Online-Hukuk.Org

hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz dilekçesi

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

İtiraz Merciince Subut ve Vasfa İlişkin Karar verilebilir

Arama Puantajı:
381

Hukukçu Mehmet Antalyalı

İtiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, 231. maddenin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılmalıdır. Özel Dairece, mercii kararının bu yönde değerlendirilerek, beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı bulunması sonucunda bozulmasına karar verilmesi isabetlidir. Ancak  bu görüşünden vazgeçerek İtiraz merciinin sübut ve vasıf konusuna giribeliceğine dair karar verdi. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İki Müesseseden Oluşur

Arama Puantajı:
323

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır. >>>

Hükmüm Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Çocuklar Hakkındaki Denetim Süresi

Arama Puantajı:
311

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hüküm tarihi itibariyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünde uygulanabilecek yegâne hüküm 5395 sayılı Yasanın 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükmüdür, bu hüküm uyarınca çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde beş yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilecektir, her ne kadar 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilerek, çocuklar açısından denetim süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesine yollamada bulunulduğundan, 231. maddedeki diğer koşullar nazara alınmaksızın sadece 23. maddenin denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması karma uygulama niteliğinde olacağından, Adalet Bakanlığı’nın bu yöne ilişen yasa yararına bozma istemi ve bu istemi yerinde görerek karardaki denetim süresini 5 yıldan 3 yıla indiren Özel Daire uygulaması 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine aykırıdır >>>

Hukmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Temyiz Yoluna Müracaat Etmeden Kesinleşmesi ve Kanun Yararına Bozma

Arama Puantajı:
302

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dayanağını oluşturan mahkûmiyet hükmü ise hükmün açıklanması, düşme kararının verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra temyiz incelemesine konu olabilecek, temyiz yasayoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu taktirde yasa yararına bozma yasayolu ile incelenebilecek ve denetlenebilecektir. Sayılan üç olasılıktan birinin gerçekleşmesi halinde hüküm varlık kazanacağından, ancak bu aşamada olağan yasayolu olan temyiz yasayolu devreye girecek, varlık kazanan hükmün temyiz edilmesi halinde aleyhe temyiz bulunup bulunmadığı da dikkate alınmak suretiyle temyiz incelemesi yapılacak, bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar denetlenebilecek, hükmün varlık kazanması ve temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ise, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerindeki koşullar dikkate alınmak suretiyle yasa yararına bozma istemine konu olabilecektir. >>>

Eski Ceza Kanunu Döneminde İrtikap Edilen ve Silinme Koşulu Oluşan Adli Sicil Kayıtları

Arama Puantajı:
243

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde irtikap edilip adli sicile işlenen  ve silinme şartları oluşan kayıtlar  hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmez .Bu kayıtlar hukuken yok hükmündedir >>>

Hükmün Açıklanmasındaki Hukuka Aykırılıklar Kanun Yararına Bozmaya Konu Olabilir

Arama Puantajı:
242

Hukukçu Mustafa Yıldız

Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde, Adalet Bakanlığının 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde denetim süresinin 5 yıl olarak tespit edilmesinin isabetsiz olduğu nedenine dayanan yasa yararına bozma isteminde belirtilen hukuka aykırılığın, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan mahkûmiyet hükmünün üzerine inşa edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu oluşturmakta olduğu hususu tartışmasız olup, yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı olduğundan, Özel Dairece, yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi isabetli değildir >>>

Kasten İşlenmiş Bİr Suçtan Mahkumiyet Bulunmaması Gerekir

Arama Puantajı:
240

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Eski yasa döneminde işlenip, adli sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı, yeni dönemde işlenen suçlar açısından ise infazdan sonra 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde belirtilen tekerrür sürelerinin esas alınmasının hakkaniyete uygun bir çözüm olur >>>

Yeni Ceza Kanunu Döneminde İrtikap Edilen Suçlar İçin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İçin Aranan Süre Tekerrür Süresi yle Sınırldır

Arama Puantajı:
240

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Eski yasa döneminde işlenip, adli sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı, yeni dönemde işlenen suçlar açısından ise infazdan sonra 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde belirtilen tekerrür sürelerinin esas alınmasının hakkaniyete uygun bir çözüm olacağı, >>>

Kesinleşmiş Mahkumiyetlerde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Usul

Arama Puantajı:
240

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kesinleşmiş hükümlerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının,  hükmü veren mahkemece, objektif koşulların değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılacak ahvalde evrak üzerinde, subjektif koşulların değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılması gereki >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karşı İtiraz Yoluna Müracaat Edilebilir

Arama Puantajı:
238

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kesinleşmiş hükümlerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya reddine ilişkin kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun 5728 sayılı Yasanın Geçici 1, 5275 sayılı Yasanın 101 ve 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz  yoluna tabidir >>>

Tecil Edilmiş Mahkumiyetler Hükmün Açıklanmasının Ertelenmesine Engel Değildir

Arama Puantajı:
234

Hukukçu Mehmet Antalyalı

765 sayılı Türk Ceza   Kanunu döneminde irtikap edilen ve 647 sayılı Kanun gereğince ertelenen mahkumiyetler esasen vaki olmamış sayıldığından  hükmün açıklanmasının ertelenmesine engel değildir >>>

Suçtan Kaynaklana Zarar .Giderilmesi Gerekir

Arama Puantajı:
229

Hukukçu Mehmet Antalyalı

işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerekir >>>

5271 sayılı Kanunu'nun 231. maddesinin 12 Fıkrası Anayasaya Aykırı Değildir

Arama Puantajı:
208

Mustafa Yıldız Hukukçu

 4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 23. maddesiyle eklenen (12) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı  değildir >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Kanun Yararına Bozma

Arama Puantajı:
174

Hukukçu Mehmet Antalyalı

5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 8. fıkrasının; “Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur” şeklindeki düzenlemelerine açıkça aykırı olduğu gibi, bir kararın olağan denetim yolları ile incelenmeksizin, doğrudan olağanüstü yasayoluna tabi kılınması sonucunu doğuracağından, yasayollarındaki sisteme de aykırılık oluşturur. Diğer yönden, bir kararın biri olağanüstü,  diğeri de  olağan olmak üzere iki kez aynı temyiz merciince farklı yöntemlerle incelenmesi usul karmaşasına yol açacak ve böyle bir uygulama yasayollarının konuluş amacına da aykırılık teşkil edecektir.Hükmüm açıklanmasın  geri bırakılmasına karar verilmesi halinde,  hükmün içeriğindeki aykırılıklar ancak  hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü kanun  yollları denetimine  konu olabilecektir.Henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu enetimine tabi tutulması hukuken mümkün değildir.Bundan dolayı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması  kararının verildiği ahvalde,  hukmün içeriğine dahil bulunan  hukuka aykrılıkların kanun yararına bozma yolu ile denetlenmesi mümkün değildir >>>

Hükmün Açılanmasının Geri Bırakılması ve Taksirli Suçlar

Arama Puantajı:
142

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanık hakkında sonuç cezanın tayininden sonra, hükmolunan cezanın iki yılı veya daha az süreli hapis cezası olması veya adli para cezası olması halinde, öncelikle yasal bir zorunluluk olarak 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5-14. fıkralarında düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı, hiçbir isteme gerek kalmaksızın re’sen değerlendirilecek, olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri ile 5237 sayılı Yasanın 50 ve 51. maddeleri yönünden bir değerlendirme yapılabilecektir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, Seçenek Yaptırımlar, Tedbire ve Ertelemeden Önce Karar Verilmesi Gerekir(1)

Arama Puantajı:
141

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 19.02.2008 gün ve 346-25, 06.05.2008 gün ve 27-95, 10.032009 gün ve 41-52 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin objektif koşulların varlığı halinde; cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin olan, seçenek yaptırıma veya tedbire çevirmeye ya da erteleme hükümlerinden önce ve resen  mahkemece değerlendirilmesi gerekir >>>

Uyarlama Yargılaması ve Yazılı Emir

Arama Puantajı:
140

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükümdeki hukuka aykırılık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını da etkileyeceğinden, öncelikle hükümdeki bu aykırılığın yasa yararına bozma konusu yapılıp, yapılmayacağının ihbarı veya Yargıtay C.Başsavcılığının bu nedene dayalı olarak yasa yararına bozma yoluna başvurusunun sağlanması suretiyle, kanun yararına bozma konularının değerlendirilmesi gerekmektedir >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İmkanı Ouşan Bir Konuda Ceza Genel Kurulu Karar Veremez

Arama Puantajı:
134

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ancak, hükümden sonra yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile CYY’nın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında gerçekleştirilen değişiklikler sonucunda, bu maddede öngörülen objektif ve subjektif koşulların varlığı halinde uygulanması olanağı bulunan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumunun tatbik alanı genişletilmiş ve somut olayda uygulanabilir bir hale gelmiştir. Kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasına olanak sağlayan ve bu yönüyle sanık lehine sonuç doğurduğunda kuşku bulunmayan bu hukuki kurumun sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı ise öncelikle yerel mahkemece ele alınıp değerlendirilmelidir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Resen Değerlendirilmelidir(3)

Arama Puantajı:
132

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise diğer kişiselleştirme nedenleri değerlendirilebilecektir. >>>

Görevi Kötüye Kullanma ve Resmi Belgede Sahtecilik(2)

Arama Puantajı:
124

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Görevi Kötüye kullanma ve resmi evrakta sahtecilik suçunu tefrik etmeye yardımcı olacak Ceza Genel Kurulu Kararı aşağıda verilmiştir

>>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, Seçenek Yaptırımlar, Tedbire ve Ertelemeden Önce Karar Verilmesi Gerekir(2)

Arama Puantajı:
116

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise diğer kişiselleştirme nedenleri değerlendirilebilecektir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, Seçenek Yaptırımlar, Tedbire ve Ertelemeden Önce Karar Verilmesi Gerekir(2)

Arama Puantajı:
116

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise diğer kişiselleştirme nedenleri değerlendirilebilecektir. >>>

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
90

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Ertelenmesinin Şartları

Arama Puantajı:
85

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Hükmün Açıklanmasının Ertelenmesi Şartları Aşağıda Belirtilmiştir >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Her Suç Yönünden Ayrı Ayrı Değerlendirilmelidir

Arama Puantajı:
79

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Yeni sistemde cezaların içtimaı müessesine yer verilmemesi ve düşme sebeplerinin her suç yönünden ayrı ayrı dikkate alınması zorunluluğu nedeniyle, birden fazla suçtan mahkûmiyet halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları her suç yönünden ayrı ayrı değerlendirilmeli, ancak mahkemece, bu olguların sanığın suç işleme hususundaki eğilimi kapsamında değerlendirilebileceği de gözden uzak tutulmamalıdır. >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 0.6676 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi