1-)Kişinin elde kalan babasına ait kredi kartını, babası öldükten sonra bandan para çekmeye devam etmesi fili, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 525/D-2, 80 ve 5237 sayılı Yasa'nın 245/1, 43 maddelerine mümastır
2-)Hak sahibi olan H.Fehmi'nin vefatından önce anılanın hasta olması nedeniyle maaşının oğlu sanık Bülent tarafından bankamatikten çekildiğine ilişkin savunma, babası tarafından sanığa maaşını çekmesi için verildiği anlaşılan 24.01.1995 tarihli vekaletname, maaşın yatırıldığı T.C. Ziraat Bankası Şubesi'nin hesap ekstrelerinden de ölü H.Fehmi'nin maaşlarının bankomattan çekildiğinin bildirilmesi, şifresi bilinmeden kartın kullanılarak maaş hesabına ulaşılmasının mümkün bulunmayıp hak sahibinin maaşının ölümden önce de şifresi sanık tarafından bilinen kartın kullanıldığının ve sanığın 20.07.2002 günü ölen babasına ait banka kartını tahsis eden katılan kuruma iade etmeyerek haksız surette elinde bulundurup ölü babası hesabına yatırılan 01.09.2002-30.11.2004 dönemini kapsayan maaşlarını çekmeye devam ettiğinin anlaşılmasına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 525/D-2, 80 (5237 sayılı Yasa'nın 245/1, 43) maddeleri kapsamındaki suçu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek ve uygulamalı, karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle lehe kabul edilen 765 sayılı TCK'nın 504/7. maddesi uyarınca mahkumiyetine, 765 sayılı TCK'nın lehe olduğu kabul edilerek anılan yasa uyarınca hüküm kurulduğu halde hükmolunan cezaların 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi,(11 CD. 18. 03. 2008 tarihli ve Esas No:2006/1891 E Karar No:2008/1623)
3-)Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın, önceden hazırladığı tertibatla katılana ait bankamatik kartının ATM makinesinde sıkışmasını sağlayıp, kartın iadesi için işlem yaparken yardım etme bahanesiyle yaklaşıp bankamatik kartının şifresini de öğrendikten sonra şikayetçinin ATM makinesinden ayrılmasını müteakip hile ve desiselerle elde ettiği kartı ve şifresini kullanarak bankamatik yoluyla hesaptaki parayı çekmekten ibaret eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK. nun 504/3. ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı yasanın 245/1. maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilerek, 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesinde yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, her iki TCK. nunun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı ele alınarak cezanın artırım ve indirimine ilişkin leh ve aleyhteki maddeleri somut olarak belirlenip, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle uygulamalı karşılaştırılması, müteakiben cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin 647 Sayılı Yasa, 765 Sayılı Yasanın hükümleri ile 5237 Sayılı Yasanın 50 ve devam eden maddelerinin de kararın gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi yerine karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde bilişim suçu gerçekleştiğinden bahisle hüküm kurulması,
2-Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5560 Sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 Sayılı Yasanın 245. maddesine eklenen “Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır” hükmüne göre mağdurun zararının tazmin edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağı değerlendirilmesi gerekir11.CD 06.02.2008 tarihli ve Esas No:2006/367 Karar No:2008/574 künyeli içtihadı)
4-)Dolandırıcılık suçunda unsur olan hileli davranışın, gerçek kişiye yönelmesi ve gerçek kişinin aldatılarak kendi veya bir başkasının mal varlığı aleyhine, sanık veya bir başkasının lehine bir işlemde bulunmaya yöneltilmesi ve bu işlem sonucunda sanığın kendine veya başkalarının yararına haksız bir menfaat sağlaması gerekir. Somut olayda; üye işyeri sahibi olan sanığın, şikayetçi tarafından hesap ödemek için verilen kredi kartı ile alışveriş yapılmış gibi slip çekerek haksız yarar sağladığının anlaşılması karşısında, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, eylemin bir bütün halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 525/b-2 (5237 sayılı TCK’nın 245/1) maddesinde öngörülen bilişim suçunu oluşturduğu ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca 765 sayılı TCK’nın 525/b-2. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 245/1. maddesi karşılaştırılıp lehe yasanın tespitinin gerektiği gözetilmeden eylemin aynı Yasanın 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırıdır(11.CD 09.02.2011 tarihli ve Esas No : 2009/8505 Karar No : 2011/685 künyeli içtihadı)
5-) Sanık Abdullah'ın, annesinin vefatından sonra, onun adına Bağ-Kur Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye Halk Bankası Nevşehir Şubesine yatırılan 65.000.000 TL'yi bankamatik kartı ile bankomattan çekmesi fiili, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 525/b(2) maddesine mümas suçu oluşturmasına karşın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/1. maddesine mümas bilişim suçunu oluşturur( 11.CD 12.03.2007 tarihli ve 8843E ve 1582 K sayılı içtihadı)