Online-Hukuk.Org

gerçek türkçe konuşmalı kızlık bozma

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Somut Tehlike

Arama Puantajı:
88

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Düşünce ve İnanç Hürriyeti

Arama Puantajı:
88

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Hukmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Temyiz Yoluna Müracaat Etmeden Kesinleşmesi ve Kanun Yararına Bozma

Arama Puantajı:
53

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dayanağını oluşturan mahkûmiyet hükmü ise hükmün açıklanması, düşme kararının verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra temyiz incelemesine konu olabilecek, temyiz yasayoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu taktirde yasa yararına bozma yasayolu ile incelenebilecek ve denetlenebilecektir. Sayılan üç olasılıktan birinin gerçekleşmesi halinde hüküm varlık kazanacağından, ancak bu aşamada olağan yasayolu olan temyiz yasayolu devreye girecek, varlık kazanan hükmün temyiz edilmesi halinde aleyhe temyiz bulunup bulunmadığı da dikkate alınmak suretiyle temyiz incelemesi yapılacak, bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar denetlenebilecek, hükmün varlık kazanması ve temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ise, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerindeki koşullar dikkate alınmak suretiyle yasa yararına bozma istemine konu olabilecektir. >>>

Olağan Kanun Yolu ve Olağanüstü Kanun Yolu

Arama Puantajı:
49

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yasa yararına bozma isteğinde yer alan diğer bozma nedenlerine gelince; Y.C.G.K.’nun 13.6.2006 tarih ve 2006/151-157 sayılı kararında “……Öte yandan, yasa yararına bozma kurumu, kesin hükmün otoritesini etkileyen, ileri sürülen hukuka aykırılıkların saptanması ile sınırlı ve bu aykırılıkların savunma hakkını kısıtlama veya kaldırma sonucunu doğurduğu yahut hükmü etkilediğinin belirlenmesi durumunda, hükmün bu nedenlere dayalı olarak bozulmasını gerektiren, olağanüstü yasa yoludur. Yargıtay’ın olağan yasa yolu olan temyiz denetimi sırasında yasaya ve yargısal kararlara dayalı olarak gerçekleştirdiği uygulamaların tümünün, yasa yararına bozma kurumunda da geçerli olduğu söylenemez. Dolayısıyla, Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. Özel Daire kararı bu yönüyle de isabetli bulunmamıştır.” denilerek olağanüstü nitelikte bir yasa yolu olan yasa yararına bozmanın kapsamı açıklığa kavuşturulmuştur. Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma başvurusunda yer verilen 5237 sayılı T.C.Y.’nın 58. ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Yasanın 108/2 maddeleriyle ilgili nedenlerin kabule göre bozmanın konusunu oluşturacağında kuşku bulunmamaktadır. Bu durumda anılan bozma nedenlerinin esastan incelenmesi olanaklı değildir. >>>

Hükmüm Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Çocuklar Hakkındaki Denetim Süresi

Arama Puantajı:
47

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hüküm tarihi itibariyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünde uygulanabilecek yegâne hüküm 5395 sayılı Yasanın 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükmüdür, bu hüküm uyarınca çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde beş yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilecektir, her ne kadar 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilerek, çocuklar açısından denetim süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden 5271 sayılı CYY’nın 231. maddesine yollamada bulunulduğundan, 231. maddedeki diğer koşullar nazara alınmaksızın sadece 23. maddenin denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması karma uygulama niteliğinde olacağından, Adalet Bakanlığı’nın bu yöne ilişen yasa yararına bozma istemi ve bu istemi yerinde görerek karardaki denetim süresini 5 yıldan 3 yıla indiren Özel Daire uygulaması 5252 sayılı Yasanın 9. maddesine aykırıdır >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İki Müesseseden Oluşur

Arama Puantajı:
44

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk karar teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan bu nedenle hüküm ifade etmeyen, koşullara uyulması halinde düşme hükmüne dönüşecek, koşullara uyulmaması halinde ise varlık kazanacak olan mahkûmiyet hükmü, ikinci karar ise, bu ön hükmün üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği varlığı devam ettiği sürece, ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır. >>>

Uyarlama Yargılaması ve Yazılı Emir

Arama Puantajı:
41

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Hükümdeki hukuka aykırılık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını da etkileyeceğinden, öncelikle hükümdeki bu aykırılığın yasa yararına bozma konusu yapılıp, yapılmayacağının ihbarı veya Yargıtay C.Başsavcılığının bu nedene dayalı olarak yasa yararına bozma yoluna başvurusunun sağlanması suretiyle, kanun yararına bozma konularının değerlendirilmesi gerekmektedir >>>

Bilişim Sistemini Kullanarak Menfaat Sağlama ve Hırsızlık

Arama Puantajı:
38

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Sanıkların birlikte hareket ederek, daha önceden haksız bir şekilde ele geçirdikleri katılan firmanın internet bankacılık şifresini kullanmak suretiyle, katılanın Şekerbank Ankara Küçükesat Şubesindeki hesabından 10.750 YTL'yı Şekerbank-İstanbul Zeytinburnu Şubesinde sanık Volkan adına açtırdıkları hesaba havale edip, aynı gün banka şubesinden çekmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemdeki kastı, katılan firmanın banka hesabında bulunan, taşınır nitelikteki parayı bilişim sistemini kullanmak suretiyle kendi banka hesaplarına geçirmeye, katılanın rızasına aykırı olarak malvarlığında azalmaya neden olmaya; başka bir anlatımla varolan veriyi başka bir yere göndermekten ziyade, bu verinin temsil ettiği parayı alarak mal edinmeye yöneliktir. Kaldı ki sanığın katılanın internet bankacılık hesabında bulunan parasına ulaşmak için bilişim sistemlerini araç olarak kullanmaktan başka alternatifi de yoktur. Dolayısıyla olayımızda, 5237 sayılı TCY'nın 142/2-e maddesinde düzenlenmiş bulunan “bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık” suçunun gerçekleştiği kabul edilmelidir. Şu halde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY’nın 142/2-e maddesindeki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi karşısında; 244. maddenin 4. fıkrası uyarınca uygulama yapma olanağı da bulunmamaktadır. >>>

Hükmün Açıklanmasındaki Hukuka Aykırılıklar Kanun Yararına Bozmaya Konu Olabilir

Arama Puantajı:
35

Hukukçu Mustafa Yıldız

Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde, Adalet Bakanlığının 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde denetim süresinin 5 yıl olarak tespit edilmesinin isabetsiz olduğu nedenine dayanan yasa yararına bozma isteminde belirtilen hukuka aykırılığın, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan mahkûmiyet hükmünün üzerine inşa edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu oluşturmakta olduğu hususu tartışmasız olup, yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı olduğundan, Özel Dairece, yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi isabetli değildir >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve İfade Hürriyeti

Arama Puantajı:
35

Hukukçu Mustafa Yıldız

Raporun ve basın açıklamasının düşünce açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. İçeriğine ve ileri sürülen görüş ve önerilere katılmak yada bunları benimsemeyerek reddetmek olası ise de; konunun bilimsel şekilde ele alınması bir kamu görevi gereği hazırlanmış olması, içeriğinde, yasada öngörülen farklılıkları yekdiğeri aleyhine kin ve düşmanlığa sevkedecek ve kamu güvenliğine yönelik açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkaracak şiddet çağrısını içermemesi karşısında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu unsurlarının oluşmadığının kabulü gerekir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartlı Düşme Kararı Vasfındadır

Arama Puantajı:
32

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları “koşullu bir düşme kararı” niteliğinde olup, anılan maddede yasa yolu açıkça itiraz olarak öngörülmüştür. Koşulların gerçekleşmesi halinde, 5271 sayılı Yasanın 223. maddesinde belirtilen düşme kararı verileceğinden ancak bu aşamada hükümlere ilişkin yasa yolu olan temyiz yasa yoluna başvurulabileceği kabul edilmiştir >>>

Kanun Yararına Bozma ve Yargılamanın İadesi

Arama Puantajı:
32

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-) Uyuşmazlık; gerekçeli karar başlığında zabıt kâtibi isminin ve kararda zabıt kâtibi imzasının bulunmamasının yasa yararına bozma konusu yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. Olağan temyiz denetiminde her hukuka aykırılığın, bu kapsamda isim ve imza gibi eksikliklerin belgelendirme değerini ortadan kaldırabileceği gerekçesi ile bozma konusu yapılabilmesi olanaklı olmasına karşın bu tür hukuka aykırılıklar yasa yararına bozma konusu olamayacaktır. Diğer taraftan, hükümdeki sayılan bu tür noksanlıklar nedeniyle sahtelik iddiası ileri sürülmüş olsa dahi, bu hususun yargılamanın iadesi konusunu oluşturacağına dikkat edilmelidir. >>>

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
32

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

Para Cezasına Çevrilme Talebi Konusunda Karar Verilmemil Olması Kanun Yararına Bozma Konusu Olamaz

Arama Puantajı:
28

Hukukçu Mehmet Antalyalı

2- Özel Dairece saptanan, “paraya çevrilme isteği hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi” hususunun yasa yararına bozma konusu yapılıp, yapılamayacağına gelince, ayrıntıları yukarıda izah edildiği üzere, 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin yaş ve ceza süresi itibariyle uygulanmasının zorunlu olduğu haller hariç, uygulanıp uygulanamayacağı yargılama yapan mahkemenin takdiri içinde yer alan bir husustur. Takdire taallûk eden konularda yasa yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, bu hukuka aykırılık yönünden de yasa yararına bozma isteminden bulunulması sağlanarak, bundan sonra özel dairece hükmün verilmesi gerektiği kabul edilemez, bu itibarla bu yöne ilişkin itiraz nedeni de yerindedir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Kanun Yararına Bozma

