Online-Hukuk.Org
/ CEZA MUHAKEMESİNDE DAVAYA YENİDEN BAKACAK MAHKEMENİN İŞLEMLERİ / CEZA MUHAKEMESİNDE YARGITYACA BOZMA ÜZERİNE YAPILARCAK İŞLEMKER Ceza Muhakemesinde Yargıtaca Hükmüm Aleyhe Bozulmasından Sonra Sanığıa Savunma Hakkı VerilmelidirOkunma: ay:1 toplam:216 Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 326. maddesi gereğince sanıklardan bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması zorunludur. Bu zorunluluk 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren ancak 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca henüz uygulanma olanağına kavuşmayan 5271 sayılı Yasanın 307/2. maddesinde de vurgulanmıştır. 1412 sayılı Yasanın 326. maddesi uyarınca sanıklara, bozmada belirtilen ve aleyhlerinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendilerini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu yasa hükmü, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanan ve uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır. Sanıklar Turan Gökdemir, Lokman Gökdemir ve İbrahim Gökdemir’in, katılan sanık Ahmet’e yönelik eylemlerinin, öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulması üzerine, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların bozmaya karşı diyeceklerinin saptanması için adlarına çıkarılan meşruhatlı davetiyelerin, adresten taşınmaları nedeniyle iade edilmesi üzerine, 22.04.2008 gün ve 33-75 sayı ile sanıklar İbrahim, Turan ve Lokman’ın aleyhe bozmaya karşı diyecekleri saptanmadan eylemlerinin yaralama suçunu oluşturduğu gerekçesiyle ilk hükümde direnilmiştir. Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 326. maddesi gereğince sanıklardan bozmaya karşı diyeceklerinin sorulması zorunludur. Bu zorunluluk 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren ancak 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca henüz uygulanma olanağına kavuşmayan 5271 sayılı Yasanın 307/2. maddesinde de vurgulanmıştır. 1412 sayılı Yasanın 326. maddesi uyarınca sanıklara, bozmada belirtilen ve aleyhlerinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendilerini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır. Bu yasa hükmü, savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesine dayanan ve uyulmasında zorunluluk bulunan buyurucu kurallardandır. Somut olayda, sanıklar aleyhine olduğu yönünde kuşku bulunmayan bozma kararına karşı, sanıklardan diyecekleri saptanmadan, yokluklarında karar verilmesi yasaya aykırıdır. Bu itibarla diğer yönleri incelenmeyen direnme hükmünün öncelikle saptanan bu usul yanılgısı nedeniyle bozulmasına karar verilmelidir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; 1- 2- Sanıklar Lokman Gökdemir, Turan Gökdemir ve İbrahim Gökdemir’in, 765 sayılı TCY’nın 456/3, 463, 51/1. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, Sanık Lokman’ın cezasının 765 sayılı TCY’nın 55/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilerek 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tüm sanıklar hakkında 59. maddesinin uygulanması suretiyle sanı klar İbrahim ve Turan’ın 2 yıl 6 ay hapis, Sanık Lokman’ın ise 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, Sanık Turan’ın mükerrir olması nedeniyle 765 sayılı Yasanın 81/2. maddesi uyarınca cezasının 1/6 oranında arttırılarak 2 yıl 11 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ilişkin Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.04.2007 gün ve 71-75 sayılı hüküm; Sanıklar Turan Gökdemir, Lokman Gökdemir ve İbrahim Gökdemir müdafiileri ile Katılan-Sanık Ahmet Gökdemir vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 06.02.2008 gün ve 6875-728 sayı ile;“…isabetsizliği ile
Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesince, 22.04.2008 gün ve 33-75 sayı ile; sanıklar İbrahim, Turan ve Lokman’ın bozmaya karşı diyecekleri saptanmadan, eylemlerinin yaralama suçunu oluşturduğu gerekçesiyle ilk hükümde direnilmiştir. Yerel Mahkeme direnme hükmünün, öncelikle saptanan bu usul yanılgısı nedeniyle BOZULMASINA, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, tebliğnamedeki istemden değişik gerekçeyle CGK 27.01.2009 tarihli ve 2008/1-254E 2009/4 215154K sayılı içtihadı)
|