Online-Hukuk.Org

bıçak taşımak suç mu

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Düşünce ve İnanç Hürriyeti

Arama Puantajı:
680

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Somut Tehlike

Arama Puantajı:
680

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Bileşik Suç

Arama Puantajı:
464

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesine göre bir diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı sebebi olan suçlara bileşik suç denir.Gasp bileşik suçu misal olarak verilebilir. >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve İfade Hürriyeti

Arama Puantajı:
385

Hukukçu Mustafa Yıldız

Raporun ve basın açıklamasının düşünce açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. İçeriğine ve ileri sürülen görüş ve önerilere katılmak yada bunları benimsemeyerek reddetmek olası ise de; konunun bilimsel şekilde ele alınması bir kamu görevi gereği hazırlanmış olması, içeriğinde, yasada öngörülen farklılıkları yekdiğeri aleyhine kin ve düşmanlığa sevkedecek ve kamu güvenliğine yönelik açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkaracak şiddet çağrısını içermemesi karşısında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu unsurlarının oluşmadığının kabulü gerekir. >>>

Bilişim Sistemini Kullanarak Menfaat Sağlama ve Hırsızlık

Arama Puantajı:
218

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Sanıkların birlikte hareket ederek, daha önceden haksız bir şekilde ele geçirdikleri katılan firmanın internet bankacılık şifresini kullanmak suretiyle, katılanın Şekerbank Ankara Küçükesat Şubesindeki hesabından 10.750 YTL'yı Şekerbank-İstanbul Zeytinburnu Şubesinde sanık Volkan adına açtırdıkları hesaba havale edip, aynı gün banka şubesinden çekmek şeklinde gerçekleştirdiği eylemdeki kastı, katılan firmanın banka hesabında bulunan, taşınır nitelikteki parayı bilişim sistemini kullanmak suretiyle kendi banka hesaplarına geçirmeye, katılanın rızasına aykırı olarak malvarlığında azalmaya neden olmaya; başka bir anlatımla varolan veriyi başka bir yere göndermekten ziyade, bu verinin temsil ettiği parayı alarak mal edinmeye yöneliktir. Kaldı ki sanığın katılanın internet bankacılık hesabında bulunan parasına ulaşmak için bilişim sistemlerini araç olarak kullanmaktan başka alternatifi de yoktur. Dolayısıyla olayımızda, 5237 sayılı TCY'nın 142/2-e maddesinde düzenlenmiş bulunan “bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık” suçunun gerçekleştiği kabul edilmelidir. Şu halde, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY’nın 142/2-e maddesindeki nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi karşısında; 244. maddenin 4. fıkrası uyarınca uygulama yapma olanağı da bulunmamaktadır. >>>

Kötüye Kullanması ve Disiplin Hükümleri

Arama Puantajı:
214

Hukukçu Mustafa Yıldız

Bir cumhuriyet savcısının, avukat tavsiye etmesi,  sanıkla birlikte yemek yemesi görevi kötüye kullanma değil, disiplin hükümlerine aykrılıktır.Bir fiil suç oluşturmayabilir ancak disiplin hükümlerinin uygulanmasına engel değildir.Bundan dolayı disiplin tahkikatıyla adli tahkikat birbirinden bağımsız olarak kendi sürecinde devam eder. >>>

Hırsızlık ve Yağma(Gasp)

Arama Puantajı:
212

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Hırsızlık suçu, suça konu eşyanın mağdurun hakimiyetinden çıkıp, failin  hakimiyetine girince tekemmül ettiği halde; gasp(Robbery) suçunun tekemmülü konusunda Yargıtay 6.Ceza Dairesindeki heyetler arasında görüş farklılığı bulunmaktadır. Bir görüşü göre  suça konu eşyanın, mağdurun hakimiyetinden çıkmakla tekemmül eder.Diğer görüşe Gasp(robbery) suçunun  tekemmülü için,  eşyanın  mağdurur  hakimiyetine girmesine gerek yoktur şeklindedir. Biz bu görüşe katılmıyoruz. Bize göre  gasp suçu hırsızlık suçunun bir çeşididir ve suçun tekemmülü için  maağdurun  hakimiyetinden çıkması yeterli deği, failin hakimiyetine girmesi gerekir. Bundan dolayı olay yerinden suça konu eşya ile uzaklaşmakta olan kişilerin. kendini durdurmak isteyen mal sahibi ya da olay yerine gelen güvenlik görevlilerine cebir ve tehdit kullanması hırsızlık suçuu  gaspa dönüştürür.  Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 25.03.2009 tarihli ve Esas No:2006/5530 Karar No:2009/5861 sayılı içtihadı da bu yöndedir. Hukuka uygun olan karar da bu şekildedir. Bize göre, gasp suçu, hırsızlık suçunun daha hususi bir şekli olduğundan, aynı hırsızlık suçunda oluduğu gibi, çalınan mal, failin hakimiyetine geçinceye kadar, kullanılan tehdit ve cebir, hırsızlık suçunun gasp suçuna tahvil eder.Hırsızlık suçunda, çalınan  mal, failn hakimiyetine geçinceye kadar,  malı almak için kullanılan çebir ve tehdit suçu, gasbı oluşturur.  >>>

Resmi Varakada Sahtecilik ve Bankacılık Zimmeti

Arama Puantajı:
211

Hukukçu Mustafa Yıldız

5237 sayılı TCY'nın 212. maddesindeki; Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur şeklindeki düzenlemenin, TCY'nın genel hükümleri arasında yer almaması nedeniyle, TCY'nın 5. maddesindeki, yasanın genel hükümleri arasında yer alan düzenlemelerin özel yasalar açısından da uygulanacağı kuralı kapsamında özel yasalar açısından da uygulama olanağı bulunmamaktadır. 5237 sayılı TCY'nın 212. maddesi yalnızca TCY içinde düzenlenen suçlara ilişkin olarak uygulanabilecek bir kuraldır. >>>

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
210

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

Basit Zimmet ve Nitelikli Zimmet

Arama Puantajı:
203

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere nitelikli zimmet suçundaki hileli davranışların, fiilin ortaya çıkmamasını sağlamaya yönelik olmasının yanında bu sonucu gerçekleştirmeye elverişli olacak nitelikte yoğun ve aldatıcı olması gerekir. Kaba, herkes tarafından anlaşılabilir ve özünde aldatıcı niteliği bulunmayan bir davranış hileli bir davranış olarak değerlendirilemeyecektir. Eylemin açığa çıkmaması için kullanılan bir yöntemin, denetim ve gözetim görevi verilmiş kişilerin dikkatsizliği ve özensizliğinden kaynaklanan nedenlerle bu suçun ortaya çıkmasını engellemesi bu tür davranışlara hileli davranış vasfını kazandırmayacağı gibi nitelikli zimmet suçunun da oluşmasına yol açmayacaktır. Aksinin kabulü halinde nitelikli zimmet suçunun kapsamı oldukça genişlerken, basit zimmet suçunun kapsamı oldukça daralacaktır ki yasa koyucunun bunu amaçladığı kuşkuludur. Bunun yanında aldatıcı özelliğe sahip ve bu suçun ortaya çıkmasını engellemeye elverişli yöntemin kullanılmış olmasına karşın, suçun yine de ortaya çıkarılması yani kullanılan hileli yöntemin zimmet suçunun ortaya çıkarılmasını engelleyememesi durumunda da yine nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Zira burada zimmet suçunun ortaya çıkmamasına yönelik yasanın aradığı hileli davranışlar gerçekleştirilmiş olmaktadır   >>>

Haksız Mal Edinmme Suçunda Araştırılması Gereken Hususlar

Arama Puantajı:
176

Hukukçu Mustafa Yıldız

“Sanık savunması ve bilirkişi raporlarından suç konusu banka hesaplarının 1992 yılından beri yürtüldüğünün ileri sürülmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 3.2.1998 gün ve 7/288-11 sayılı kararında da belirtildiği üzere haksız mal edinme suçları ani suç niteliğinde olduklarından suç tarihinin mal veya paranın haksız edinim tarihi olduğu gözetilerek, ilgili bankalardan 1992 yılından bu yana açılmış bulunan söz konusu hesap ekstreleri ve diğer belgeler celp edilip suç konusu paraların hangi tarihlerde haksız edinildiği ayrı ayrı bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmek suretiyle suç tarihlerine göre zamanaşımına uğramış miktar belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi” isabetsizliğinden hükmün oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir >>>

Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığı

Arama Puantajı:
173

Hukukçu Mustafa Yıldız

26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesine, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 6. maddesiyle eklenen (4) numaralı fıkranın “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 24.3.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi >>>

Zimmet ve Bankacılar Tarafından İrtikap Edilen Zimmet

Arama Puantajı:
170

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez   >>>

Banka Görevlisinin Zimmeti ve Denetim Görevinin İhmali

Arama Puantajı:
170

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez   >>>

Banka Görevlisi Tarafınan İrtikap Edilen Kullanma Zimmeti

Arama Puantajı:
170

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanığın  olay tarihinde banka mudilerinden  Sadık Sönmez’in hesabını önce boşaltarak sonra başka bir mudinin hesabından çektiği para ile kapatması kullanma zimmeti; kasasında bulunan paraları alarak bankadan ayrılması basit zimmet suçunu oluşturmaktadır. Sanığın banka mudilerinden Atilla Güneş’in hesaplarından para çekmesi eylemi  de  mudilerin  fişlerde imzası olmaması nedeniyle basit zimmet suçunu oluşturur.Denetimin ihmal edilmesi, basit zimmeti nietlikli hale getirmez   >>>

Görevi Kötüye Kullanma ve Resmi Belgede Sahtecilik(2)

Arama Puantajı:
152

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Görevi Kötüye kullanma ve resmi evrakta sahtecilik suçunu tefrik etmeye yardımcı olacak Ceza Genel Kurulu Kararı aşağıda verilmiştir

>>>

Yağma(Gasp) Suçunun Alacağı Tahsil Amacıyla İşlenmesi

Arama Puantajı:
145

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde; ancak, tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. [2] (8.7.2005 T. 5377 sk değ.) Yağma(Robbery) suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir

>>>

Cinsel Amaçlı Çocuğun Hürriyetini Rızaen Tahdit Etme Suçu Yönünden Eski ve Yeni Hürriyetii Tahdit Suçlarının Karşılaştırılması

Arama Puantajı:
143

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Çocukların cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun kılınması suçu 765 sayılı TCY'nin "Adabı umumiye ve nizamı aile aleyhinde cürümler" başlıklı sekizinci babının "Kız, kadın ve erkek kaçırmak" başlıklı ikinci faslında yer alan 430/2. maddesinde, "Eğer reşit olmayan kimse, cebir ve şiddet veya tehdit veya hile olmaksızın kendi rızası ile şehvet hissi veya evlenme maksadıyla kaçırılmış veya bir yerde alıkonulmuş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir" şeklinde, 5237 sayılı TCY'de ise "Hürriyete karşı suçlar" bölümünün "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109. maddesinde, "(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir''  hükmü yer almaktadır.

>>>

Rüşvet Teklifini Kaydetmek

Arama Puantajı:
135

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Kamu görevlisi olan sanığın, hakkında rüşvet aldığı yolunda yaygın söylentilerin bulunduğu, yakınana da yapmaması gereken bir işte kolaylık sağlayacağını söyleyerek yarar sağlamak istediği, olayın başlangıcından itibaren rüşvet vermek niyetinde olmayan yakınanın, sanık ile arasında geçen konuşmaları cep telefonunun hafızasına kaydettiği ve rüşvet teklifini, sanığı yakalatmak ve suçun maddi kanıtlarını ortaya çıkartmak amacıyla kabul etmiş gibi göründüğü, bu haliyle taraflar arasında özgür iradeye dayalı bir rüşvet anlaşmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda sanık, rüşvet alma suçunun icra hareketlerine doğrudan doğruya başlamış, ancak elinde olmayan engel neden yüzünden tamamlayamamıştır. O halde sanığın eyleminin, rüşvet almaya kalkışma aşamasında kaldığının kabulü zorunludur.   >>>

Tek Fiille Bireden Fazla Suç İşleme

Arama Puantajı:
123

Hukukçu Mustafa Arçelik

Tek fiille birden fazla suç işlenmesi halinde nasıl bir usul izleneceği aşağıda belirtilmiştir >>>

Mesken Müştemilatı Kavramı

Arama Puantajı:
116

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Mesken masuniyetini ihlal(Violation of the immunity of Residence) suçunda bir yerin müştemilat(its associated buildings) olup olmadığını tespit için işlev itibariyle işyerini(Work-place) veya meskeni fonksiyon  tamamlaması ve izinsiz girildiğinde sahibinin rahatsız olduğu ve huzurunun ihlal edildiği mekandır.  Boş konut mesken olmadığı  gibi, konut olmayan bir mağara yerine göre mesken olabilir. >>>

Zincirle Suç ve 765sayılı (mülga) TCK'nun 43. maddesine mümas Teselsül Suç

Arama Puantajı:
113

Hukuçu Mustafa Yıldız

Zincirleme suç, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinde; “ bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünü Birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır şeklinde düzenlenmişken, 5237 Sayılı Yasanın 43/1 maddesinin konumuza ilişkin ilk cümlesinde; “ Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir” biçiminde düzenlenmiştir.  765 Sayılı TCY'nda yer alan “ muhtelif zamanlarda vaki olsa bile” ifadesi karşısında, aynı suç işleme kararı altında birden fazla suçun aynı zamanda işlenmesi durumunda diğer koşulların da varlığı halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi olanaklıdır. Nitekim 765 sayılı TCY'nın yürürlüğü zamanında bu husus yargısal kararlarla kabul edilmiş ve uygulama bu doğrultuda yerleşmiştir. 5237 Sayılı TCY'nın 43/1 maddesinde bulunan, “ değişik zamanlarda” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinİn uygulanabilmesi için, suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gereklidir ki, bunun sonucu olarak, aynı mağdura, aynı zamanda, aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda tek suçun oluşacağı kabul edilmiştir. Bu halde zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapılamayacak ancak bu husus TCY'nın 61.maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesiNde göz önüne alınabilecektir. >>>

Çelişkili İfadelere İstinaden Hüküm Kurulamaz

Arama Puantajı:
112

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur. >>>

Kasten Yaralama ve Yağma(2)

Arama Puantajı:
112

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Birbiriyle çelişkili ve kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, sanığın yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, direnme hükmünün bu nedenlerle bozulması gerekmektedir. Ancak, sanığın olay sırasında katılanı 7 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaraladığı sabit olduğuna göre, eylemi 765 sayılı TCY’nın 456/4. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturmaktadır. >>>

Maktulü Bıçaklanırken Tutmak failliktir

Arama Puantajı:
109

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanık Halil ile maktul Kazım arasındaki ihtilaftan kaynaklanan ve Halil’in saldırısı ile başlayan somut olaya, sanık Mustafa’nın babası olan Halil’e yardım etmek gayesiyle sonradan katıldığı dosya kapsamından açıkça anlaşıldığına göre; Mustafa’nın elinde bıçakla olay yerine dönmesinden hemen önce saldırgan tavırlarıyla ikinci kavgayı başlatarak Kazım’ın kafasını koltuğunun altına sıkıştıran, Mustafa’nın hepsi öldürücü nitelikte olan 6 bıçak darbesini vurması sırasında da onu engellemeye çalışmak bir yana, bıçaklama eylemi bitinceye kadar maktulü etkisiz kılacak biçimde tutmaya devam eden sanık Halil’in, Mustafa’nın evden aldığı bıçakla gelip maktule yönelmesinden itibaren “öldürme kastında” Mustafa ile mutabık kaldığında ve zımni bir işbirliği (işbölümü) ile öldürme suçuna katıldığında kuşku bulunmadığından, bu sanığın maktule yönelik eyleminin 765 sayılı Yasa açısından 64. maddede düzenlenen “asli maddi iştirak (birlikte suç işleme), 5237 sayılı Yasa açısından ise 37. maddede düzenlenen “faillik” kapsamında kaldığının kabul edilmesi gerekir. >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 4.6803 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi