Online-Hukuk.Org

birden fazla davacı vekalet ücreti

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Hakimlerin Mesuliyetine Dair Temyiz İncelemesi Duruşmalı Yaıplımaz

Arama Puantajı:
63

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Kanunda hakimlerin sorumluluğunu düzenleyen hükümler gereği dairelerin ilk derece mahkemesi sıfatıyla karar verdiği ve temyiz incelemesini Hukuk Genel Kurulunun yaptığı bu işlerde duruşma yapılabileceği konusunda açık bir düzenleme yer almamaktadır. Bu davalar, karşı dava gerekmeksizin davalı lehine tazminatı ve para cezasını içeren kendine özgülüğü bulunan dava türleridir. Bu nitelikleri gereği ilgili bölümünde temyiz incelemelerinin duruşmalı yapılacağı konusunda bir düzenleme yer almadığı gibi Yargıtay Kanunu'nda da bu işlerin duruşmalı yapılacağı konusunda açık bir hükme yer verilmemiştir. Hukuk Genel Kurulunun ağırlıklı işini oluşturan direnme kararlarının dahi temyiz incelemelerinin açıklanan nedenlerle duruşmalı yapılamayacağı öngörülmüşken, diğer işlerinin duruşmalı yapılacağını kabule olanak verecek yasal bir düzenleme ve gereklilik bulunmadığı açıktır. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulunun incelemesine tabi işlerde ayrık ve açık bir düzenleme olmadığı sürece duruşmalı inceleme yapılması olanaklı görülmemektedir. >>>

Avukatlık Vekalet Sözleşmesinin Kendiliğinden sona Ermesi

Arama Puantajı:
62

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Avukatlık vekalet akdinin, vekaletnamede bahsedilmese bile mahiyetinden kaynaklanan bir süresi vardır. >>>

Hukuk Mahkemelerinde Kesinlik Sınırının Tespiti

Arama Puantajı:
58

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Her ne kadar, davacının davalıdan aldığı sabit ücret miktar itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinde ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; sabit ücretin alınıp alınmaması hususunda verilen hükmün salt alınan sabit ücrete münhasır olmayıp, sonraki yıllara da yönelik olduğu ard etkisinin bulunduğu kuşkusuzdur. Yine, sabit ücret uygulaması nedeniyle eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren, toplu bir hak uyuşmazlığının bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Bu itibarla, sabit ücretin yasada öngörülen ücret tespit kurallarına uygun olduğu yönünde tespit istemini de içeren böyle bir davada verilen karar, bir kanun hükmünün ileriye dönük uygulanıp uygulanmaması yönünde de sonuç doğuracağından, temyiz incelemesinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesi ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının gözetilmemesi gerektiğine, dolayısıyla bu davanın miktar ve değerine bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğuna oybirliğiyle karar verilmiş ve işin esası incelenmiştir. >>>

Resen Yapılan Harçların Yükümlüsü

Arama Puantajı:
51

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Herhangi bir istek olmaksızın resen yapılacak işlemlere ait harçlar, aksine hüküm yoksa, lehine işlem yapılan kişilerden alınır.İstek olmaksızın resen yapılacak işlem tek taraflı olarak bir kişi lehine ancak hiçkimse aleyhine değildir. Davalı Hakim lehine yasa gereği hükmedilen tazminatın yükümlüsü ise bellidir. Bu yükümlünün hakim değil onun hakkında dava açan kişi olması karşısında, buna göre hesaplanacak harcın yükümlüsü haksız yere dava açtığına hükmedilen davacı olmalıdır.Tazminat Hukuku kurallarına göre, hakimin haksız yere dava edilmekle maddi ve manevi zarar ve ziyanının doğduğu baştan kabul edilen ve tazminatın tüm unsurlarını da resen hükmedilme özelliğine karşın içinde barındıran bir tazminat türüdür.Yargı harçları davada haksız çıkan tarafa yükletilecektir. Hakim lehine davacı aleyhine yasa gereği yükletilen tazminat da davacının haksız çıkmasının sonucudur. Peşin harç alınmamış olması, nispi karar ve ilam harcının alınmamasını gerektirmez.Bu nedenle haksız çıkılan miktar üzerinden nispi harcın davacıdan alınması usul ve yasaya uygundur. (1086 S. K. m. 573, 576, 413, 416, 417, 423) (492 S. K. m. 2, 11, 15) >>>

Sabit Telefon Sözleşmesinde Sabit Ücretin Hukuki Vasfı

Arama Puantajı:
51

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Herkesin makul bir ücret karşılığında telekomünikasyon hizmetlerinden ve altyapısından eşit şekilde yararlanması ilkesinden hareketle, Türk Telekomünikasyon A.Ş tarafından yapılan enerji tüketimi, teknik donanım, bakım ve yönetim gibi masrafların karşılığı olarak, Telekomünikasyon Kurumu tarafından onaylanan tarife uyarınca alınan sabit ücretin, yasal ve hakkaniyete uygun bir uygulama olduğu; bu bağlamda, yasal ölçütler yerine direnme kararında sözü edilen sübjektif esaslara göre değerlendirme yapılamayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır. Yerel Mahkemece, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen ve davanın kabulü ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline karar verilmesi gereğine işaret eden Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, hatalı teşhis ve değerlendirme sonucu davanın reddine dair verilen önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. >>>

Haksız Yere Dava Edilen Hakimin Manevi Tazminat Talep Etmesi

Arama Puantajı:
48

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Tazminat Hukuku kurallarına göre, hakimin haksız yere dava edilmekle maddi ve manevi zarar ve ziyanının doğduğu baştan kabul edilen ve tazminatın tüm unsurlarını da resen hükmedilme özelliğine karşın içinde barındıran bir tazminat türüdür.Yargı harçları davada haksız çıkan tarafa yükletilecektir. Hakim lehine davacı aleyhine yasa gereği yükletilen tazminat da davacının haksız çıkmasının sonucudur. Peşin harç alınmamış olması, nispi karar ve ilam harcının alınmamasını gerektirmez.Bu nedenle haksız çıkılan miktar üzerinden nispi harcın davacıdan alınması usul ve yasaya uygundur.(1086 S. K. m. 573, 576, 413, 416, 417, 423) (492 S. K. m. 2, 11, 15) >>>

Tek Bir Dilekçeyle Katılanlar İle İlgili Vekalet Ücreti

Arama Puantajı:
46

Hukukçu Mustafa Yıldız

Bir davanın takibi sırasında dava açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda her dava için ayrı ücrete hükmolunur" şeklindeki düzenleme karşısında; avukatlık asgari ücret tarifesi vekalet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak, davacı veya sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan davaların adedini ele almakta ve taraf1ara yükletilecek avukatlık parasının, her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunduğu, bu nedenle ayrı ayrı dava açılmadıkça vekalet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün olmadığı, müdahale yolu ile açılan davaların her biri kamu davasının içinde ayrı hukuki varlığı olan davalar olduğu cihetle, avukatlık asgari ücret tarifesinde belirtilen düzenlemeler değerlendirildiğinde tek bir dilekçe ile kamu davasına müdahil sıfatıyla katılan Mehmet A..., Süleyman A..., Emel A..., Sevim K...., Fatma A...., Muzaffer A... ve Şerife A....'ın lehine ve sanıklar aleyhine 500,00 Yeni Türk Lirası maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir katılan lehine 500,00'er Yeni Türk Lirası vekalet ücretinin sanıklardan ayrı ayrı alınmasına ve katılanlara ayrı ayrı verilmesine dair hüküm kurulmasında >>>

Fiili Uyma Sonucu Yeni Hüküm Kurma(1)

Arama Puantajı:
45

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen ısrar kararı verilmiş olsa dahi; a)Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b)Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, c)Bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni kanıtlara dayanmak, d)İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, Suretiyle verilen hüküm; özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. >>>

Fikri İçtimada fiilin Tek olması Ne Anlama Gelir

Arama Puantajı:
43

Hukukçu Mustafa Arçelik

Fikri içtimanın asli şart fii tek olmalıdır

>>>

Zincirle Suç ve 765sayılı (mülga) TCK'nun 43. maddesine mümas Teselsül Suç

Arama Puantajı:
41

Hukuçu Mustafa Yıldız

Zincirleme suç, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinde; “ bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünü Birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır şeklinde düzenlenmişken, 5237 Sayılı Yasanın 43/1 maddesinin konumuza ilişkin ilk cümlesinde; “ Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir” biçiminde düzenlenmiştir.  765 Sayılı TCY'nda yer alan “ muhtelif zamanlarda vaki olsa bile” ifadesi karşısında, aynı suç işleme kararı altında birden fazla suçun aynı zamanda işlenmesi durumunda diğer koşulların da varlığı halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi olanaklıdır. Nitekim 765 sayılı TCY'nın yürürlüğü zamanında bu husus yargısal kararlarla kabul edilmiş ve uygulama bu doğrultuda yerleşmiştir. 5237 Sayılı TCY'nın 43/1 maddesinde bulunan, “ değişik zamanlarda” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinİn uygulanabilmesi için, suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gereklidir ki, bunun sonucu olarak, aynı mağdura, aynı zamanda, aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda tek suçun oluşacağı kabul edilmiştir. Bu halde zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapılamayacak ancak bu husus TCY'nın 61.maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesiNde göz önüne alınabilecektir. >>>

Fazla Çalışmanın İspatı

Arama Puantajı:
38

Hukukçu Halil Özdemir

1-)Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği var sayılır. Bordroda fazla çalışma bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.

>>>

Boşanma Davasında Uygulanacak Usulü Hükümler

Arama Puantajı:
35

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Boşanma davalarında genel yargılama usulünün uygulanmayacağı istisnalar, Medeni Kanunun 184. maddesinin birinci fıkrasında; “1.Hakim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz. 2.Hakim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez. 3.Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz. 4.Hakim, kanıtları serbestçe takdir eder. 5.Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hakim  tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. 6.Hakim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.” Şeklinde sıralanmıştır >>>

Boşanma Davası Açıldığı Tarihteki Maddi Duruma Göre Karar Verilir

Arama Puantajı:
33

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Yerel Mahkemenin, her davanın açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılması gerektiği ilkesi benimsenerek, davadan sonra tanık beyanıyla beliren olgunun kadının kusurunun belirlenmesinde değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla hükme esas alınamayacağı yönündeki direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, yerindedir >>>

Vekalet Sözleşmesinin Şekli

Arama Puantajı:
31

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanıkla birlikte duruşmaya gelen ve hakim önünde savunucu olarak kabul edildiği sanık tarafından bildirilen vekaletnamesiz savunucunun hükümü temyiz etmesi halinde, dosyada sanığın açık bir muhalefeti bulunmuyorsa, bu temyiz isteği geçerlidir. >>>

İlamları İnfazında Dikkat Edilecek Hususlar

Arama Puantajı:
31

Hukukçu İsa Atalay

Kesinleşme şerhi doğru mu ? Kesinleşme tarihi ve ne suretle kesinleştiği yazılmış mı? İmza ve mühür eksikliği var mı? Kesinleşme şerhine ilamın hangi hükümlü hakkında ve hangi ceza yada tedbirin infazına ilişkin olduğu yazılmış mı? (5275 s.y.20/1 ve infaz tüzüğünün 66.maddesi) 2-İlamda birden fazla süreli hapis cezası varsa kesinleşme şerhinde bunların toplamı gösterilerek tek ilam olarak infaza verilmiş mi? (İnfaz Tüzüğünün66.maddesi)

>>>

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
30

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

İmar Uygulamasında Aynı Yerden Parsel Verilmesi Sorunu

Arama Puantajı:
30

Hukukçu Mehmet Sait Ersoy

3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Arazi ve Arsa Düzenlemesi” başlığını taşıyan 18. maddesinin 1. fıkrasında, belediye ve mücavir alanın imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar plânına uygun ada veya parsellere ayırmaya müstakil, hisseli veya kat mülki­yeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptır­maya belediyelerin yetkili olduğu kurala bağlanmıştır. 3194 sayılı Kanunun 19. maddesiyle de, parselasyon plânlarının hazırlanması ve tesciline ilişkin hususlar belirtilmiştir

>>>

Tek Fiille Bireden Fazla Suç İşleme

Arama Puantajı:
29

Hukukçu Mustafa Arçelik

Tek fiille birden fazla suç işlenmesi halinde nasıl bir usul izleneceği aşağıda belirtilmiştir >>>

Eski ve Yeni Zincirleme Suçların Karşılaştırılması

Arama Puantajı:
29

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Zincirleme suç, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinde; “ bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünü Birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır şeklinde düzenlenmişken, 5237 Sayılı Yasanın 43/1 maddesinin konumuza ilişkin ilk cümlesinde; “ Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir” biçiminde düzenlenmiştir. >>>

Haksız Tutuklulukta Manevi Tazminatın Tespitinde İlkeler

Arama Puantajı:
28

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Bekâr olan ve ailesiyle birlikte oturan davacı, giyim sektöründe işçi olarak çalışmakta olup aylık kazancı yaklaşık 300 YTL’dır. Belirtilen tespitler ve ilkeler doğrultusunda, hükmedilen manevi tazminat miktarının, haksız tutukluluğun gerçekleştiği tarihteki paranın satınalma gücü de göz önüne alındığında, tutuklu kalınan süre ile orantılı ve makul olmayıp fazla olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla direnme hükmü isabetsiz olduğundan bozulmasına karar verilmelidir. >>>

Manevi Tazminat Kişinin Sosyal Çevresi ve Tutukluğun Yapıldığı Tarihteki Maddi Kazanç Esas Alınmaldır

Arama Puantajı:
28

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Bekâr olan ve ailesiyle birlikte oturan davacı, giyim sektöründe işçi olarak çalışmakta olup aylık kazancı yaklaşık 300 YTL’dır. Belirtilen tespitler ve ilkeler doğrultusunda, hükmedilen manevi tazminat miktarının, haksız tutukluluğun gerçekleştiği tarihteki paranın satınalma gücü de göz önüne alındığında, tutuklu kalınan süre ile orantılı ve makul olmayıp fazla olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla direnme hükmü isabetsiz olduğundan bozulmasına karar verilmelidir. >>>

Zincirleme Suçun Değişik Zamamlarda İrtikap Edilmesi Gerekir

Arama Puantajı:
27

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinde bahsedilen zincirleme suçun oluşabilmesi için, 765 sayılı mülga Türk Ceza  Kanunu'nun 80. maddesinden farklı olarak '' değişik zamanlarda' suçun irtikap edilmesi gerekir. Aynı anda irtikap edilen fiiller için, zincirleme suç hükümleri uygulanamaz. >>>

Kızlık Bozma Nedeniyle Manevi Tazminat

Arama Puantajı:
26

Mehmet Antalyalı Hukukçu

Kızlık bozmada,  hem kıza hem de kızın yakını anneye manevi tazminat verilmesi gerektirir >>>

Berat Eden Sanık Lehine Vekalet Ücreti

Arama Puantajı:
26

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Berat eden sanık, kendini davada bir avukat ile temsil ettirmiş ise, sanık lehine vekalet ücretine hükmetmek gerekir.Bize göre, ülkemizde açılan davalardan mahkumiyet oranı çok düşük  olduğu halde, bu durumun devamından devlet sorumluları henüz bir tedbir almış değildir. >>>

Mahkeme Masrafına Karar Vermek İçin Talep Aranmaz

Arama Puantajı:
25

Hukukçu Mehmet Antalyalı

29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "... hukuk davalarında hasma tahmili gereken ve muhakeme masraflarından madut bulunan vekalet ücretine diğer muhakeme masrafları gibi mutlak surette talep olunmaksızın re'sen hükmedilmesi icap ettiğine..." denilmek suretiyle yargılama masrafı ve vekalet ücretine hükmedilmesinde talep şartı aranmaz >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 0.8778 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi