1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 245/1. maddesi, 'banka veya kredi kartlarını her ne suretle olursa olsun elegeçiren veya kullanan' şeklinde bir tabir kullanarak, banka veya kredi kartının elegeçirilme şekli ile kötüye kullanılmasını tefrik etmiştir.Mezkur maddede söz konusu olan banka kartı gerçek bir banka kartıdır.Ele geçirme suç işlemek suretiyle de olabilir veya başka haksız yolla da olabilir
2-)Banka veya kredi kartının elegeçirilmesi ile kötüye kullanılması yukarıda belirtildiği gibi tefrik edilmiştir. Bundan dolayı, kötüye kullanılan banka veya kredi kartı, hırsızlık yapılmak suretiyle elegeçirilmiş ise, bu durumda, banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu(TCK 245/1) yanında ayırca hırsızlık suçu yönünden hüküm tesis edilmesi gerekir. Hırsızlık suçu ile banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları hakkıda gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerekir.
3-) Yargıtay 11.CD 20.09.2006 tarih ve 5243-7374 sayılı içtihadına göre, kredi kartının çalınması ve daha sonra da alış-veriş yapılması halinde hem kredi kartının kötüye kullanılması hem de hırsızlık suçunu oluşturur.
4-)Askeri Yargıtya Daireler Kurulunun 01.11.2007 tarih ve 2007/112-112 sayılı içtihadına göre, bir askerin birden çok defa, üstünün kredi kartını çalıp alışveriş yapıp yerine koyduktan sonra tekrar çalıp alış veriş yapması fiili, teselsülen hırsızlık ve teselsülen kredi kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturur.
5-)Her kredi kartının kötüye kullanılması bir suçtur. Birden fazla kart kötüye kullanılmış ise birden fazla suç oluşur.Ancak kartla birden fazla alışveriş yapılmış ise, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekir.Bir kişi çaldığı iki adet kredi kartlarıyla birden fazla alışveriş yapması halinde, hırsızlık ve iki defa 537 sayılı Türk ceza Kanunu'nun 245/1. 43. maddesinin uygulanması gerekir
6-)Ancak kredi kartının çalınması dolaysıyla hırsızlık suçundan dolayı ceza verilirken, kredi kartından yapılan harcama değil; kredi kartının bedeli dikkate alınması gerekir.
7-)Kredi kartı çalınmıi ancak bir harcama yapılmamış ise sadece hırsızlık suçundan dolayı ceza verilmesi gerekir.
8-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1. maddesine mümas kredi kartının kötüye kullanılması ve hırsızlık suçundan dolayı 168. madde de belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekir
9-) 19.12.2006 tarihinden önce irtikap edilen 245/1. maddesine mümas suçlar hakkında, fail hüküm kesinleşmeden öcnce pişman olması şartıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. madddesinde tanzim edilen etkin pişmanlık hükümleri uyarlama davasıyla uygulanma imkanı vardır.
10-) Hırsızlık suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 167. maddesinde yer alan şahsi cezasılık sebebi uygulandığı gibi, mezkur Kanunu'nun 245/1. maddesine mümas suçlarda, banka ve kredi kartının kötüye kullanılması suçunda da bahsi geçen maddenin 4. fıkrasına göre şahsi cezasızlık sebebi mevcuttur.
11-)Hırsızlık suçunun konusu taşınabilir maldır. Ancak Yargıtay Kredi kartının da iktisadi değerinin olduğunu kabul etmiştir.Bundan dolayı kredi kartı çalınması halinde hırsızlık suçundan dolayı ceza verilecektir.Sanığın iktisadi değeri bulunan kredi kartını çalmaktan mahkumiyeti yerine kartın ekonomik değeri bulunmadığından bahisle beratine karar verilmesi kanuna aykırıdır( 11.CD 28.02.2006 tarihli ve 2004/4142E ve 2006/1423K sayılı içtihadı, Artunç Mustafa/ Akkaya Çetin, TCK CMK CGİK Kartal Yayınevi, Ankara 2007, sh 415)
12-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1. maddesindeki banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu bileşik bir suç olarak tanzim edilmiştir. yasa maddesinde geçen ' her ne suretle olursa olsun ' ifadesi banka veya kredi kartlarının sadece hukuka uygun yollardan elde edilmesinin kapsamaktadır.Sanığın kurduğu düzenekle ATM makinesinden para çekmek için gelen mağdurların şifresini de öğrenmek suretiyle ele geçerdiği ekonomik değeri bulunduğundan kuşku bulunmayan menkul mal niteliğinde banka kartı ile para çekilmesi fiillerinde banka ve kredi kartının kötüye kulluanılması yanında hırsızlık suçu da oluşmaktadır.Bu şekilde gelişen olayda suçun irtikap ediliş şekli itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145( malın değerinin azlığı nedeniyle cezadan tenkis) maddesinin uygulanma koşulları bulunmamaktadır( CGK 30.03.2010 tarihliv e 2010/11-17E, 2010/65,
13-)Müşteki'nin para çekilmesi konusunda yardım talebi üzerine kendisine verilen kart ve şifreyi kullanarak işlemi gerçekleştirdikten sonra "paran yatmamış" diyerek kartı geri verip A.T.M.den çıkan paraları da cebine koyarak olay yerinden ayrılmaya çalıştığı sırada yakalanmasından ibaret eylemde kartın ve şifrenin ele geçirilip kullanılmasında hukuka aykırılık olmadığı gibi sanığın hileli hareketlerde bulunmaması nedeniyle de dolandırıcılık ve bilişim suçlarının (765 sayılı TCK.nun 525/b-2) unsurlarının oluşmadığı, bu şekilde gerçekleşen eylemin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırdır.(11.CD 22.01.2010 tarihli ve Esas :2008/14931 ve Karar No:2010/3 künyeli kararı)
14-)Bankamatik önünde emekli maaşını çekebilmek için kendisine yardım edebilcek birisini beklemekte olan Müşteki'ye yardım etme bahanesiyle yaklaşan ve aldığı bankamatik kartımı ATM cihazına yerleştirdikten sonra Müşteki'nin şifreyi girmesi üzerine bankamatiğin verdiği 670,00 TL'yi farkettirmeden alın 'paranı vermiyor' diyerek Müştekiye ait bankamati kartını verdikten sonra, diğer sanık Eyüp'ün fiiline iştirak eden sanığın sübüt bulan fiilinin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden(Banka kartının kötüye kullanılması ve dolandırıcılık oluşturma)(11.CD 6.10.2010 tarihli ve 2010/4946-10749 künyeli içtihadı, YKD Ocak 2011)
15-)Sanığın, müşteki tarafından para çekilmek üzere rızasıyla verdiği kart ve şifreyi kullanarak ATM'den para çekme işlemini gerçekleştirdiği halde 'paranız yatmamış' diyerek kartı iade ettikten sonra olay mahallinden ayrılmaktan ibaret fiilinde, kartın ve şifrenin ele geçirilmesinde hukuka aykırılık bulunmaması ve herhangi bir hilenin kullanılması 765 sayılı TCK 504/3 veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1(f) maddesine mümas dolandırcılık(theft by deception) ve bilişim (765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun 525/b-2) suçlarının tekevvün etmediği, fiilin hırsızlık suçna mümas olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırdır(25.01.2010 tarihli ve 2009/12563-2010/40 künyeli içtihadı)
16-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1 madde ve fıkrasında; Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Hükmüne yer verilerek, suça konu kartın ele geçiriliş biçiminin önemli olmadığına ancak kart sahibi veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın kullanılması gerektiğine işaret olunmuştur. Bunun için rızanın sakatlanmamış olması gerektiği ve ayrıca belli bir miktar para çekilmek ya da belirli bir alışveriş yapılmak üzere sahibinin rızası ile verilmiş kartın, bu yetki sınırları dışında kullanılması halinde de anılan suçun oluşacağı noktasında şüphe yoktur. Fakat kartın, sahibinin rızası ve izin verilen limitler dahilinde kullanılması halinde anılan madde kapsamında kartın kötüye kullanıldığından bahsetmek mümkün değildir.
Açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; suç tarihinde ATMden para çekmek isteyen katılanın yardım isteği üzerine kartı alıp şifreyi öğrenen sanığın, katılanın huzurunda çekmiş olduğu 440,00TL parayı miktarını söylemeden ve cihazın para vermediğini ifade ederek el çabukluğuyla cebine koyup, başka bir ATMden çekim yapılması gerektiğini söyleyerek kartı iade edip, birlikte bu mahale gidilirken aniden uzaklaştığının iddia ve kabul olunması karşısında, kartın sahibinin önceden var olan rızası ve izin verilen limitler dahilinde kullanılması nedeniyle kartın kötüye kullanıldığından söz edilemeyeceği, başka bir ifadeyle suçun menfi unsurlarından olan rızaya aykırılık koşulu gerçekleşmediğinden 245/1 madde ve fıkrasında tanımlanan banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun oluşmayacağı ancak, menkul mal niteliğinde olan katılana ait paranın el çabukluğuyla gizlenmesi suretiyle zilyedinin rızası dışında alıkonulması nedeniyle eylemin katılanın icra hareketlerinin sonuna kadar sanığın yanından ayrılmadığı cihetle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi, kanuna aykırdır(11. 31.03.2011 tarihli ve CD Esas No:2011/821 Karar No:2011/1777 künyeli içtihadı)