1-)Alacağın tahsili için gasp suçundan bahsetmek için, herşeyden önce müşteki ile fail arasında bir alacak verecek ilişkisini olması gerekir.Tarafların alacak verecek ilişkisinin doğrudan tarafı olması gerekir.
2-)Tüm dosya içeriğinden yakınan M.K.'ın işlettiği gazinoya 300 milyon lira vermesi karşılığında kazanç ortağı yaptığı ancak kısa bir süre sonra ortaklıktan vazgeçip işyerini yakınan K. Ç.'ye devredip, sanığa verdiği parayı iade ettiği; sanığın her hangi bir alacağı olmadığı halde olay gecesi saat 01.00 sıralarında yakınanlar ile akrabalarının bulunduğu eve gidip önce yakınan M. ile önceden yaptığını iddia ettiği hakaret nedeniyle tartıştıkları ve M.'in olay yerinden ayrıldığı, sanığın bu kez elindeki bıçakla, yakınan K.'nin üzerine yürüyüp, ya bana 300 milyon lira vereceksin ya da gazinoyu ben işleteceğim diye tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin geceleyin, konutta, silahla yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve hükmün gerekçesinde belirtildiği gibi, sanığın, yakınan M. K.ile ortaklığı sırasında işyerine masraf yapmış olduğu ve bu masrafı yakınan K.'den istediği kabul edilse bile, özel bir anlaşma olmadığı sürece, müşteki K.'in işyerini devralmasından önce ortaklar arasındaki hukuki ilişkilerden doğan borçlardan sorumlu tutulamayacağı ve bu alacağın tahsili için kendisine karşı yapılacak eylemlerin yağma suçunu oluşturacağı düşünülmeden yazılı biçimde hüküm kurulması; hukuka aykıdır (6.CD 15.12.2010 tarihli ve Esas No : 2006/19208 Karar No : 2010/20452 künyeli içtihadı)