Online-Hukuk.Org
Tutuklulukta Çeçen Sürenin Hapis Cezasından Çevrilen Para Cezasından MahsubuOkunma: ay:155 toplam:979 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 5. fıkrasında “uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.” hükmü yer almaktadır. Ancak aynı maddenin 6. fıkrasında, ödenmeyen para cezasının hapse çevrilmesi durumunda 5. fıkranın uygulanmayacağı öngörülmüştür.Somut olayda, hükümlü adli para cezasını ödemediği için infaz edilmesi gereken ceza 11 ay 20 gün hapis cezasıdır. Yasal çerçevede artık infazı gereken 7.000 Türk Lirası adli para cezası yoktur. Bu nedenle tutuklu kaldığı 31 günlük sürenin mahsubunun hükmolunan hapis cezası üzerinden yapılması gerekmektedir. Hırsızlık suçundan sanık Erkan Çoban’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 7.000 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, SARUHANLI Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2006 tarihinde ve 2006/46-258 sayılı kararının infazı sırasında, sanığın hapisten çevrilmiş bulunan adli para cezasını ödememesi sebebiyle, 11 ay 20 gün hapis cezasının tamamen infazına dair, aynı Mahkemenin 23/02/2007 tarihli ve 2006/46-258 sayılı ek kararını müteakip, sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin mahsubunun hapis cezası üzerinden mi yoksa 1 günü 100 Yeni Türk lirasından hesaplanmak suretiyle para cezası üzerinden mi yapılacağı hususunda oluşan tereddüt üzerine, tutuklulukta geçirilen sürenin hapis cezasından mahsup edilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 14/05/2007 tarihli ve 2007/56 değişik iş,2007/56 müteferrik sayıı kararına karşı Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından vuku bulan itirazın reddine dair Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 28/05/2007 tarihli ve 2007/717 değişik iş, 2007/549 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18/12/2007 gün ve 64815 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 22/01/2008 gün ve 2645 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 04/02/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Alınan Yazıda; Dosya kapsamına göre, mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen asıl mahkümiyetin adli para cezası olması ve 5237 sayılı Kanun’un 63. maddesinin “.... adli para cezasına hükmedilmesi durumunda bir gün yüz Türk lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır” amir hükmünü içermesi karşısında, mahsup yapılırken sanığın karar kesinleşmeden önce, özgürlük ve güvenliğinin kısıtlanmasına neden olan gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürenin bir günü yüz yeni Türk lirası sayılmak suretiyle işlem yapılmasının zorunlu olduğu, bu hususun benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 04/10/2006 tarihli ve 2006/7195-15939 sayılı ilamı ile de kabul edilmiş bulunduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜRK MİLLETİ ADINA Hükümlünün, kesinleşmiş mahkumiyet kararındaki hapis cezasından çevrilen 7.000 Türk Lirası adli para cezasını ödememesi nedeniyle,infaz savcısının istemi üzerine, mahkeme tarafından 5237 sayılı TCK’nın 50/6.maddesi gereğince, kısa süreli 11 ay 20 gün hapis cezasının tamamının yerine getirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma istemine konu olan uyuşmazlık; hükümlünün bu davada tutuklu kaldığı 31 günlük sürenin, gün olarak hapis cezasında mı indirileceği; yoksa bu indirimin, 31 günlük sürenin günü 100 Türk Lirası üzerinden hesap edilerek bulunacak 3.100 Türk Lirasının adli para cezasından mı indirileceği üzerinedir. 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 5. fıkrasında “uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.” hükmü yer almaktadır. Ancak aynı maddenin 6. fıkrasında, ödenmeyen para cezasının hapse çevrilmesi durumunda 5. fıkranın uygulanmayacağı öngörülmüştür. Somut olayda, hükümlü adli para cezasını ödemediği için infaz edilmesi gereken ceza 11 ay 20 gün hapis cezasıdır. Yasal çerçevede artık infazı gereken 7.000 Türk Lirası adli para cezası yoktur. Bu nedenle tutuklu kaldığı 31 günlük sürenin mahsubunun hükmolunan hapis cezası üzerinden yapılması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerinde görülmeyen kanun yarına bozma isteminin REDDİNE,(6.CD 13.03/2009 tarihli ve Esas No:2008/1825 Karar No:2009/5808 sayılı içtihadı)
|