Online-Hukuk.Org

20 soruluk monografi

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Çocuk Hükümlülere Ait Müddetname Düzenlemesi

Arama Puantajı:
151

Hukukçu İsa Atalay

1-)İnfaz  kanunlarında  yapılan değişiklikler ile çocuk müddetnamelerinin hesaplanmasında uygulamada yanlışlıklar yapıldığı görüldüğünden, çocukların müddetnamelerinin hesaplanması ile ilgili olarak, faydalı olması ümidiyle aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte, bu kanunun 107/5 maddesi ile “18 yaşından küçük hükümlülerin Ceza İnfaz Kurumunda geçirdikleri 1 günün 2 gün sayılmasına” karar verilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren, 5560 Sayılı Kanun ile de “18 yaş sınırı, 15 yaşına indirilmiştir.” >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Somut Tehlike

Arama Puantajı:
107

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Düşünce ve İnanç Hürriyeti

Arama Puantajı:
107

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
106

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

Vesika Nedir

Arama Puantajı:
89

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Trafik kazası tespit zaptı gibi varaka genel olduğu halde; vesika fakirlik, ikametgah ilmühaberi gibi statüye ve belli kişiye mahsus olarak tanzim edilir.Varakanın özel bir çeşidir.

>>>

Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna Azmettirme

Arama Puantajı:
89

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Sahtecilik suçuna azmettirmek mümkündür. >>>

Parafın Mahiyeti

Arama Puantajı:
89

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Şuç işlendiği bilinerek paraf atılması halinde sahtecilik suçundan sorumlu olunur.

>>>

Teselsülü Oluşturan Sahtecilik Suçlarının İddianamede Gösterilmesi Gerekir

Arama Puantajı:
89

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yargılamanın konusu  iddianame ile sınırlı olduğundan,  teselsülü oluşturan sahtecilik  suçlarının  iddianamede belirtilmesi gerkir.İddianamede birden fazla sahtcilik suçu, bildirilmiş ise  failin zincirleme olarak mahkumiyeti mümkün değildir.

>>>

Zincirleme Suçu Oluşturan Filler İddianamede Anlatılmalıdır

Arama Puantajı:
89

hukukçu Mehmet Antalyalı

Zincirleme suçu oluşturan filler iddianamede anlatılmadır.Aksir takdirde, sadece suçu oluşturan fiilden ceza verilir.Zincirleme suç nedeni ceza 5237 sayılı Kanunun 43. Maddesi gereğince arttırılamaz

>>>

Avukatlık Vekalet Sözleşmesinin Kendiliğinden sona Ermesi

Arama Puantajı:
85

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Avukatlık vekalet akdinin, vekaletnamede bahsedilmese bile mahiyetinden kaynaklanan bir süresi vardır. >>>

Hırsızlık ve Yağma(Gasp)

Arama Puantajı:
73

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Hırsızlık suçu, suça konu eşyanın mağdurun hakimiyetinden çıkıp, failin  hakimiyetine girince tekemmül ettiği halde; gasp(Robbery) suçunun tekemmülü konusunda Yargıtay 6.Ceza Dairesindeki heyetler arasında görüş farklılığı bulunmaktadır. Bir görüşü göre  suça konu eşyanın, mağdurun hakimiyetinden çıkmakla tekemmül eder.Diğer görüşe Gasp(robbery) suçunun  tekemmülü için,  eşyanın  mağdurur  hakimiyetine girmesine gerek yoktur şeklindedir. Biz bu görüşe katılmıyoruz. Bize göre  gasp suçu hırsızlık suçunun bir çeşididir ve suçun tekemmülü için  maağdurun  hakimiyetinden çıkması yeterli deği, failin hakimiyetine girmesi gerekir. Bundan dolayı olay yerinden suça konu eşya ile uzaklaşmakta olan kişilerin. kendini durdurmak isteyen mal sahibi ya da olay yerine gelen güvenlik görevlilerine cebir ve tehdit kullanması hırsızlık suçuu  gaspa dönüştürür.  Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 25.03.2009 tarihli ve Esas No:2006/5530 Karar No:2009/5861 sayılı içtihadı da bu yöndedir. Hukuka uygun olan karar da bu şekildedir. Bize göre, gasp suçu, hırsızlık suçunun daha hususi bir şekli olduğundan, aynı hırsızlık suçunda oluduğu gibi, çalınan mal, failin hakimiyetine geçinceye kadar, kullanılan tehdit ve cebir, hırsızlık suçunun gasp suçuna tahvil eder.Hırsızlık suçunda, çalınan  mal, failn hakimiyetine geçinceye kadar,  malı almak için kullanılan çebir ve tehdit suçu, gasbı oluşturur.  >>>

Geçici Olarak İkametğahta Bulunmama Sebebinin Açıkalanması Zorunlu Değildir

Arama Puantajı:
65

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kabule göre ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.07.2002 gün ve 2002/4-154-282 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; muhatap veya onun adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbirinin tebliğ saati itibariyle adreste bulunmaması halinde tebliğ işleminin nasıl yapılacağı, tebligat evrakının kime teslim edileceği, tebligat memurunca sırayla hangi işlemleri yapılacağı Tebligat Yasasının 21, Tebligat Tüzüğünün ise 28 ve 30. maddelerinde düzenlenmiştir.

Tebliğ memuru tarafından 01.05.2007 tarihinde muhatap ve onun adına tebliğ yapılabilecek kimselerin o an için adreste bulunmadıkları saptanınca, tebligat evrakının Y.Emre Mahallesi muhtarına teslim edilip imzasının alındığı, komşusuna haber verildiği ve 2 nolu haber kâğıdının hükümlünün kapısına yapıştırıldığı anlaşıldığına göre, tebliğ memurunun bu işlemlerinin, Tebligat Yasasının 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28 ve 30. maddelerine uygun olarak gerçekleştirdiğinin kabulü gerekir

>>>

Bileşik Suç

Arama Puantajı:
61

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesine göre bir diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı sebebi olan suçlara bileşik suç denir.Gasp bileşik suçu misal olarak verilebilir. >>>

5271 sayılı Kanunu'nun 231. maddesinin 12 Fıkrası Anayasaya Aykırı Değildir

Arama Puantajı:
60

Mustafa Yıldız Hukukçu

 4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin, 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 23. maddesiyle eklenen (12) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı  değildir >>>

Çekin Keşide Tarihinden Önce İbraz Edilmesi

Arama Puantajı:
60

Stajyer Avukat Hasan Yılmaz

1-)3167 sayılı Çek Kanunu'nun geçici 2. maddesi uyarınca 31.12.2009 tarihine kadar çeklerin keşide tarihinden önce bankaya ibrazı geçersizdir. Bundan doalyı keşide tarihinden önce bankaya ibraz edilen çekin karşılığı bulunmasa bile, karşılıksız çek suçu işlenmiş olmayacaktır. 2-) 28.02.2009 tarihinden önce, üzerinde yazılı keşide tarihi gelmeden ibraz edilen ileri tarihli çekler hakkında ise, 3167 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin bu dönemde uygulanmaması nedeniyle, çekin bankaya ibrazı olanaklı olup, karşılıksız işlemi yapılması gerektiğinden; bu tarihten önce işlenen suçlara ilişkin kesinleşmiş mahkûmiyetler ile sürmekte olan davalar yönünden, sanık lehine düzenleme kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun  7. maddesinin uygulanması olanaklı olmadığı gibi; 31.12.2009 tarihinden sonra, Türk Ticaret Kanunu’nun 707. maddesi uygulanmaya devam edeceğinden, karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşacaktır   >>>

Geçici Olarak İkametğahta Bulunmama Halinde Tebligat

Arama Puantajı:
59

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Tebliğ memuru tarafından 01.05.2007 tarihinde muhatap ve onun adına tebliğ yapılabilecek kimselerin o an için adreste bulunmadıkları saptanınca, tebligat evrakının Y.Emre Mahallesi muhtarına teslim edilip imzasının alındığı, komşusuna haber verildiği ve 2 nolu haber kâğıdının hükümlünün kapısına yapıştırıldığı anlaşıldığına göre, tebliğ memurunun bu işlemlerinin, Tebligat Yasasının 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28 ve 30. maddelerine uygun olarak gerçekleştirdiğinin kabulü gerekir. >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve İfade Hürriyeti

Arama Puantajı:
59

Hukukçu Mustafa Yıldız

Raporun ve basın açıklamasının düşünce açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. İçeriğine ve ileri sürülen görüş ve önerilere katılmak yada bunları benimsemeyerek reddetmek olası ise de; konunun bilimsel şekilde ele alınması bir kamu görevi gereği hazırlanmış olması, içeriğinde, yasada öngörülen farklılıkları yekdiğeri aleyhine kin ve düşmanlığa sevkedecek ve kamu güvenliğine yönelik açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkaracak şiddet çağrısını içermemesi karşısında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu unsurlarının oluşmadığının kabulü gerekir. >>>

Töre Saikinin Kapsamı

Arama Puantajı:
56

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Maktulenin kız kardeşinin eşi ile ilişkisi olduğunu öğrenen sanıkların öldürülme konusunda karar aldıları, kaçan maktuleyi bulup getirdikleri ve babası olan sanık tarafından öldürülüğü olayda sanıklar töre saikiyle hareket etmişlerdir.

>>>

Kanun Yararına Bozma Konusu Yapılmayan Konu Ceza Genel Kurulunda Görüşülemez

Arama Puantajı:
56

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Kanun  yararına bozma konusu yapılmayan ve Özel Dairece değerlendirilmemiş olan bu konunun Ceza Genel Kurulunca da incelenmesi olanaklı değildir. >>>

Yağma(Gasp) Suçunun Alacağı Tahsil Amacıyla İşlenmesi

Arama Puantajı:
54

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde; ancak, tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. [2] (8.7.2005 T. 5377 sk değ.) Yağma(Robbery) suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir

>>>

Haksız Mal Edinmme Suçunda Araştırılması Gereken Hususlar

Arama Puantajı:
54

Hukukçu Mustafa Yıldız

“Sanık savunması ve bilirkişi raporlarından suç konusu banka hesaplarının 1992 yılından beri yürtüldüğünün ileri sürülmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 3.2.1998 gün ve 7/288-11 sayılı kararında da belirtildiği üzere haksız mal edinme suçları ani suç niteliğinde olduklarından suç tarihinin mal veya paranın haksız edinim tarihi olduğu gözetilerek, ilgili bankalardan 1992 yılından bu yana açılmış bulunan söz konusu hesap ekstreleri ve diğer belgeler celp edilip suç konusu paraların hangi tarihlerde haksız edinildiği ayrı ayrı bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmek suretiyle suç tarihlerine göre zamanaşımına uğramış miktar belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi” isabetsizliğinden hükmün oyçokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir >>>

Kasten Adam Öldürmeye Teşebbüs ve Kasten Yaralama

Arama Puantajı:
52

Hukukçu Mehmet Antalyalı

1-)Kasten adam öldürme(Intentional Killing) suçu ile  kasten yaralamayı ayıran kritere ilişkin  emsal Yargıtay kararları aşağıda verilmiştir.  >>>

Suçtan Kaynaklana Zarar .Giderilmesi Gerekir

Arama Puantajı:
52

Hukukçu Mehmet Antalyalı

işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerekir >>>

Hakimlerin Mesuliyetine Dair Temyiz İncelemesi Duruşmalı Yaıplımaz

Arama Puantajı:
52

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Kanunda hakimlerin sorumluluğunu düzenleyen hükümler gereği dairelerin ilk derece mahkemesi sıfatıyla karar verdiği ve temyiz incelemesini Hukuk Genel Kurulunun yaptığı bu işlerde duruşma yapılabileceği konusunda açık bir düzenleme yer almamaktadır. Bu davalar, karşı dava gerekmeksizin davalı lehine tazminatı ve para cezasını içeren kendine özgülüğü bulunan dava türleridir. Bu nitelikleri gereği ilgili bölümünde temyiz incelemelerinin duruşmalı yapılacağı konusunda bir düzenleme yer almadığı gibi Yargıtay Kanunu'nda da bu işlerin duruşmalı yapılacağı konusunda açık bir hükme yer verilmemiştir. Hukuk Genel Kurulunun ağırlıklı işini oluşturan direnme kararlarının dahi temyiz incelemelerinin açıklanan nedenlerle duruşmalı yapılamayacağı öngörülmüşken, diğer işlerinin duruşmalı yapılacağını kabule olanak verecek yasal bir düzenleme ve gereklilik bulunmadığı açıktır. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulunun incelemesine tabi işlerde ayrık ve açık bir düzenleme olmadığı sürece duruşmalı inceleme yapılması olanaklı görülmemektedir. >>>

Çelişkili İfadelere İstinaden Hüküm Kurulamaz

Arama Puantajı:
52

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” yani “kuşkudan sanık yararlanır” kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur. >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 9.4066 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi