Online-Hukuk.Org
Dava Zamanaşımı ve Suça İştirakOkunma: ay:7 toplam:322 Ceza hukukunda suçun iştirak hakinde irtkap edilmesi halinde, zamanaşımının hesaplanmasında bazı hususlara dikkat edilmesi gerekir. Bununla ilgili açıklamalar aşağıda verilmiştir 1-) 765 sayılı mülga Türk ceza Kanunu'nun 106. mddesinde bu husus açıkça belirtilmişir.Mezkur maddeye göre, bir suça iştiraki olan kişiler hakkında zaman aşımını kesilen işlemler, iştiraki olupta hakkında takibat ve tahkikat yapılmayan kişiler hakkındaki zamanaşımını da keser 2-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.04.1999 tarihi ve 82/81 sayılı içtihadı da hakkında takibat ve tahkikat yapılan kişiler hakkındaki zamanaşımı kesen işlemlerin, hakkında takibat ve tahkikat yapılamamış ve bir şekilde suçtan kaçmayı başaran kişiler hakkıda da zamanaşımın kesileceğini kabul etmiştir.Mezkur Yargıtay kararından bu ve aşağıdaki sonuçlar çıkarılabilir; 3-)Hakkında hiç takibat ve tahkikat yapılmamış kişiler hakkında, zamanaşımı hesabı yapılırken, şerikler arasında en son zamanaşımı kesen işlem esas alınmalıdır. 4-)Zamanaşımını kesen işlemler hukuka uygun olmalıdır. Hukkuka aykırı bir şekilde bir kişinin savunmasının alınması, takibat ve tahkikattan kaçan kişinin ve ifade veren kişinin zamanaşımını kesmez. 6-)Hakkında dava açılan kişiler hakkında her biri için ayrı ayrı dava zamanaşımı hesaplanmayacak,şeriklerden hangisinin hakkında en son dava zamanaşımı kesilmiş ise dava zamanaşımı olarak dikkate alınacaktır 7-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 67. maddesinde de, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 106. maddesinde olduğu gibi objektif ölçütler kabul edilmişti. Aynı ilke, İtalyan Ceza Kanununda da kabul edilmiştir. 8-)Zamanaşımını hesabında, şerikler hakkında en son zamanaşımın kesilen kişinin tarihinin esas alınması adında da anlaşıldığı gibi ,sadece, iştirak halinde işlenen suçlarla ilgilidir. Müstakilen irtikap edilen suçlarda tatbik edilmez
|