Online-Hukuk.Org

Sahte Resmi Belgeyi Kullanmak Suçun Çeşitleri

Okunma: ay:171 toplam:6932

1-)5237 sayılı  Türk Ceza Kanunu'nun  204. maddesinde tanzim edilen sahte resmi belgeyi kullanmak suçu, iki şekilde olabilir. Bunlardan biri  ehliyet, diploma, nüfus cüzdanı, araba ruhsatı gibi aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgeyi kullanmak fiili; diğeri de mahkme ilamı, durşma  zabtıları gibi sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgeyi kullanmak suçudur.

2-)Resmi evrak iki kısımda sınıflandırılabilir. Bunlardan asıl olan, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi evraktır.Diğeri de, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 295. maddesine göre; sahteliği sabit oluncaya geçerli resmi evraktır.Bundan dolayı sahte evrakın vasfına göre, tatbik edilecek madde değişir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 222. maddesine göre; sahte olarak tanzim edilen  bir duruşma zabtının kullanılması halinde, 5237 sayılık Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 204/3. maddesi  gereğince  tatbik edilerek verilen  cezanın arttırılması gerekir. Bunun dışında, kişinin sahte bir diplomayı, ikametğah ilmühaberini, kimlik kartını, araba ruhsatını, nakliye tezkeresini, sağlık karnesini  ve ehliyeti, müddetnameyi  kullanması halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesine göre tecziye edilmesi gerekir.Sahte resmi belgeyi, kamu görevlisi kullanması halinde ise,204/2. maddeye göre ceza tayin edilmesi gerekir.Yani cezanın üç yıldan sekiz yıla kadar olması gerekir.Kamu görevlisinin sahte bir resmi belge kullanması fiili bağımsız bir suçtur.Kamu görevlisinin kullandığı resmi belge, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli bir resmi belge ise bu durumda, verilecek ceza mezkur maddenin 3. fıkrasına göre yarı oranın da arttırılır.Kamu görevlisinin sahte bir hasımlı mahkeme ilâmını kullanması halinde, 5237 sayılı Kanun'un 204/2-3. maddeye göre işlem yapılır.Kamu görevlisinin sahte bir resmi belgeyi kullanması halinde verilecek ceza üç yıldan fazla oluğundan, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

3-)Sahte resmi evrakın tanzim edilmesi ile suç tekemmül eder.Sahte resmi evrak düzenlenmekle suç oluşur ve zaman aşımı işlemeye başlar. Aynı sanık tarafından, bilahare sahte resmi evrakın kullanılması zamanaşımını kesmez.Mesela bir kimse önce, çek veya bono gibi sahte resmi evrakı tanzim eder bilahere de icra dairesinde tahsile koyarsa, sahtecilik suçu için zamam aşımı, sahte resmi evrakı tanzime tarihinden başlar.Ancak çek veya bono vesile kılarak dolandırıcılık suçunu işlenmesi için icra dairesine verilmesi halinde dolandırıcılık suçu için zaman aşımı, icra dairesine verilmekle başlar. Kişi borcunun vadesini uzatmak için sahte bir çek veya bono vermesi halinde, dolandırıcılık suçu oluşmayacağı için, sahtecilik suçu, eğer tespi edilebiliyorsa, sahte evrakın tüm unsurları tamamlandığı tarihte başlar

Ancak, Kimin tarafından tanzim edildiği tespit edilemeyen sahte resmi evrak, kullanılması halinde, kullanma tarhi suç tarihidir.Mesela, kişinin yolda bulduğu ve iğfal kabiliyeti olan sahte hamile yazılı çeki kullanmak için bankaya ibraz ettiği  takdire suç işlenmiş olur. Zamanaşımı da ibraz tarihinden itibaren işlemeye başlar.Sahte çekin, bankaya ibraz edildiği gün zaman aşımına dahildir.Kişin yolda bulduğu sahte bir diplomayı,ehliyeti, ikametgah ilmühaberini, sağlı karnesini  kullandığı tarih suç tarihidir.Ehliyet, ikametğah ilmühaberi, kimlik kartı, çek, bono üzerinde sahtecilik daha önceden hapılmış olabilir Ancak başka bir şahıs tarafından kullanılması halinde suç tarihi kullanma tarihidir.

4-)Çek, bono, poliçe, diploma gibi resmi belgeler üzerinde sahtecilik suçu, kullanan kişi tarafından  yapılıp yapılmadığı tespit edilemediği takdirde,  suç tarihi olarak kullanma tarihini esas almak gerekir.

5-)Sahte resmi evrakın ispatında, sahte evrakın kullanılmasından kimin istifade ettiğinin tespiti ispat hukuku  açısından önemlidir.Bir diğer hususta, kullanmanın hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı hususudur. Mesela, sahte kimlik kartını kullarak askerlikten kaçan kşi sahte belgenin kullanılmasından hukuki menfaat sağlamıştır. Keza, sahte çeki kullanarak bankadan para çeken kşi haksız menfaat sağlamıştır.

6-)3194 sayılı İmar Yasası gereğince hisseli parsel satışı ve imar parsellerinde de hisse satışı olanaklı olmadığı, bu nedenle uygulamada herhangi bir parselin bölünerek satışı istendiği taktirde, Tapu Sicil Müdürlüklerince satışın olanaklı olup olmadığının ilgili Belediyelerden sorulduğu, sanığın da sahibi olduğu taşınmazda hisse satışı isteminde bulunup, Osmangazi Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğünün 09.10.2001 tarihli yazısıyla "bahse konu parselde hisse satışı yapılması mümkün değildir" şeklinde yanıt verildiği halde, satışın olanaklı olduğuna ilişkin tamamen sahte belgenin Tapu Sicil Müdürlüğü'ne verildiği, bu belgenin sanığın yararına olup, onun bilgisi dışında ilgili kuruma verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gözetilmeden, yerinde ve yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.6.CD.E: 2004/5801 K: 2006/2565 16.3.2006 (YKD. MAYIS 2007)

7-)

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yorumlar

Bu yazıyı ilk olarak siz yorumlayın.

Arkadaşına gönder

Adınız :
Mail adresiniz :
Arkadaşınızı Adı :
Arkadaşınızın maili :
Eklemek İstediğiniz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

Yorumla

Adı, Soyadı :
Mail :
Yorumunuz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

* Yorumunuz kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır.

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 0.3918 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi