Online-Hukuk.Org
Zamanaşımın HesabıOkunma: ay:121 toplam:1208 1-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 66/3. maddesine göre, zamanaşımın hesabında, dosyadaki mevcut deliller itibariyle suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri göz önünde bulundurulur. 2-)Zamanaşımın hesaplanmasında, suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınır dikkate alınacaktır.Ancak somu Olayda sanığa daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hallerin varlığı halinde, dava zamanaşımın hesabında nitelikli haller dikkate alınacaktır. Başka bir deyişle bu sistemede zamanaşımı süresinin belirlenmesinde o suçla ilgili olarak hükmedilmesi mümkün olan en yüksek ceza miktarı esas alınacaktır.(Gazi şerhi. m. 66) 3-)Ancak, yaş küçüklüğü, dolayısıyla cezada yapılacak indirim miktarı veya oranları, zamanaşımı süresinin tespitinde dikkate alınmaz. Keza suçun müteselsilen irtikap edilmesi halinde, zincirleme suç dolayısıyla yapılacak arttırım zamanaşımı süresinin hesabında dikkate alınmaz. Suçun teşebbüs aşamasında kalmış olması dolasıyla yapılacak indirm veya haksız tahrik nedeniyle yapılacak indirim zamanaşımın hesabında dikkate alınmaz (Gazi Şerhi m.66) 4-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2008 tarihli ve 2008/11-164E ve 2008/178K sayılı içtihadına göre, Devrekanı Noteri olarak olarak görev yapan sanığın düzenlediği 21.11.1994 tarihli satış vaadı sözleşmesinin hatalı olduğunun farkına vararak 01.06. 1995 tarihli yeni bir sözleşme hazırlayıp eski sözleşmenin tarih ve yevmiye numarasını vererek, yapılan ilk sözleşmenin bulunduğu cilbente takıp eski sözleşmeyi yok etmesi şeklinde gerçekleşen fiili, 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunun 348. maddesi aracılığıyla mezkur Kanunun 342/2 maddesine, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 205/1. maddesine değil, sanık noter olduğundan mezkur maddenin 2. fıkrasına giren daha nitelikli hali oluşturur. Zamanaşımın da buna göre hesaplanması gerekir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımın belirlenmesinde suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri gözönünde bulundurulması gerekir. Bize göre, Ceza Genel Kurulunun bu kararı hukuka uygundur. Ancak, Bİlahre ilgili ceza dairesi Noter'in kamu görevlisi olmadığında dair karar verdiğinden hukuk mantığı olarak doğru olan bu karar, noter vasıflandırması yönünden yanlıştır. 4-)Zamanaşımın süresi yapıldıktan sonra, yaş nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 66/2. maddesi gereğince kanun hükmü gereğinde indirim yapılması gerekir. 5-)Hırsızlık suçu, gece işlenmiş ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 143. maddesi gereğince ceza arttırılacağınan dava zamanaşımı, suçun 143. arttırılmış hali dikkate alınarak hesaplanması gerekir 6-)Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 15.05.2008 tarihli ve 2007/19916E ve 2008/ 11302 Karar sayılı içtihadına göre, geceleyin bina içinden hırsızlık suçu için kanunda öngörülen zaman aşımı 8 yıldır.12-15 yaşındaki çocuklar için ise bu süre yarısıdır.Bize göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 143. maddesine göre, suçun gece işlenmesi halinde verilecek ceza üçte birine kadar arttırılır .Hakimin artırıp arttırmama konusunda bir tak hakkı bulunmamaktadır. Hakimin takdir hakkı, sadece arttırma miktarındadır. Ceza bir gün arttırılsa bile verilecek ceza beş yıl bir gün olduğndan zamanaşımı sekiz yıl değil; TCK 66/d maddesine göre 15 yıldır. 66/3. madde kastedilen nitelikli hal, suçun daha ağır cezasını gerektiren her türlü nitelikli haldir. Sadece kanunun sayılan nitelikli hal ile sınırlı değildir. Ceza Genel Kurulunun kararında da belirtildiği gibi TCK 205/1. maddeninin ikinci cümlesi de nitelikli haldir.
|