Online-Hukuk.Org

ek karar temyiz

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Kesinleşmiş Mahkumiyetlerde Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Usul

Arama Puantajı:
242

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kesinleşmiş hükümlerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının,  hükmü veren mahkemece, objektif koşulların değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılacak ahvalde evrak üzerinde, subjektif koşulların değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılması gereki >>>

Olası Kast ve Teşebbüs

Arama Puantajı:
240

Hukukçu Mustafa Yıldız

Bu ilkeler ve kanıtlar ışığında mağdur Recep K....'e yönelik eylem değerlendirildiğinde, sanığın, kendisine yönelik herhangi bir eylemi bulunmayan ve kavga ile de ilgisi olmayan mağdurun aracına, gece karanlığında ve önceki olayın etkisi ile hedef gözetmeksizin rastgele yaptığı atışta, merminin arabanın tavanı ile camının birleştiği yere isabet edip, parçalanıp sekerek, nüvelerinin isabeti ile mağdurun yaralanmasına neden olması eylemi kasten adam öldürmeye teşebbüs kapsamında değil, yaralama kapsamında değerlendirilmelidir. Her iki olay araya zaman fasılası girmeksizin ceryan etmiş ise de, sanığın her iki olaydaki davranış biçimi birbirinden tamamen farklıdır, bu nedenle ilk olayda hangi kasıtla hareket etmişse, ikinci olayda da aynı kasıtla hareket etmiştir, şeklindeki kabul, dosya içeriğiyle bağdaşmamaktadır. Diğer yandan rastgele yapılan bir ateş sonucu mermilerin araçtakilere isabeti sonucunda, araçtakilerin ölmesi halinde, gayri muayyen (belirsiz) kast kuralları uyarınca sanık meydana gelen sonuçtan yani öldürmeden sorumlu ise de, ölümün meydana gelmemesi halinde, öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulamaz, aksi kabul belirsiz kast (gayri muayyen kast) durumunda kastın sınırlarını öngörülemeyecek derecede genişletme sonucunu doğurur. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın meydana gelen yaralama sonucundan belirsiz (gayri muayyen) kast kuralları çerçevesinde sorumlu tutulması gerekirken, boş tabanca ile hedef gözetilerek ikinci kez tetik düşürüldüğüne ilişkin  kuşkulu kabule dayanılarak, sanığın eyleminin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna ilişkin Yerel Mahkeme direnme kararı isabetsiz olup, bozulmasına karar verilmelidir. >>>

Suçtan Kaynaklana Zarar .Giderilmesi Gerekir

Arama Puantajı:
237

Hukukçu Mehmet Antalyalı

işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerekir >>>

Sabit Telefon Sözleşmesinde Sabit Ücretin Hukuki Vasfı

Arama Puantajı:
233

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Herkesin makul bir ücret karşılığında telekomünikasyon hizmetlerinden ve altyapısından eşit şekilde yararlanması ilkesinden hareketle, Türk Telekomünikasyon A.Ş tarafından yapılan enerji tüketimi, teknik donanım, bakım ve yönetim gibi masrafların karşılığı olarak, Telekomünikasyon Kurumu tarafından onaylanan tarife uyarınca alınan sabit ücretin, yasal ve hakkaniyete uygun bir uygulama olduğu; bu bağlamda, yasal ölçütler yerine direnme kararında sözü edilen sübjektif esaslara göre değerlendirme yapılamayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır. Yerel Mahkemece, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen ve davanın kabulü ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline karar verilmesi gereğine işaret eden Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, hatalı teşhis ve değerlendirme sonucu davanın reddine dair verilen önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. >>>

Yeni Ceza Kanunu Döneminde İrtikap Edilen Suçlar İçin Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İçin Aranan Süre Tekerrür Süresi yle Sınırldır

Arama Puantajı:
233

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Eski yasa döneminde işlenip, adli sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı, yeni dönemde işlenen suçlar açısından ise infazdan sonra 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde belirtilen tekerrür sürelerinin esas alınmasının hakkaniyete uygun bir çözüm olacağı, >>>

Cinsel Amaçlı Çocuğun Hürriyetini Rızaen Tahdit Etme Suçu Yönünden Eski ve Yeni Hürriyetii Tahdit Suçlarının Karşılaştırılması

Arama Puantajı:
232

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Çocukların cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kılınması suçu 765 sayılı TCY'nin "Adabı umumiye ve nizamı aile aleyhinde cürümler" başlıklı sekizinci babının "Kız, kadın ve erkek kaçırmak" başlıklı ikinci faslında yer alan 430/2. maddesinde, "Eğer reşit olmayan kimse, cebir ve şiddet veya tehdit veya hile olmaksızın kendi rızası ile şehvet hissi veya evlenme maksadıyla kaçırılmış veya bir yerde alıkonulmuş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir" şeklinde, 5237 sayılı TCY'de ise "Hürriyete karşı suçlar" bölümünün "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109. maddesinde, "(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir''  hükmü yer almaktadır.

>>>

Kasten İşlenmiş Bİr Suçtan Mahkumiyet Bulunmaması Gerekir

Arama Puantajı:
230

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Eski yasa döneminde işlenip, adli sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı, yeni dönemde işlenen suçlar açısından ise infazdan sonra 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinde belirtilen tekerrür sürelerinin esas alınmasının hakkaniyete uygun bir çözüm olur >>>

Eski Ceza Kanunu Döneminde İrtikap Edilen ve Silinme Koşulu Oluşan Adli Sicil Kayıtları

Arama Puantajı:
227

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde irtikap edilip adli sicile işlenen  ve silinme şartları oluşan kayıtlar  hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmez .Bu kayıtlar hukuken yok hükmündedir >>>

Tecil Edilmiş Mahkumiyetler Hükmün Açıklanmasının Ertelenmesine Engel Değildir

Arama Puantajı:
227

Hukukçu Mehmet Antalyalı

765 sayılı Türk Ceza   Kanunu döneminde irtikap edilen ve 647 sayılı Kanun gereğince ertelenen mahkumiyetler esasen vaki olmamış sayıldığından  hükmün açıklanmasının ertelenmesine engel değildir >>>

Hukuk Mahkemelerinde Kesinlik Sınırının Tespiti

Arama Puantajı:
226

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Her ne kadar, davacının davalıdan aldığı sabit ücret miktar itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinde ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; sabit ücretin alınıp alınmaması hususunda verilen hükmün salt alınan sabit ücrete münhasır olmayıp, sonraki yıllara da yönelik olduğu ard etkisinin bulunduğu kuşkusuzdur. Yine, sabit ücret uygulaması nedeniyle eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren, toplu bir hak uyuşmazlığının bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Bu itibarla, sabit ücretin yasada öngörülen ücret tespit kurallarına uygun olduğu yönünde tespit istemini de içeren böyle bir davada verilen karar, bir kanun hükmünün ileriye dönük uygulanıp uygulanmaması yönünde de sonuç doğuracağından, temyiz incelemesinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesi ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının gözetilmemesi gerektiğine, dolayısıyla bu davanın miktar ve değerine bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğuna oybirliğiyle karar verilmiş ve işin esası incelenmiştir. >>>

Suca Teşebbüsü, Sanığın fiilleri ve Fillerinin Sonucuna Göre Tespit Etmek Gerekir

Arama Puantajı:
219

Hukukçu Mustafa Yıldız

Öğretide farklı  tanımlamalar yapılmış olmasına rağmen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.1985 gün 85/330 sayılı kararında belirtildiği gibi kast, öngörülen ve suç teşkil eden bir fiili gerçekleştirmeye yönelen irade şeklinde tanımlanabilir. Failin iç dünyasında gerçekleşen iradenin bilinmesi mümkün olmadığına göre, bu iradenin dış dünyaya yansıyan biçimine dayalı olarak, yani sanığın eylemlerinin ve eylemlerin doğurduğu sonucun gözönüne alınarak iradenin belirlenmesi ve hangi suç kastı ile hareket ettiğinin saptanması gerekmektedir >>>

Sanığın Kastını İradenin Dışa Yansımalarını Dikkate Yorumlamak.

Arama Puantajı:
219

Hukukçu Mustafa Yıldız

Öğretide farklı  tanımlamalar yapılmış olmasına rağmen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.1985 gün 85/330 sayılı kararında belirtildiği gibi kast, öngörülen ve suç teşkil eden bir fiili gerçekleştirmeye yönelen irade şeklinde tanımlanabilir. Failin iç dünyasında gerçekleşen iradenin bilinmesi mümkün olmadığına göre, bu iradenin dış dünyaya yansıyan biçimine dayalı olarak, yani sanığın eylemlerinin ve eylemlerin doğurduğu sonucun gözönüne alınarak iradenin belirlenmesi ve hangi suç kastı ile hareket ettiğinin saptanması gerekmektedir >>>

Hakimlerin Mesuliyetine Dair Temyiz İncelemesi Duruşmalı Yaıplımaz

Arama Puantajı:
217

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Kanunda hakimlerin sorumluluğunu düzenleyen hükümler gereği dairelerin ilk derece mahkemesi sıfatıyla karar verdiği ve temyiz incelemesini Hukuk Genel Kurulunun yaptığı bu işlerde duruşma yapılabileceği konusunda açık bir düzenleme yer almamaktadır. Bu davalar, karşı dava gerekmeksizin davalı lehine tazminatı ve para cezasını içeren kendine özgülüğü bulunan dava türleridir. Bu nitelikleri gereği ilgili bölümünde temyiz incelemelerinin duruşmalı yapılacağı konusunda bir düzenleme yer almadığı gibi Yargıtay Kanunu'nda da bu işlerin duruşmalı yapılacağı konusunda açık bir hükme yer verilmemiştir. Hukuk Genel Kurulunun ağırlıklı işini oluşturan direnme kararlarının dahi temyiz incelemelerinin açıklanan nedenlerle duruşmalı yapılamayacağı öngörülmüşken, diğer işlerinin duruşmalı yapılacağını kabule olanak verecek yasal bir düzenleme ve gereklilik bulunmadığı açıktır. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulunun incelemesine tabi işlerde ayrık ve açık bir düzenleme olmadığı sürece duruşmalı inceleme yapılması olanaklı görülmemektedir. >>>

Çelişkili İfadelere İstinaden Hüküm Kurulamaz

Arama Puantajı:
215

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur. >>>

Görevi Kötüye Kullanma ve Resmi Belgede Sahtecilik(2)

Arama Puantajı:
209

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Görevi Kötüye kullanma ve resmi evrakta sahtecilik suçunu tefrik etmeye yardımcı olacak Ceza Genel Kurulu Kararı aşağıda verilmiştir

>>>

Kasten Yaralama ve Yağma(2)

Arama Puantajı:
209

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Birbiriyle çelişkili ve kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, sanığın yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, direnme hükmünün bu nedenlerle bozulması gerekmektedir. Ancak, sanığın olay sırasında katılanı 7 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaraladığı sabit olduğuna göre, eylemi 765 sayılı TCY’nın 456/4. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturmaktadır. >>>

Hırsızlık ve Yağma(Gasp)

Arama Puantajı:
208

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Hırsızlık suçu, suça konu eşyanın mağdurun hakimiyetinden çıkıp, failin  hakimiyetine girince tekemmül ettiği halde; gasp(Robbery) suçunun tekemmülü konusunda Yargıtay 6.Ceza Dairesindeki heyetler arasında görüş farklılığı bulunmaktadır. Bir görüşü göre  suça konu eşyanın, mağdurun hakimiyetinden çıkmakla tekemmül eder.Diğer görüşe Gasp(robbery) suçunun  tekemmülü için,  eşyanın  mağdurur  hakimiyetine girmesine gerek yoktur şeklindedir. Biz bu görüşe katılmıyoruz. Bize göre  gasp suçu hırsızlık suçunun bir çeşididir ve suçun tekemmülü için  maağdurun  hakimiyetinden çıkması yeterli deği, failin hakimiyetine girmesi gerekir. Bundan dolayı olay yerinden suça konu eşya ile uzaklaşmakta olan kişilerin. kendini durdurmak isteyen mal sahibi ya da olay yerine gelen güvenlik görevlilerine cebir ve tehdit kullanması hırsızlık suçuu  gaspa dönüştürür.  Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 25.03.2009 tarihli ve Esas No:2006/5530 Karar No:2009/5861 sayılı içtihadı da bu yöndedir. Hukuka uygun olan karar da bu şekildedir. Bize göre, gasp suçu, hırsızlık suçunun daha hususi bir şekli olduğundan, aynı hırsızlık suçunda oluduğu gibi, çalınan mal, failin hakimiyetine geçinceye kadar, kullanılan tehdit ve cebir, hırsızlık suçunun gasp suçuna tahvil eder.Hırsızlık suçunda, çalınan  mal, failn hakimiyetine geçinceye kadar,  malı almak için kullanılan çebir ve tehdit suçu, gasbı oluşturur.  >>>

Olası Kast ve Kasten Adam Öldürmeye Teşebbbüs

Arama Puantajı:
207

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)Olası kast ile irtikap edilen suça teşebbüs olmaz. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karşı İtiraz Yoluna Müracaat Edilebilir

Arama Puantajı:
206

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kesinleşmiş hükümlerde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya reddine ilişkin kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun 5728 sayılı Yasanın Geçici 1, 5275 sayılı Yasanın 101 ve 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz  yoluna tabidir >>>

Boşanma Davasında Uygulanacak Usulü Hükümler

Arama Puantajı:
203

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Boşanma davalarında genel yargılama usulünün uygulanmayacağı istisnalar, Medeni Kanunun 184. maddesinin birinci fıkrasında; “1.Hakim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz. 2.Hakim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez. 3.Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz. 4.Hakim, kanıtları serbestçe takdir eder. 5.Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hakim  tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. 6.Hakim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.” Şeklinde sıralanmıştır >>>

Boşanma Davası Açıldığı Tarihteki Maddi Duruma Göre Karar Verilir

Arama Puantajı:
201

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Yerel Mahkemenin, her davanın açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılması gerektiği ilkesi benimsenerek, davadan sonra tanık beyanıyla beliren olgunun kadının kusurunun belirlenmesinde değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla hükme esas alınamayacağı yönündeki direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, yerindedir >>>

Kasten Adam Öldürme ve Taksirle Adam Öldürme

Arama Puantajı:
199

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Adam öldürmeye kalkışma suçundan yapılan yargılama sonunda, suç niteliği değiştiği kabul edilerek taksirle yaralamaya neden olma suçundan ceza tayin edilmiştir. Uyuşmazlık, suç niteliğini tayin noktasında toplanmaktadır. Hareketin iradi, neticenin öngörülebilir olmakla birlikte istenmemiş olması halinde taksir söz konusudur. Dosya kapsamından mağdur ve sanığın arkadaş oldukları ve aralarında husumet olmadığı anlaşılmaktadır. Olay günü sanık, mağdurun işyerine gelerek küfürler içeren şakalar yaptıktan sonra üzerindeki silah ile ateş etmiştir. Sanığın kasıt ile ateş ettiğini gösterir kesin bir delil bulunmamaktadır. Mağdurun yaralanmasından önce tabanca tutukluk yapmış; sanık, bunu gidermesi için yeterli kontrol yapmadan mağdura yönelttiği silah ile ateş ederek yaralamaya sebebiyet vermiştir. Neticenin sanık tarafından istenmediği dosya kapsamı ile sabittir. Söz konusu eylem, taksirle yaralamaya neden olma suçunu oluşturur.    >>>

5271 sayılı Kanunu'nun 231. maddesinin 12 Fıkrası Anayasaya Aykırı Değildir

Arama Puantajı:
198

Mustafa Yıldız Hukukçu

 4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 23. maddesiyle eklenen (12) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı  değildir >>>

Mükerrir Hükümlülere Ait Müddetnamenin Hesaplanması

Arama Puantajı:
193

Hukukçu İsa Atalay

Mükerrir hükümlülere ait müddetname hesablanması aşağıda açıklanmıştır >>>

Boşanma ve Çocuk İadesi

Arama Puantajı:
189

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-) Boşanma ve çocuk iadesine ilişkin Hukuk Genel Kurulunun emsal kararı ekte verilmiştir. >>>

Taksirli Suçlarda Netice İstenmemelidir

Arama Puantajı:
188

Hukukçu Mustafa Yıldız

Mağdur ve sanığın arkadaş oldukları, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı tüm dosya kapsamı ile sabittir. Mağdurun da doğruladığı üzere, zaman zaman sanık ile aralarında kaba, küfürleşmeler içeren şakalar yapıldığı, olay günü de sanığın, mağdurun çalışmakta olduğu akaryakıt istasyonuna geldiğinde ona küfürler içeren sözler ile şaka yaptığı ve üzerinde taşımakta olduğu silahı çıkartarak her iki yanına doğru iki el ateş ettiği anlaşılmaktadır. Gerek mağdur ile sanık, gerekse tanıklar ikinci atış sonrasında tabancanın tutukluk yaptığını belirtmişlerdir. Sanığın, tutukluğu giderdiği ve üçüncü atış ile mağdurun raporlarda belirtilen şekilde yaralandığı açıktır. Aralarında herhangi bir husumet bulunmayan ve olay sırasında da herhangi bir anlaşmazlık yaşanmayan sanığın, mağdura kasıt ile ateş ettiğini gösterir, her türlü şüpheden uzak kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Öte yandan mağdurun yaralanması öncesinde tabancanın tutukluk yapmış olması, sanığın bunu gidermesi ve yeterli kontrolü yapmadan mağdura yönelttiği silah ile ateş ederek onu yaralamasından ibaret eyleminde, meydana gelen neticenin sanık tarafından istenmediği açıktır. Kaldı ki, yaralama öncesinde mağduru hedef almadan iki el ateş etmiş olması ve yaralama sonrasında tabancada bir mermi daha bulunmuş olması, sanığın mağduru hastaneye götürmek için sarfettiği çaba, kendiliğinden kolluğa başvurup teslim olması gibi olgular nazara alındığında, eylemin oluş biçimine ilişkin ve sanığın sorumluluğuna etkili olan kuşku sanık lehine değerlendirilmelidir. Bu nedenle yerel mahkemece, toplanan kanıtların değerlendirilmesinde ve sanığın eyleminin taksirle yaralamaya neden olmak suçuna uyduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 4.4795 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi