Online-Hukuk.Org
Bağ-Kur davalarında yetkiOkunma: ay:46 toplam:899 “Kurum adına işlem yapmaya yetkili bulunmak” şubenin tanımından ortaya çıkan bir sonuç olup, şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasında tek başına yeterli değildir. Şubenin bulunduğu yer yetkisi, o şubenin yapmış olduğu işlemlerden, davacıya ait işlemlerin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıkla geçerli bulunmaktadır. Davanın yasal dayanakları oluşturan 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununda uyuşmazlık çözüm yerine ilişkin bir düzenleme öngörülmemiş, 1479 sayılı Esnaf ve sanatkarlar ve Diğer Bağımsız çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 70. maddesinde ise; uyuşmazlığın “yetkili iş mahkemelerinde” çözümlenmesi gerektiğine işaret edilmekle yetinilmiştir. Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun 9. maddesinde tanımlanan genel yetki kuralına koşut hüküm içeren 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde “İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği”, 15. maddesinde, bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Mahkemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Hukuk Usulü Mahkemeleri kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir.” Davaya konu somut olayda; davacı, ürün stopajları nedeniyle 2926 sayılı Kanun Kapsamındaki sigortalılığının 01.04.1995 tarihinde başlatılarak, 01.04.1995 ile dava tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, geriye dönük tescil isteminin reddini öngören Bağ-Kur Karaman İl Müdürlüğünün 27.02.2007 tarih ve 5925 sayılı dava konusu işlemin iptali ile yaratılan sataşmanın önlenmesine karar verilmesi istemiyle Konya İş Mahkemesine eldeki davayı açmıştır. Davaya konu uyuşmazlık Karaman Bağ-Kur İl Müdürlüğü işleminden kaynaklanmaktadır. Tüzel kişilere karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme, tüzel kişilerin yerleşim yerinin, yani merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, şube işlemleri nedeniyle açılacak dava, taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek şubenin bulunduğu yerde de açılabilir. “Kurum adına işlem yapmaya yetkili bulunmak” şubenin tanımından ortaya çıkan bir sonuç olup, şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasında tek başına yeterli değildir. Şubenin bulunduğu yer yetkisi, o şubenin yapmış olduğu işlemlerden, davacıya ait işlemlerin yürütülmesinden doğan uyuşmazlıkla geçerli bulunmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16.4.2008 Tarih. 2008/10-330E, 2008/335 K. ) Uzman Hukukçu Halil İbrahim Özdmir
|