Online-Hukuk.Org

Abonesiz Sayaçtan Geçirmek Suretiyle Elektrik Kullanmak

Okunma: ay:818 toplam:2217

Bir kişinin, düzgün çalışan bir sayaçtan geçirmek suretiyle abone olmadan elektrik kullanması fiilinde,kişinin suç işleme kastı olmadığından hırsızlık suçu oluşmaz. Çünkü kaçak kullanılan elektrik miktarı tespit etmek her zaman mümkündür Bundan dolayı hazırlık safahatında kovuşturmaya yer olmadığına; yargılama safahatında da beraat kararı kararıverilmesi gerekir.Ancak hırsızlık kastının olmadığına dair bir kısım işlemler yapılması gerekir.

  Bir kişinin, düzgün çalışan bir sayaçtan geçirmek suretiyle, abone olmadan elektrik kullanması fiilinde, kişinin kastı olmadığından hırsızlık suçu oluşmaz.Kaçak kullanılan elektrik miktarını tespit etmek mümkün olduğundan hırsızlık suçu kast yönünden tekevvün etmez.Bundan dolayı hazırlık safahatında kovuşturmaya yer olmadığına; yargılama safahatında da beraat kararı verilmesi gerekir.
Ancak, kullanılan elektrik miktarı ile suça konu evdeki elektrikli aletlerin muhtemelen harcadığı elektrik arasında dengesizlik olması halinde, suç oluşmuştur.Abone yapılmayan sayaç, sarfedilen elektrik mihtarını eksisiz olarak göstermesi halinde hırsızlık suçu oluşmaz

Bu durumda, müşteki kurum, abonesiz sayaçtan elektik kullanldığına rastlaması halinde, öncelikle, sayacın göstermiş oldğu tüketim miktarı ile, evde veya iş yerinde mahtemel olarak kullanılması gereken elektrik miktarının uyumlu olup olmadığını tespit etmesi gerekir. Tespit yapldıktan sonra bir uyumsuzluğa rastlanılması edilmesi halinde hırsızlık suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerekir. 

1-) Sanığın, sayaçtan geçirmek suretiyle abonesiz elektrik kullanmak suçundan beraatine karar verilen somut olayda, özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanığın kastının belirlenmesi bakımından soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup, bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.06.1997 gün ve 129/140 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere, karşılıksız yararlanma kastı bulunmaksızın, idarenin tespitine engel olmayacak şekilde, sayaçtan geçirilmek suretiyle elektrik kullanma fiili, hukuki nitelikte olup, hırsızlık suçunu oluşturmaz.

Kararda da vurgulandığı üzere, eylemin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmadığının saptanması için üç koşulun bir arada bulunması gerekmekte olup, bunlar;

1-İdarenin tespitine engel olmayacak şekilde elektrik kullanımı,

2-Bu kullanımın müdahale edilmemiş ve gerçek kullanımı gösteren sayaçtan geçirilmek suretiyle gerçekleştirilmesi,

3-Failin karşılıksız yararlanma maksadıyla hareket etmemesi gerekir

Bu koşulların bulunup bulunmadığı her somut olayda araştırılmak ve failin amacı hiçbir şekilde kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptandıktan sonra sanığın hukuki durumu belirlenmelidir. Bu da ancak, failin somut olaydaki davranış biçimi ve olayın gerçekleşme koşullarının saptanması ile mümkündür.

10.02.2001 tarihinde yapılan tespitte, sanık Bekir Durmazdır’ın meskeninde 109922 nolu sayaçtan geçirilmek suretiyle abonesiz elektrik kullandığı saptanarak, hakkında kaçak ceryan tespit tutanağı düzenlenmiş,sanık savunmalarında, müracaatta bulunduğunu, ancak evinin ruhsatının olmaması nedeniyle abone yaptıramadığını, sayacının çalışır durumda bulunduğunu söylemiştir.suça konu evde, 09.01.2002 tarihinde yapılan keşifte; sanığın elektrik abonesinin bulunmadığı, sayacın mevcut olup, seri numarasının 109922, endeksin 7340 kw. saati gösterdiğini, sayacın normal ve çalışır durumda olduğu, sayaca herhangi bir müdahalenin yapılmadığı saptanmış,bilirkişi tarafından düzenlenen 09.01.2002 tarihli raporda, aynı saptamalara yer verilip, sayaçtaki miktarın ortalama 49 aylık bir tüketim miktarı olduğunu, mesken sahibinin 65.610.000 liralık kaçak elektrik kullanmış olduğu belirtilmiştir.idarece gönderilen17.04.2002 günlü yazıda, sanığın abone kaydının bulunmadığı ve tutanakta belirtilen idare cezasının ödenmediği,26.11.2002 tarihli yazıda ise, sanığın abone yapmak için herhangi bir müracaatının olmadığı,Bildirilmiştir.

Somut olayda, gerek yapılan ilk tespitte, gerekse bilirkişi incelemesinde, abonesiz olan sayaca herhangi bir müdahale yapılmadığı ve ortalama 49 aylık bir tüketimi gösteren sayaç miktarının normal kullanımı gösterdiği, sanık tarafından da elektrik bedelinin ödenmediği dosyadaki bilgilerden anlaşılmakta ise de, sanığın hangi tarihten itibaren suça konu evde oturduğu konusunda bir saptama yapılmamıştır. Bu nedenle öncelikle, sanığın hangi tarihten beri suça konu evde oturduğu, evde kurulu güç ile sayaç miktarının orantılı olup olmadığı, abonelik başvurusunda bulunup bulunmadığı, bu konuda idarece müracaatının olmadığı bildirilmiş ise de, neden abone yaptırmadığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, ayrıca elektrik bedelini ödeyip, ödemediği, bu konuda bir girişiminin olup olmadığı belirlenmeli, bu saptamalar doğrultusunda, failin karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği saptanmalıdır.(Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.03.2006 gün ve 22900-2943 sayılı)

3-)Ceza Dairesinin 22/09/1997 tarih ve 1997/4265-4531 Esas ve Karar sayılı ilamına göre, abonesiz sayaçtan elektrik geçirerek kullanma durumunda, kullanılan elektriğin tespiti mümkün olduğundan, izinsiz elektrik kullanma suçu oluşturmaz.Fiil hukuki ihtilaf kapsamında kalır. Bundan dolayı şikâyette bulunulması halinde Cumhuriyet savcılığı tarafından takipsizlik kararı verilmesi gerekir.

4-) Yargıtay 7.Ceza Dairesinin  30.03.2006 tarihli ve 22810-2947 sayılı onama kararını bozan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunu'nun  16.05.2006 tarihli ve  2006/7-137E  ve 2006/142 sayılı içtihadına göre, abonesiz kaçak elektrik kullanılması fiilinde  suçunda sanığın kastının tespit edilmesi için, 
a) Sayacın hangi tarihte takıldığı ve ne kadar süre kaçak sayaç kullanıldığının  sanıktan ve gerekirse çevreden  sorularak araştırılmadır.
b-)Suç tutanağının tanzim edildiği meskende  gerekirse keşif yapılmalarak bilirkişi marifetiyle  kurulu elektrik gücü sayaçtaki tüketim miktarı, sayacın takıldığı tarih ile  karşılaştırılması yapılmaldır.
c-)Sayaca haricen bir müdahalenin bulunup bulunmadığı tespit edilmeli ve sanığın kastı tespit edilerek hukuki durumu  tayin edilmelidir.
d-)Müşahhas olayda ise,  iki sene kaçak elektrik kullanan  ve dava açılmasına rağmen elekrik bedelini ödmeye yanaşmayan  ve abone olmak için müracaatta bulunmayan kişinin kastının olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan 7.CD mezkur kararının bozulması gerekir.

5-)Sanık F…. E……'nin, elektrik hırsızlığı suçundan beraatına ilişkin Siverek Sulh Ceza Mahkemesince 29.11.2002 gün ve 414-663 sayı ile verilen kararın, katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 30.03.2006 gün ve 22810-2947 sayı ve oyçokluğu ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Daire Üyelerinden O. Koçak ile M. Mutlu ise, "27.06.2000 tarihinde abonesiz olarak elektrik kullandığı tespit edilen sanığın 17.05.2002 tarihine kadar abone olmadığı gibi hiçbir ödeme yapmaksızın eylemine devam etmek suretiyle karşılıksız yararlanma kastını ve dolayısıyla suç işleme iradesini açıkça ortaya koyduğu, piyasadan temin edilen sayaçtan geçirmenin, her türlü müdahaleye ve sayaç değiştirmeye müsait bulunduğu, denetim imkanının olmadığı, elektriğin kullanma biçimi ve süresine göre kişilerin ödeme imkanlarının çok üzerinde tüketimde bulundukları, ödenmeyen bu bedellerin diğer abonelerin faturaları üzerine ilavesiyle, bu tür kullanmaların teşvik, faillerinin adeta korunduğu cihetle sanığın mahkûmiyeti yerine beraatına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz" görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

Yargıtay C.Başsavcılığı ise 25.04.2006 gün ve 42465 sayı ile;

"Her ne kadar Yüksek Ceza Genel Kurulunca 03.06.1997 tarih ve 11-129/140 sayılı oy çokluğu ile verilen kararda; idarenin tespitine engel olmayacak şekilde sayaçtan geçirilerek elektrik kullanmanın hukuki nitelikte olduğu, suçun manevi unsurunun oluşmadığı belirtilmiş ise de; bu değerlendirme genel anlamda yorumlanmamalı, olayın özelliği de dikkate alınmalıdır.

Abonelik başvurusunda bulunulduğu halde işlemlerin kısa sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle sayaçtan geçirilmek ve tüketilen miktar da doğru kaydedilmek koşuluyla elektrik tüketilmesinde suçun manevi unsurunun oluşmadığı kabul edilebilirse de, bir engel bulunmamasına rağmen uzunca bir süre abonelik işlemi yaptırılmayarak idarenin denetim olanağının engellenmesi halinde suç kastının bulunmadığı söylenemez.

Kaldı ki;

Sanığın, birkaç yıldan bu yana kaçak elektrik tüketmesine rağmen, tespit tarihinden kısa bir süre önce sayaç taktırması mümkün olduğu gibi, sayacı değiştirmesi de olanaklıdır.

Sanığın suç işlemek kastı ile hareket edip etmediğinin belirlenebilmesi için, hangi tarihten itibaren tespite konu evde ikamet ettiğinin, evdeki kurulu güç ile abone olmadan takılan sayacın gösterdiği tüketim miktarı arasında orantısızlık bulunup bulunmadığının saptanması gerekir.

Yüksek 7. Ceza Dairesi ekte örneğini sunduğumuz 29.12.2005 gün ve 2004/14192 esas, 2005/22178 karar sayılı ilamı ile de benzer görüşlerle Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermiştir" görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Yargıtay Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın elektrik hırsızlığı suçundan beraatına karar verilen olayda Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık, sanığın hangi tarihten itibaren tespit yapılan evde oturduğunun ve evdeki kurulu güç ile abonesiz sayacın gösterdiği tüketim miktarı arasında orantısızlık bulunup bulunmadığının saptanması suretiyle soruşturmanın genişletilmesine gerek bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Sanık hakkında uygulanması istenen 765 sayılı TCY.nın 491. maddesinin 1. fıkrasında "Her kim, diğerinin taşınabilir malını rızası olmaksızın faydalanmak için bulunduğu yerden alırsa ..... hapsolunur" hükmü getirilmiştir. Bu hüküm aynı zamanda "hırsızlık" suçunun tanımını içermekte ve bu tanım içerisinde suçun unsurları da yer almaktadır. Buna göre;

Hırsızlık suçunun maddi konusu fail tarafından suçun üzerinde işlenebileceği "taşınabilir mal" dır. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre, ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de taşınabilir mal sayılmaktadır. Suça konu taşınabilir eşyanın ekonomik bir değeri bulunmalıdır. Ekonomik değeri bulunan bu taşınabilir mal bir başkasına ait olmalı ve failin alması hususunda sahibinin rızası olmamalıdır.

Suçun maddi unsuru, malın bulunduğu yerden alınmasıdır. Manevi unsur ise, genel kast yanında "yararlanmak amacı" olarak belirlenen özel kasttır. Fail, bir başkasının taşınır malını rızası dışında bilerek sahiplenmek veya yararlanmak amacı ile almalıdır. Yararlanmak maddi veya manevi şekilde olabilir.

İncelenen dosya içeriğine göre;

TEDAŞ Şanlıurfa Elektrik Dağıtım Müessesesi görevlilerince 27.06.2000 gün ve 116755 sayı ile düzenlenen kaçak ceryan kullanma tespit tutanağında; S…. köyü, E….. mezrasında yapılan kontrolde, F…. E……'nin meskeninde, 2000 watt gücünde elektrik cihazlarının abonesiz kaçak olarak kullanıldığının tespit edildiği, MKE tipi, 06683889 numaralı sayacın bağlı olup endeksinin 8973 olduğu, elektriğin kesildiği ve 3 gün içinde kaçak ceryan servisine başvurması gerektiğinin bildirildiği belirtilmiştir. Tutanak sanık tarafından imzalanmamıştır.

Sanık F…. E……, TEDAŞ görevlilerinin kontrole geldiği tarihte evinin elektrik abonesinin olmadığını, sayacının takılı ve çalışır halde olduğunu, kaçak elektrik kullanmadığını beyan etmiştir.

Tutanak tanığı M….. E….., tutanağın doğru olduğunu, sanığın, sayacı takılı olmasına rağmen abone olmayarak kaçak elektrik kullandığını, sayaca müdahale tespit edilmediğini, sağlam ve çalışır vaziyette olduğunu söylemiştir.

Tutanak tanığı K…. Y….. ise, tutanağın doğru ve altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, sanığın sayacı olmasına rağmen abone olmayarak kaçak elektrik kullandığını, sayaca müdahale olmadığını, sağlam ve çalışır vaziyette olduğunu beyan etmiştir.

Yerel Mahkemece sorulması üzerine, TEDAŞ Şanlıurfa Elektrik Dağıtım Müessesesi Siverek İşletme Mühendisliğince 17.05.2002 günlü yazı ile; sanık F…. E……'nin halen abone olmadığı, tutanakla ilgili para cezasını ödemediğinin bilgisayar kayıtlarından anlaşıldığı bildirilmiştir.

Yerel Mahkemece olay mahallinde keşif yapılmasına karar verilmesine rağmen, çeşitli nedenlerle keşfe gidilemediğine dair bir çok tutanak düzenlenmiş ve 29.11.2002 günlü son oturumda, keşif yapılmasının dosyaya bir yenilik getirmeyeceğinden bahisle keşif ara kararından vazgeçilmesine ilişkin ara kararı verilmiştir.

Bütün bu bilgi ve belgeler bir arada ele alınıp değerlendirildiğinde;

Sanığın, abone olmadan kendi olanakları ile edindiği sayaçtan geçirmek suretiyle elektrik kullandığı sabit olup, bu konuda bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Hakkında kaçak elektrik kullanmak nedeniyle 27.06.2000 tarihinde tutanak düzenlenen sanığın, bu tutanak nedeniyle elektrik hırsızlığı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına karşın, olaydan yaklaşık iki yıl sonrasında 17.05.2002 tarihi itibariyle abonelik işlemlerini yaptırmadığı gibi, yakınan kuruma herhangi bir ödemede bulunmadığı da açıktır.

Yerel Mahkemece kovuşturma aşamasında yalnızca sanığın savunmasının alınması ve tutanak tanıklarının dinlenmesiyle yetinilmiş, olay mahallinde keşif yapılması için ara kararı verilmesine rağmen, birçok kere çeşitli nedenlerle tutanak düzenlenmek suretiyle keşif yapılmamış ve nihayet keşif ara kararından vazgeçilerek hüküm kurulmuştur.

Ceza yargılaması hukukunda vicdani kanıt sistemi benimsenmiştir. Bu sistemle ifade edilmek istenen hem kanıt serbestliği hem de kanıtların değerlendirilmesi serbestliğidir. Ceza yargılamasında somut gerçek arandığından, yargıcı bu gerçeğe götürebilecek her şey kanıt olabilir. Ancak, hükme dayanak alınan kanıtların gerçekçi, akılcı, olayı temsil edici, kanıtlayıcı ve hukuka uygun bulunmaları gerekir. Bu belirlemeler ceza yargılamasında şekli duruma değil, somut gerçeğe itibar edileceğini ortaya koymaktadır. Aksinin kabulü hak ve adalet duygularını yaralayacaktır.

O halde, hakkında elektrik hırsızlığı suçundan dava açılan sanığın, bu davanın varlığına karşılık abonelik işlemlerini yaptırmaması nazara alındığında, faydalanma kastının bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünden, sayacın hangi tarihte takıldığı sanıktan ve gerekirse tanıklardan sorularak saptanmalı, suç tutanağının düzenlendiği meskende keşif yapılarak, bilirkişi marifetiyle kurulu elektrik gücü ile sayaçtaki tüketim miktarının, sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırılması yapılmalı, sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre sanığın hukuki durumu tayin edilmelidir.

Bu itibarla haklı nedenlere dayanan Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve noksan soruşturma ile verilen Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

Çoğunluk görüşüne katılmayan Kurul Üyeleri ise, "Sanığın sayaçtan geçirmek suretiyle abone olmaksızın elektrik kullanmasından ibaret eyleminde, sayaçtaki tüketim miktarına göre borcunu ödemesi mümkün olduğundan, karşılıksız yararlanma amacı bulunmamaktadır. Olay özel hukuk ihtilafından ibarettir. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.1997 gün ve 129-140 sayılı kararında ve Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında aynı görüş benimsenmiştir. Bu nedenle Yerel Mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararının, Özel Dairece onanması isabetli bulunduğundan, Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir." görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle,

1-Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2-Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.03.2006 gün ve 22810-2947 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3- Noksan soruşturma ile kurulan Siverek Sulh Ceza Mahkemesinin 29.11.2002 gün ve 414-663 sayılı hükmünün BOZULMASINA,

Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 09.05.2006 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, 16.05.2006 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.
  Ceza Genel Kurulu 2006/7-137 E., 2006/142 K.

  •                        
     

Hukukçu Mehmet Antalyalı

Yorumlar

Bu yazıyı ilk olarak siz yorumlayın.

Arkadaşına gönder

Adınız :
Mail adresiniz :
Arkadaşınızı Adı :
Arkadaşınızın maili :
Eklemek İstediğiniz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

Yorumla

Adı, Soyadı :
Mail :
Yorumunuz :  

* Yukarıdaki alanların tümü doldurulmalıdır.

* Formu son bir kez kontrol ettiğiniz için Teşekkür ederiz.

* Yorumunuz kontrol edildikten sonra yayımlanacaktır.


    BÖLÜMLER
Bölüm ara:
Bugün Toplam
Ziyaret 632 340328
Tıklama 5051 2613599
Yapsan İnşaat Reklamı Yapsan İnşaat Reklamı