Online-Hukuk.Org

cep telefon hırsızlığı cezası

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

İlamları İnfazında Dikkat Edilecek Hususlar

Arama Puantajı:
103

Hukukçu İsa Atalay

Kesinleşme şerhi doğru mu ? Kesinleşme tarihi ve ne suretle kesinleştiği yazılmış mı? İmza ve mühür eksikliği var mı? Kesinleşme şerhine ilamın hangi hükümlü hakkında ve hangi ceza yada tedbirin infazına ilişkin olduğu yazılmış mı? (5275 s.y.20/1 ve infaz tüzüğünün 66.maddesi) 2-İlamda birden fazla süreli hapis cezası varsa kesinleşme şerhinde bunların toplamı gösterilerek tek ilam olarak infaza verilmiş mi? (İnfaz Tüzüğünün66.maddesi)

>>>

Hükmün Açılanmasının Geri Bırakılması ve Taksirli Suçlar

Arama Puantajı:
78

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanık hakkında sonuç cezanın tayininden sonra, hükmolunan cezanın iki yılı veya daha az süreli hapis cezası olması veya adli para cezası olması halinde, öncelikle yasal bir zorunluluk olarak 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5-14. fıkralarında düzenlenmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı, hiçbir isteme gerek kalmaksızın re’sen değerlendirilecek, olumsuz sonuca ulaşıldığı takdirde, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri ile 5237 sayılı Yasanın 50 ve 51. maddeleri yönünden bir değerlendirme yapılabilecektir. >>>

Mahkumiyet İçin Kuşku Giderilmelidir

Arama Puantajı:
68

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Öz annesini öldürmeye azmettirme ve kasten öldürme suçundan sanıklar hakkında; ceza yargılamasının evrensel ilkelerinden biri olan kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. >>>

Hapisten Çevrilen Adli Para Cezalarının İnfazı

Arama Puantajı:
66

Hukukçu İsa Atalay

5739 sayılı kanun 01.03.2008 tarihinde Resmi Gazetenin 26803 sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla birlikte hapisten çevrilen Adli Para Cezalarının infazında değişiklik yapılmış ve uygulamada Adli Para Cezalarının infazında birlik getirilmiştir. Önceden kısa süreli hapisten çevrilen adli para cezalarının infazında, para cezası ödeme emrinin hükümlüye tebliği üzerine, 30 günlük yasal sürede hükümlünün para cezasını ödememesi halinde, ilgili mahkemesinden hapse çevrilmesi için karar isteniyordu, mahkemenin hapse çevirme kararı üzerine hükümlü hakkında yakalama emri çıkarılıyor, hükümlü yakalanınca para cezasının tamamını da ödemek istese de kanunen kabul edilmiyor, mutlaka hapis olarak cezası (1/3 indirim) şartla tahliye uygulanarak infaz ediliyordu. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Resen Değerlendirilmelidir(3)

Arama Puantajı:
63

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise diğer kişiselleştirme nedenleri değerlendirilebilecektir. >>>

Cep telefonu Hırsızlığı Suçu Hakkında Umumi Bilgiler

Arama Puantajı:
62

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Cep telefonu hırsızlıklarında, öncelikle cep telefounu elinde bulunduran  kişiye ulaşılıp  ulaşılamayacağını tespit etmek gerekir >>>

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
50

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, Seçenek Yaptırımlar, Tedbire ve Ertelemeden Önce Karar Verilmesi Gerekir(1)

Arama Puantajı:
46

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 19.02.2008 gün ve 346-25, 06.05.2008 gün ve 27-95, 10.032009 gün ve 41-52 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin objektif koşulların varlığı halinde; cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin olan, seçenek yaptırıma veya tedbire çevirmeye ya da erteleme hükümlerinden önce ve resen  mahkemece değerlendirilmesi gerekir >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, Seçenek Yaptırımlar, Tedbire ve Ertelemeden Önce Karar Verilmesi Gerekir(2)

Arama Puantajı:
46

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise diğer kişiselleştirme nedenleri değerlendirilebilecektir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, Seçenek Yaptırımlar, Tedbire ve Ertelemeden Önce Karar Verilmesi Gerekir(2)

Arama Puantajı:
46

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı taktirde ise diğer kişiselleştirme nedenleri değerlendirilebilecektir. >>>

Olası Kast ve Teşebbüs

Arama Puantajı:
37

Hukukçu Mustafa Yıldız

Bu ilkeler ve kanıtlar ışığında mağdur Recep K....'e yönelik eylem değerlendirildiğinde, sanığın, kendisine yönelik herhangi bir eylemi bulunmayan ve kavga ile de ilgisi olmayan mağdurun aracına, gece karanlığında ve önceki olayın etkisi ile hedef gözetmeksizin rastgele yaptığı atışta, merminin arabanın tavanı ile camının birleştiği yere isabet edip, parçalanıp sekerek, nüvelerinin isabeti ile mağdurun yaralanmasına neden olması eylemi kasten adam öldürmeye teşebbüs kapsamında değil, yaralama kapsamında değerlendirilmelidir. Her iki olay araya zaman fasılası girmeksizin ceryan etmiş ise de, sanığın her iki olaydaki davranış biçimi birbirinden tamamen farklıdır, bu nedenle ilk olayda hangi kasıtla hareket etmişse, ikinci olayda da aynı kasıtla hareket etmiştir, şeklindeki kabul, dosya içeriğiyle bağdaşmamaktadır. Diğer yandan rastgele yapılan bir ateş sonucu mermilerin araçtakilere isabeti sonucunda, araçtakilerin ölmesi halinde, gayri muayyen (belirsiz) kast kuralları uyarınca sanık meydana gelen sonuçtan yani öldürmeden sorumlu ise de, ölümün meydana gelmemesi halinde, öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulamaz, aksi kabul belirsiz kast (gayri muayyen kast) durumunda kastın sınırlarını öngörülemeyecek derecede genişletme sonucunu doğurur. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın meydana gelen yaralama sonucundan belirsiz (gayri muayyen) kast kuralları çerçevesinde sorumlu tutulması gerekirken, boş tabanca ile hedef gözetilerek ikinci kez tetik düşürüldüğüne ilişkin  kuşkulu kabule dayanılarak, sanığın eyleminin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna ilişkin Yerel Mahkeme direnme kararı isabetsiz olup, bozulmasına karar verilmelidir. >>>

Tutuklulukta Çeçen Sürenin Hapis Cezasından Çevrilen Para Cezasından Mahsubu

Arama Puantajı:
37

Hukukçu Mehmet Antalyalı

5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 5. fıkrasında “uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.” hükmü yer almaktadır. Ancak aynı maddenin 6. fıkrasında, ödenmeyen para cezasının hapse çevrilmesi durumunda 5. fıkranın uygulanmayacağı öngörülmüştür.Somut olayda, hükümlü adli para cezasını ödemediği için infaz edilmesi gereken ceza 11 ay 20 gün hapis cezasıdır. Yasal çerçevede artık infazı gereken 7.000 Türk Lirası adli para cezası yoktur. Bu nedenle tutuklu kaldığı 31 günlük sürenin mahsubunun hükmolunan hapis cezası üzerinden yapılması gerekmektedir.   >>>

Çelişkili İfadelere İstinaden Hüküm Kurulamaz

Arama Puantajı:
36

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur. >>>

Kasten Yaralama ve Yağma(2)

Arama Puantajı:
36

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Birbiriyle çelişkili ve kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, sanığın yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, direnme hükmünün bu nedenlerle bozulması gerekmektedir. Ancak, sanığın olay sırasında katılanı 7 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaraladığı sabit olduğuna göre, eylemi 765 sayılı TCY’nın 456/4. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturmaktadır. >>>

Sanığın Kastını İradenin Dışa Yansımalarını Dikkate Yorumlamak.

Arama Puantajı:
34

Hukukçu Mustafa Yıldız

Öğretide farklı  tanımlamalar yapılmış olmasına rağmen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.1985 gün 85/330 sayılı kararında belirtildiği gibi kast, öngörülen ve suç teşkil eden bir fiili gerçekleştirmeye yönelen irade şeklinde tanımlanabilir. Failin iç dünyasında gerçekleşen iradenin bilinmesi mümkün olmadığına göre, bu iradenin dış dünyaya yansıyan biçimine dayalı olarak, yani sanığın eylemlerinin ve eylemlerin doğurduğu sonucun gözönüne alınarak iradenin belirlenmesi ve hangi suç kastı ile hareket ettiğinin saptanması gerekmektedir >>>

Olası Kast ve Kasten Adam Öldürmeye Teşebbbüs

Arama Puantajı:
34

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)Olası kast ile irtikap edilen suça teşebbüs olmaz. >>>

Eski ve Yeni Dolandırıcılık Suçlarının Telefon Aracı Kullanılarak İşlenmesi Yönünden Karşılaştırılması

Arama Puantajı:
34

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)765 Sayılı Mülga Türk Ceza Kanunu döneminde, telefon kullanarak dolandırıcılık suçu, vasıflı dolandırıcılık olarak tanzim edildiği halde; 01.06.2007  tarihinde yürülüğe giren 5237 sayılı  Türk Ceza Kanununa göre,  telefon kullanılarak yapılan dolandırıcılık suçu, basit dolandırıcılık olarak tanzim edilmiştir.765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun 504/3. maddesine göre telefon sistemi kullanılarak yapılan dolandırıcılık için iki yıldan beş yıla kadar hapis ve sağlanan menfaatın iki katı kadar ağır  para cezası öngörülmüş iken, 5237 sayılı    TCK'nun 157/1. fıkrasına gö telefonla yapılan dolandırıcılık için,  bir yıldan beş yıla kadar hapis ve  beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.

>>>

5179 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Anayasa Mahkemesi Kararı

Arama Puantajı:
34

Hukukçu Mustafa Yıldız

5179 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değiştirilerek kabulü hakkında Kanununu iptaline dair Anayasa Mahkemesi kararı aşığıda verilmiştir >>>

Hırsızlık Suçunda Değer Azlığı Kavramın Mahiyeti

Arama Puantajı:
34

Hukukçu Mustafa Yıldız

765 sayılı TCY'nin 522. maddesindeki "hafif" ve "pek hafif" ölçütleri ile her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değer azlığı"nın 5237 sayılı Yasa'ya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu; bunun, daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda yağmalanan cep telefonunun 750.- YTL değeri az olmadığı halde, az kabul edilerek cezadan indirim yapılması,hukuka aykırıdır >>>

Suca Teşebbüsü, Sanığın fiilleri ve Fillerinin Sonucuna Göre Tespit Etmek Gerekir

Arama Puantajı:
34

Hukukçu Mustafa Yıldız

Öğretide farklı  tanımlamalar yapılmış olmasına rağmen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.1985 gün 85/330 sayılı kararında belirtildiği gibi kast, öngörülen ve suç teşkil eden bir fiili gerçekleştirmeye yönelen irade şeklinde tanımlanabilir. Failin iç dünyasında gerçekleşen iradenin bilinmesi mümkün olmadığına göre, bu iradenin dış dünyaya yansıyan biçimine dayalı olarak, yani sanığın eylemlerinin ve eylemlerin doğurduğu sonucun gözönüne alınarak iradenin belirlenmesi ve hangi suç kastı ile hareket ettiğinin saptanması gerekmektedir >>>

TCK 142/2(b) Maddesinin Kapsamı

Arama Puantajı:
31

Hukukçu Mustafa Yıldız

 5237 sayıl Türk Ceza Kanunu'nu 142. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi yalnızca "özel beceriyle" gerçekleştirilen hırsızlık fiilini içermeyip, özel beceri söz konusu olmasa bile kişiyle temas halindeki bir eşyanın cebir veya tehdit kullanılmaksızın alınması hali de bu bent kapsamındadır. Anılan yerde, suçun "Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle" işlenmesi halinde nitelikli hırsızlık suçunun oluşacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Zaten bu hükmün maddeye konuluş amacı, elde veya üstte taşınan eşyaya karşı çok yaygın olarak gerçekleştirilen hırsızlık fiillerinin basit hırsızlık olarak cezalandırılmasını önlemektir. Aksi düşünce söz konusu olsaydı, "özel beceri" ibaresiyle yetinilirdi veya 765 sayılı TCK'nın 492. maddesinin (7) sayılı bendinde olduğu gibi "Yankesicilik suretiyle işlenirse "ibaresine yer verilirdi. >>>

Hırsızlık Suçunun Temel Şekli ve Yankesicilik Suretiyle Hırsızlık

Arama Puantajı:
31

Hukukçu Mustafa Yıldız

 5237 sayıl Türk Ceza Kanunu'nu 142. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi yalnızca "özel beceriyle" gerçekleştirilen hırsızlık fiilini içermeyip, özel beceri söz konusu olmasa bile kişiyle temas halindeki bir eşyanın cebir veya tehdit kullanılmaksızın alınması hali de bu bent kapsamındadır. Anılan yerde, suçun "Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle" işlenmesi halinde nitelikli hırsızlık suçunun oluşacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Zaten bu hükmün maddeye konuluş amacı, elde veya üstte taşınan eşyaya karşı çok yaygın olarak gerçekleştirilen hırsızlık fiillerinin basit hırsızlık olarak cezalandırılmasını önlemektir. Aksi düşünce söz konusu olsaydı, "özel beceri" ibaresiyle yetinilirdi veya 765 sayılı TCK'nın 492. maddesinin (7) sayılı bendinde olduğu gibi "Yankesicilik suretiyle işlenirse "ibaresine yer verilirdi. >>>

Hırsızlık Suçunun Temel Şekli ve Yankesicilik Suretiyle Hırsızlık

Arama Puantajı:
30

Hukukçu Mustafa Yıldız

Katılandan cep telefunu isteyip, verilmemesi üzerine elinden çekip  almak biçiminde gerçekleşen  fiilde,  kapkaç olarak değerlendirilebilecek bir hareket şekli,  mağdurun dalgınlığından yararlanma  veya dikkatini dağıtarak veya kaldırarak savunma imkanını ortadan kaldırmak suretiyle yapılan hırsızlık değildir >>>

Bileşik Suç

Arama Puantajı:
30

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesine göre bir diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı sebebi olan suçlara bileşik suç denir.Gasp bileşik suçu misal olarak verilebilir. >>>

İnfazda Şartla Salıverilme

Arama Puantajı:
30

Hukukçu İsa Atalay

Hükümlülerin almış olldukları cezalara göre, Cezaevinde yatacakları süre aşağıda gösterilmiştir. >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 3.8533 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi