Online-Hukuk.Org

Bulundurma Ruhsatlı Silahın Taşınması Suç Oluşur

Okunma: ay:111 toplam:12860

Bulundurma ruhsatlı silahın taşınması suçtur.Ancak taşıma kastının olup olmadığını tespit etmek gerekir

1-)Silah kavramından maksat, ateşli silahtır. Silahın otomatik atışlı yani seri atış yapabilen veya uzun namlulu  silah olmaması gerekir.Silahın atışa salih olduğuna dair keşif yapılması veya bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Silah ele geçmese bile, atış yapıldığı şahitlerle veya olay mahallinden toplanan mermilerle veya yaralının ya da cesetten çıkarılan mermilerle tespit edilmesi halinde, ruhsatsız silah taşımaktan mahkumiyet kararı verilebilir. 7.65 mm çapında tabanca veya 9.mm çapında 13/1 maddesi kasamında kalır.Uzun namlılı tüfekler bu madde kapsamısa girmez. Tabancanın bir defada olsa atış yapması yeterlidir. Ayrıca tabancanın, kurusıkıdan çevrilmesi sonuca etkili değildir. Kurusıkıdan çevrilmiş bilye atabilen tabancalarda 6136 sayılı Kanun kapsamında kalır.

2-)Taşımanın olması için makul bir sürenin geçmesi gerekir. Arkadaşından, tabancayı alarak düğünde havaya atış yapılması halinde, ruhsatsız silah taşımak suçu oluşmaz. Aynı şekilde, kavga anında, eşinin bulundurma ruhsatlı silahını alıp kavgada atış yapılması; merak saiki ile ruhsatsız tabancayı alıp incelemek, ruhsatsız silah taşıma suçunu oluşturmaz.

3-)Sanığın üzerinde tabanca ve aracında da salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel nitelikte yapılmış aletin elde edilmiş bulunmasına göre, eylem sürekliliğinin 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanunu'nun 79( 5237 sayılı Kanunun 44.) maddesi kapsamında değerlendirilerek 6136 sayılı Kanunun 13/1 madde ve fıkrasına göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde iki ayrı şuç kabulü( 8.CD. 23.10.2007- 2006/7567E,2007/7106. Yargıtay Kararları Dergisi Temmuz 2008),

4-)Yakalan bozuk silahı, basit bir tamiratla yapılabilmesi halinde silahın atışa salih olduğu kabul edilir. İğnesi kırık tabanca, basit bir tamiratla yapılabilir.Tabancanın basit yani uzmanlığı gerektirmeyen bir tamiratla yapılabilmesi halinde, ateşli silah olarak kabul edileir, Tabacanın kılıfı suç değildir. Bunun için müsadere edilemez.Emanete alınmaması gerekir. Alınmışsa, delili niteliği yoksa iade edilmesi gerekir. Sadece şarjörü bulundurmak suç değildir.

5-)Tabanca, zabıta tarafından yakalandığında, daha sonra değiştirilme ihtimaline binaen ilk önce seri numarasının tespit edilmesi gerekir.

6-)Eşine ait bulundurma ruhsatlı silahı üzerinde taşırken yakalanan sanığın fiilinin müsnet suçu oluşturacağı, silah satın alma belgesinin MKE. Kurumu'ndan alınacak silaha ilişkin bulunduğu gözetilmeden, mahkumiyeti yerine yazılı gerekçe ile beratına karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.( 8.CD. 08/11/2007 tarih ve 2006/7647E, 2007/7493K, Yargıtay Kararları Dergisi Ağustos 2008 )

7-)6136 sayılı Kanunun 13/1. maddesine mümas suçlar, yüz kızartıcı suçlardan değildir. Ateşli silahla suç işlenmesi halinde, silah ruhsatlı olsa da rusatsız da olsa, adli sicil kaydına geçmesi gerekir.Ancak, ruhsatlı silahla suç işlenmesi halinde, bu durumun adli sicil kayıtlarına geçmesinde kanuni boşluk bulunmaktadır.Meselâ, taşıma ruhsatlı silahı ile eşinin yarayan kişi hakkıda,  5237 sayılı Türk Ceza Kanunun(Turkish Penal Code)   86/3-e maddesine göre ceza arttırılır. Ancak suçun ateşli silahla mı yoksa bıçakla mı işlendiğini adli sicil kayıtlarından tespit etmek münkün değidir.

8-)Ruhsatsız silah taşıma suçundan yapılan yargılama sonunda, sanığın ceza­ landırılmasına karar verilmiştir. Silah taşıma ruhsatı olan sanığa ruhsat sü­resi dolmadan yeniletme işlemleri hususunda tebligat yapılmıştır. Ancak ya­sal süre içinde müracaatta bulunmamıştır. Tebligata rağmen yeniletilmeyensilah ruhsatı süre bitiminde kendiliğinden bulundurma ruhsatına dönüşür. Bu durumda söz konusu silahın taşınması, 6136 Sayılı Kanun uyarınca ruhsatsız  silah taşıma suçunu oluşturur. Yerel mahkemece ruhsatsız silah taşıma suçun­dan ceza tayin edilmesi usul ve yasaya uygundur. Tebligata Rağmen Süresi İçinde Yeniletilmeyen Silah Taşıma Ruhsatı Bulundurma Ruhsatına Dönüşür; Bu Halde Silahın Taşınması 6136 SK'ya Aykırılık Oluşturur

 Ruhsatsız silah taşıma suçundan sanık Y'nin 6136 Sayılı Yasanın 13/1, TCY'nın  59. maddeleri uyannca 10 ay hapis ve 181.753.415.- Lira ağır para cezasıyla cezalan­dırılmasına, suça konu tabancanın TCY'nın 36. maddesi uyannca zoralımına ilişkin Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesi'nce 24.09.2002 gün ve 10-177 sayı ile verilen karann sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nce 21.03.2005 gün ve 7419-1692 sayı ile;
 "Sanığın aşamalardaki savunmasına göre, ruhsatının iptal edildiğinden haberdar  olduğu ve taşınmaması gerektiği halde kendisine tebliğ edildiği üzere ruhsatın ipta­linden sonra üzerinde taşırken yakalandığı anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygu­lamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine işti­rak edilmemiştir.
 Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tah­ kikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre yerinde görül­meyen sair itirazlann reddine.Ancak;
 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nun 30. maddesinin 2. fıkrasındaki "bir"  sözcüğünün "bin" olarak değiştirilmiş bulunması karşısında, sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada "bin" lira küsurunun atılması zorunluluğu, bozmayı gerektir­diğinden hükmün CMUK'nun 321. maddesi gereğince bozulmasına, ancak bu aykı­rılığın CMUK'nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 6136 Sayılı Yasanın 13/1 madde ve fıkrası uyannca tayin edilen temel ağır para cezasının 218.103.000.- Liraya ve TCK'nun 59. maddesinin uygulanması sonra­sında 181.752.000.- Liraya indirilmesi suretiyle hükmün oyçokluğuyla düzeltilerek onanmasına" karar verilmiş,
 Daire Başkanı Z.Aslan ile Üye A.E. Özgenç ise, "6136 Sayılı Yasaya bağlı Ateş­ li Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin, "Ruhsatlar" başlığı­nı taşıyan 3. maddesi, "Taşıma ve bulundurma ruhsatlan onay tarihinden itibaren beş yıl için geçerli olup, yenileme harcı alınmak şartıyla, her beş yılda bir yenilenir. Sü­renin sona ermesinden bir ay önce tebligat için gerekli işlemler başlatılır. Zabıtaca doğrudan veya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak yazılı tebli­gattan itibaren altı ay içinde ruhsatlannı mevcut durumlanna göre taşıma veya bulundurma ruhsatı olarak yeniletmeyenlerin o silaha ait ruhsatı iptal edilerek, bu yönet­melik hükümlerine göre devri sağlanır.
 Bu şekilde ruhsatı iptal edilen silah, hiçbir şekilde aynı şahıs adına yeniden ruh­sata bağlanamaz.
 Yeni ruhsatın geçerlilik süresi, önceki ruhsata ait sürenin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süresi biten taşıma ruhsatı, yenisi verilinceye kadar bulundurma ruh­satı yerine geçerlidir."
 "Taşıma ve bulundurma hakkının kaybı" başlığını taşıyan 17. maddesi ise, "Ta­şıma veya bulundurma ruhsatı verilen kişilerden sonradan 16'ncı maddede belirtilen  hallerden birine girmesi nedeniyle silah taşıma ve bulundurma şartlarını kaybedenle­rin, yeni ruhsat talepleri kabul edilmeyeceği gibi mevcut silah ruhsatlan iptal edile­rek, silahlar zaptedilir. Bu silahların, zaptedildiği tarihten itibaren altı ay içinde silah sahibinin isteği dikkate alınarak, silah satın almaya hak kazanmış kişilere devri sağ­lanır. Bu süre içinde devri sağlanamayan silahlar ilgili kanunlara göre işlem yapılmak üzere adli makamlara intikal ettirilir.
 Bu yönetmeliğin 3'üncü maddesinin birinci fıkrası hükümlerine göre ruhsatı ip­tal edilen silahlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır." hükümlerini taşı­maktadır.
 Görüldüğü gibi, yönetmelikte silah taşıma ve bulundurma ruhsatlarının ne kadar  süre için geçerli olacağı, yenileme işleminin nasıl yapılacağı ve yenileme işleminin yapılmaması halinde izlenecek yöntem ayrıntılı ve açık bir biçimde anlatılmıştır.
 Bu bilgilerin ışığı altında olayımızı irdelersek; sanık Y'ye Sakarya Valiliğinin  29.12.1995 tarihli oluru ile silah taşıma ruhsatı verildiği, 5 yıllık ruhsat süresinin dol­ması üzerine ruhsatını yeniletmesi için kendisine 25.10.2000 tarihinde tebligat yapıl­dığı, ancak kendisine verilen 6 aylık süre içerisinde ruhsatını yeniletmediği, bunun üzerine Sakarya Valiliğinin 06.07.2001 tarihli olurları ile silah ruhsatının iptaline ka­rar verildiği, sözü edilen iptal kararının sanığa tebliğ edilmediği gibi silaha da el ko­nulmadığı saptanmıştır.
 Sanık, aşamalardaki savunmasında, taşıma ruhsatlı tabancasının ruhsat süresinin dolduğunu, 3-4 ay kadar önce ruhsatı yeniletmesi için kendisine tebligat yapıldığını,  eşi adına ruhsat çıkartılması için 2 gün kadar önce Sakarya Emniyet Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğunu, bu nedenle tabancayı üzerine aldığını, ancak yeğeninin ölüm haberini alması üzerine emniyete gitmeyip köye, cenazeye giderken yapılan yol aramasında 18.01.2002 tarihinde tabancanın jandarmaca yapılan arama esnasında üzerinde yakalandığını ifade eylemiştir.
 Mahkeme, taşıma ruhsatının sona ermesine rağmen yasal süre içerisinde ruhsa­ tını yeniletmeyen ve ruhsatı idarece iptal edilip, ancak iptal karan kendisine tebliğ edilmeyen sanığın eyleminin, ruhsatsız silah taşımak biçiminde yorumlayarak, 6136Sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılmasına karar ver­ miştir.
 Yukarıda da açıklandığı üzere, silah ruhsatı Sakarya Valiliğinin 06.07.2001 tarih­ li olurları ile iptal edilmiş olup, sözü edilen bu iptal kararının sanığa tebliğ edildiği­ne dair dosyada herhangi bir belge bulunmamaktadır.
 idari bir tasarruf niteliğinde bulunan ruhsat iptali işleminin sanık açısından, an­ cak kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren sonuç doğuracağı tabiidir. Bu itibarla ruhsatın iptal edilip, iptal işleminin sanığa tebliğ edildiği tarihten sonra hüküm ifade edeceği, olayımızda ise iptal kararının henüz sanığa tebliğ edilmediği, bu nedenle si­lahın sanık tarafından taşınması eyleminin, 6136 Sayılı Yasanın 13/1. madde ve fık­rasında düzenlenen ruhsatsız silah bulundurmak veya taşımak suçunu oluşturmaz. Zi­ra ruhsatın iptali işlemi sanığa henüz bildirilmemiştir.
 Bu açıklamaların ışığında; sanığın idarece kendisine verilen taşıma ruhsatına is­ tinaden sözü edilen ruhsatın yine idarece iptal edilip, bu işlemin kendisine tebliğ edil­mesine kadar, silah taşıması eyleminin, 6136 Sayılı Yasanın 13/1. maddesinde düzen­lenen ruhsatsız silah taşımak veya bulundurmak suçunun unsurlarını oluşturmayaca­ğından ruhsatsız silah taşımak suçundan sanığın beraatına ve devrinin sağlanması için silahın idareye teslimine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz" görü­şüyle karşı oy kullanmışlardır.
Yargıtay C.Başsavcılığı ise 04.05.2005 gün ve 14753 sayı ile;
 "6136 Sayılı Yasaya bağlı ateşli silahlar ve bıçaklar ile ilgili yönetmeliğin 3.  maddesi, "... sürenin sona ermesinden bir ay önce tebligat için gerekli işlemler başla­tılır. Zabıtaca doğrudan veya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapıla­cak yazılı tebligattan itibaren altı ay içinde ruhsatlarını mevcut durumlarına göre ta­şıma veya bulundurma ruhsatı olarak yeniletmeyenlerin silaha ait ruhsatı iptal edile­rek, bu yönetmelik hükümlerine göre devri sağlanır."
 Yönetmeliğin 17. maddesi, "... silah taşıma ve bulundurma şartlarını kaybeden­lerin, yeni ruhsat talepleri kabul edilmeyeceği gibi, mevcut silah ruhsatlan iptal edi­lerek, silahlar zaptedilir. Bu silahların, zaptedildiği tarihten itibaren altı ay içinde si­lah sahibinin isteği dikkate alınarak, silah satın almaya hak kazanmış kişilere devri sağlanır. Bu süre içinde devri sağlanamayan silahlar, ilgili kanunlara göre işlem ya­pılmak üzere adli makamlara intikal ettirilir." biçimindedir.
 Olayımızda, sanığa verilen silah taşıma ruhsatı süresinin, 15.12.2000 tarihinde dolduğu, yeniletmesi için kendisine 25.10.2000 tarihinde tebligat yapıldığı, kendisi­ne verilen 6 aylık süre içerisinde ruhsatını yeniletmediği, Sakarya Valiliğinin 06.07.2001 tarihli olurları ile silah ruhsatının iptaline karar verildiği, ancak iptal ka­rarının sanığa tebliğ edilmediği ve silaha idarece el konulmadığı anlaşılmıştır.Yönetmelik hükümlerine göre iptal kararının hüküm ifade etmesi için, sanığa  tebliğ edilmesi, ayrıca 6 ay içerisinde üçüncü kişilere devrinin sağlanması için silaha el konulması gerekir.
 Olayımızda, yönetmelik hükümleri tam olarak yerine getirilmemiş, sanık, silahı  taşırken yakalanmıştır. Bu durumda silah bulundurma veya taşıma suçu oluşmaz. Do-lasıyla zoralım karan da verilemez.
 Menşei belli olan ve kayıt altına alınmış bu tür silahlarda, ruhsat süresinin dol­ması sonucu yenilenmemesi halinde, iptal karan sanığa tebliğ edilerek silaha el ko­ nulmalı, 6 aylık devir süresi sağlanarak, devredilmemesi halinde yasal işlem başlatıl­malıdır. Aksi halde bu hususlann yerine getirilememesi yasa ve yönetmelik hüküm­lerine aykınlık teşkil eder." görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, özel daire kara-nnm kaldınlmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini ta­lep etmiştir.
 Dosya Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca oku­nup, konu müzakere edilmiş ve açıklanan karara vanlmıştır.
Ceza Genel Kurulu Kararı
 Sanığın ruhsatsız silah taşıma suçundan cezalandınlmasına karar verilen somut olayda özel daire çoğunluğu ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, taşı­ ma ruhsatına bağlı silahını ruhsat süresi dolması sonrasında taşımış olan sanık yönün­den ruhsatsız silah taşıma suçunun unsurlannm oluşup oluşmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
 Uyuşmazlık konusunun çözümünde sağlıklı bir hukuki sonuca vanlabilmesi için,  konuya ilişkin yasal düzenlenmelerin ve yönetmelik hükümlerinin incelenmesinde yarar vardır;
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yasanın;
Silah ruhsatlannı düzenleyen 6. maddesi;
 "Bu kanun kapsamına giren silahlar için verilen taşıma ve bulundurma ruhsatla- n yenileme harcı alınmak şartı ile beş yıl için geçerlidir. Ruhsatlann veriliş sebeple­rinin ortadan kalkması halinde ruhsat sahibi durumu ruhsatı veren makama altı ay içinde bildirmekle yükümlüdür. Aksine hareket edenlere bir daha silah ruhsatı veril­mez.
 Ancak, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Hükümet Üyeleri,  Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri, Kuvvet Komutanlan, Jandarma Genel Komu­tanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Başbakanlık ile İçişleri Bakanlığı Müsteşar-lan, Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme idaresi Müsteşan, Emniyet Genel Müdürü ve Sahil Güvenlik Komutanı ve bu görevlerde bulunmuş olanlann ruhsatla-nnda süre kaydı aranmaz.Ruhsata bağlanmış silahlara ait yerli ve yabancı menşeli mermiler için aynca  ruhsat aranmaz. Bu ruhsatlar mermiler için de geçerlidir.
 Silah taşıma ruhsatlan nereden verilmiş olursa olsun Ek l'inci maddede sayılan yerler dışında geçerlidir.
 Birden fazla silaha sahip olanlardan bu kanun hükümlerine göre, durumları silah  taşımaya uygun olanlara istekleri halinde, mevcut silahlarının hepsi için ayrı ayrı ta­şıma ruhsatı verilir.
 Ruhsatların renk, şekil, muhtevası ile diğer hususlar yönetmelikte belirlenir." hükmünü içermektedir.
Bu yasaya bağlı olarak çıkartılan yönetmeliğin;
"Ruhsatlar" başlığını taşıyan 3. maddesi;
 "Taşıma ve bulundurma ruhsatlan onay tarihinden itibaren beş yıl için geçerli  olup, yenileme harcı alınmak şartıyla, her beş yılda bir yenilenir. Sürenin sona erme­sinden bir ay önce tebligat için gerekli işlemler başlatılır. Zabıtaca doğrudan veya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacak yazılı tebligattan itibaren al­tı ay içinde ruhsatlannı mevcut durumlanna göre taşıma veya bulundurma ruhsatı olarak yeniletmeyenlerin o silaha ait ruhsatı iptal edilerek, bu yönetmelik hükümleri­ne göre devri sağlanır. Bu şekilde ruhsatı iptal edilen silah, hiçbir şekilde aynı şahıs adına yeniden ruhsata bağlanamaz.
 Yeni ruhsatın geçerlilik süresi, önceki ruhsata ait sürenin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Süresi biten taşıma ruhsatı, yenisi verilinceye kadar bulundurma ruh­satı yerine geçerlidir.
 Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Hükümet üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Kuvvet Komutanlan, Jandarma Genel Komutanı,  Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığı Müsteşarlan, Savunma Sanayii Müsteşan, Emniyet Genel Müdürü, Sahil Güvenlik Komutanı ve bu görevlerde asaleten bulunmuş olanlann ruhsatlannda süre kaydı aranmaz.
 Kanunun 7'nci maddesinin l'inci fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentleri kapsa­ mına giren ve bu yönetmeliğin 8'inci maddesinde belirtilen diğer kamu görevlilerinin silah taşıma ruhsatlan, verildiği tarihten itibaren, görevin devamı süresince gecerlidir. Bu kişilerin ruhsata esas görev durumlan beş yılda bir araştınlır.
 Kanunun 7'nci maddesinin l'inci fıkrasının (4) numaralı bendi kapsamına giren  emekli kamu görevlilerine verilen silah taşıma ve bulundurma ruhsatlan ile bu mad­denin dördüncü fıkrasında belirtilen kamu gorevlilerine verilen silah bulundurma ruhsatlan sure kaydına tabi tutulmaz. Ancak, bu şahıslann silah taşıma ve bulundur­ma şartlannı koruyup korumadıklan hususu her beş yılda bir araştınlır.
Kanunun 7'nci maddesinin l'inci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentleri•apsamına giren kişilerin taşıyacakları veya bulunduracakları ateşli silahların taşın­ masına veya bulundurulmasına yetki veren kayıt ve belgeler ile ruhsatlar harca tabi değildir.
 Ruhsata baglanmış silahlara ait yerli ve yabancı menselı mermiler için ayrıca  ruhsat aranmaz. Ancak, yabancı menşeli mermilerin kanuna uygun yollardan temin edildiğinin ispatı yetkililerce istenebilir.
 Bu maddenin 4. ve 5'inci fıkralarında sayılanlardan, bildirim süresi olan beş yıl sonunda görev durumu belgelenemeyen kamu görevlileri ile silah taşıma ve bulun­ durma şartlarını taşıyıp taşımadıklarının denetlenmesi amacıyla emekli kamu görev-.ileri hakkında, bu maddenin birinci fıkrası hükümlerine göre tebligat yapılarak son durumlarının belgelenmesi istenir." hükmünü;
 16. maddesi; "Kanunun 7'nci maddesinin (1) numaralı bendinde sayılanlar hariç aşağıda belirtilen hallerden birine giren kimselere hiçbir şekilde ateşli silah ve mer­ milerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez, verilmiş ruhsatlar iptal edilir.
1-Ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar,
2- Ruhsatlı silahıyla suç işleyenler veya silahın muhafazasındaki ihmal ve kusu­ru neticesi başkaları tarafından bir suç işlenmesine veya intihar ya da intihara teşeb­ büs edilmesine neden olanlar,
3- Haklarında Türk Ceza Kanunu'nun 119'uncu maddesinin uygulanması nede­niyle kamu davası açılmamış olsa bile, zorunlu olmadığı halde meskun bir mahalde  veya civarında ya da umuma mahsus yol üzerinde veya bu yola doğru silah atanlar ile bu suçların birinden mahkum olanlar,
4- Taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olan­lar ile zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötü­ ye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla her türlü kaçakçılık, kara para ak­lama, hayali ihracat, elektronik alet ve cihazlarla işlenen suçlar, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik, anarşik, terör ve benzeri yaygın şiddet eylemlerine katılma ve bu gibi fiilleri tahrik ve teşvik suçların­dan birinden hüküm giymiş olanlar,
5- Taksirle işlenenler hariç değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı hapis veya ağır hapis ve/veya ağır para cezasına mahkum  olanlar,
6- Uyuşturucu ve psikotrop maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç etme ya da bu fiillere teşebbüs etme, satma, satışa arzetme, satın al­ma, bulundurma, herhangi bir şekilde başkasına devretme veya devralma, sevk veya  nakletme, alınıp satılmasına veya devrine ya da her ne suretle olursa olsun tedarikine vasıta olma suçlarından biriyle mahkum olanlar,g) Ruhsatlı silahını geçici de olsa başkalarına verdikleri için hüküm giyenler,
 h) Kanunun 12,13,14 ve 15'inci maddelerinde belirtilen suçlardan dolayı altı ay­dan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar,
 ı) Kanunun 4'üncü maddesinde yazılı silahlardan birini kullanmak suretiyle suç  işleyen ve bu suçtan dolayı hapis ve/veya ağır para cezasına mahkum olanlar,
 i) Ruhsatlann veriliş nedenleri ortadan kalktığı halde durumu ruhsatı veren ma­kama altı ay içinde bildirmeyen ruhsat sahipleri,
 j) Kanunun Ek l'inci maddesinde belirtilen ateşli silah taşınması yasak yerlerde silah taşıyanlar,
 k) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü demirbaşına kayıtlı silahlan amacı dışında kullananlar,
 1) Mahkeme kararı ile ya da haklannda verilen mahkumiyet karannın sonucu  olarak Türk Silahlı Kuvvetleri' nden tard veya ihraç edilenler, rütbesinin geri alınma­sına hükmolunanlar ile 926 Sayılı Kanunun 50'nci maddesinin (c) bendi, 3269 Sayı­lı Kanunun 16'ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 3466 Sayılı Kanunun 15'inci mad­desi uyannca disiplinsizlik veya ahlaki durum sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulan­lar, 3269 Sayılı Kanunun 12'nci maddesi uyannca başansız görülenler ile 3466 Sa­yılı Kanunun 13 ve 16'ncı maddeleri uyannca ilişikleri kesilenler veya 1402 Sayılı Kanunun 2'nci maddesi gereğince emekli edilenler ile disiplin kurullan veya mahke­me karanyla meslekten veya Devlet memurluğundan çıkanlanlar ya da haklannda ve­rilen mahkûmiyet karan sonucu memuriyetle ilişiği kesilenler veya sicilen ya da 1402 Sayılı Kanunun 2'nci maddesi gereğince emekli edilenler,
m) Kısıtlı olanlar ile kamu hizmetinden yasaklılar,
n) Akıl hastası veya psikolojik ve nörolojik rahatsızlıklan olanlar,
o) 21 yaşını bitirmemiş olanlar.
 ö) 6831 sayılı Orman Kanunu'na, muhalefet suçundan dolayı altı aydan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar.
 Yukandaki fıkranın (a), (b), (c), (d), (e), (f), (g), (h), (ı), (i) ve (ö) bentleri kap­ samına girenler, affa uğramış olsalar veya mahkumiyetleri bütün neticeleri ile birlik­te ortadan kalksa ya da mahkemelerce verilen karar üzerine adli sicilden silinmiş ol­sa bile kendilerine hiçbir surette ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundur­ma izni verilmez. Bu fıkra hükmü 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2'nci maddesi hükümlerine göre suç olmaktan çıkan bir fiil nedeniyle hüküm giymiş olanlara uygu­lanmaz.
 Birinci fıkranın (j) bendi kapsamına girenlerin silah taşıma ruhsatlan bulundur­maya çevrilir ve kendilerine bir daha taşıma ruhsatı verilmez.
Bu madde kapsamında sayılan fiillerden dolayı yargılanması devam eden şahıslann ruhsat verilme ve yenileme işlemleri, yargı karan kesinleşinceye kadar durduru­lur. Yargılama sonucuna kadar silah ilgili birimce emanete alınır.
Bu maddede belirtilen mahkumiyet, kesinleşmiş mahkumiyettir.
 Bu madde hükümlerinin uygulanmasında, mahkemelerce verilen hürriyeti bağ­ layıcı cezalar paraya çevrilmiş olsa dahi, hürriyeti bağlayıcı ceza esas alınır." hükmü­nü;
17. maddesi ise;
 "Taşıma veya bulundurma ruhsatı verilen kişilerden sonradan 16'ncı maddede  belirtilen hallerden birine girmesi nedeniyle silah taşıma ve bulundurma şartlarını kaybedenlerin, yeni ruhsat talepleri kabul edilmeyeceği gibi mevcut silah ruhsatlan iptal edilerek, silahlar zaptedilir. Bu silahlann, zaptedildiği tarihten itibaren altı ay içinde silah sahibinin isteği dikkate alınarak, silah satın almaya hak kazanmış kişile­re devri sağlanır. Bu süre içinde devri sağlanamayan silahlar ilgili kanunlara göre iş­lem yapılmak üzere adli makamlara intikal ettirilir.
 Bu yönetmeliğin 3'üncü maddesinin birinci fıkrası hükümlerine göre ruhsatı ip­ tal edilen silahlar hakkında da yukandaki fıkra hükmü uygulanır." hükmünü taşımak­tadır.
Görüldüğü üzere;
 Gerek 6136 Sayılı Yasa, gerekse yasanın ruhsat uygulamasına ilişkin yönetmelik hükümleri, silah taşıma ve bulundurma ruhsatlarının ne kadar süre için geçerli olaca­ ğını, süresi biten ruhsatların yenileme işlemlerinin nasıl yapılacağını, yenileme işle­minin yapılmaması halinde izlenecek yöntemi ve taşıma ruhsatı süresinin sonunda yenilenmemiş ruhsatlann kendiliğinden bulundurma ruhsatına dönüşecegini aynntıh ve açık olarak düzenleme altına almış bulunmaktadır. Buna göre, silah tasıma ruhsa­tının 5 yıllık suresinin bitmesinden 1 ay once idare tarafından ilgiliye teblıgat cıkar­tılması, ruhsat yenileme işlemleri için 6 aylık bir süre öngörülmüş olması ve süresi biten taşıma ruhsatının, yenisi verilene kadar bulundurma ruhsatı yerine geçeceğinin hükme bağlanması, yasa koyucunun bu süreçte silahın taşınmasını engellemek ama­cını güttüğünü açıklıkla ortaya koymaktadır. Anılan normlar, süresi biten silah taşıma ruhsatının verdiği taşıma yetkisinin kesintiye uğradığını ve bulundurma ruhsatına dö­nüşerek sınırlandığını tartışılmaz netlikle ortaya koymaktadır. Taşıma ruhsat süresi­nin bitiminden önce yapılacak tebligat dışında başkaca herhangi bir tebligat yapılma­sının anılan yasa ve yönetmelik hükümlerinde öngörülmediği, ruhsatın iptali ile sila­ha el konulmasından sonra devrinin sağlanması hususundaki 6 aylık sürenin elkoy-madan itibaren başlayacağı yönetmeliğin 3. maddesinde açıklıkla belirtilmiş olup, ruhsatın iptal edildiği konusunda ilgilisine tebligat yapma zorunluluğunun bulunma­dığı açıktır. Uygulamada kolluk makamlan tarafından ruhsatın iptal edildiği hususun­da ilgilisine tebligat yapılması, yasa ve yönetmelikte öngörülmeyen bir fiili durumolup, bu tebligatın yapılmamış olması kişiye silah taşımayı sürdürebilme hak ve yet­ kisi vermeyecektir. Zira, yukarıda da açıklandığı üzere, taşıma ruhsatı yasa ve yönet­melik hükümleri gereği süresi sonunda başkaca hiçbir işleme ve ilgilisine duyuruda bulunulmasına gerek olmadan bulundurma ruhsatına dönüşeceği için, yasa koyucu ta­rafından öngörülmeyen bir hak ve yetkinin idari işlemle verilmesi ve ne zaman ger­çekleşeceği belirsiz tebligata bağlanarak toplum düzeninin zafiyete uğratılmasına göz yumulması olanaksızdır. Nitekim yerleşmiş yargısal kararlarda da bu husus vurgulan­mış, örneğin Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.05.1977 gün ve 171-194 sayılı; 28.05.1979 gün ve 177-253 sayılı; 18.11.2003 gün ve 269-276 sayılı kararlarında da taşıma ruhsatı süresinin sonunda ruhsatın bulundurma ruhsatına dönüşeceği ve olay-sal değerlendirmelerin bu statü kapsamında yapılması gerekeceği kabul edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
 Sanığın silah taşıma ruhsatının süresinin 15.12 2000 tarihinde sona erdiği, bu sü­re sona ermeden önce yasa ve yönetmelik gereği sanığa idarece 25.10.2000 tarihinde  silah ruhsatını yeniletmesi, yeniletmediği takdirde ruhsatının iptal edileceği hususla­rında tebligat yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu tebligata rağmen sanık 6 aylık sü­re içerisinde ruhsatını yeniletmek için herhangi bir işlem yapmamış, başvuruda da bulunmamıştır. Bundan sonraki süreçte, Sakarya Valiliğince 06.07.2001 tarihinde sa­nığın silah taşıma ruhsatı iptal edilmiş, ancak buna rağmen kolluk tarafından söz ko­nusu silah zapt edilemediği gibi, sanığın silahını bir başkasına devretmesi için öngö­rülen 6 aylık süre de başlatılamamıştır. Ne var ki; sanık savunmasında, Sakarya Em­niyet Müdürlüğü'ne başvurarak silahını eşine devretmek için işlemlere başladığını beyan etmiştir. Bu beyanı itibariyle belli ki sanık, silah ruhsatının iptal edildiğini ve artık silah taşıma hak ve yetkisinin bulunmadığını, silahı başkasına devretme zorun­luluğunun gerçekleştiğini bilmektedir. Silah taşıma ruhsatının yönetmeliğin 3. mad­desi gereğince süre bitiminde kendiliğinden bulundurma ruhsatına dönüşmüş olması­na ve bu hususu sanığın da yasal olarak bildiği tartışılmaz nitelik arz etmesine rağ­men, savunmasında da belirttiği üzere söz konusu tabancayı iki gün üzerinde taşıma­sı ve taşırken yakalanması karşısında, bulundurma ruhsatına dönüşmüş tabancanın ta­şındığının kabulüyle 6136 Sayılı Yasanın 13/1'inci maddesinde öngörülen ruhsatsız silah taşıma suçunun unsurları oluşmuş durumdadır.
 Bu nedenle yerel mahkemece sanığın 6136 Sayılı Yasanın 13/1'inci maddes:  uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi ve özel dairece bu hükmün onanması ya­saya uygun ve isabetlidir. Ancak, özel dairenin, yerel mahkeme hükmünü ağır para cezası yönünden düzel­ terek onamaya ilişkin kararından sonra 27.04.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımla­narak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 508 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen, "İlgili kanunları gereğince uygulanacak adlî idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, bir Yeni Türk Lirası'dır. (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz." şeklindeki fıkra hükmü ile 5237 sa­yılı TCY'nın 7. maddesi nazara alındığında, sanık hakkında tayin olunan temel para  cezasının 216 Yeni Türk Lirasına ve TCY'nın 59. maddesinin uygulanması sonrasın­da ise 180 Yeni Türk Lirasına indirilmesine karar verilmelidir.
 Bu itibarla Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının açıklanan değişik gerekçe ile kabu­ lüne, özel daire kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin özde doğru hükmünün açıklanan nedenle lehe yasa uygulaması zorunluluğu itibarıyla bozulmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CYUY'nın yürürlükte bulunan 322. maddesi 2'nci fıkrası 4'üncü bendinin verdiği yetkiye dayalı olarak hükmün dü­zeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
 Çoğunluk görüşüne katılamayan üç kurul üyesi ise; "ruhsatın iptal edildiğinin il­ giliye tebliğ edilmesinin ve silaha el konulmasının zorunlu olduğunu, bu tebligatın yapılmamış olmasının silah taşıma ruhsatının geçerliliğini sürdürdüğü anlamına gel­diğini, somut olayda da sanığa, silah taşıma nıhsatımn iptal edildiği hususunda bir tebligat yapılmadığı için taşıma ruhsatının geçerliliği devam ettiğinden, ruhsatsız si­lah taşıma suçunun unsurlarının oluşmadığını belirtmiş ve beraatına karar verilmesi gereğine işaretle karşı oy kullanmışlardır.(CGK 14.06.2005 tarihli ve  Esas No:E:2005/8-56  Karar No:K:2005/61 sayılı içtihadı)

 

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yorumlar

Bu yazıyı ilk olarak siz yorumlayın.

Arkadaşına gönder

Adınız :
Mail adresiniz :
Arkadaşınızı Adı :
Arkadaşınızın maili :
Eklemek İstediğiniz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

Yorumla

Adı, Soyadı :
Mail :
Yorumunuz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

* Yorumunuz kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır.

Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı
Bu sayfa 1.5116 saniyede oluşturuldu ve saniyede yüklendi