Online-Hukuk.Org
Dolandırıcılık Suçunda Hilenin VasıflarıOkunma: ay:42 toplam:636 Dolandırıcılık suçunun hile ile irtikap edilmesi gerekir. Ancak dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için hilenin vasıflı olması gerekir her hile dolandırıcılık suçuna vasıf vermez. Karşı tarafa zarar vermek için hile gerekli olmadığı halde hile hapılması fiil dolandırıcılık suçu halinde getirmez 1-)Hile gerekli olmadığı halde hile yapılması fiili dolandırıcılık halinde getirmez. Mesela bir kişi sahte plaka ve sahte ehliyetle birlikte mağdurdan eşyaları nakletmek için alması halinde fiil, dolandırıcılık değil, itimadı suistima suçunu oluşturur. 2-)Dolandırıcılık suçunda hilenin aldatmaya elverişli olması gerekir. Basit yalan dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Hile ve desisenin belli bir boyuta yani ikna edici vasfına haiz olması gerekir. 1-)765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunun 503. maddesinde bu hsusus açıkça ifade edilmişti. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda ifade edilmesi şart değidir. Bu kural suçun tabiatında vardır.Basit yalanlar dolandırıcılık suçunda hile unsurunu oluşturmaz ise de, hilenin vasfı hakkında karar varmak için, muhatabıb durumu, müşahhas olay, fail ile mağdurun arasındaki ilişkisinin niteliği dikkate alınmalıdır.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.11.1998 tarihli ve 6-280/359 sayılı içtihadına göre, hile ve desisenin kandırıcılık niteliğine ulaşıp uluşmadığı, her müşahhas olayın vasıflarına göre tespit edilmelidir. Bundan dolayı, olayın özelliği, mağdurun durumu, fail ile mağdurun ilişkisi ve benzeri gibi kriterler dikkate alınmalıdır. Hilenin ve desisenin kandırıcılık vasıfına haiz olup olamadığı subjektif kriterlere göre tespit edilmelidir.Objektif kriter kullanılması halinde, bazı kişiler yani tespit edilen kriterin altında kalan kişiler hukuki korumadan muaf olacaklardır.Bu da hukukun mantığına aykırıdır. 2-)11.CD 12.05.2003 tarihli ve 7906E ve 2649K sayılı içtihadına göre hile, olaylara iliişkin yalan açıklamalar ve açıklanan sözlerin doğruluğunu kuvvetlendirece böylece muhatabın inceleme eğilimini etkileyecek yoğunluk ve güçte olması ve bu bakımdan gerektiğinde bir takım dış hareketlerin eklenmesi gerekir. 3-)Basit yalan mücerret olarak hile değildir. Ancak, söylendiği zaman, mekan, usul, söylendiği içtimai ortam, yalan söyleyenin mağdur ile olan ilişkisinin derinliği, failin sıfatı, basit yalanı hile haline getirir. 3-)Hile ve desise karşı tarafın denetleme istek ve imkanını ortadan kaldırmıyorsa suç dolandırıcılık vasfında değil, hukuki ihtilaf kapsamında kalır.Mesela bir kişiye alacağı arabanın kilometresi değiştirilerek satılması halinde, alan kişi aldığı arabayı bir ekspere kontral ettirme imkanına haiz o lduğunan fiil doladırıcılık suçunu oluşturmaz.Pazar yerinde, alışveriş yaparken iğfal kabiliyeti olmayna para ile mal alınması halinde, satan kişinin aldığı parayı denetleme imkanı olmadığından dolandırıcılık suçu oluşur. 4-)Dolandırıcılık suçunda hile, icrai bir hareketle olabileceği gibi selbi bir hareketle de olabilir. İhmali hareketle dolandırıcılık suçunun irtikap edilmesi için, sukutun malumat olarak yorumlanmasıı veya failin, kanun, tüzük veya başka bir hukuk kuralı ya da sözleşmeden kaynaklanan ayndınlatma yükümlülüğü altında olması gerekir.Tarafları sözleşme yapınca Medeni kanundaki iyiniyet kurallarıyla bağlıdır.Sözleşme yapan taraflar böyle bir yükümlülük altına girmişlerdir. 5-)Hile ile karşı tarafa verilen zarar veya temin edilen menfaat arasında illiyet rabıtası olması gerekir.Dolandırılan kişinin, suça konu mal üzerinde tasrruf sahibi olması gerekir. Ahmet'e karşı hileli hareket yapılıp, Mehmet'in malının alınması halinde suç, dolandırıcılık değil; hırsızlık veya itiamadı suistimal suçununu oluşturur. 6-)Yapılan hileli hareket karşı taraf, akli veya bedeni veya yaşı gibi sebeblerle idrak edilemeyecek olursa, fiil dolandırıcılık değil hırsızlık suçunu oluşturur.Algılama yeteneğinin hiç olmaması gerekir. Mağdurun algılama yeteneği az ise fiil, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 158/1(c) madesinde oluşan dolandırıcılık suçunun vasıflı şeklini oluşturur. 7-)Dolandırıcılık fiili, müşahhas bir kişiye yönelik olduğu gibi, gazete ile ilan verilerek toplumun genelini veya kısmını da hedef alınabilir.Bu durumda dolandırıcılık suçu yönünden teşebbüs uygulanmalıdır 8-)Dolandırıcılık fiili, gerçek kişilere karşı işlenebilir. Bundan dolayı internette şifre kırmak suretiyle bankadan parayı başka bir hesaba havale etmek dolandırıcılık değil, hırsızlık suçunu oluşturur 9-)(İğfal kabiliyeti veya) keşide yeri gibi zorunlu unsurlarından biri bulunmayan çek vererek mal alınması halinde dolandırıcılık suçu işlenir.Beratına karar verilemez( 6.CD 11.6.1999 tarih ve 3784/4700) Yeni kanuna göre, hususi belgede sahtecilik suçu da şartları varsa düşünülmeldir. 10-)765 sayılı Türk Ceza Kanunun 521/a maddesinde tanzim edilen, ödeme gücü olmadığı halde otel ve pansiyon gibi yerlerden yararlanma fiili, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda, şartları varsa selbi fiille dolandırıcılık olarak değerlendirilebilir. şartları yoksa hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmesi gerekir.Bundan dolayı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde 521/a maddesine istinaden mahkkum olan kişilerin yeniden yargılanmasında hukuki menfaatları vardır. 11-)Dolandırıcılık suçunda hilenin mağduru ikna etmek için gerekir.Mağdur ikna edildikten sonra bankanın, çek yaprağının, kullanılması 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde sayılan nitelikli hale getirmez. .Mesela, bir kimse, bazı kişileri aynı mekan ve zamanda yurt dışında iş bulunmak ikna etmesi ve bilahare de temin edilen paranın banaya yatırılması konusunda anlaşılsa suç vasıflı dolandırıcılk suçuun oluşturmaz 12-)Hile veya desise'nin gereksiz yere yapılması fiili dolandırıcılık haline dönüştürmediği gibi itimadı suistimal suçunu da dolandırıcılık haline getirmez . Amaca uluşmak için hile veya desise gerekmediği halde, gerekli zannetmesi veya daha sonra irtikap irtikap etmeye düşündüğü suçu gizlemek amacıyla hile kullanması fiili dolandırıcılık haline getirmez 13-)Ceza Genel Kurulu'nun 26.12.1998 gün 522/571 sayılı kararında açıklandığı üzere, katılana ait 21758 kg. buğdayı İzmir'e nakletmek üzere, sahte sürücü belgesi ile kendisini Mete olarak tanıtıp teslim alan sanığın, buğdayları alıcısına teslim etmediği olayda, sürücü ve araç yönünden özel koşulun aranmaması nedeniyle sahte sürücü belgesi kullanılması ve gerçek kimliğinin gizlenmesi, başlangıçta katılanı hataya düşürüp malın teslimini sağlamaya yönelik hile unsuru olarak kullanılmayıp, sonradan fiilin ve kimliğinin ortaya çıkmasını geciktirmek ve yakalanmayı önlemeye yönelik olduğundan, eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğuna ilişkin kabul ve uygulamada bir isabetsizlik (11.C, D 21.11.2005 tarihli Esas: 2005/6033 Karar: 2005/11628 künyeli içtihadı)
|