Online-Hukuk.Org
Birden Fazla Cinsel Saldırı ve Ruh Sağlının BozulmasıOkunma: ay:21 toplam:312 1-)mağdurenin iddianameye konu olan eylemden önce başka bir şahsın nitelikli cinsel saldırısına maruz kaldığının ileri sürülmesine göre dosya ile birlikte Adli Tıp Genel Kuruluna sevk edilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve her iki raporla belirlenen ruh sağlığındaki bozulmanın sanık A. A'nın eylemi sonucunda gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında görüş alınmasından sonra sonucuna göre uygulama yapılması gerekir 1-)Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 07.06.2007 tarihli raporda mağdurenin beden bakımından kendisini savunamayacak ruh bakımından ise kendisini savunabilecek durumda olduğu, cinsel taciz olayı sonrası depresif duygu durum ve anksiyete ile giden uyum güçlüğü tablosu geliştiği, ruh sağlığının bozulduğu, 07.01.2008 tarihli raporunda ise akıl ve ruh sağlığı bakımından herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığı, zeka geriliğinin olmadığı, ifadelerine itibar edilebileceği bildirilmiş, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda ise; mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan travma sonrası stres bozukluğu denilen ağır nöroz bozukluğu ile mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve kendisini ruhsal olarak savunmasına mani olacak mahiyet ve derecede olan (orta ile hafif derece sınırında) zeka geriliği ile bedensel olarak savunmasını engelleyecek mahiyet ve derecede olan cerebralpalsi denilen arızanın tespit edildiği, 14.04.2007 tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu gibi bedensel ve ruhsal olarak da kendisini savunamayacağının belirtilmiş olması karşısında; mağdurenin iddianameye konu olan eylemden önce başka bir şahsın nitelikli cinsel saldırısına maruz kaldığının ileri sürülmesine göre dosya ile birlikte Adli Tıp Genel Kuruluna sevk edilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve her iki raporla belirlenen ruh sağlığındaki bozulmanın sanık A. A'nın eylemi sonucunda gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında görüş alınmasından sonra sonucuna göre uygulama yapılması yerine, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,kanuna aykırıdır, 5.CD 04.03.2010 tarihinli ve No:2009/14826E ve 2010/1795K sayılı içtihadı)
|