Online-Hukuk.Org

18 tüm çocukpornoları

Sayın Ziyaretçimiz,
bu sayfada arama yapmış olduğunuz anahtar kelimeye en uygun olduğunu düşündüğümüz makaleleri listelemiş bulunuyoruz. Puantajı en çok olan makale sizin aramanıza en uygun olan makaleyi temsil etmektedir.

Çocuk Hükümlülere Ait Müddetname Düzenlemesi

Arama Puantajı:
78

Hukukçu İsa Atalay

1-)İnfaz  kanunlarında  yapılan değişiklikler ile çocuk müddetnamelerinin hesaplanmasında uygulamada yanlışlıklar yapıldığı görüldüğünden, çocukların müddetnamelerinin hesaplanması ile ilgili olarak, faydalı olması ümidiyle aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte, bu kanunun 107/5 maddesi ile “18 yaşından küçük hükümlülerin Ceza İnfaz Kurumunda geçirdikleri 1 günün 2 gün sayılmasına” karar verilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren, 5560 Sayılı Kanun ile de “18 yaş sınırı, 15 yaşına indirilmiştir.” >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Düşünce ve İnanç Hürriyeti

Arama Puantajı:
38

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Somut Tehlike

Arama Puantajı:
38

Hukukçu Mustafa Yıldız

 Sanığın Gazetedeki Yazısında Kullandığı Kavramların Ayrımcılık Teşkil Edecek Nitelikte Olması - Laiklik Uygulamalarına Yönelik Eleştiri Sınırını Aşan İncitici Hakaret Edici Aşağılayıcı İfadeler Kullanılmasıyla Suçun Oluşacağı/Ayrıca Somut Tehlike Koşulunun Aranmayacatır >>>

İmar Uygulamasında Aynı Yerden Parsel Verilmesi Sorunu

Arama Puantajı:
26

Hukukçu Mehmet Sait Ersoy

3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Arazi ve Arsa Düzenlemesi” başlığını taşıyan 18. maddesinin 1. fıkrasında, belediye ve mücavir alanın imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar plânına uygun ada veya parsellere ayırmaya müstakil, hisseli veya kat mülki­yeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptır­maya belediyelerin yetkili olduğu kurala bağlanmıştır. 3194 sayılı Kanunun 19. maddesiyle de, parselasyon plânlarının hazırlanması ve tesciline ilişkin hususlar belirtilmiştir

>>>

Müdafii ile Asilin İradesinin Çelişmesi

Arama Puantajı:
22

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Uyuşmazlık, zorunlu müdafi ile küçük sanıkların iradelerinin kanun yoluna başvurma konusunda çelişmesi halinde, bunlardan hangisine itibar edileceği noktasında toplanmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesine göre, şüpheli veya sanık 18 yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malul olur ve bir müdafi de bulunmazsa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Kural olarak müdafiin yasa yoluna başvurması veya bu başvurudan vazgeçmesi, asilin iradesine tabidir. Ancak yukarıdaki madde uyarınca kendisine zorunlu müdafi tayin edilenler ile müdafiin kanun yoluna başvurma veya bu başvurudan vazgeçme konusunda iradeleri çelişirse, bu durumda asilin değil, müdafiin iradesi geçerli sayılır. Somut olayda, temyizden vazgeçen sanıklar 18 yaşından küçüktür. Bu durumda sanıkların vazgeçme iradelerine itibar edilemez. Sanıklar müdafiinin temyiz talebi nedeniyle kararın temyizen incelenmesi gerekir. >>>

Ceza Hukukunda Mahsup Usulü

Arama Puantajı:
22

Hukukçu Mustafa Yıldız

06.03.1940 tarih ve 1940/5-68 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı ile Ceza Genel Kurulunun 30.12.2003 tarih ve 2003/8-291-303, 1. Ceza Dairesinin 18.07.1994 tarih ve 1994/3293-2484, 2. Ceza Dairesinin 02.12.1981 gün ve 7441/7800 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; tutukluluğun, mahsup yapılacak suça konu mahkumiyete ait olması gerekmeyip, sanığın tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek (beraat veya mahkûmiyet) hükmün kesinleşmesinden önce işlemiş olduğu diğer bir suç nedeniyle de tutuklu kalınan sürenin mahsubu olanaklıdır. Burada önemli olan husus, mahsuba konu mahkûmiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesidir. >>>

Çok Arsa Çıkarma Gayretinden Doğan Sorunlar

Arama Puantajı:
20

Hukukuçu Mehmet Sait Ersoy

Bugün itibariyle arazi ve arsa düzenlemeleri uygulamalarında tam bir birlik sağlanamamıştır. Bunun da gerçek nedeni belediyelerin imar uygulamalarında kendilerine fazla parsel çıkarma amacını taşımalarıdır. Oysa imar uygulamalarının gerçek amacı ise imara uygun konut alanı elde etmektir. İmar uygulamalarında bir taraftan imara uygun konut alanları oluşturulurken, diğer taraftan da düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha,pazar yeri, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlere ait alanlar için gerekli olan araziler elde edilmektedir. Biz de bu çalışmada imar uygulamasıyla ilgili olarak genel bir bilgi sunduktan sonra imar uygulamalarının hukuka aykırılık nedenlerini belirteceğiz.

>>>

Kanun Yollarına Müracaatta Asil ve Müdafiinin Yetkisinin Çelişmesi

Arama Puantajı:
20

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Zorunlu müdafi ile küçük sanıkların iradelerinin kanun yoluna başvurma konusunda çelişmesi halinde, bunlardan hangisine itibar edileceğinin tespiti gerekir 5271 sayılı  Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesine göre, şüpheli veya sanık 18 yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malul olur ve bir müdafi de bulunmazsa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Kural olarak müdafiin yasa yoluna başvurması veya bu başvurudan vazgeçmesi, asilin iradesine tabidir. Ancak yukarıdaki madde uyarınca kendisine zorunlu müdafi tayin edilenler ile müdafiin kanun yoluna başvurma veya bu başvurudan vazgeçme konusunda iradeleri çelişirse, bu durumda asilin değil;  müdafiin iradesi geçerli sayılır. Somut olayda, temyizden vazgeçen sanıklar 18 yaşından küçüktür. Bu durumda sanıkların vazgeçme iradelerine itibar edilemez. Sanıklar müdafiinin temyiz talebi nedeniyle kararın temyizen incelenmesi gerekir. >>>

5179 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hakkında Anayasa Mahkemesi Kararı

Arama Puantajı:
17

Hukukçu Mustafa Yıldız

5179 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değiştirilerek kabulü hakkında Kanununu iptaline dair Anayasa Mahkemesi kararı aşığıda verilmiştir >>>

Boşanma Davasında Uygulanacak Usulü Hükümler

Arama Puantajı:
16

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Boşanma davalarında genel yargılama usulünün uygulanmayacağı istisnalar, Medeni Kanunun 184. maddesinin birinci fıkrasında; “1.Hakim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz. 2.Hakim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez. 3.Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz. 4.Hakim, kanıtları serbestçe takdir eder. 5.Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hakim  tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. 6.Hakim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.” Şeklinde sıralanmıştır >>>

Bileşik Suç

Arama Puantajı:
16

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesine göre bir diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı sebebi olan suçlara bileşik suç denir.Gasp bileşik suçu misal olarak verilebilir. >>>

Hukuk Mahkemelerinde Kesinlik Sınırının Tespiti

Arama Puantajı:
15

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Her ne kadar, davacının davalıdan aldığı sabit ücret miktar itibariyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinde ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında bulunmakta ise de; sabit ücretin alınıp alınmaması hususunda verilen hükmün salt alınan sabit ücrete münhasır olmayıp, sonraki yıllara da yönelik olduğu ard etkisinin bulunduğu kuşkusuzdur. Yine, sabit ücret uygulaması nedeniyle eldeki dosyada tek bir abone uyuşmazlığı yargıya taşımış olmasına karşın, ortada tüm aboneleri ilgilendiren, toplu bir hak uyuşmazlığının bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Bu itibarla, sabit ücretin yasada öngörülen ücret tespit kurallarına uygun olduğu yönünde tespit istemini de içeren böyle bir davada verilen karar, bir kanun hükmünün ileriye dönük uygulanıp uygulanmaması yönünde de sonuç doğuracağından, temyiz incelemesinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesi ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının gözetilmemesi gerektiğine, dolayısıyla bu davanın miktar ve değerine bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğuna oybirliğiyle karar verilmiş ve işin esası incelenmiştir. >>>

Arazi ve Arsa Düzenlenmesinde Karşılaşılan Sorunlar

Arama Puantajı:
14

Hukukçu Mehmet Sait Ersoy

Bugün itibariyle arazi ve arsa düzenlemeleri uygulamalarında tam bir birlik sağlanamamıştır. Bunun da gerçek nedeni belediyelerin imar uygulamalarında kendilerine fazla parsel çıkarma amacını taşımalarıdır. Oysa imar uygulamalarının gerçek amacı ise imara uygun konut alanı elde etmektir. İmar uygulamalarında bir taraftan imara uygun konut alanları oluşturulurken, diğer taraftan da düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha,pazar yeri, ibadet yeri ve karakol gibi umumi hizmetlere ait alanlar için gerekli olan araziler elde edilmektedir. Biz de bu çalışmada imar uygulamasıyla ilgili olarak genel bir bilgi sunduktan sonra imar uygulamalarının hukuka aykırılık nedenlerini belirteceğiz.

>>>

Boşanma Davası Açıldığı Tarihteki Maddi Duruma Göre Karar Verilir

Arama Puantajı:
13

Hukukçu Mehmet Antalyalı

 Yerel Mahkemenin, her davanın açıldığı tarihteki hukuki ve maddi olgulara göre sonuçlandırılması gerektiği ilkesi benimsenerek, davadan sonra tanık beyanıyla beliren olgunun kadının kusurunun belirlenmesinde değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla hükme esas alınamayacağı yönündeki direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, yerindedir >>>

İcra Mahkemelerince Verilen Cezaların İnfazı

Arama Puantajı:
13

Hukukçu İsa Atalay

01.06.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5358 Sayılı, “İcra İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun cezayı içeren bir çok hükmü değişmiştir. 5358 Sayılı Kanunun 18. maddesiyle değişik 2004 sayılı İ.İ.K.’nun 346/son maddesine göre “Bu bapta yer alan davalara icra mahkemesince bakılır” hükmü getirilmiştir. Yapılan değişik ile İcra Mahkemelerince, 4 çeşit ceza verilebilir.

>>>

Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve İfade Hürriyeti

Arama Puantajı:
13

Hukukçu Mustafa Yıldız

Raporun ve basın açıklamasının düşünce açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. İçeriğine ve ileri sürülen görüş ve önerilere katılmak yada bunları benimsemeyerek reddetmek olası ise de; konunun bilimsel şekilde ele alınması bir kamu görevi gereği hazırlanmış olması, içeriğinde, yasada öngörülen farklılıkları yekdiğeri aleyhine kin ve düşmanlığa sevkedecek ve kamu güvenliğine yönelik açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkaracak şiddet çağrısını içermemesi karşısında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu unsurlarının oluşmadığının kabulü gerekir. >>>

Vakıf Şerhinin Tesciline ve Terkinine İlişkin Davalarda Hakdüşürücü Süre

Arama Puantajı:
13

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Vakıf şerhi'nin tapu sicilinden silinmesi ya da tapu siciline yazılmasına ilişkin istemleri içeren davalarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nda öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerekir >>>

Kötüye Kullanması ve Disiplin Hükümleri

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mustafa Yıldız

Bir cumhuriyet savcısının, avukat tavsiye etmesi,  sanıkla birlikte yemek yemesi görevi kötüye kullanma değil, disiplin hükümlerine aykrılıktır.Bir fiil suç oluşturmayabilir ancak disiplin hükümlerinin uygulanmasına engel değildir.Bundan dolayı disiplin tahkikatıyla adli tahkikat birbirinden bağımsız olarak kendi sürecinde devam eder. >>>

Sabit Telefon Sözleşmesinde Sabit Ücretin Hukuki Vasfı

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Herkesin makul bir ücret karşılığında telekomünikasyon hizmetlerinden ve altyapısından eşit şekilde yararlanması ilkesinden hareketle, Türk Telekomünikasyon A.Ş tarafından yapılan enerji tüketimi, teknik donanım, bakım ve yönetim gibi masrafların karşılığı olarak, Telekomünikasyon Kurumu tarafından onaylanan tarife uyarınca alınan sabit ücretin, yasal ve hakkaniyete uygun bir uygulama olduğu; bu bağlamda, yasal ölçütler yerine direnme kararında sözü edilen sübjektif esaslara göre değerlendirme yapılamayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır. Yerel Mahkemece, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen ve davanın kabulü ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline karar verilmesi gereğine işaret eden Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, hatalı teşhis ve değerlendirme sonucu davanın reddine dair verilen önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. >>>

Site Yönetici Örnek Sözleşmesi

Arama Puantajı:
12

Hukukçu Halil İbrahim Özdemir

Site Yöneticilik ve hizmet alım örnek sözeleşmesi

>>>

Mükerrir Hükümlülere Ait Müddetnamenin Hesaplanması

Arama Puantajı:
12

Hukukçu İsa Atalay

Mükerrir hükümlülere ait müddetname hesablanması aşağıda açıklanmıştır >>>

Ceza Muhukemesinde Kesin Hüküm Kaldırılmıştır

Arama Puantajı:
11

Mustafa Yıldız Hukukçu

 4.4.1929 günlü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun, 21.1.1983 günlü, 2789 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle değiştirilen 305. maddesinin ikinci fıkrasının 18.11.1992 günlü, 3842 sayılı Yasa’nın 28. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. >>>

İmar Kirliğine sebebiyet Verme ve İdari Para Cezası

Arama Puantajı:
11

Hukukçu Mustafa Yıldız

'Belediye sınırı” terimi mülga ve yürürlükteki Belediye Kanununda yasal bir idari kavram olarak gösterilmiş, İmar Kanununun 5. maddesinde mücavir alan tanımlanıp, 45. maddesinde mücavir alanın oluşturulma yöntemi düzenlenmiş ve mücavir alanlardaki ruhsat işlemlerinde belediye başkanlığı yetkili kılınmış, ayrıca İmar Kanununun 2, 5 ve 19. maddelerinde ise “belediye ve mücavir alan içinde” veya “belediye ve mücavir alan sınırları içinde” şeklindeki ifadelerde ‘mücavir alan’ teriminden başka ‘belediye sınırı’ teriminin de imar rejimi açısından anlamına işaret edilmiş ve bu şekilde ‘belediye sınırı’ teriminin salt idari bir kavram olmayıp, imar mevzuatı kavramı olduğu da gösterilmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 184. maddesi ile imar kirliliğine neden olma suçu düzenlenirken de yasa koyucu tarafından bilinçli olarak “belediye sınırı” kavramı kullanılarak, maddenin 4. fıkrasında, suçla ilgili bu düzenlemenin 3. fıkra hariç, “ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde” uygulanacağı açıklanmış ve böylece, imar uygulaması bakımından belediye sınırı dışında ve fakat belediyenin ruhsatlandırma yetkisi içerisinde kalan mücavir alanlardaki bina ve yapılarla ilgili olarak belediyelerin İmar Kanununun 32 ve 42. maddelerindeki, ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapımına ilişkin inşaatı durdurup mühürleme, imar planına veya ruhsata uygun hale getirilmezse yıkma ve idari para cezası uygulama şeklindeki idari yaptırımlar geçerli olmakla birlikte, yasa koyucunun yalnızca belediye sınırları veya özel imar rejimine tabi yerler içerisindeki ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapılması eylemlerini suç olarak düzenlediğinin anlaşılmasına ve mücavir alandaki kendi taşınmazı üzerinde ruhsatsız bina yapma eyleminin TCY’nın 184/1. maddesindeki suçu oluşturmayacağının anlaşılmasına karşın, incelenen dosyada suça konu yerin özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı araştırılmadan, eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi, kanunu aykırıdır,(4.CD  06.06.2011 tarihli ve Esas No:2009/8724 Karar No:2011/7697 künyeli içtihadı)   >>>

Vesika Nedir

Arama Puantajı:
11

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Trafik kazası tespit zaptı gibi varaka genel olduğu halde; vesika fakirlik, ikametgah ilmühaberi gibi statüye ve belli kişiye mahsus olarak tanzim edilir.Varakanın özel bir çeşidir.

>>>

Ağırlaştırılmıs Müebbet Hapis Cezası ve 4616 Sayılı Kanun

Arama Puantajı:
11

Hukukçu Mustafa Yıldız

1-) Hukukumuza 5218 s.y. ile giren ve infaz koşulları ayrıca belirlenen ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yönünden 4616 s.y.nın1.maddesinin 2.bendinin hiç bir şekilde  uygulama olanağı bulunmamaktadır >>>

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 4.6953 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi