/1. maddesine mümas olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verilen bir kazada, şikayet yoksa, şüphleli hakkında mezkur Kanunun 179/2. maddesine göre tehlikeli şekilde  araç kullanmak fiilinden dava açılması gerekir.Fail, aşırı alkollü(veya uykusuz) şekilde tek taraflı kaza yaparak yanında bulunan kişinin 89/1. maddeye mümas şekilde yaralanmasına  sebeb olduğu ve mağdurun da şikayetçi olmaması nedeniyle, fail hakkında taksirle yaralama suçundan ek-takipsizlik kararı verilmesi gerekir. Araç kullanan kişi hakkıda da 5237 sayılı Kanunun 179/3. maddesi delaletiyle mezkur Kanunun 79/2. maddesi ile tecziyesi için kamu davası açılması gerekir. >>>

Eski ve Yeni Zincirleme Suçların Karşılaştırılması

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Zincirleme suç, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinde; “ bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünü Birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır şeklinde düzenlenmişken, 5237 Sayılı Yasanın 43/1 maddesinin konumuza ilişkin ilk cümlesinde; “ Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir” biçiminde düzenlenmiştir. >>>

Suça İştirak ve Suç İşlenmesine Yardım Etme

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mustafa Yıldız

Suç iştirak için, suç işlenmeden önce veya  suç irtikap edilirken   fikir ve irade birliğinin yapılması gerekir. Ancak suç işlenmesine tek taraflı irade ile yardım edilmesi de mümkündür. >>>

Şikayet Hakkı Doğmadan Şikayetçi Olmak

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mustafa Yıldız

Şikayet hakkı doğmadan şikayetçi olmakla ilgili olarak yargıtaya kararı aşağıda verilmiştir. >>>

Cinsel Amaçlı Çocuğun Hürriyetini Rızaen Tahdit Etme Suçu Yönünden Eski ve Yeni Hürriyetii Tahdit Suçlarının Karşılaştırılması

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Çocukların cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kılınması suçu 765 sayılı TCY'nin "Adabı umumiye ve nizamı aile aleyhinde cürümler" başlıklı sekizinci babının "Kız, kadın ve erkek kaçırmak" başlıklı ikinci faslında yer alan 430/2. maddesinde, "Eğer reşit olmayan kimse, cebir ve şiddet veya tehdit veya hile olmaksızın kendi rızası ile şehvet hissi veya evlenme maksadıyla kaçırılmış veya bir yerde alıkonulmuş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir" şeklinde, 5237 sayılı TCY'de ise "Hürriyete karşı suçlar" bölümünün "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109. maddesinde, "(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir''  hükmü yer almaktadır.

>>>

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar ve Dilekçeyi İşleme Koymama Kararı

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-) 4483 sayılı Kanunu'nun 4/son maddesine göre şikayet dilekçesini işleme koymama kararı, idari bir işlemdir.Takipsizlik kararı değildir.Bundan dolayı itiraz edilemez >>>

İftira ve Şikayet Hakkı

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mehmet Antalyalı

İftira suçu, doğrudan kast ile irtikap edibilen bir suçtur. İftira suçunun oluşması için, kişinin bir ön malumata sahip olması gerekir. Suçsuz olduğunu bildiği bir kişiye karşı iftira atılabilir.Kişi, dilekçesinde, failin suçlu olup olmadığı konusunda kesin değilse yani şüpheliyle bu durumda iftira suçu oluşmaz >>>

Zincirle Suç ve 765sayılı (mülga) TCK'nun 43. maddesine mümas Teselsül Suç

Arama Puantajı:
8

Hukuçu Mustafa Yıldız

Zincirleme suç, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinde; “ bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünü Birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır şeklinde düzenlenmişken, 5237 Sayılı Yasanın 43/1 maddesinin konumuza ilişkin ilk cümlesinde; “ Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir” biçiminde düzenlenmiştir.  765 Sayılı TCY'nda yer alan “ muhtelif zamanlarda vaki olsa bile” ifadesi karşısında, aynı suç işleme kararı altında birden fazla suçun aynı zamanda işlenmesi durumunda diğer koşulların da varlığı halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi olanaklıdır. Nitekim 765 sayılı TCY'nın yürürlüğü zamanında bu husus yargısal kararlarla kabul edilmiş ve uygulama bu doğrultuda yerleşmiştir. 5237 Sayılı TCY'nın 43/1 maddesinde bulunan, “ değişik zamanlarda” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinİn uygulanabilmesi için, suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gereklidir ki, bunun sonucu olarak, aynı mağdura, aynı zamanda, aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda tek suçun oluşacağı kabul edilmiştir. Bu halde zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapılamayacak ancak bu husus TCY'nın 61.maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesiNde göz önüne alınabilecektir. >>>

Tahhüdü İhlal Suçunda Tazyik Hapsi Verilmelidir

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Açıklanan yasal düzenlemeler nazara alındığında gerek 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa, gerekse İİY’daki değişikliği içeren 5358 sayılı Yasanın aynı gün yani 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmeleri nedeniyle, bu tarihten önce işlenen kabahat eylemlerinde 5252 sayılı Yasanın 7. maddesinin 5358 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğe nazaran daha lehe olması nedeniyle “idari para cezası”na hükmedilmelidir. Ancak, 01.06.2005 tarihinden sonra İİY’da “kabahat” olarak düzenlenen eylemlerin işlenmesi halinde, 5358 sayılı Yasa ile bu tür eylemler yönünden özel bir düzenleme getirilmiş olması karşısında, özel bir düzenlemenin bulunduğu konularda genel düzenlemeye ilişkin 5252 sayılı Yasanın 7. maddesinin uygulanması sözkonusu olamayacağından, özel yasa niteliğinde olan İİY’daki yaptırımların uygulanmasında zorunluluk bulunmaktadır. Nitekim, Ceza Genel Kurulunun 25.04.2006 gün ve 123-127 sayılı ile 13.02.2007 gün ve 342-26 sayılı kararlarında da aynı husus kabul edilmiş ve vurgulanmıştır. >>>

Cezası Etelenen Kişye Uygulanacak Tedbirler Kanunuda Sınırlı Şekilde Sayılmıştır

Arama Puantajı:
8

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Denetim süresince yüklenilecek yükümlülük ise, 51. maddenin 4. fıkrasında, sınırlı bir şekilde sayılmış olup, mahiyetleri itibariyle birden fazla yükümlülük belirlenmesi mümkün bulunmadığı gibi bu yükümlülüklerin değiştirilmesi veya ilave yükümlülükler hükmedilmesi de mümkün değildir. Yerel mahkemece, meslek veya sanat sahibi olan sanığın, mümkün olduğunca bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, karar vermekle yetinilmesi gerekirken, bu yükümlülüğe ek olarak "veya bağımsız çalışmasına" ve "2 yıllık denetim süresi içerisinde alkol kullanmasının yasaklanmasına" karar verilmesi yasaya açıkça aykırılık oluşturmaktadır. >>>

Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme ve Taksirle Yaralama

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Trafik kazanında bir kişinin ölümü ile birlikte bir kişinin  yaralanmasına sebebiyet  verilmesi halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1-2 maddesi tatbik olunur.Ancak, yaralı mağdur şikayetçi olmazsa suç 85/1. maddesine mümas suç haline dönüşür.) >>>

İcra Müdürlüğünü Aracı Kılarak Dolandırıclık

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mustafa Yıldız

Sahte bir çeki icra müdürlüğü aracılığıyla tahsil  edilmesi halinde, kamu kurumu olan icra müdürlüğü aracı kılarak dolandırmak suçu tekemmül eder. >>>

Selbi Hareketle Kasten Adam Öldürme Suçunu Doğrudan İrtikap Etmek

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mustafa Yıldız

Sanık Levent'in, olayı başlatarak ve elinden tabancayı almasına karşı çıkmayarak, "öldürme kastında" sanık Erkan ile mutabık kaldığında ve zımni bir işbirliği (işbölümü) ile öldürme suçuna katıldığında kuşku bulunmadığından, bu sanığın maktule yönelik eyleminin, 5237 sayılı TCY açısından da 37. maddede düzenlenen "faillik" kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerekir.   >>>

Suçun İcrai Hareketlerine Başlanmalıdır.

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-) Teşebbüsün söz konusu olması için, suçun icrai hareketlerine başlanması gerekir.Yapılan icrai hareketler, iltibasa mahal vermeyecek bir noktaya kadar gelmesi gerekir. Yani geri dönüşü mümkün olmaması gerekir

>>>

Yanlış Merciye Sikayet

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yanlış mercie  yapılan şikayet ile ilgili açılamalar aşağıda yapılmıştır.

>>>

Kasten Adam Öldürmeye Teşebbüs ve Silahlı Tehdit

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Daha önce aralarında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmayan amcasına gürültü yapması ve küfretmesi nedeniyle kızmış olan sanığın, yanına daha nitelikli birkaç fişek yerine içinde kuş saçması ile doldurulmuş bir fişek bulunan tek kırma av tüfeğini alarak amcasının evine gitmek ve evin dış kapısından girer girmez, merdivenlerin yukarısında, kendisine 2,5 metre mesafede ayakta durmakta olan amcasına tehevvürle “seni öldüreceğim” biçiminde bağırdıktan sonra, mani sebebin olmadığı anlaşılan fiziki ortamda, kaçma veya eğilerek vurulmaktan kurtulma imkanı bulunmayan mağduru rahatlıkla vurma olanağına sahipken, mağdur yerine tavana doğru ateş etmekten ibaret olan eylemi bir bütün halinde adam öldürmeye teşebbüs değil, “korkutma kastıyla” icra edilen silahla tehdit suçunu oluşturur. >>>

Selbi Hareketle Müşterek Faillik

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mustafa Yıldız

Sanık Levent'in, olayı başlatarak ve elinden tabancayı almasına karşı çıkmayarak, "öldürme kastında" sanık Erkan ile mutabık kaldığında ve zımni bir işbirliği (işbölümü) ile öldürme suçuna katıldığında kuşku bulunmadığından, bu sanığın maktule yönelik eyleminin, 5237 sayılı TCY açısından da 37. maddede düzenlenen "faillik" kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerekir.   >>>

Duruşma Yapılacak Yerde Ceza Kararnamesiyle Kararnameyle Hüküm Tesis Edilmesi Savunma Hakkının Kısıtlanmasıdır

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mustafa Yıldız

İddianamede tanımlanan ve nitelenen eylem, 765 sayılı TCY’nın 525/a maddesinde düzenlenen ve yargılama görevi asliye ceza mahkemesine ait bulunan bilişim hırsızlığı suçuna ilişkindir. Öte yandan, gerek bu suç bakımından yasada öngörülen yaptırım türü ve miktarı, gerekse yargılamasının duruşma açılarak yapılmasının zorunlu bulunması karşısında, mevcut davanın ceza kararnamesi ile sonuçlandırılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla, açıklanan usul yanılgısının hukuka aykırılık oluşturduğu açıktır >>>

Güveni Kötüye Kullanma ve Bankalar Kanununa Muhalefet

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Güveni  kötüye kullanma(Abuse  of  trust) suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun da tanzim edilen  genel niteliklte bir suçtur. Bundan dolayı,ilk önce hususi kanunlarda şikayete kanu fiille ilgili bir hüküm olup olmadığına bakma gerekir. >>>

Sanığın Kastını İradenin Dışa Yansımalarını Dikkate Yorumlamak.

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mustafa Yıldız

Öğretide farklı  tanımlamalar yapılmış olmasına rağmen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.1985 gün 85/330 sayılı kararında belirtildiği gibi kast, öngörülen ve suç teşkil eden bir fiili gerçekleştirmeye yönelen irade şeklinde tanımlanabilir. Failin iç dünyasında gerçekleşen iradenin bilinmesi mümkün olmadığına göre, bu iradenin dış dünyaya yansıyan biçimine dayalı olarak, yani sanığın eylemlerinin ve eylemlerin doğurduğu sonucun gözönüne alınarak iradenin belirlenmesi ve hangi suç kastı ile hareket ettiğinin saptanması gerekmektedir >>>

Mala Zarar Verme Suçunda Delillerin Toplanması

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)Mala zarar verme suçunda adli tahkikat yapılırken, dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda belirtilmiştir. >>>

Kasten Adam Öldürme ve Taksirle Adam Öldürme

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Adam öldürmeye kalkışma suçundan yapılan yargılama sonunda, suç niteliği değiştiği kabul edilerek taksirle yaralamaya neden olma suçundan ceza tayin edilmiştir. Uyuşmazlık, suç niteliğini tayin noktasında toplanmaktadır. Hareketin iradi, neticenin öngörülebilir olmakla birlikte istenmemiş olması halinde taksir söz konusudur. Dosya kapsamından mağdur ve sanığın arkadaş oldukları ve aralarında husumet olmadığı anlaşılmaktadır. Olay günü sanık, mağdurun işyerine gelerek küfürler içeren şakalar yaptıktan sonra üzerindeki silah ile ateş etmiştir. Sanığın kasıt ile ateş ettiğini gösterir kesin bir delil bulunmamaktadır. Mağdurun yaralanmasından önce tabanca tutukluk yapmış; sanık, bunu gidermesi için yeterli kontrol yapmadan mağdura yönelttiği silah ile ateş ederek yaralamaya sebebiyet vermiştir. Neticenin sanık tarafından istenmediği dosya kapsamı ile sabittir. Söz konusu eylem, taksirle yaralamaya neden olma suçunu oluşturur.    >>>

Olası Kast ve Teşebbüs

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mustafa Yıldız

Bu ilkeler ve kanıtlar ışığında mağdur Recep K....'e yönelik eylem değerlendirildiğinde, sanığın, kendisine yönelik herhangi bir eylemi bulunmayan ve kavga ile de ilgisi olmayan mağdurun aracına, gece karanlığında ve önceki olayın etkisi ile hedef gözetmeksizin rastgele yaptığı atışta, merminin arabanın tavanı ile camının birleştiği yere isabet edip, parçalanıp sekerek, nüvelerinin isabeti ile mağdurun yaralanmasına neden olması eylemi kasten adam öldürmeye teşebbüs kapsamında değil, yaralama kapsamında değerlendirilmelidir. Her iki olay araya zaman fasılası girmeksizin ceryan etmiş ise de, sanığın her iki olaydaki davranış biçimi birbirinden tamamen farklıdır, bu nedenle ilk olayda hangi kasıtla hareket etmişse, ikinci olayda da aynı kasıtla hareket etmiştir, şeklindeki kabul, dosya içeriğiyle bağdaşmamaktadır. Diğer yandan rastgele yapılan bir ateş sonucu mermilerin araçtakilere isabeti sonucunda, araçtakilerin ölmesi halinde, gayri muayyen (belirsiz) kast kuralları uyarınca sanık meydana gelen sonuçtan yani öldürmeden sorumlu ise de, ölümün meydana gelmemesi halinde, öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulamaz, aksi kabul belirsiz kast (gayri muayyen kast) durumunda kastın sınırlarını öngörülemeyecek derecede genişletme sonucunu doğurur. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın meydana gelen yaralama sonucundan belirsiz (gayri muayyen) kast kuralları çerçevesinde sorumlu tutulması gerekirken, boş tabanca ile hedef gözetilerek ikinci kez tetik düşürüldüğüne ilişkin  kuşkulu kabule dayanılarak, sanığın eyleminin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna ilişkin Yerel Mahkeme direnme kararı isabetsiz olup, bozulmasına karar verilmelidir. >>>

Taksirli Suçlarda Netice İstenmemelidir

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mustafa Yıldız

Mağdur ve sanığın arkadaş oldukları, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile sabittir. Mağdurun da doğruladığı üzere, zaman zaman sanık ile aralarında kaba, küfürleşmeler içeren şakalar yapıldığı, olay günü de sanığın, mağdurun çalışmakta olduğu akaryakıt istasyonuna geldiğinde ona küfürler içeren sözler ile şaka yaptığı ve üzerinde taşımakta olduğu silahı çıkartarak her iki yanına doğru iki el ateş ettiği anlaşılmaktadır. Gerek mağdur ile sanık, gerekse tanıklar ikinci atış sonrasında tabancanın tutukluk yaptığını belirtmişlerdir. Sanığın, tutukluğu giderdiği ve üçüncü atış ile mağdurun raporlarda belirtilen şekilde yaralandığı açıktır. Aralarında herhangi bir husumet bulunmayan ve olay sırasında da herhangi bir anlaşmazlık yaşanmayan sanığın, mağdura kasıt ile ateş ettiğini gösterir, her türlü şüpheden uzak kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Öte yandan mağdurun yaralanması öncesinde tabancanın tutukluk yapmış olması, sanığın bunu gidermesi ve yeterli kontrolü yapmadan mağdura yönelttiği silah ile ateş ederek onu yaralamasından ibaret eyleminde, meydana gelen neticenin sanık tarafından istenmediği açıktır. Kaldı ki, yaralama öncesinde mağduru hedef almadan iki el ateş etmiş olması ve yaralama sonrasında tabancada bir mermi daha bulunmuş olması, sanığın mağduru hastaneye götürmek için sarfettiği çaba, kendiliğinden kolluğa başvurup teslim olması gibi olgular nazara alındığında, eylemin oluş biçimine ilişkin ve sanığın sorumluluğuna etkili olan kuşku sanık lehine değerlendirilmelidir. Bu nedenle yerel mahkemece, toplanan kanıtların değerlendirilmesinde ve sanığın eyleminin taksirle yaralamaya neden olmak suçuna uyduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. >>>

Davaya Katılma ve Şikayet

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Davaya katılmak için şikayetçi olmak gerekir.  Şikayet yoksa veya yapılan şikayetten vazgeçilmiş ise,  davaya katılma mümkün değildir >>>

Davaya Katılma ve Şikayet

Arama Puantajı:
7

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Davaya katılmak için şikayetçi olmak gerekir.  Şikayet yoksa veya yapılan şikayetten vazgeçilmiş ise,  davaya katılma mümkün değildir >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 3.3933 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi