Online-Hukuk.Org

bakaya para cezası 2013

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Temyiz Yeteneğine Haiz Olan Karar Önce İlgili Dairece İncelenmelidir(1)

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sanık Şahin Okçu hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş bulunduğu, verilen mahkûmiyet hükmünün ise 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen uygulanma olanağı bulunan 1412 sayılı Yasanın 305. maddesi uyarınca temyiz yeteneğine haiz olduğu sabit olmakla, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire incelenmeksizin iade kararının kaldırılmasına ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir. >>>

Dolandırıcılık ve Resmi Sıfat Takınarak Hırszılık

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Şikayetçiyi polis olduğuna inandıran sanığın, onun üzerindeki paraları araştırma yapacağız diyerek alması nedeniyle suça konu paraların incelenip iade edilmek üzere mülkiyeti devredilmeden teslim edildiği cihetle dolandırıcılık suçunun yasal  unsurları oluşmadığından suç  fiil resmi sıfat takınarak hırsızlık suçunu oluşturur >>>

Cezaların İçimaının Hukuki Vasfı

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Cezaların içtimaına ilişkin hükümlere 765 sayılı TCY'nda yer verilmiş olunmasına karşın, cezaların birleştirilmesinin “bir yaptırım hukuku-infaz hukuku” kurumu olduğu, birleştirmeye rağmen, cezaları birleştirilen her suçun cezasının “hukuken ortadan kalkmadığı” (Prof. Dr. Kayıhan İçel, Prof. Dr. Füsun Sokulu-Akıncı, Dr. İzzettin Özgenç, Dr. Adem Sözüer, Dr. Fatih S.Mahmutoğlu, Dr. Yener Ünver, Yaptırım Teorisi, İst-2000, s.277), yine benzer şekilde içtima sonunda verilen “toplam ceza” içindeki “unsur-cezalar”ın erimedikleri, kaybolmadıkları, cezaların içtimaı dışındaki haller bakımından “varlıklarını korudukları” savunulmuştur. (Prof. Dr. Faruk Erem, Prof. Dr. Ahmet Danışman, Prof. Dr. Mehmet Emin Artuk, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Ankara-1997, 14. bası, s. 918) >>>

Başsavcı Taraftır

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Gerek soruşturma aşamasında yargılama konusu uyuşmazlık hakkında görüş bildirip, tavsiyede bulunma hakkına sahip olan ve soruşturma sonucunda düzenlenen iddianameye görüldü yaparak “olur vermekle” o görüşü benimseyen, gerekse kovuşturma aşamasında benimsediği bu görüşü sürdürecek C.savcısını da belirleme hak ve yetkisine sahip İl Cumhuriyet Başsavcısının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun  22/1-g maddesi uyarınca aynı davada C.savcısı olarak görev yapması nedeniyle Hakim olarak görev yapmasına olanak bulunmamaktadır. Böyle bir halin aynı zamanda Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca bir iç hukuk normu haline gelen AİHS’nin 6/1. maddesinin “adil yargılanma hakkının”, ihlali niteliğinde olacağında kuşku yoktur. >>>

Takdir Hakkının Kullanılmasını ve Değerlendirme Gerektiren veya Cezanın Zat ve Mahiyetinde Değişiklik Yapan Kararlar Duruşmalı ve Temyiz Yolu Açık Olarak Yapılmalıdır

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Çözümü gereken bir başka husus ise, takdir ve değerlendirme gerektiren veya cezanın bir başka cezaya dönüşmesi icap eden ya da cezaların bir kısmının infaz rejiminin diğerinden farklı olduğu ahvalde 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden hücre cezasının da varlığını koruduğu gerçeği karşısında hükmün kesinleşmesi koşulunun aranıp aranmayacağıdır. 765 sayılı TCY’nın 70. maddesi uyarınca birden çok ağırlaştırılmış müebbet (ağır) hapse mahkûmiyet halinde, bir yıldan altı yıla kadar, ağırlaştırılmış müebbet hapis ile müebbet (ağır) hapis cezasına mahkûmiyet halinde dokuz aydan beş yıla kadar, birden çok müebbet (ağır) hapse mahkûmiyet halinde altı aydan üç yıla kadar tayin ve takdir edilecek bir sürenin hücrede tecrit edilmek suretiyle, ağırlaştırılmış müebbet (ağır) ve müebbet (ağır) hapis cezalarının infazının gerekmesi, yine anılan Yasanın 73. maddesi uyarınca, şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezaların ağırlaştırılmış müebbet (ağır) hapis veya müebbet (ağır) hapis cezalarıyla içtimaı halinde, maddedeki asgari ve azami sınırlar içerisinde takdir edilecek bir sürenin hücrede tecrit edilmek suretiyle bu cezaların infazının gerekmesi karşısında, 04.03.2003 gün ve 24-20 sayılı Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında da vurgulandığı üzere, 765 sayılı Yasanın 70 ve 73. maddelerine göre yapılacak içtima işlemi sonunda hükümlünün hücrede geçirmesi gereken sürenin saptanması, takdir hakkının kullanılmasını ve bir değerlendirme yapılmasını gerektirdiğinden, bu durumda mutlak surette incelemenin duruşmalı olarak yapılması ve kararın da temyiz yasa yoluna tabii olması zorunluluk arz edecektir. Bu açıklamalar ışığında varılan sonuçları şu şekilde belirlemek mümkündür. >>>

Bilişim Sistemini Kullanarak Menfaat Sağlama ve Dolandırıcılık

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mustafa Yıldiz

1-)Sanığın, katılan .S'nin kimlik bilgilerine göre düzenlenip kendi fotoğrafı yapıştırılmış ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanını kullanarak katılan A.Bank A.Ş'nin Y... Şubesinde hesap açtırarak diğer katılan .Ç'nin bankada bulanan para hesabındaki var olan verileri (bilgileri) sahte kimlikle açtırdığı hesaba internet yoluyla havale edip hesap cüzdanı ibraz ederek banka şubesinden alması fiili dolandırıcılık suçunu oluşturur >>>

Teslim Alınan Malı İcra Dairesine Götürmemek

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)Sanığın hazcolunan ve kendisine yediemin olarak teslim olunan kendisine ait malları istenmesine karşın icra dairesine götürmemesi eylemi nedeniyle TCY’nın 289/1. 2.cümlesi uygulanarak temel cezanın yarı oranında indirilmemesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması yasaya aykırıdır. >>>

Karşılıksız Çekte Para Cezasının Tespiti

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mustafa Yıldız

Karşılıksız çekte para cezasının tespitiyle ilgili emsal Yargıtay içtihadı aşağıda verilmiştir. >>>

Dolandırıcılık ve Güveni Kötüye Kullanma

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Dolandırıcılık(Theft by deception) ve güveni kötüye kullanma(Abuse of Trust) suçları mala karşı işlenen suçlardandır. Dolandırıcılık suçu ile mala karşı suç işlenmenin yanında, aynı zamanda irade irade hürriyetine karşı da suç işlenmektedir.Bundan dolayı benzer ve farklı yanlaır vardır.Aşağıda bu konu ile ilgili içtihatlar verilmiştir >>>

Hak Yoksunluğu Ve Kısa Süreli Hapis Cezası

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mustafa Yıldız

5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz hükmüne aykırı olarak, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanunun 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde karar verilmesinde isabet yoktur >>>

Disiplin Cezalarının Memuriyete Etkisi

Arama Puantajı:
12

Uzman Hukukçu Ahmet Ünlü

Disiplin Cezalarının Memuriyete Etkisi Aşağıda Açıklanmıştır >>>

Mühür Bozma ve 765 sayılı Kanunu'nun 274. maddesi

Arama Puantajı:
12

Hukukuçu Musutafa Yıldız

Mühür bozma suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203. maddesinde tanzim edilmiş ve hapis veya adli para cezası biçiminde secimlik olarak öngörülmüştür >>>

İnfaz Hakiminin Görevleri

Arama Puantajı:
12

Hukukçu İsa ATALAY

İnfaz hakimliği 16.05.2001 tarihinde kabul edilen 4675 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Bu kanunun amacı infaz hakimliklerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usullerini düzenlemektir.

>>>

Parafın Mahiyeti

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Şuç işlendiği bilinerek paraf atılması halinde sahtecilik suçundan sorumlu olunur.

>>>

Dövizli Faturada Katma Deger Vergisi

Arama Puantajı:
12

hukukçu Bekir Sarıgül

Fatura bedelinin ödenmesi aşamasında oluşan KUR FARKLARI KDV ye tabi olup olmadığı hususu tartışmalıdır. Vergi idaresi KDV ye tabi olduğu yargı ise verdiği kararlarda KDV ye tabi olmadığı yönünde görüş belirtmiştir. Maliye Bakanlığı’nın kur farklarının KDV ye tabi olduğu yönündeki görüşünden vaz geçmesi bunu yeni bir tebliğ ile açıklaması gerektiği kanaatindeyiz.

>>>

Suçta Tekerrür ve Uyurlama Davası

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın tekerrüre esas alınan ve adli sicil kaydında görünen mahkümiyetlerinin  iki yıldan az hapis cezası ile para cezasına ilişkin olmaları nazara alınıp, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun  231. maddesinin 5. fıkrasında   öngörülen   sınırın  2   yıla   çıkarılması ve 14. fıkrasındaki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında; hükümleri veren mahkemelerce 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca, söz konusu suçlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunlu olduğu dikkate alındığında, sözü edilen hükümlülüklerden dolayı uyarlama kararı verilip verilmediği araştırılmalıdr >>>

Haksız Tahrikte Alt Sınırdan Ceza Tayini

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mustafa Yıldız

Haksız tahrik nedeniyle 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 29. maddesinin uygulanması sırasında hapis cezasının, sanık lehine en lehe uygulanması yerine, hak ve nesafet kurallarına aykırı olarak, adalet ölçüsünü zedeleyecek şekilde sadece bir tahrik sebebi varmış gibi 18 yıl hapis cezası verilerek fazla ceza tayini bozmayı gerektirmiştir. ; >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Adli Sicildeki Kayıtlar İçin Geçmesi Gereken Süre

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Haziran 2005 tarihinden önceki mahkumiyetler için vaki olmamış sayılma veya silinme koşullarının oluşması, bu tarihten sonraki mahkumiyetlerde ise 5237 sayılı Yasa'nın 58. maddesindeki sürelerin geçmesi durumunda; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde önceki mahkumiyetler engel bir neden olarak kabul edilmemelidir. >>>

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Tekerrür Hükümleri

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mustafa Yıldız

01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, önceki mahkumiyetin 765 sayılı TCY'nin 95/2. maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayılacağı haller veya 3682 sayılı Adli Sicil Yasası'nın 8 ve 5352 sayılı Adli Sicil Yasası'nın geçici 2. maddesi hükümleri uyarınca silinme koşulları oluşan önceki mahkumiyetler, adli sicilden silinmiş olup olmadığına bakılmaksızın; 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlardan dolayı mahkum edilen sanıklar yönünden ise, 5237 sayılı TCY'de tekerrür hükümlerinin uygulanması için 58. maddesinde öngörülen sürelerin geçmiş olduğu haller, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde olumsuz koşul olarak belirtilen engel bir neden olarak kabul edilemeyecektir >>>

Nafaka Borcuna Dair Tazyik Hapsi

Arama Puantajı:
11

Hukukçu Mustafa Yıldız

Takip talebi, Nisan 2005 tarihine kadar oluşan ve adi alacak niteliğindeki geçmiş dönem birikmiş nafaka borçları ile birlikte cari nafaka alacağı için de yapılmıştır. İcra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması gerekmektedir. Yakınanın 05.07.2005 tarihli şikayetinin, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin ödenmeyen nafaka alacağını kapsadığı ve üç aylık yasal şikayet süresi içinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. O halde suç, şikayet tarihinden bir ay öncesindeki cari nafaka borcunun doğmasıyla 01.06.2005 tarihinden sonra oluşmuştur. Yerel Mahkemece sanığın tazyik hapsiyle cezalandırılması isabetlidir >>>

Ceza Genel Kurulunda Duruşmalı Yapılamaz

Arama Puantajı:
11

Hukukçu Mehmet Antalyalı

5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı CYUY’nın 318. maddesinde, Ceza Genel Kurulunda incelemenin duruşmalı yapılabileceğine ilişkin bir hüküm yer almadığındığın duruşma yapılamaz >>>

İki Yada Daha Fazla Kişinin Silah Ticareti Yapması ve Sınırı Aşan Örgütlü Suçlar

Arama Puantajı:
11

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Öte yandan 4800 sayılı Yasa ile kabul edilip 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 2-a maddesindeki; “Bu Sözleşme'nin amaçları bakımından: (a) ‘Örgütlü suç grubu’ doğrudan veya dolaylı olarak mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla belli bir süreden beri varolan ve bu Sözleşmede belirtilen bir veya daha fazla ağır suç veya yasadışı eylemi gerçekleştirmek amacıyla birlikte hareket eden, üç veya daha fazla kişiden oluşan yapılanmış bir grup anlamına gelir” şeklindeki hükmün de burada uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü bu sözleşmenin 1. maddesinde, amacın sınıraşan örgütlü suçların önlenmesi olduğu açıkça belirtilmiştir. Oysa 6136 sayılı Yasanın 12/2. maddesindeki düzenleme ile cezalandırılması öngörülen husus suçun örgütlü olarak işlenmesi değil iki ya da daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halidir. >>>

Sahte Paralar Merkez Bankasına Gönderilmelidir

Arama Puantajı:
11

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Yargılama sonunda, sahte paralar hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 54. maddesi gereğince sahte paraların müsadereine karar vermeden, sahte paraları Merkez Bankasına gönderilmesine karar vermek gerekir >>>

Dolandırıcılık ve Tırnakcılık Suretiyle Hırsızlık

Arama Puantajı:
11

Hukukçu Mustafa Yıldız

Kontrol etmek amacıyla aldığı mağdurun cüzdanının içinden paraları alarak iade etmesi fiili dolandırıcılık değil hırsızlık suçunu oluşturur >>>

Dolandırıcılık Suçunun Tekemmülü

Arama Puantajı:
11

Hukukçu Mehmet Antalyalı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 157/1. fıkrasında ‘kendisinin veya başkasına bir yarar sağlayan’ demek suretiyle dolandırıcılık suçunun oluşması herhangi bir neticeye bağlanmıştır. Para, mal gibi ekonomik değer taşıyan bir menfaat olması gerekir. Hukuki etkisi olan bir senedin alınması, haksız yere maaş alınması veya başkasının adı ile ameliyat yaptırılması, menfaat kavramına dahildir. >>>

İki Ya Da Daha Fazla Kişi Tarafından Silah Ticareti Yapılması

Arama Puantajı:
11

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Öte yandan 4800 sayılı Yasa ile kabul edilip 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 2-a maddesindeki; “Bu Sözleşme'nin amaçları bakımından: (a) ‘Örgütlü suç grubu’ doğrudan veya dolaylı olarak mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla belli bir süreden beri varolan ve bu Sözleşmede belirtilen bir veya daha fazla ağır suç veya yasadışı eylemi gerçekleştirmek amacıyla birlikte hareket eden, üç veya daha fazla kişiden oluşan yapılanmış bir grup anlamına gelir” şeklindeki hükmün de burada uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü bu sözleşmenin 1. maddesinde, amacın sınıraşan örgütlü suçların önlenmesi olduğu açıkça belirtilmiştir. Oysa 6136 sayılı Yasanın 12/2. maddesindeki düzenleme ile cezalandırılması öngörülen husus suçun örgütlü olarak işlenmesi değil iki ya da daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halidir. >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 5.5415 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi