Online-Hukuk.Org

Usulsüz tebligat ve Adil Yargılanma

Okunma: ay:2 toplam:243

Sanığın bildirdiği adrese tebligat yapmıyarak kararı kesinleştirmek hem usulsüz tebligat hem de adil yarılama hakkının ihlâlidir

Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamenin, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde, sanık veya müdafii, katılan veya vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, C. Başsavcılığının görüşünden haberdar edilmeleri adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının bir gereğidir.


#7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılabilmesi için, kendisine kanuna uygun bir şekilde tebliğ yapılmış olan kimsenin, yeni adresini kaza merciine bildirmemesi ve yeni adresin tebliğ memurunca da tespit edilememesi gerekir.


# özel belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanmak suçlarından yargılanan sanığın hapis ve ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin yerel mahkeme hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası Yargıtay C. Başsavcılığında iken, sanığın yeni adres bildirerek yapılacak tebligatların belirtilen adrese gönderilmesi talebinde bulunmasına rağmen tebliğnamenin sanığın önceki adresine, koşulları oluşmadığı halde, Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi ve tebliğname usulüne uygun olarak tebliğ edilmeksizin Yargıtay özel Dairesince inceleme yapılıp hükmün düzeltilerek onanması 1412 sayılı CMUK'nın 316/3. maddesine aykırıdır. 

 

5320 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasa'nın 8. maddesi uyarınca yürürlükte olan 1412 sayılı Ceza Yargılamaları Usulü Yasası'nın 316. maddesine, 21.03.2003 gün ve 4778 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile eklenip 19.03.2003 gün ve 4829 sayılı Yasa'nın 20. maddesiyle değiştirilen 3. fıkrasında; "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde sanık veya müdafii ile müdahil, şahsi davacı veya vekillerine dairesince tebliğ olunur. İlgili taraf tebliğden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevap verebilir." hükmüne yer verilip 4829 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile eklenen fıkrada ise; "üçüncü fıkra uyarınca yapılacak tebligatlar, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre ilgililerin dava dosyasından belirlenen son adreslerine yapılmasıyla geçerli olur." hükmü konulmuştur.

Görüldüğü gibi, maddenin üçüncü fıkrasında, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamenin, sanık veya müdafii ile katılan veya vekiline tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır. Adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı ile ilgili bulunan bu hüküm buyurucu nitelikte olup uyulması zorunludur.

Anılan düzenleme, Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca bir iç hukuk normu haline gelen, AİHS'nin 6. maddesi ile de ilgilidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 09.11.2000 gün ve 36590-97 sayılı Göç/Türkiye kararında, Yargıtay C. Başsavcılığı tebliğnamesinin tebliğ edilerek buna karşı görüş bildirme olanağının tanınmaması nedeniyle silahların eşitliği sağlanmadığından adil yargılanma hakkına aykırı davranıldığı kabul edilerek, Sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varılması üzerine, 2003 yılında yasa koyucu tarafından bu düzenleme Yargılama Yasamıza eklenmiştir. Nitekim, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası'nın 297. maddesinde de aynı hükme yer verilmiştir.


Yerel Mahkeme hükmünün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay C. Başsavcılığında iken, sanık tarafından 19.12.2003 tarihli dilekçe ile yeni adres bildirilerek, yapılacak tebligatların belirtilen adrese gönderilmesi isteminde bulunulmuş, hal böyle iken 27.12.2004 tarihli tebliğname, sanığın önceki adresine 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 35. maddesine göre 09.06.2005 tarihinde tebliğ edilmiş, özel Dairece de, 12.06.2006 tarih ve 47-5888 sayı ile Yerel Mahkeme hükmü düzeltilerek onanmıştır. Tebliğ mazbatasında, tebliğin 7201 sayılı Yasa'nın 35. maddesine göre yapıldığı belirtilmiş ise de, anılan Yasa'nın 35. maddesi;


"Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.


Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.Hükmünü taşımakta olup sanığın yeni adresini usulüne uygun bir şekilde bildirmesi ve çıkarılan tebligatın sanığın önceki adresine gönderilmiş bulunması nedeniyle, somut olayda 7201 sayılı Yasa'nın 35. maddesinin uygulanma koşulları bulunmamaktadır.


Görüldüğü gibi, Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen 27.12.2005 günlü tebliğname sanığa usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmeksizin özel Dairece inceleme yapılarak karar verilmiş olup bu husus CYUY'nin 316/3. maddesinin buyurucu hükmüne aykırılık oluşturmaktadır.

 (YCG. E. 2006/6-204 K. 2006/197 T. 26.9.2006

Hukukçu Cemalettin Şimşek

Yorumlar

Bu yazıyı ilk olarak siz yorumlayın.

Arkadaşına gönder

Adınız :
Mail adresiniz :
Arkadaşınızı Adı :
Arkadaşınızın maili :
Eklemek İstediğiniz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

Yorumla

Adı, Soyadı :
Mail :
Yorumunuz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

* Yorumunuz kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır.


    BÖLÜMLER
Bölüm ara:
Bugün Toplam
Ziyaret 287 339032
Tıklama 2799 2604583
Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı