Online-Hukuk.Org
Ceza Hukukunda Şikayet ve Davaya KatılmaOkunma: ay:29 toplam:697 Duruşma sırasında sözlü ve yazılı olarak şikayetçi olduğunu bildiren Orman İdare temsilcisine davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmaması suretiyle 5237 sayılı CYY’nın 238/2. maddesine aykırı davranılmış olması hukuka aykırıdır ve bozma sebebidir 6831 sayılı Orman Yasasına muhalefet etmek suçundan, incelemeye konu edilmeyen sanık Ahmet hakkında 01.07.2002 tarihli iddianame ile açılmış olan kamu davasının devamı sırasında, Orman İdaresi temsilcisi tarafından katılma talebinde bulunulduğu, yerel mahkemece de 20.08.2002 tarihli kararla “sanık Ahmet hakkındaki davaya ilişkin olarak” Orman İdaresinin davaya katılan olarak kabulüne karar verildiği görülmektedir. Sanık Şaban hakkındaki kamu davası ise, katılma kararı verildikten daha sonra, 08.07.2003 tarihli ek iddianame ile açılmış olup, ilk hükmün verildiği 30.03.2004 tarihi itibarıyla, sanık Şaban hakkındaki dava ile ilgili herhangi bir katılma talebi bulunmamaktadır. Nitekim; ilk hüküm katılan temsilcisi tarafından da temyiz edilmemiştir. İlk hükmün, sanık Şaban müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay’a gönderilen dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.09.2005 tarihinde 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesindeki yetkiye dayalı olarak lehe yasa değerlendirmesi yapılmak üzere iade edilmiştir. Katılan idare temsilcisi Yalanız’ın 23.01.2006 tarihinde hakime havale ettirmek suretiyle mahkemeye verdiği dilekçede; “TC. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ İLAMINA KARŞI DİYECEKLERİMİZ: T.C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2004/150583 sayılı ilamına bir diyeceğimiz yoktur. Sanığın cezalandırılmasına ve tazminatın tahsiline karar verilmesini arz ve talep ederim” ifadelerini kullandığı; 23.01.2006 tarihli celseye ait duruşma tutanağında, orman idare temsilcisinin bir adet dilekçe verdiğinin yazılı olduğu; aynı tutanakta orman işletme temsilcisinden “müdahil orman idare temsilcisi” olarak bahsedildiği; tüm bunların yanında da, 03.04.2006 tarihli son duruşmada, müdahil orman işletme temsilcisi sıfatıyla kendisine söz verilen idare temsilcisinin, “sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesini talep ederiz” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan 5271 sayılı CYY’nın 237/1. maddesine göre, suçtan zarar gören kovuşturmanın her aşamasında şikayetçi olduğunu bildirerek davaya katılabilir. 237. maddenin 2. fıkrasına göre ise; ilk derece mahkemesinde ileri sürülmüş fakat karara bağlanmamış olan katılma istekleri, açıkça belirtilmiş olmak koşuluyla kanun yolu muhakemesinde, incelenip karara bağlanır. 238. maddesinin 1. fıkrasında; katılmanın, dilekçe veya sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesiyle olacağı belirtilmiştir. Yasanın 238. maddesinin 2. fıkrası ise; duruşma sırasında şikayeti belirten ifade üzerine suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulması gerektiğini amirdir. Somut olayda, duruşmaya katılarak hem yazılı, hem de sözlü şekilde şikayetçi olduğunu dile getiren, suçtan zarar gören Orman İdaresi yetkili temsilcisi Alişan Yalanız’dan, kamu davasına katılmak isteyip istemediğinin sorulmamış olması 5271 sayılı CYY’nın 238. maddenin 2. fıkrasına aykırılık oluşturmakta ve katılma hakkının hatırlatılmaması nedeniyle Orman İdaresinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla 5271 sayılı CYY’nın 260. maddesi uyarınca temyiz yasa yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır. Buna karşılık, Orman İdare temsilcisi tarafından açıkça dile getirilmiş, fakat mahkemece değerlendirilmemiş bir katılma talebi bulunmadığından, aynı Yasanın 237. maddenin 2. fıkrası uyarınca, temyiz yolu mahkemesinde katılma konusunda bir karar verilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazın kabulüne, Özel Daire kararından, kararın 2 (I) numaralı paragrafında yer alan temyizin reddine ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle, aynı bölüme ikinci bozma nedeni olarak 5271 sayılı CYY’nın 238/2. maddesine aykırı davranılmış olmasının eklenmesine ve dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.11.2008 gün ve 6427-13638 sayılı bozma kararının sanık Şaban Karabaş ile ilgili (2) nolu bölümüne, ikinci bozma nedeni olarak; “duruşma sırasında sözlü ve yazılı olarak şikayetçi olduğunu bildiren Orman İdare temsilcisine davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmaması suretiyle 5237 sayılı CYY’nın 238/2. maddesine aykırı davranılmış olması” ibaresinin EKLENMESİNE, CGK 07.04 .2009 tarihli ve 2009/3-14E 2009/89E sayılı içtihadı) 3-)18 yaşından küçük olan mağdur için görevlendirilen vekilin, yokluğunda işlemler ve belgeler ile hazırlıktaki şikayetten vazgeçmeye bir diyeceğinin olmadığın bildirip duruşmada şikayet belirten bir ifade kullanılmamış ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesinin 382. maddesi gereğince davaya katılmak işteyip istemediğini sormamın hukuki bir etkisi bulunmamaktadır(CGK 11.07.2006 tarihli ve 191-83 sayılı içtihadı)
|