Arama Puantajı:
26

Hukukçu Mehmet Antalyalı

5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 8. fıkrasının; “Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur” şeklindeki düzenlemelerine açıkça aykırı olduğu gibi, bir kararın olağan denetim yolları ile incelenmeksizin, doğrudan olağanüstü yasayoluna tabi kılınması sonucunu doğuracağından, yasayollarındaki sisteme de aykırılık oluşturur. Diğer yönden, bir kararın biri olağanüstü,  diğeri de  olağan olmak üzere iki kez aynı temyiz merciince farklı yöntemlerle incelenmesi usul karmaşasına yol açacak ve böyle bir uygulama yasayollarının konuluş amacına da aykırılık teşkil edecektir.Hükmüm açıklanmasın  geri bırakılmasına karar verilmesi halinde,  hükmün içeriğindeki aykırılıklar ancak  hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü kanun  yollları denetimine  konu olabilecektir.Henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu enetimine tabi tutulması hukuken mümkün değildir.Bundan dolayı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması  kararının verildiği ahvalde,  hukmün içeriğine dahil bulunan  hukuka aykrılıkların kanun yararına bozma yolu ile denetlenmesi mümkün değildir >>>

Katip İmzasının Eksikliği Kanun Yararına Bozam Kanusu Yapılamaz

Arama Puantajı:
26

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)Katip imzasının eksiliği kanun yararına  bozma konusu yapılamaz .İmzada sahtelik iddiası varsa bu durumda yargılamanın iadesine gidilmesi gerekir >>>

Sanığın Kastını İradenin Dışa Yansımalarını Dikkate Yorumlamak.

Arama Puantajı:
25

Hukukçu Mustafa Yıldız

Öğretide farklı  tanımlamalar yapılmış olmasına rağmen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.1985 gün 85/330 sayılı kararında belirtildiği gibi kast, öngörülen ve suç teşkil eden bir fiili gerçekleştirmeye yönelen irade şeklinde tanımlanabilir. Failin iç dünyasında gerçekleşen iradenin bilinmesi mümkün olmadığına göre, bu iradenin dış dünyaya yansıyan biçimine dayalı olarak, yani sanığın eylemlerinin ve eylemlerin doğurduğu sonucun gözönüne alınarak iradenin belirlenmesi ve hangi suç kastı ile hareket ettiğinin saptanması gerekmektedir >>>

Suca Teşebbüsü, Sanığın fiilleri ve Fillerinin Sonucuna Göre Tespit Etmek Gerekir

Arama Puantajı:
25

Hukukçu Mustafa Yıldız

Öğretide farklı  tanımlamalar yapılmış olmasına rağmen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.1985 gün 85/330 sayılı kararında belirtildiği gibi kast, öngörülen ve suç teşkil eden bir fiili gerçekleştirmeye yönelen irade şeklinde tanımlanabilir. Failin iç dünyasında gerçekleşen iradenin bilinmesi mümkün olmadığına göre, bu iradenin dış dünyaya yansıyan biçimine dayalı olarak, yani sanığın eylemlerinin ve eylemlerin doğurduğu sonucun gözönüne alınarak iradenin belirlenmesi ve hangi suç kastı ile hareket ettiğinin saptanması gerekmektedir >>>

Mahkumiyet İçin Kuşku Giderilmelidir

Arama Puantajı:
25

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Öz annesini öldürmeye azmettirme ve kasten öldürme suçundan sanıklar hakkında; ceza yargılamasının evrensel ilkelerinden biri olan kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. >>>

Geçici Olarak İkametğahta Bulunmama Halinde Tebligat

Arama Puantajı:
24

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Tebliğ memuru tarafından 01.05.2007 tarihinde muhatap ve onun adına tebliğ yapılabilecek kimselerin o an için adreste bulunmadıkları saptanınca, tebligat evrakının Y.Emre Mahallesi muhtarına teslim edilip imzasının alındığı, komşusuna haber verildiği ve 2 nolu haber kâğıdının hükümlünün kapısına yapıştırıldığı anlaşıldığına göre, tebliğ memurunun bu işlemlerinin, Tebligat Yasasının 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28 ve 30. maddelerine uygun olarak gerçekleştirdiğinin kabulü gerekir. >>>

Olağanüstü Kanun Yolunda Kabule Göre Bozma Yapılmaz

Arama Puantajı:
24

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. >>>

Olağanüstü Kanun Yolunda Kabule Göre Bozma Yapılmaz

Arama Puantajı:
24

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. >>>

Olağanüstü Kanun Yolunda Kabule Göre Bozma Yapılmaz

Arama Puantajı:
24

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. >>>

Olağanüstü Kanun Yolunda Kabule Göre Bozma Yapılmaz

Arama Puantajı:
24

Hukukçu Mustafa Yıldız

Yargıtay’ın öğretici ve yol gösterici niteliği gereği temyiz denetimi sırasında uyguladığı “kabule göre bozma” yöntemine, istisnai ve olağanüstü bir yol olan yasa yararına bozma istemi üzerine yapılan incelemede başvurulması sistemin özüne aykırıdır. >>>

Kanun Yararına Bozma Konusu Yapılmayan Konu Ceza Genel Kurulunda Görüşülemez

Arama Puantajı:
24

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kanun  yararına bozma konusu yapılmayan ve Özel Dairece değerlendirilmemiş olan bu konunun Ceza Genel Kurulunca da incelenmesi olanaklı değildir. >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 4.6659 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi