Online-Hukuk.Org

İftira Atmak ve Yalan Beyanda Bulunmak

Okunma: ay:24 toplam:4525

Kişi işlemiş olduğu bir suçtan dolayı yapılan soruşturma veya kovuştumadan kortulmak  amacı ile kardeşi gibi geçekte var olan  bir kişinin kimlik bilgilerini kendi kimlik bilgileri yerine  kolluğa bildirmesi halinde  iftira(calumny) suçu oluşur.

1-)Fail Sahte olarak tanzim edilmiş ehliyet ve nüfus cüzdanı gibi resmi belgeyi işlemiş olduğu bir suç nedeni ile yapılan soruşturma ve kovuştumadan  kendini gizlemek amacı ile kullanması halinde iğfal kabiliyeti olan sahte kimlik belgesinin failin kardeşi gibi gerçekten var olan bir kişiye ait olup olmadığına göre ikili bir tefrik yapmamız gerekir. 

2-)Kişi, kendini, işlemiş oluğu bir suçtan dolayı yapılan bir soruşturma ve kovuşturmadan gizlemek amacı ile göstermiş olduğu sahte iğfal kabiliyeti olan kimlik kartı, gerçekten failin kardeşi gibi var olan bir kişiye ait ise; bu durumda fail resmi evrakta sahtecilik(TCK'nun 204/1) yanında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (Turkish Penal Code) 268. maddesi delâletiyle mezkur Kanunun 267. maddesine göre de iftira(calumny) suçundan da tecziye edimesi gerekir. 

3-)Sanık İşlemiş olduğu hırsızlık suçu nedeni ile kendisi hakkında soruşturma ve kovuştuma yapılmasını engellemek amacı ile kızına ait kimlik bilgilerini kullandığının anlaşılması karşısında; fiilin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 268. maddesi delaletiyle mezkkur Kanunun 267. maddesine uyan suçu oluşturduğu halde yazılı şekilde karar verilmesi ( 6.CD. 22.09.2008 tarih ve 2007/ 18499- 2008/15904 sayılı Kararı)  

4-)Kişinin işlemiş olduğu bir suçtan  dolayı kendisini, başkasına ait iğfal kabiliyeti olan bir nüfus cüzdanıyla  gizlemesi  halinde yukarıda açıklandığı gibi resmi belgede sahtecilik suçu yanında 5237 sayılı Kanunun 268 delâletiyle mezkur Kanunun 267. maddesindeki suç oluşur. Fail, işlediği bir suçu gizlemek amacı ile ehliyet ve nüfus cüzdanı gibi resmi belge ibraz etmeden de beyan ile kardeşi gibi var olan bir kişinin kimliğini vermesi halinde, yine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 268. mddesi delâletiyle mezkur Kanunun 267. maddesine mümas suç oluşur.Bura da, beyan da nüfus cüzdanı ve ehliyet gibi resmi bir belge kullanılmadığı için resmi belgede sahtecilik suçu oluşmaz. 

4-)İşlediği hırsızlık(theft) suçu nedeni ile kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacı ile Mehmet K'ye adlı kişinin kimlik bilgilerini kolluğa veren ve ifadesi bu bu kimlik bilgileri ile tespit edilen sanığın fiili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 206/1. maddesi değil; mezkur Kanunun 268. maddesine mümas suç oluşur. (6.CD.09.10.20006 tarih ve 1910/9430)

6-)Sanığın işlediği suç nedeni ile kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacı ile gerçek kişi olan Mehmet Y.'ye ait kimlik bilgilerini bildirdiği anlaşılması karşısında; fiilin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 268. maddesi delaletiyle mezkur Kanunun 267/1 ve 269/1 maddesine mümas suçu oluşturur. (6.CD.21.09 2006 Tarih ve 298/8561)

7-)Olay tarihinde,  başka bir suçtan dolayı  yakalanan hükümlünün  hakkında yürütülen soruşturma sırasında,  kollukta gerçek kimlik bilgileri yerine  kardeşi Cumali'nin  kimlik bilgilerini bildirmek suretiyle, kimliği hakkında resmi mercilere yalnış beyanda  bulunmak  olarak belirlenen fiilinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun  268/1 maddesi delaletiyle mezkur  Kanu'nun  267/1 maddesi kapsamında kaldığı;  buna karşılık, mezkur Kanunu'nun 206. maddesinin, belirlenen kimlik bilgilerinin,  gerçek olmayan kişilere ait  olması halinde uygulanabilir(11.CD.25.11.2008 tarihli ve 2008/43-12412 sayılı içtihadı(YKD Haziran 2009)

8-)Sanığın kimlik tespiti sırasında  başkasının kimlik bilgilerini vermesi fiilinde,  hangi nedenle kimlik tespiti  yapıldığı araştırılmalı, bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma  yapılmasını engellemek amacıyla  başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması fiili iftira suçunu oluşturacağı;   soruşturma olmaması halinde ise de resmi belgenin düzenlemesinde yalan beyan suçunu  oluşturacağı  gözetilmelidir.(11.CD  26.01.2010  tarihli ve 2007/4488E ve 2010/87K sayılı içtihadı, YKD Mayıs 2010)

9-)5237 sayılı  Türk Ceza Kanunu'nun  267.maddesinde düzenlenen iftira suçunun oluşması için, bir kimsenin  yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari  bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi  gerekmektedir. İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 268.maddesindeki başkasına ait  kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için de kişinin, işlediği  suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek  amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması koşulu aranmaktadır. Başka bir anlatımla, bu maddede öngörülen suçta fail sadece kimliği hakkında yalan  beyanda bulunmamakta, aynı zamanda başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini  kullanarak kendisini suçsuz ve bir başkasını da işlemediği bir suçun faili olarak göstermek  suretiyle iftirada bulunmaktadır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, failin kullandığı  başkasına ait kimlik bilgilerinin gerçek bir kişiye ait olması gerekmektedir.
Resmi bir belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda  bulunulması, diğer bir ifadeyle bu bilgilerin belli bir kişiye ait olmayıp tamamen uydurma  bilgiler olması halinde iftira suçundan değil, TCY.nın 206.maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan söz edilebilecektir.
Somut olay değerlendirildiğinde, sanığın hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle  karakolda kimlik bilgileri sorulduğunda verdiği bilgiler araştırılarak bu bilgilerin gerçek  bir kişiye ait bulunması durumunda eylemin, TCY.nın 268.maddesine; verilen bilgilerin tamamen uydurma olduğunun anlaşılması durumunda da 206.maddesine uyan suçu oluşturacağı gözetilmeden, eksik araştırmayla uyarınca başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanma suçundan hüküm kurulması,hukuka aykırıdır4.CD  21.11.2007 tarihli ve  Esas No:2006/4634 Karar No:2007/9761 künyeli içtihadı)

10-) İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 268. maddesindeki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için de kişinin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması koşulunun aranması, kabahatler ve disiplin eylemlerinin madde kapsamında bulunmaması karşısında;ehliyetsiz ve alkollü araç kullanma eylemleri sonucunda kolluk görevlisine, katılan Süleyman Akbal'ın ehliyetini vererek katılanın kimlik bilgilerini kullanan sanığın, katılanın ehliyetinin 6 ay süre ile geri alınması ve katılan hakkında alkollü araç kullanmaktan idari yaptırım kararı uygulanmasına sebebiyet verme eylemlerinin, TCK.nın 206. maddesine uyan suçu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilip tartışılmadan eksik inceleme sonucu başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan hüküm kurulması,
        Kabule göre de;  sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, gerçeğe dönmesi karşısında, TCK.nın 269/2. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,bozmayı gerektirmiş(4.CD  24.05.2011 tarihli ve Esas No:2011/6140 Karar No:2011/6897 künyeli içtihadı)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yorumlar

Bu yazıyı ilk olarak siz yorumlayın.

Arkadaşına gönder

Adınız :
Mail adresiniz :
Arkadaşınızı Adı :
Arkadaşınızın maili :
Eklemek İstediğiniz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

Yorumla

Adı, Soyadı :
Mail :
Yorumunuz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

* Yorumunuz kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır.

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 0.3526 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi