Online-Hukuk.Org

Kamu Görevlisine Hakaret

Okunma: ay:532 toplam:2935

Kamu görevlisine, görev sırasında, görevinden dolayı duyulan kin nedeni ile 'yata yata para kazanıyorsunuz şerefsizler' şeklinde ibare ile hakaret(insult) edilmesi resen takibi gereken bir suçtur.Şikayetten vazgeçme ile düşmez.

Adalet Bakanlığının 05.06.2007 gün ve 29349 sayı ile yasa yararına bozma isteminde bulunması üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 06.11.2007 gün ve 8617-9050 sayı ile gündemde gerekçesine yer verildiği üzere, eylemin bir görevden dolayı değil, görev sırasında gerçekleştiği, TCY.nın 125/3. maddesinin ise görevden dolayı olmayan hakaret eylemlerinde uygulanamayacağının gözetilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğu, suç vasfı yönünden de Yasa Yararına Bozma isteğinde bulunup bulunulmayacağının takdiri Adalet Bakanlığına ait olmakla Yerel Mahkeme kararının bu yönde değerlendirildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilmiştir.


Adalet Bakanlığınca, özel Dairenin başvurusu gözetilerek, 07.02.2008 gün ve 8006 sayı ile yasa yararına bozma isteminde bulunması üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 06.05.2008 gün ve 3635-8577 sayı ile;"5237 sayılı TCY.nın 125/1 maddesidir kimseye onur, şeref ve saygınlığım rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu'nun .... veya sövmek suretiyle bir kimseninonur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç ayda iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır."
Aynı maddenin 3. fıkrasında ise, "Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından,
değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun
davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz "TCY.nın 131/1. maddesinde ise (Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır" hükmü düzenlenmiştir.7- TCY.nın 125. madde metninde nitelikli hakaret durumunda verilmesi öngörülen en az bir yıl cezanın adli para cezası mı yoksa hapis cezası mı olduğu açık olmamakla birlikte hükümdeki "bir yıl" ibaresinden adli para cezası ve hapis cezasının anlaşılması gerekir.Maddenin 1. fıkrasında hakaret suçuna ilişkin ceza adli para ya da hapis cezası seçimlik olarak öngörülmüştür.


TCY.nın 50/2. maddesi uyarınca "suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez "
Suçun nitelikli hallerine ilişkin 3. fıkrasındaki hükmün en az bir yıl hapis cezası olarak anlaşılması gerektiğinin ileri sürülmesi halinde, bu bir zorunluluk kabul edildiğine göre, alt sınırdan 1 yıl olarak belirlenen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin olanaklı olduğunu düşünmek gerekir. Bu durum TCY.nın 50/2. maddesi gereği engellenemez. Dolayısıyla sonuç hapis cezasının paraya çevrilebilmesi olanaklı ise önce hapis cezası verip sonra bu cezayı paraya çevirmek yerine, 1. fıkra uyarınca doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi yasal ve hukuka uygundur.
2- Sanığın emniyet müdürlüğü önünde nöbet tutan ve kendisine karşı bir görev ifa etmeyen polis memuruna "yata yata para kazanıyorsunuz şerefsizler" diyerek hakaret etmesinin bir görevden dolayı değil, görev sırasında gerçekleşmesi karşısında TCY.nın 125/3, maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemiş olması hukuka aykırıdır.


Açıklanan nedenlerle, Yargıtav    Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamelerindeki görüş yerinde bulunduğundan, Niğde Sulh Ceza Mahmkemesinin 06.02.2007 tarih ve 2007/164-103 sayılı kararının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun .nın 309. maddesi:Kanun Yararına Bozulmasına, ancak yakınan K. E şikayetinden vazgeçtiğinden sanık hakkındaki kamu davasnın 5237 sayılı TCY.nın 73/1 131/1 ve 5271 sayılı CYY.mn 223/8, 309/4-c maddesi uyarınca düşürülmesine" karar verilmiştir.


Yargıtay C.Başsavcılığı ise 30.06.2008 gün ve 35109 sayı ile;"Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret(insult) suçunda, hakaretin yalnızca görevin yeıtine getiriliş biçimiyle ilgili olması şart değildir. Hakaret, kamu görevlisinin görevine veya görevin yerine getiriliş biçimine yönelik olabilir. Herhangi bir kamu görevine karşı duyulan düşmanlık sebebiyle o görevi ifa eden veya etmiş olan görevliye hakarette de illiyet bağının varlığının kabulü gerekmektedir. Bu bağlamda, yerine getirilmekte olan veya yerine getirilen ğörevin, yalnızca bir kişiye (sanığa) karşı ifa edilmesi zorunluluğu yoktur. Nitekim, madde metni ve gerekçesinde de hakarete konu olan görevin, mutlaka bir kişiye (sanığa) karşı yapılmakta olan veya yapılan bir görev olması gerektiğine ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır. Ayrıca madde ve gerekçesine göre, görevin yapılması sırasında veya yapılmasmdan sonra görev nedeniyle işlenen hakaret ile bu suç oluşabilir.


Somut olayda, kamu görevlisi güvenlik nedeniyle emniyet müdürlüğü önünde nöbet sırasında sanığın hakaret eylemi, kamu görevlisinin yaptığı görevin yerine getiriliş biçimi ile ilgilidir, mağdurun ifa ettiği görev nedeniyledir. Sanığın kamu görevlisinin yaptığı görevin yerime getiriliş biçimine yönelik olan hakaretinin, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlediğinin kabulü gerekmektedir. Yerine getirilmekte olan görevi  yerine getiriliş biçimi yönünden  bir görev ifa edilmediğinden bahisle görev sırasında gerçekleştiğinin kabulünün hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır" görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, 4 Daire kararının kaldırılmasına ve Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin ueddiüe karar verilmesi isteminde bulunmuştur.Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca ! değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.


TüRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI
Saflığın hakaret(insult) suçundan cezalandırılmasına karar verilen olayda, özel Daire ileYargıtay C.Başsavcılığı arasında çözülmesi gereken hukuki sorun, dosya kapsamına göre sabit nöbet tutan polis memuruna "yata yata para kazanıyorsunuz, şerefsizler" sözleriyle yapılan hakaretin basit basit suçunu mu yoksa nitelikli hakaret suçunu mu oluşturduğu, buna bağlı olarak da soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı bulunup bulunmadığının tespitine ilişkindir
Hakaret suçu 5237 sayılı TCY.nın İkinci Kitabında "Kişilere Karşı Suçlar" başlıklı ikinci kısmında "Şerefe Karşı Suçlar" başlıklı 8. bölümde 125. maddede düzenlenmiştir.Maddenin birinci fıkrasında suçun temel şekli, üçüncü fıkrasında ise nitelikli halleri düzenlenmiştir. Aynı Yasanın 131/1. maddesi uyarınca, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışında kalan hakaret suçlarının takibi şikayete bağlıdır.Uyuşmazlık konusunu ilgilendiren "kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret" suçunun incelenmesinde yarar vardır.
5237 sayılı TCY.daki düzenleme, 765 sayılı TCY.ndan farklıdır. 765 sayılı Yasa döneminde memura hakaret halleri cezalandırılmış olup, memura görev sırasında herhangi bir nedenle hakaret edilmesi hali dahi nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı Yasada ise,memur kavramına göre daha geniş bir kapsama sahip "kamu görevlisi" esası kabul edilmiş ve yalnızca kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret edilmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Görev sırasında görevinden dolayı olmayan hakaretler ise 125. maddenin 1. fıkrasında düzenlenen basit hakaret suçunu oluşturacak ve soruşturulması ve kovuşturulması da mağdurun şikayetine bağlı olacaktır.


"Görevinden dolayı" kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; yapılan kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekmektedir. Hakim bu nedensellik bağının bulunup bulunmadığını saptayarak, eylemin, suçun basit haline mi yoksa nitelikli haline mi uyduğunu belirleyecektir. Bu saptama yapılırken, hakaret eylemlerine muhatap olan kamu görevlisinin faile karşı doğrudan veya dolaylı görev yapması koşulu aranmayacaktır. Zira, hakaret doğrudan görevle ilgili olabileceği gibi, görevin yerine getiriliş yöntemi ya da sonuçları ile ilgili de olabilir.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.11.1992 gün ve 303-320 sayılı kararında da aynı esas kabul edilerek, hakaret suçunun görev dolayısıyla işlenmesinde aranacak hususun, hukuka uygun bir surette yapılan görevin hakaret nedeni oluşturmasının olduğu vurgulanmış, bir kamu görevine karşı duyulan düşmanlık nedeni ile görevi ifa eden veya etmiş olan görevliye yönelik bir hakarette de o görevle suç arasında nedensellik bağı bulunduğu kabul edilmiştir.


Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Olay günü sanık, emniyet müdürlüğü binası önünde nöbet tutmakta olan polis memuru mağdura hitap ettiği anlaşılacak şekilde, "yata yata para kazanıyor şerefsizler" demiştir. Sanığın söylediği sözlerin tahkir edici nitelikte olduğunda ve hakaret içerdiğinde, keza mağdur polisin kamu görevlisi olduğu hususlarında bir kuşku bulunmamaktadır. Sanık ile mağdur önceden birbirlerini tanımamakta ve aralarında, husumet de bulunmamaktadır. Sanığın, polislik görevine duyduğu düşmanlık ve göreyin yerine getirilme şekline yönelik olarak söylediği hakaret içeren sözler ile mağdur tarafından ifa edilen kamu görevi arasında nedensellik bağı bulunduğu açıktır. Sanığın eylemi, 5237 sayılı TCY.nın 125. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendindeki suça uymaktadır ve aynı Yasanın 131/1. maddesi uyarınca kendiliğinden soruşturulacak ve kovuşturulacak nitelikte bir suçtur. O halde özel Dairece, sanığa yönelik bir görev ifa edilmemesi nedeniyle hakaret(insult) suçunun nitelikli halinin oluşmadığının kabulü ve kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yasaya aykırıdır.T.C YARGITAY Ceza Genel Kurulu Esas No ;2008/4-180
Karar No 2008/205


Bu itibarla haklı nedenlere dayanan Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir.
çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul üyeleri ise, "özel Dairece benimsenen gerekçe isabetli olup, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir." görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.
SONUç :
Açıklanan nedenlerle;
1-Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULüNE,
2-Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06.05.2008 gün ve 3635-8577 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Adalet Bakanlığının 05.06.2007 ve 07.02.2008 tarihli yasa yararına bozma istemlerinin REDDİNE,
4-Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine,
15.07.2008 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından 23.09.2008 günü yapılan ikinci müzakerde oyçokluğu ile karar verildi.

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yorumlar

Bu yazıyı ilk olarak siz yorumlayın.

Arkadaşına gönder

Adınız :
Mail adresiniz :
Arkadaşınızı Adı :
Arkadaşınızın maili :
Eklemek İstediğiniz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

Yorumla

Adı, Soyadı :
Mail :
Yorumunuz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

* Yorumunuz kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır.

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 0.932 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi