1-)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde bahsedilen 'kişilere haksız kazanç sağlama'tan maksat maddi olarak hakszı kazança sağlamaktır
2-)Kanunda kişilere haksız bir kazanç sağlamaktan bahsetmektedir. Bize göre buradaki kazanç maddi kazançtır. Maddi kazan iki şekilde olabilir. Ya kişilerin borucunu azaltmak şeklinde olabilir ya da aktifini arttırmak şeklinde olabilir.Kişilerin borucunu silmek de maddi kazannçtır.
3-)Kişilere sağlanan manevi kazanç buraya girmez.Mesela bir kamu görevlisinin mahiyetindeki memura haketmediği halde maddi sonuçları olmayan bir teşekkür etmesi halinde görevi kötüye kullanma suçu oluşmaz.Ceza yargılaması sürecinde manevi kazancın olup olmadığını tespite çalışmak, ceza yargılamasını zorlaştırır.
4-)Belediye başkanı olan sanığın, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 21. maddesinin (f) fıkrasındaki 'pazarlık yoluyla alımda 50.000,TL sınırını dolanmak amacı ile mezkur maddenin (b) fıkrasındaki '... doğal afetler, salgın hastalıklar, can ve mal kaybı tehlikesi, ani ve beklenmeyen idare tarafından öngörülmeyen olayların ortaya çıkması üzerine ivedi ihale yoluna başvurulur' gerekçesine istinaden pazarlık yoluyla 210.000. TL kömür alıp beldesindeki fakirlere dağırması, pazarlık işlemini gerçekleştiren komisyonu eksik kurması, komisyona sonradan giren yedek üyeyi önceden secilmiş yedek üyeler arasından şeçmesi, rayiç değer olan 170.000 TL'nin çok üzerinde bir bedelle alış yapması, kömürün niteliği konusunda teknik şartname ve kömürün belediyece alındığı konusunda zabıt tanzim edilmemesi, mahalle muhtarlarından muhtaçlık belgesi alınmadan kömür dağtılması fillerinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 257/1 maddesinde tanzim edilen kamu zararı oluştuğu gibi kişilerede haksız menfaat sağlanmıştır. Belediyenin zarara uğratıldığı konusunda müşahhas bir tespit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır( 4.CD 17.02.2009 tarihli ve 2008/1058E, 2009/5666K künyeli içtihadı, YKD Kasım 2009)