Tahrifat yapılan bonolara istinaden yapılan icra takibinde, ödeme emrini alan müştekiler, hile ve desiseyi ilk bakışta anlamışlarsa dolandırıcılık(theft by deception) suçu oluşmaz.
Tahrifat yapılan bonolara istinaden yapılan icra takibinde, ödeme emrini alan müştekiler, hile ve desiseyi ilk bakışta anlamışlarsa dolandırıcılık(theft by deception) suçu oluşmaz.Müştekiler hile ve desiseye kanmayarak veya inanmayarak hemen şikayetçi olmaları ve sanık tarafından çıkar sağlanmamış ve mağdurlara zarar verilmemiş ise dolandırcılık suçunun unsurları tekevvün etmemiştir.Bir kimsenin iyi niyetinden yararlanarak kandırıcı vasıftaki hilelerle mağdur kandırılıp sanık veya sanığın yakınlarına haksız çıkar sağlanması gerekir.Şikayetçiler aleyhine yapılan icra takibi sırasında, müşteki Mürüvvete yapılan ödeme emri üzerine, başkaca bir işlem yapılmadan alacaktan feragat edilmiştir.Diğer müşteki Tekin'e ise sadece ödeme emri tebliğ olunmuş ve sanıklar herhangi bir çıkar sağlanmamıştır. Müştekiler yanıltılmadıkları gibi sanıklar da herhangi bir çıkar sağlamamıştır.Bu itibarla resmi varakada sahtecilik suçu yanında dolandırıcılık suçu oluşmamıştır. Sanığın beraatın karar verilmesi gerekirken, mahkumiyetine karar verilmesi hukuka ayıkırıdır( CGK 21.11.1995 tarihli ve 307-338 künyeli içtihadı)