1-)Kesinleşmeyen davalarda, lehe olan zaman aşımı süresi tespit ona göre karar verilmelidir.Kanun sonuç itibariyle lehine olsa bile, zamanaşımı gerçekleşmiş ise, sonuca bakılmadan zamanaşımına göre karar verilmelidir.
2-)Yerel mahkemece, hükmün tesis edildiği 13.07.2006 tarihinde, müşahhas olaya, 765 sayılı Kanun hükümleri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hükümleri bütünüyle uygulandığında, 27.11.1999 tarihinde gerçekleştirilen tehdit fiili nedeniyle 5237 sayılı Kanunun hükümlerinin sonucu itibariyle sanık lehine ise de, 765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresine tabi olan fiilde, özel dairece incelemenin yapıldığı 19.09.2007 tarihinde, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında 7 yıl 9 ay 22 günlük bir süre geçmiş, müsnet fiilde 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde tanzim edilen dava zamanaşımına ilişkin koşullar gerçekleşmiş olduğundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu(Turkish Penal Code) sanıklar lehinedir.(CGK. 29.04.2008 tarihli ve 2008/1-79 Esas ve 2008/90 Karar sayılı içtihadı, YKD Nisan 2009, Müstenidatı Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2000 gün 119-433 sayılı doyası)
3-)