Tedavi sırasında doktor tarafından yapılan hatalar nedeni ile açılan tazminat davalarında aşağıda gösterilen kararlar verilmiştir.
Tedavi sırasında doktor tarafından yapılan hatalar nedeni ile açılan tazminat davalarında aşağıda gösterilen kararlar verilmiştir.
1-"...davalılar tarafından davacıya ameliyat ile takılan lensin riskleri konusunda uyarıda bulunulduğu, yani aydınlatılmış rızasının alındığı ya da hasta tarafından özellikle bu lensin takılması konusunda özel izin verildiği iddia ve ispat edilemediğine göre; hastanın seçme şansı bulunmayan, davalılar tarafından temin edilerek davacıya taktıkları lensin davacı hastaya verdiği zararı, tazminle yükümlüdür.
..bu durumda, mahkeme'ce davalının özen ve böyle bir ameliyatın olası riskleri konusunda aydınlatma kusuru dışında olay ve zararın meydana gelmesinde başkaca etmenlerin bulunup bulunulmadığı üzerinde de durularak imalat hatası bulunan lensin davacıya verdiği zarar konusunda deliller toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu yon gozardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. (13. HD. 15.05.2007 tarihli ve 2007/2942 E., 2007/6736 K., sayılı içtihadı)
2-"... adli tip raporu gereğince davanın reddine karar verilmişse de, anılan rapor, davalıya yapılan tedavi ve uygulanan ameliyat nedeniyle gerekli özenin gösterilip gösterilmediği, bu tip komplikasyonlara hangi sıklıkta ve ne gibi durumlarda rastlandığı, doğabilecek komplikasyonlara karşı hastanın bilgilendirilip bilgilendirilmediği, tedavi ve ameliyatta herhangi bir hata, ihmal olup olmadığı konularında açıklama içermediğinden, olayda davalıların kusurlu olup olmadığının tespitine yeterli değildir. bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. ..."YARGITAY (13.) HUKUK DAIRESI 2007/29162 E., 2007/8485 K., 18.06.2007 T.
3- Önemle vurgulanmalıdır ki; kesik yaranın tedavisi için kendisine başvuran hastaya tedavi etmeyi üstlenen bir doktorun; nereden ve hangi ortamda oluştuğu bilinmeyen bu kesik yara nedeniyle tetanoz mikrobu almiş olabilecegini, bu halde hasta sağlığının ve giderek yaşamının çok ciddi bir sekilde tehlikeye atılmış oldugunu bilmesi mesleğinin gereğidir.O nedenle doktor; bu gibi hallerde derhal tetanos asistinin yapılmamasının girift ve tehlikeli sonuçları hakkında, hastasını uyarmak, onu bilgilendirmekle yukümlüdur.Davacı, köyde çiftçilikle iştigal eden bir kimsedir. sağlığı ve yaşamı için bu girift ve tehlikeli sonuçları bilen veya bilmesi gereken bir hasta olarak kabul edilemez bu durumda davalı doktorun anılan yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabul için asist ve detil, yapılmamasının sonuçlarını hastaya varsa yakınlarına anlatmasa, busun çabalarına rağmen asist yapılmasına karşı konulmasa halinde de hastanın açıklayıcı beyan ve imzasının alınmış olmasını gerektirir.
Davada, davacıdan tetanos asisinin yapılmaması durumunda olabilecek sonuçların anlatılmasına rağmen davacının tetanos asistinin yapılmasına karşı koyduğuna ilişkin davacıyı bağlayıcı imzalı bir belge ibraz edilmemiştir.Davada dayanılan protokol defteri, davacı dışında, davalı hastane yetkilileri tarafından düzenlenmiştir. Oradaki bilgilerin davacıyı da bağlayacağından son edilemez. hastahane personeli olarak dinlenen tanıkların savunmayı doğrular şekilde beyanda bulunmuş ise de, davalı doktorun ısrarla tehlikeli ve girift sonuçları anlatmış olmasana rağmen davacının yine de aşı yapılmasını istemediği seklinde beyanda bulunmamışlar, dahası davacıdan imza alınmadığını işaret etmişler, bunların aksine davacı tanıkları da davacıya aşı yapılmak istenmesi ve davacının karşı koyması gibi bir durumun olmadığını bildirmişlerdir.Kaldi ki; ufak bir parmak kesiği ile köyünden kalkıp şehir merkezine kadar gelerek hastaneye tedavi için müracaat eden, lokal anestezi için iğne yapılmasına, yaraya dikiş atılmasına müsaade eden, bu denli sağlığına özen gösteren bir hastanın, tehlikeli ve ağır sonuçlarının kendisine anlatılmasına, ısrar edilmesine karşı koyması hayatın doğal akışına da uygun düşmemektedir.YARGITAY (13.) HUKUK DAIRESI 2000/8582 E., 2000/10298 K., 20.11.2000 T.