1-) 2.000 TL'yi aşmayan adli para cezaları temyiz edilemez.
2-) 647 sayılı Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde işlenen suçlar yönünden 647 sayılı Kanunu'nun 4. maddesi uygulanmak suretiyle kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen para cezalarının mezkur maddenin 4. fıkrasındaki; ' Bu hükmün uygulanması kanun yollarına müracaatta engel teşkil etmez.' hükmü uyarınca miktarına bakılmaksızın temyizi mümkün ise de, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların paraya veya maddede yazılı tedbirlere çevrilmesi yönünde, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunu'nun 4. madddesindeki ilkelere benzer şekilde yer veren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinde ' Uygulamada asıl mahkumiyet bu madde hükmüne göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.' hükmüne yermesine karşın 'Bu hükmün uygulanması kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez.' hükmüne yer vermesi nedeniyle gerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesi gereğince kısa sürreli hürriyeti bağlayıcı cezaya seçenek olarak, gerekse de 52. madde uyarınca doğrudan hükmedilen 2 milyar(2.000 YTL) lirayı aşmayan adli para cezalarının temyiz yeteneği bulunmamaktadır.(Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarihli ve 2008/8-62 E, 2008/75K sayılı içtihadı, YKD Mayıs 2009, Müstenidatı Balıkkesir Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2005 tarihli ve 515/503 sayılı dosyası)
3-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 50 ve 52. maddeleri uygulanmak suretiyle hükmolunan ve başkaca herhangi bir hak kısıtlaması doğurmayan 2.000,00 TL'ye kadar (2.000,00 TL dahil) adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümleri kesindir.( Ceza Cenel Kurulu Kararı, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43E, 2009/ 56K sayılı YKD Şubat 2010)
4-)Önödeme dolayısıyla verilen düşme kararlarında, temyiz sınırının tespitinde önödeme miktarını dikkate almak gerekir( .( Ceza Cenel Kurulu Kararı, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43E, 2009/ 56K sayılı YKD Şubat 2010)
5-)Orman Yasasına aykırılık suçundan, sanık K. Dın, 6831 sayılı Orman Yasasının 91/5-son, 5237 sayılı TCYnın 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 1.125 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın TCYnın 50/1-a maddesi uyarınca günlüğü 20 Liradan 1.500 Lira adli para cezasına çevrilmesine, para cezalarının 5275 sayılı CGTİYnın 99. maddesi uyarınca toplanmasına ve sanığın sonuçta 2.625 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, suçta kullanılan tahranın 6831 sayılı Yasanın 108/son maddesi uyarınca zoralımına ilişkin, U. Ceza Mahkemesince 29.03.2006 gün ve 24-48 sayı ile verilen kararın, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 23.06.2008 gün ve 12426-8929 sayı ile;
Tayin edilen cezanın tür ve miktarı ile müsaderesine karar verilen suça konu emval ve suç aleti tahranın muhtemel değerlerine, 5237 sayılı TCKnun 50/5 ve 42 maddelerine, Yargıtay C.G.Knun 26.12.2006 gün 2006/317 esas ve 2006/319 karar sayılı kararı ve buna uyum gösteren Yargıtay Ceza Daireleri uygulamaları gereğince içtima olmadığından hükmün 14.07.2004 gün ve 5219 sayılı Kanunla değişik HUMKnun 427 ve 1412 sayılı CMUKnun 305/1 maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUKnun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanığın sabit görülen eylemi nedeniyle sonuç olarak 2 ay 15 gün hapis ve 1125 Lira adli para cezasına hükmedildikten sonra, özgürlüğü bağlayıcı cezasının da bir gün karşılığı 20 Liradan hesaplanarak, 1500 Lira adli para cezasına çevrildiği ve sanık hakkında aynı suç nedeniyle 1500 Lira ve 1125 Lira olmak üzere, iki ayrı adli para cezasına hükmedildikten sonra verilen para cezalarının taksitlendirildiği anlaşılmaktadır. Verilen para cezalarından 1125 Lira doğrudan para cezası, 1500 Lira ise özgürlüğü bağlayıcı cezadan çevrilmiş para cezasıdır. Sanık hakkında doğrudan tayin olunan adli para cezası ile özgürlüğü bağlayıcı cezadan çevrilen adli para cezasının toplamı 2625 Lira olup, temyiz sınırının belirlenmesinde de bu miktar nazara alınacağından, 1412 sayılı CYUYnın 305. maddesi uyarınca hükmün temyizi olanaklıdır.(CGK 08.06.2010 tarihli ve Esas No:2010/3-118 Karar No:2010/139 künyeli içtihadı)